Ankara BAMda trafik kazası sonrası maluliyet tazminatı istinafı: kazazedenin önceden var olan göz rahatsızlığı ile kaza arasında illiyet bağı kurulamaması ve belge eksikliği.
Özet: Bir trafik kazası neticesinde ağır yaralanan davacının, zorunlu trafik sigortacısı olan davalıdan geçici ve sürekli iş göremezlik ile bakıcı giderleri talep ettiği maddi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi nezdindeki yargılamada, sigortalı araç sürücüsünün yüzde yüz kusurlu ve davacının kusursuz olduğu tespit edilmekle birlikte, davacının sol gözündeki görme kaybının kaza ile illiyetini kurmaya yeterli olay öncesine ait tıbbi belge bulunmaması ve bu belgelerin temin edilememesi nedeniyle maluliyet durumunun kesin olarak belirlenemediği ortaya konulmuştur.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/553 - 2026/784
T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ35. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2025/553 KARAR NO : 2026/784T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A R İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 28/10/2024NUMARASI : 2020/610 Esas - 2024/794 KararDAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 21/05/2026GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 02/06/2026 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 14.08.2017 tarihinde Ankara'da meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, kendisinin maddi ve manevi açıdan mağdur olduğunu, söz konusu kazanın oluşumunda 9141647 Nolu poliçeyle sigortalanmış olan ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu ve sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası niteliğinde, KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasından müvekkili için 10,00 TL geçici iş göremezlik, 10,00 TL sürekli iş göremezlik, 10,00 TL geçici bakıcı gideri ve 10,00 TL sürekli bakıcı gideri olmak üzere toplam 40,00 TL maddi tazminatın ihtarnamenin tebliği tarihinin 8 iş günü sonrası olan 27/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın dilekçesinde belirttiği üzere bir maluliyet bulunmadığını, müvekkili şirketin herhangi bir tazminat sorumluluğu doğmadığını, davacı vekili tarafından çalışma kayıtları talep edilmiş ise de, davacı asilin ceza dosyasına vermiş olduğu ifadesinde kaza tarihinde açık olarak çalışmadığını beyan ettiğini, 01.06.2015 tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları ile birlikte, tedavi giderleri dolayısıyla müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmayıp tüm sorumluluğun SGK'da olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte geçici iş görmezlik giderlerine ilişkin tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın bakıcı yardımından yararlandığına ilişkin dosya içerisine herhangi bir belge kazandırılmamakla bakıcı yardımı almadığının kabulü ile iş bu talebinin de reddi gerektiğini, davacı tarafından avans faizi talep edilmiş ise de, kazaya karışan araç hususi olmakla avans faizi talebinin kabulünün mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılmış olan davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; 14.08.2017 günü saat 23:30 sıralarında dava dışı sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile Bağdat caddesini takiben seyri sırasında olay mahalli Anadolu Bulvarı kavşağında sağa dönüş yapmak istediği esnada aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun solunda bulunan korkuluklara aracının ön kısımlarıyla çarpması neticesinde araçta ön koltukta yolcu olarak bulunan ...'ın yaralanmasıyla sonuçlanan davaya konu kazada Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden 07/10/2021 tarihinde alınan raporda, dava dışı sürücü ...'ün %100 oranında kusurlu olduğu, davacı yolcunun yaralandığı olayda kusurunun bulunmadığı, sürekli iş görmezlik (maluliyet) durumunun belirlenmesi ve Ankara SBÜ Dış Kapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden 04/03/2020 tarihinde alınan "Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurul Raporu ile mahkemece Ankara Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan 27/05/2022 tarihinde alınan raporlar arasında çelişkilerin giderilmesi için İstanbul Adli Tıp 2.İhtisas Kurulu'ndan alınan 31.05.2024 tarihli nihai maluliyete ilişkin raporda; "dosyada mevcut tıbbi belgelerde dava konusu olay tarihinden (14/08/2017) önce sol gözüne patates geldiği ve görme bozukluğu olduğu kayıtlı olduğu, kişiye 13/01/2023 tarihinde Kurulumuzda yapılan muayenesi sırasında 16 yaşında sol gözünden glokom ameliyatı geçirdiğini ifade ettiği kurulumuzun 09/01/2022 tarih 16229 sayılı ve 08/05/2023 tarih 7704 sayılı müzekkereleri ile olay öncesine ait tıbbi belgeler istendiği ancak gönderilen tıbbi belgelerde ayrıntılı kişinin olay öncesine ait göz muayene bulgusu mevcut olmadığından sol gözdeki görme kaybının olay ile illiyetinin kurulabilmesi için yeterli tıbbi belge bulunmadığı teminen gönderilmesi halinde yeniden değerlendirilebileceği oy birliğiyle mütalaa olunur." şeklinde rapor düzenlendiği, davacının olay (14/08/2017) öncesine ait tedavi ve muayene evraklarının toplanması için davacı vekilinin bildirdiği tüm hastanelere sağlık kuruluşlarına bir çok defa müzekkere yazılmasına rağmen olumlu bir netice alınamadığı, İstanbul Adli Tıp 2.İhtisas Kurulu'ndan alınan maluliyet raporu ile şahsın mevcut patolojileri ile geçirdiğini beyan ettiği kaza arasında illiyet bağı kurulamamış, davacının geçirdiği trafik kazasından öncesine ait muayene ve tedavilerine ilişkin davacının bildirildiği hastanelerdeki kayıtların dosya arasına kazandırılamadığı ve mevcut patolojileri ile geçirdiğini beyan ettiği kaza arasında illiyet bağı kurulamadığı, davacının davasını ispat edemediği değerlendirildiğinden, davacının tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Ankara Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporda, müvekkilinin Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre kişinin özür oranının %42 (yüzdekırkiki) olduğu, 18 (onsekiz) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 2 (iki) ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu ifade edilmiş olup, yerel mahkemenin geçirilen kaza ile müvekkilin maluliyeti arasında illiyet bağı kuramadığından bahisle davanın reddine karar vermesinin doğru olmadığını, İstanbul Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu'ndan gelen müzekkere gereği daha önce tedavi gördüğü hastanelere ilişkin bilgi ve belgelerin temin edilememesinin sorumluluğunun davacıya yüklenilmesinin haksız olduğunu, öte yandan mevcut bilgi ve belgelere göre davacının maluliyeti, geçici iş göremezlik süresi ve bakıcı giderine muhtaç olup olmadığı konusunda rapor düzenlenmesi gerektiğini ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup, Yerel Mahkeme tarafından davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan ATK 2. İhtisas Kurulu raporunda; “…sol gözdeki görme kaybının olay ile illiyetinin kurulabilmesi için yeterli tıbbi belge bulunmadığı..” gerekçesiyle eksik belgelerin istendiği, mahkemece de bu yönde belgeler temin edilemediğinden maluliyet ile kaza arasındaki illiyet bağı ispatlanmadığından davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Oysa somut olayda; mahkemece hükme esas alınan ATK raporunun 5. ve 6. paragraflarında da belirtilen Gazi Üniversitesi Hastanesi evraklarında kaza nedeniyle davacıda bir kısım yaralanma olduğu sabit olup, bu durumda mahkemece tüm bu evraklar değerlendirilerek kaza ile illiyet bağı kurulabilen yaralanma ve arazlar olup olmadığı değerlendirilerek rapor düzenletilip sonucuna göre davacının maluliyetinin bulunup bulunmadığı değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile ve sadece göz sorunu yönünden olan illiyet sıkıntısı nedeniyle davanın tümden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin bu hususa yönelik istinafının kabulü gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, mahkemece yukarıdaki belirtilen şekilde tüm tedavi evrakları incelenerek, davacıda dava konusu kaza ile illiyetli yaralanmalar tespit edilip bu yaralanmalardan kaynaklanan maluliyet bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Ankara 3 Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 28/10/2024 tarihli, 2020/610 Esas - 2024/794 Karar sayılı kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Kararın kaldırılma sebebine göre, davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde yatıran tarafa iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili, iadesi ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 21/05/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.