Tapu kaydının hatalı tutulması sonucu taşınmaz yüzölçümü kaybından doğan Türk Medeni Kanunu 1007. madde tazminat talebinin, bölge adliye mahkemesince verilen kabul kararının temyizen incelenerek onandığına ilişkin içtihat.
Özet: Bu hukuki metin, tapu kayıtlarındaki yanlışlık nedeniyle arazisinin yüzölçümünde 1.988,81 m² azalma yaşayan bir malikin, 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 1007. maddesi uyarınca hazineden tazminat talep ettiği bir davayı konu almaktadır. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, davalı hazinenin istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiştir. Temyiz incelemesinde, kuru tarım arazisi niteliğindeki taşınmazın gelir metoduna göre değer tespitinde, belirlenen kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranında, ayrıca devletin zararı tazminle sorumlu tutulmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığına karar verilerek, alt mahkeme kararları onanmıştır.
5. Hukuk Dairesi         2025/13557 E.  ,  2026/4986 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/442 Esas, 2025/1332 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/290 Esas, 2024/746 Karar
Taraflar arasındaki taşınmazın tapu kaydının hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 34... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, müvekkilinin taşınmazı 01.05.2008 tarihinde satın aldığını, satın aldığı tarihiteki tapu kayıtlarına göre taşınmazın yüzölçümünün 17.100,00 m² olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerinde 15.05.2013 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları neticesinde yüz ölçümünün 15.111,19 m² ye düştüğünü, müvekkilinin 1.988,81 m² kaybı oluştuğunu, oluşan bu kaybın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince Devlet tarafından tazmin edilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zaman aşımı, hak düşürcü süre ve husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, öncelikle davanın zamanaşımı, hak düşürücü süre ve husumet yokluğu sebebi ile usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunun hükme esas almaya uygun olmadığını, taşınmazın metrekare birim değerinin yüksek belirlendiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın kuru tarım arazisi olduğu belirtilmesine karşın net gelir hesaplanmasında sulu tarım arazisi verileri dikkate alınarak değerleme yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranının farazi olarak yüksek hesaplanıp denetemi açık olmadığını, dava konusu taşınmazın değerinin dava tarihi itibarıyla değil satın alma tarihi itibarıyla belirlenmesi gerektiğini, davada davalı kurumun hiçbir kusuru bulunmadığı gibi kusursuz sorumlululuğunun da olmadığını, davacının hiçbir zararı bulunmadığını, davacı tarafça talep artırım veya ıslah dilekçesi sunulmayıp yalnızca dava değeri üzerinden eksik harcın tamamlandığını, bu bakımdan talebin artırılmamasına rağmen 999.138,37 TL tazminata hükmedilmesinin taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğunu, Mahkemece itirazlarının değerlendirilmediğini, Mahkemece belirlenen bedele dava tarihinden itibaren değil harç tamamlama tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kuru tarım arazisi vasfındaki taşınmaza gelir metoduna göre değer biçilmek suretiyle metrekare değerinin tespit edilmesinde, belirlenen kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranının taşınmazın özellikleriyle uyumlu olmasında ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazın olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinde, belirlenen gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.