Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında, taşınmazın vasfı, değer tespiti, kalan kısımda değer azalışı, faiz ve vekalet ücreti konularındaki çoklu bozma kararları sonrası temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki metin, Balıkesirde bir taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve tesciline ilişkin, mahkemenin yanlış taşınmaz niteliği tespiti, hatalı bilirkişi raporları, kalan alanın değer kaybı ve imar durumu ile irtifak hakkının etkisi gibi eksik incelemeler nedeniyle iki kez Yargıtay tarafından bozularak yerel mahkemeye geri gönderilen karmaşık bir davayı incelemektedir; yerel mahkemenin kısmi kabul kararı sonrasında ise hem davacı idare vekili faiz ve vekalet ücreti itirazlarıyla, hem de davalı vekili taşınmazın vasfı, kalan alanın değer kaybı, faiz oranı ve vekalet ücreti hususlarındaki talepleriyle kararı yeniden temyiz etmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/12276 E.  ,  2026/5004 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/525 Esas, 2025/92 Karar
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili, tapudan yol olarak terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Balıkkesir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1068 parsel (yeni 3 96... parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 30.09.2015 tarihli ve 2014/286 Esas, 2015/349 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz arazi kabul edilerek değer biçilmiş ise de alınan raporun geçersiz olduğu, dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere göre taşınmazın arsa vasfında olduğu, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden ve arta kalan 160,95 m²lik bölümün yüzölçümü, geometrik durumu ve yapılaşma mesafesi olmaması nedeniyle tüm bedele hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ile infazda tereddüde yol açacak şekilde faiz bitiş tarihinin belirtilmemesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 26.10.2021 tarihli ve 2018/521 Esas, 2021/237 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; bilirkişi kurulu raporu denetlenmeden dava konusu taşınmazın emsal karşılaştırması sonucu tespit edilen metrekare birim fiyatından % 40 oranında düzenleme ortaklık payı düşülmek suretiyle hesap yapan rapor doğrultusunda eksik inceleme ile hüküm kurulması, dava konusu taşınmazın tapu kaydında ... Genel Müdürlüğü lehine daimi irtifak hakkı tesis edildiği anlaşıldığından bu nedenle taşınmazda meydana gelecek değer düşüklüğü belirlenerek kamulaştırma bedelinden indirilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması, dava konusu taşınmazın kullanım amacı, yüzölçümü ve geometrik şekli dikkate alındığında kamulaştırmadan arta kalan 4.150,62 m²lik kısmında yapılaşma izni verilip verilmeyeceği, verilebilir ise önceki durumuna göre kısıtlama getirilip getirilmediği hususları ilgili Belediye Başkanlığı İmar Müdürlüğünden sorularak, arta kalan kısımda değer azalış bedeline hükmedilmesi gerekip gerekmediği denetlenmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, dava konusu taşınmazın parsel numarasının hatalı yazılması, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin ilâm başlığında belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; faize ilişkin hükmün hatalı olduğunu, lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın arsa vasfında olmasına rağmen arazi olarak nitelendirip değer biçilmesinin hatalı olduğunu, arta kalan alanda değer düşüklüğü meydana geldiğini, kamulaştırma bedeline en azından enflasyon oranını telafi edecek şekilde faiz uygulanması gerektiğini, lehlerine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de bozma ilamının gerekleri yerine getirilmemiştir. Dairemiz 05.06.2017 tarihli ve 2017/ 8874 Esas, 2017/15099 Karar sayılı bozma kararında; dava konusu taşınmaza arazi değil arsa olarak değer biçilmesi gerektiğinden taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması açıkça belirtildiği halde, bozma ilamı gerekleri yerine getirilmeyerek, dava konusu taşınmaza arazi niteliği ile değer biçilmesi bozmayı gerektirir.
4. Kabule göre de ilk karar ile hüküm altına alınan ve ödenmesine karar verilen kamulaştırma bedeline ilk karar tarihine kadar faiz işletilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan mahkeme kararının BOZULMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.