İmar uygulaması sonucu bedele dönüştürülen taşınmaza takdir edilen bedelin artırılması istemine ilişkin, birden çok bozma ve temyiz sürecinden geçen davanın nihai kararının onanması.
Özet: Yargıtay tarafından yapılan temyiz incelemesinde, imar uygulaması sonucu bedele dönüştürülen taşınmaza takdir edilen bedelin artırılması talebiyle açılan asıl ve birleştirilen davanın, mahkemece birden fazla bozma kararına uyularak verilen kararın hukuka uygun olduğu, bozma gereklerinin yerine getirildiği ve daha önceki bozma ile kazanılmış hakların yeniden incelenemeyeceği anlaşıldığından, her iki tarafın temyiz itirazları reddedilerek yerel mahkeme hükmünün onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/211 Esas, 2024/539 KararKARAR : KabulTaraflar arasındaki imar uygulaması sonucu bedele dönüştürülen taşınmaza takdir edilen bedelin artırılması istemine istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçesinde özetle; imar uygulaması sırasında davacılar murisine ait 111,11 m² kare yere karşılık davalılar murisine ait 10 01... parsel üzerine 15.021.990 tarihinde ipotek şerhi konulduğu, imar uygulaması sonucu bedele dönüştürülen taşınmaza takdir edilen bedelin artırılmasını talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 11.02.2016 tarihli ve 2010/700 Esas, 2016/23 Karar sayılı kararı ile asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; imar uygulaması sırasında davacılar murisine ait 111,11 m²'ye karşılık davalılar murisine ait 10 01... parsel üzerine 15.02.1990 tarihinde ipotek şerhi konulduğu, ancak taşınmazın yol olarak kamulaştırılması üzerine taşınmaz kaydının ve ipotek şerhinin terkin edildiği, Ümraniye Belediye Başkanlığının davalı olarak davaya dahil edilmesi gerekirken işin esasına girilerek davalılar aleyhine hüküm kurulması hatalı olduğundan kararın bozulmasına karar verilmiştir.B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 20.06.2019 tarihli ve 2018/259 Esas, 2019/245 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.C. İkinci Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gerekleri yerine getirilmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin ilâm başlığında belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; hatalı hesaplama yapıldığını, aleyhlerine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın reddinin gerektiğini, lehlerine maktu vekâlet ücretine değil reddedilen değer üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakeme Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Taraflardan fazla alınan aşağıda yazılı temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine,25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.