Adana BAM 9. Hukuk Dairesinden, kooperatif üyeliğinden doğan tapu iptali, tescil ve tazminat davasında enflasyon kaynaklı tazminat yetersizliği itirazını inceleyen istinaf kararı.
Özet: Bir kooperatif üyesinin, kooperatif yönetiminin usulsüz işlemleri, usulsüz üye kayıtları ve haksız daire tahsisleri nedeniyle mağduriyet yaşadığı iddiasıyla açtığı tapu iptali ve tescil veya rayiç bedel talepli davada, ilk derece mahkemesi davacıya daire tahsisi imkanı bulunmadığı gerekçesiyle tazminata hükmetmiş; davacı vekili ise istinaf başvurusunda, yüksek enflasyon ve gayrimenkul fiyatlarındaki aşırı artışlar nedeniyle hükmedilen tazminat miktarının güncel değeri yansıtmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/838 - 2026/1407
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2023/838 KARAR NO : 2026/1407KARAR TARİHİ : 22/05/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 23/12/2022NUMARASI : 2018/812 ESAS 2022/893 KARARDAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALI : DAVANIN KONUSU : Alacak (Kooperatif Yönetim Ve Denetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 22/05/2026YAZIM TARİHİ : 22/05/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/12/2022 tarih, 2018/812 Esas, 2022/893 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Sınırlı Sorumlu ... Konut Yapı Kooperatifi'nin üyesi olduğunu, kooperatifin henüz tasfiye aşamasına gelmediğini, inşaatın tamamlandığını, ikamet edilmeye başlandığını, davalı kooperatif ana sözleşmesinin 81. Maddesi gereğince "Ortaklar Defteri"ne her ortağın giriş ve çıkış tarihlerinin, yatırdığı veya çektiği paraların, ortağın çıkarılma kararı gerekçesinin yazılması gerekli olduğunu, ancak "Ortaklar Defteri"nin kooperatif ana sözleşmesinin 81. Maddesine göre tutulmadığını, keyfi olarak ortak çıkarıldığını, keyfi olarak üye kaydedildiğini, ödenmeyen paraların ödenmiş gibi gösterildiğini, tediye ve tahsil fişlerinin de tamamen usulsüz olduğunu, kooperatif yönetiminin 2009 yılından sonra yönetimi devraldıktan sonra kendi akrabalarını veya arkadaşlarını kooperatife fiktif (gerçek olmayan - kurmaca) olarak üye kaydettiğini, bu üyelerle yönetimi elinde tuttuğunu, bu şekilde usulsüz işlemlerle alınan tüm genel kurul ve yönetim kurulu kararlarının mutlak butlan ile malül olduğunu, inşaat tamamlandığın, ikamet edilmeye başlandığını, tüm ortakların haklarının eşit olduğunu, fiktif ortaklara daireler verildiğini, diğer ortakların boşta kaldıklarını, diğer ortaklara verilecek daire kalmadığını, bu nedenle davalı kooperatifin 2009 yılından sonra almış olduğu ve diğer gerçek ortakların haklarını gasp eden kötü niyetli, mutlak butlan ile malül, tüm genel kurul ve yönetim kurulu kararlarının iptalini, bilirkişi tarafından bellrlenecek ve mahkemece uygun görülecek bir dairenin davacı adına tescilini, bu mümkün olmadığı takdirde, belirlenecek rayiç bedelin dava tarihinden sonra işleyecek faizi ile davacıya ödenmesini ve davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :İlk Derce Mahkemesinin kararında özetle; davacının davalı kooperatife yapmış olduğu ödemelere karşılık kendisine bir daire tahsisi yapılma imkanının bulunmadığını, tapu iptali davasına konu edilen ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 154 ada, 2 parsel üzerinde bulunan bağımsız bölümlerden herhangi birisinin davacı adına tescilinin mümkün olamaması nedeniyle davacının ödemiş olduğu aidatların davacıya ödenmesi gerektiğini, davacı adına tescil edilebilecek daire mevcut olmadığından tapu iptali davasının reddine, davalının tazminat isteminin kabulü ile 164.411,10.TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; Yerel mahkemenin dava tarihine göre gayrimenkulün değer tespitini yapması ve bu duruma göre karar vermesi gerektiğini, dava tarihinden sonra Ülkemiz'de yaşanan yüksek enflasyon, gayrimenkul fiyatlarındaki yükselişler, alınan göç sebebi ile keşif tarihinde 350.000,00.TL olan gayrimenkulün değerinin şuan 3.500.000,00.TL civarında olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava kooperatif üyeliğine dayanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Davacı tarafından, davalı kooperatifin üyesi olduğu, kooperatife karşı yükümlülüğünü yerine getirdiği ve dava konusu bağımsız bölümün hak sahibi olduğu belirtilerek, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, olmadığı takdirde ise belirlenecek rayiç bedelin dava tarihinden sonra işleyecek faizi ile davacıya ödenmesine karar verilmesi talep edilmiş, davalı ise davaya cevap vermemiş, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulü ile terditli talep olan tazminatın ödenmesine karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Kooperatif ortağının tapu iptali ve tescil talebinde bulunabilmesi için, davalı kooperatife karşı tüm edimlerini yerine getirmiş olduğunu, hiç bir ediminin kalmadığını, diğer üyelerle eşit durumda olduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Ancak 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu 23. maddesinde karşılığını bulan eşitlik kuralı gereğince, kooperatif ortakları hak ve yükümlülüklerde eşit olup, kooperatif aynı durumdaki ortaklarına eşit işlem yapmak zorundadır. Kooperatif, diğer ortaklara borca rağmen tapu vermiş ise davacının da varsa borcuna rağmen kooperatiften tapu iptal ve tescil isteme hakkının varlığı kabul edilmelidir. Tapusunu alan herbir ortak yönünden bunları teslim aldığı tarih itibariyle kooperatife borcu olup olmadığı kooperatif defter, kayıt ve belgeleri incelenerek denetime elverişli ve ayrıntılı bir şekilde belirlenmelidir. Yapılan bu inceleme sonucu kooperatife borcu bulunan ortaklara tapularının verilmediğinin tespiti halinde davacının da bağımsız bölüm tapusunu almaya hak kazanabilmeleri için dava tarihi itibariyle borçlarının bulunmaması gerekir. Üyeye mevcut borcu ödeme olanağı sağlamak amacıyla borcun depo ettirilmesi doğru olmayıp, davanın reddi gerekir. YHGK'nun 15.06.2012 tarihli ve 16-145 E, 392 K. sayılı ilamı ve Yargıtay 23. HD.'nin yerleşik uygulaması bu yöndedir.Somut olayda, tüm dosya kapsamı ve mahkemece, davalı kooperatifin defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucu alınan bilirkişi raporuna göre, davacının kooperatif üyesi olduğu bu sıfatla dava konusu kooperatife aidat ödemeleri yaptığı, yapmış olduğu ödemelere karşılık kendisine bir daire tahsisi yapılma imkanının bulunmadığı, eşit işlem ilkesi gereğince, davacının dava tarihine kadar davalı kooperatife yapmış olduğu ödemeler toplamının 23.763,90.TL olduğu anlaşılmış olup, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunun gerekçeli, somut olayın özelliklerine uygun, denetlenebilir, yerleşik uygulamaya uygun mahiyette olduğu, bu haliyle hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir durumun olmadığı, ilk derece mahkemesince davacının yapmış olduğu ödemelerin güncel değeri olan 164.411,10.TL yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,2- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 179,90.TL'nin mahsubu ile bakiye 552,10.TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,5-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak 7036 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 22/05/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır