Kamulaştırmasız el atma ve ecrimisil talepli davada, değişen parasal temyiz sınırları nedeniyle ecrimisil yönünden temyizin reddi, tazminat talebinin incelenmesi.
Özet: Davalı idare aleyhine kamulaştırmasız el atma tazminatı ve ecrimisil talepleriyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin kabul kararı sonrasında davalı idarenin istinaf başvurusu ecrimisil yönünden miktar nedeniyle, tazminat talebi yönünden ise esastan reddedilmiş olup; davalı idarenin temyiz başvurusu üzerine üst mahkeme, yeni yasal düzenlemelerdeki parasal sınırlar doğrultusunda hükmedilen ecrimisil bedelinin kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle bu kısımdaki temyiz talebini reddederken, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili talebine ilişkin temyiz başvurusunu kabul ederek esastan incelemeye karar vermiştir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3944 Esas, 2025/2365 KararKARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Seferihisar 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/391 Esas, 2024/704 KararTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince ecrimisil talebine ilişkin istinaf dilekçesinin miktar yönünden reddine, tazminat talebine ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,Temyizdeki parasal sınırların uygulanmasına ilişkin 6100 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesine 14.11.2024 tarihinde yürürlüğe giren, 7531 sayılı Kanun'un 22 inci maddesi ile “İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır." şeklinde üçüncü fıkra eklenmiş, akabinde bu fıkra 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20 inci maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanun ile 6100 sayılı Kanun'un EK-1 inci maddesinin ikinci fıkrası "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.Dosya içeriğine göre; Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinin 18.06.2025 olduğu ve 7550 sayılı Kanun'un 20 inci maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesinin ikinci fıkrasına getirilen değişikliğin yürürlükte olduğu anlaşıldığından hüküm altına alınan ecrimisil bedeli dava tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.Hükmedilen ecrimisil bedeli yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı idare vekilinin kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli için gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin hissedar olduğu İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 53 29... parsel sayılı taşınmazın davalı idare tarafından yol , ... alan ve park olarak gösterildiği gibi taşınmaza servis yolu yapılarak da hukuken ve fiilen el atıldığını, davalı idarece buna rağmen herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmayarak müvekkillerinin mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ve taşınmazın kullanımının engellendiğini ileri sürerek kamulaştırmasız el atma tazminatı ile ecrimisil bedeli bedelinin el atma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle usul ve kanuna aykırı açılan davanın reddine karar verilmesini, Mahkeme aksi kanaatte olacak ise taşınmazın belediye adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmaması sebebiyle zaman aşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, husumetin davalı kurumalarında olmayıp Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Karayolları Genel Müdürlüğünde olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, uzlaşma dava şartının yerine getirilmediğini, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, taşınmazın değerinin fahiş olarak belirlendiğini, ihtiyari dava arkadaşları tarafından açılan eldeki davada her bir davacı için ayrı başvuru ve peşin harç alınması gerekirken tek bir harç alınmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacılar lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, karar ve ilâm harcının nispi olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın, dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında kısmen yol ve ... alan, kısmen otopark alanı olarak ayrıldığı, taşınmazın toplam 133,70 m² kısmına ... Sokak olarak fiilen el atıldığı, taşınmazın .... Bulvarı ile ... Sokak arasında kalan üçgen biçimli bir taşınmaz olduğu, bu nedenle bulvar tarafında kalan kısmı ile bütünlük oluşturan kısmından davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının sorumlu olduğu, ... Sokak kaldırımında kalan kısmından ilçe belediyesinin sorumlu olduğunun kabulünün yerinde olduğu, taşınmaza kısmen fiilen el atılarak imar planının uygulanmasına başlanmış olduğundan, proje bütünlüğü dikkate alınarak davacılar payının tamamının karşılığına hükmedilmesi ve fiilen el atıldığından, nispi harç ve vekâlet ücretine hükmedilmiş olması da doğru görüldüğü, taşınmaza ... Sokak olarak el atıldığı, ana arter niteliği taşımayan imar yolundan davalı ... Başkanlığının sorumlu tutulması doğru olduğu gibi imar planındaki ... alan ve otopark kısımlarının ... Caddesine paralel konumdaki yan yol ile bütünlük içerdiği sonucuna varıldığından fiilen el atılmayan kısımlardan da davalı idarenin sorumlu olduğu, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi doğru olduğu gibi; dava konusu taşınmazın kadastral parsel, emsalin ise imar parseli olduğu gerekçesi ile %45 oranında düzenleme ortaklık payı düşülmesi doğru bulunduğu, Dairelerince yapılan incelemede, dava konusu taşınmazın 2023 yılı emlak vergisine esas metrekare rayiç değerinin 1.614,65 TL/m², emsalin ise 645,86 TL/m² olduğu dikkate alındığında bilirkişi raporunda yapılan kıyaslamanın uygun olduğu kanaati ile davalı idare vekilinin bedele yönelik istinaf talebinin yerinde olmadığı, ecrimisil talebi yönünden; ıslah ile artırılan miktar itibarıyla İlk Derece Mahkemesinin kesinlik sınırı altında kaldığından ecrimisil tazminatı yönündeki istinaf talebinin usulden reddine, tazminat bedeline ilişkin talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelin davalı idareden tahsili istemine ilişkindir.2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARA. Davalı İdare Vekilinin Ecrimisile İlişkin Temyizi Yönünden;Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,B. Davalı İdare Vekilinin Kamulaştırmasız El Atma Nedeniyle Tazminat Talebine İlişkin Temyizi Yönünden;Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınarak Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.