Kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın davacı idare adına tescili davasında, faize ilişkin Anayasa Mahkemesi iptal kararının geriye yürümezliği nedeniyle istinafın esastan reddine karşı temyiz.
Özet: Davacı idarenin açtığı kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında, ilk derece mahkemesinin kabul kararına karşı davacı tarafın, taşınmaz değerinin yüksekliği, artan değerin hesaplanmaması ve Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen maddeye dayanarak yasal faiz ödenmemesi gerektiği yönündeki istinaf itirazları, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, değer tespitinde hata olmadığı, Anayasa Mahkemesi iptal kararının geriye yürümezliği ve davanın açıldığı tarihteki hukuki durumun esas alınması gerektiği gerekçeleriyle esastan reddedilerek, ilk derece mahkemesi hükmü onanmıştır.
5. Hukuk Dairesi         2025/15802 E.  ,  2026/4989 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/115 Esas, 2025/1782 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İznik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/15 Esas, 2022/383 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ile yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 36... parsel sayılı taşınmazın 229,87 m²lik alanının kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davalı idare adına tescilini ve yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın değerinin emsal seçilen taşınmazdan daha düşük bir nispette belirlenmesi gerektiğini, emsalin daha değerli olduğunu, kamulaştırmadan arta kalan kısımda değer artışı olacağını, ancak bilirkişilerce değer artış oranı hesaplanmadığını, Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı uyarınca 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasının Anayasa'ya aykırı olması sebebiyle iptal edildiğini, bu nedenle yasal faiz ödemesine ilişkin gerekçeli kararın 4-a fıkrasının hükümden çıkartılması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde, komşu taşınmazlarla ilgili Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin denetiminden geçen dosyalarda uygun görülen metrekare birim değerleri nazara alınarak bir isabetsizlik görülmediği, 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli 2942 sayılı Kanun'un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun'un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edildiği, eldeki davanın 01.08.2023 tarihinden önce açıldığı, Anayasa'nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan " iptal kararları geriye yürümez " hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun "Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine..." gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile " Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre karara bağlanır." genel hukuki prensibini havi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları ile Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin emsal niteliğindeki 16.04.2024 tarihli ve 2023/11855 Esas, 2024/4500 Karar, 30.04.2024 tarihli ve 2023/11309 Esas, 2024/5116 Karar sayılı kararları ve uygulaması nazara alındığında kamulaştırma bedeline davanın açıldığı tarihten dört ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerektiğinden faiz hükmü yönünden davacı idare vekilinin istinaf itirazının yerinde görülmediği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun bulunduğu gerekçesi ile davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca bedelinin davacı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.