İnşaat sözleşmesinden doğan tazminat talebi, banka teminat mektubunun iadesi ve eksik ödenen hak ediş kesintileri nedeniyle açılan davaya ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi istinaf kararı.
Özet: Müteahhit davacı, işveren davalı ile imzaladığı eser sözleşmesi kapsamında, davalı işverenin hakedişlerden haksız kesintiler yaptığını, ödemeleri düzenli ve zamanında yapmayarak ödeme protokollerini ihlal ettiğini, bu durumun tamamlanan işe rağmen davacı şirketin maddi zarara uğramasına, şantiye yatırımlarının karşılıksız kalmasına ve işin tam kapasite yürütülmesinin engellenmesine yol açtığını ileri sürerek tazminat ve banka teminat mektubunun iadesini talep etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2025/1477
KARAR NO:2026/692
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:30/11/2022
NUMARASI:2014/1029 Esas, 2022/858 Karar
DAVA:Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan), Banka Teminat Mektubunun İadesi Ve Depo Edilmesi
DAVA TARİHİ:28/08/2013
DAVA:Tazminat (Eser Sözleşmeden Kaynaklanan), Banka teminat mektubunun iadesi
DAVA TARİHİ:21/08/2013
Birleşen (Kapatılan) İstanbul Anadolu 20. ATM'nin 2014/95 E. Sayılı dosyasında
DAVA:Tazminat (Eser Sözleşmeden Kaynaklanan), Banka teminat mektubunun iadesi
DAVA TARİHİ:17/03/2014
Birleşen İstanbul Anadolu 7 ATM'nin 2018/1282 E. Sayılı dosyasında
DAVA:Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:02/11/2018
KARAR TARİHİ :14/05/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
1-)Asıl Davada:Davacı vekili; Müvekkili davacı ... İnşaat ile davalı ... ... arasında, Giresun İli Şebinkarahisar İlçesi hudutlarında inşaatı devam eden “...” inşaat işi ile ilgili olarak 18.07.2011 tarihli sözleşmenin akdedildiğini ve 01.09.2011 tarihinde işe başlandığını, iş devam ederken sözleşme gereği 30 günde bir hak ediş düzenlendiğini ve davalıya teslim edildiğini, ancak hak edişlerden hiçbir gerekçe gösterilmeden kesintiler yapıldığını ve zamanında da ödeme yapılmadığını; ödemelerdeki düzensizliğin giderilmesi için davalı ile 24.04.2012 tarihli bir ödeme protokolü imzalandığını, ancak davalının bu protokole de uymadığını; davalı tarafın olumsuz tutum ve davranışlarının işlere olumsuz yansımaları olduğunu, bunun üzerine müvekkili ile davalının 11.09.2012 tarihli bir protokol imzaladığını, müvekkilinin her şeye rağmen işi bitirerek davalı tarafa işi eksiksiz teslim ettiğini, geçici kabulün 07.03.2013 tarihinde yapıldığını; teslim edilmiş hak ediş bedelleri ile alınan bedellerin; 1 nolu hak edişin 31.10.2011 tarihli ve 664.430,42 TL tutarlı olmasına rağmen 517.584,53 TL'ye düşürülerek geç ödenmiş olduğunu, 2 nolu hak edişin 30.11.2011 tarihli ve 491.483,02 TL tutarlı olmasına rağmen 224.032,09 TL'ye düşürülerek ödenmiş olduğunu, 3 nolu hak edişin 31.12.2011 tarihli ve 901.150,84 TL tutarlı olmasına rağmen 736.886,62 TL'ye düşürülerek ödenmiş olduğunu, 4 nolu hak edişin 10.02.2012 tarihli ve 495.878,12 TL tutarlı olmasına rağmen 173.741,51-TL'ye düşürülerek geç ödenmiş olduğunu, 5 nolu hak edişin 31.03.2012 tarihli ve 796.064,29 TL tutarlı olmasına rağmen 419.925,31 TL'ye düşürülerek geç ödenmiş olduğunu, 6 nolu hak edişin 30.04.2012 tarihli ve 555.170,78 TL tutarlı olmasına rağmen 408.200,43 TL'ye düşürülerek ödenmiş olduğunu, 7 nolu hak edişin 07.06.2012 tarihli ve 1.199.042,46 TL tutarlı olmasına rağmen 677.118,66 TL'ye düşürülerek ödenmiş olduğunu, 8 nolu hak edişin 30.06.2012 tarihli ve 1.561.371,97 TL tutarlı olmasına rağmen 832.032,97 TL'ye düşürülerek geç ödenmiş olduğunu, 9 nolu hak edişin 31.07.2012 tarihli ve 1.111.763,57 TL olmasına rağmen tutarlı 803.142,55-TL'ye düşürülerek ödenmiş olduğunu, 10 nolu hak edişin 31.08.2012 tarihli ve 1.075.043,41 TL tutarlı olmasına rağmen, 827.439,54 TL'ye düşürülerek geç ödenmiş olduğunu, 11 nolu hak edişin 30.09.2012 tarihli ve 2.644.330,66 TL tutarlı olmasına rağmen, 1.472.395,99 TL'ye düşürülerek ödenmiş olduğunu, 12 nolu hak edişin 31.10.2012 tarihli ve 1.535.900,67 TL tutarlı olmasına rağmen, 702.282,68 TL'ye düşürülerek ödenmiş olduğunu, 13 nolu hak edişin 30.11.2012 tarihli ve 560.739,93 TL tutarlı olmasına rağmen, 310.944,63 TL'ye düşürülerek geç ödenmiş olduğunu, 14 nolu hak edişin 31.12.2012 tarihli ve 1.671.572,22 TL tutarlı olup, bu miktarın bir kısmının çeklerle ve geç ödenmiş olduğunu, 15 nolu hak edişin 31.01.2013 tarihli ve 771 .407,02 TL tutarlı olup, bu miktarın geç ödenmiş olduğunu, 14 ve 15 nolu hak edişlere kadar ki hak edişlerden yapılan kesintilerin 14 ve 15 nolu hak edişlere dâhil edilerek bu hak edişlerin teslim edildiğini, 14 ve 15 nolu hak edişlerin davalı tarafından halen bekletildiğini, davalı tarafından 16 nolu, 937.834,17 TL tutarındaki kesin hak edişin hazırlandığını ve müvekkilinin bu hak edişi itiraz ederek imzaladığını; imalat yapıldığı halde müvekkiline ödenmeyen imalat tutarının 1.231.596,40 TL olduğunu, sözleşme harici işler bedeli olarak da 2771.826,07 TL tutarında fatura düzenlendiğini, davalı tarafın sözleşme sürecindeki tutum ve davranışlarının işin müvekkili şirket tarafından tamamlanamamasına ve işin yarıda bırakılmasına sebebiyet verdiğini, müvekkili şirketin sözleşme kapsamında işin tamamını üstleneceği düşüncesiyle şantiye sahasında kapsamlı yatırımlar yaptığını, ancak işin tamamının müvekkili şirkete yaptırılmaması nedeniyle yapılan bu yatırımların önemli ölçüde boşa çıktığını ve müvekkilinin zarara uğradığını, müvekkilince yalnızca şantiye yatırımları için toplam 1.500.000,00 TL harcama yapıldığını, ancak işin tamamı yerine yalnızca yarısının yaptırıldığını, ayrıca şantiye tesislerinin işveren tarafından kalan işlerin gerçekleştirilmesinde kullanıldığını, yapılan 1.500.000,00 TL tutarındaki yatırımın en az yarısına karşılık gelen 750.000,00 TL’nin davalıdan tahsili gerektiğini, ayrıca, davalı taraf yetkililerinin talimatı üzerine santral binası için yapılan kalıcı ulaşım yolu bedeli olan yaklaşık 150.000 TL'nin de müvekkiline ödenmediğini, ayrıca işin yaklaşık yarısının müvekkilinden alınması