SGK tarafından fiili çalışma olmadığı iddiasıyla iptal edilen sigortalılık süresi ve kesilen emekli aylığına ilişkin davacının itirazının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Davacı, 09.05.2013-30.11.2013 tarihleri arasındaki çalışmasının Kurum tarafından fiili olmadığı gerekçesiyle iptal edilmesi, emekli aylığının kesilmesi ve hakkında borç bildirimi yapılması üzerine, bu işlemlerin iptali ile çalışmasının fiili olduğunun tespiti istemiyle dava açmış; Kurum ise yersiz ödenen emekli aylığının tahsilini talep etmiş, ilk derece ve istinaf mahkemeleri davacının taleplerini reddederken, Yargıtay da bölge adliye mahkemesinin kararını usul ve yasaya uygun bularak oy birliğiyle onamıştır.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/986 E., 2025/1267 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 3. İş MahkemesiSAYISI : 2024/230 E., 2024/287 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 09.05.2013-30.11.2013 tarihleri arasındaki ...'a ait işyerindeki çalışmasının gerçek bir çalışma olmadığından bahisle Kurum tarafından iptal edildiğini, davacının bu sürelerde fiilen sigortalı olarak çalıştığını, davacının emeklilik aylığının kesildiğini ve hakkında borç bildirim belgelerinin düzenlendiğini, Kuruma başvurarak itirazda bulunulduğunu, ancak itirazlarının reddedildiğini, davacının 2021 Ocak ayında yeniden emekliye ayrıldığını, gerçekleştirilen Kurum işlemlerinin iptali ile çalışmasının fiili çalışma olduğuna karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Düzce 1.İş Mahkemesinin 2021/179 Esas sayılı dosyasında davacı SGK vekili dava dilekçesi ile davalının 09.05.2013-30.11.2013 tarihleri arasında fiilen çalışmadığının Kurum denetmenlerince tespit edildiğini ve çalışmasının iptal edildiğini, davalıya yapılan yersiz ödemelere ilişkin olarak 20.01.2021 tarihli ve 18637224 sayılı borç bildirim belgesi düzenlenerek gönderildiğini, ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını beyanla 83.691,42 TL yersiz ödemenin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...'in 09.05.2013-30.11.2013 tarihleri arasında ... ünvanlı işyerinde fiilen çalışıp çalışmadığı hususunda müvekkil Kurum denetmeliğince düzenlenen 08.10.2018 tarihli 2018/DD/107 sayılı raporun alınan ifadeler kısmında davacı ...'in dava konusu olan olaya ilişkin olarak verdiği ifadede iş yerinde çalışmadığını, para karşılığında sigorta bildirimi yapıldığını belirttiğini, borç bildirim belgesinin gönderildiğini, davacı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.IV.İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, Mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesinin eksik inceleme ile karar verildiğini, gerekçenin dosyaya uygun olmadığını, müfettişe verdiği beyanının okumadan imzalatıldığını, davacının tanık olarak dinlenmiş olduğu dosyalardaki beyanlarının aleyhine yorumlanamayacağını, çalışmanın fiili olduğunu, tanık beyanlarının dikkate alınmamasının yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.