nedeniyle müvekkilinin müteahhitlik karından mahrum kaldığını, işe girilirken yaklaşık %15 oranında müteahhitlik karı öngörüldüğünü, bu kapsamda müvekkiline yaptırılmayan işlere karşılık gelen yaklaşık 7.400.000,00 TL tutarındaki iş bedeli üzerinden %15 oranında hesaplanan 1.110.000,00 TL tutarındaki müteahhitlik karının da davalıdan tahsil edilmesi gerektiğini belirterek; 1-)yapılan imalatların bedellerinin bilirkişi incelemesiyle hesaplanarak ödenmesini, 2-)şantiye tesisleri için yapılan ulaşım yolları, saha düzenlemeleri, stok ve döküm sahaları nedeniyle yapılan masrafların bilirkişi marifetiyle belirlenip tahsiline karar verilmesini, 3-)işin tamamının müvekkile yaptırılmaması nedeniyle uğranılan müteahhitlik karı kaybı ile diğer zararların hesaplanarak tazmin edilmesini, 4-)santral binası kalıcı ulaşım yolu kazı bedelinin bilirkişi incelemesi sonucunda belirlenerek davalıdan tahsilini, 5-)davalı tarafın hakedişlere dahil etmediği ve bu nedenle zamanında ödenmeyen imalat bedelleri ile bunlara ilişkin vade farklarının bilirkişi aracılığıyla hesaplanarak tahsilini, 6-)ödemelerin süresinde yapılmaması nedeniyle bankalara toplam 11.615,79 TL faiz ödemek zorunda kalındığını, kullanılan krediler ve ödeme tarihlerine göre bu faiz zararının da bilirkişi incelemesiyle belirlenerek davalıdan tahsilini, 7-)ayrıca vadeli çekler nedeniyle oluşan vade farklarının da hesaplanarak ödenmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; Asıl ve birleşen davadaki talep ve iddiaların aynı sözleşmeden kaynaklandığını, davacının kötü niyetli olarak mükerrer davalar açtığını, taraflar arasındaki 18.07.2011 tarihli sözleşmede, işin gecikme cezalarının gün bazında belirlendiğini ve yüklenicinin üstlendiği işi süresinde tamamlamak üzere hareket etmemesi halinde işveren tarafından çalışmaların durdurularak sözleşmenin 20. (Gecikme Cezası) ve 28. Maddesinin (Fesih) uygulanabileceğinin, işin 3. kişilere tamamlatılabileceğinin ve bu nedenle ortaya çıkacak giderlerin hak ediş/teminattan mahsup edilebileceğinin hüküm altına alındığını, davacı tarafın kendi dilekçesinde, sözleşme ile üstlenilen işin yarısının alındığını, 7.500.000 TL'lik iş yapabildiğinden bahsetmesine karşın yaklaşık 14.000.000 TL'lik hak ediş düzenlemiş olmasının da davacının henüz yapmadığı imalatın parasını talep ettiğini ve kötü niyetini gösterdiğini, dosyaya sunulu Şebinkarahisar Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/30 D.iş sayılı 06.09.2012 tarihli tespit raporunda da davacının, neredeyse sözleşme süresinin sonuna gelindiği halde su tutma yapılarının ancak %10'unu tamamladığının, santral binası kazılarının tamamlanmasına rağmen kalıp-beton ve demir imalatlarına başlanmadığının, kuyu suyu imalatlarının %25 seviyesinde olduğunun, iş planına göre %65'inin tamamlanması gereken beton imalatlarında %13 seviyesinde imalat olduğunun, %43'ünün yapılması gereken tünel betonunun ise hiç yapılmamış olduğunun, işin genelinin %68 seviyesinde olması gerekirken %22 seviyesinde bulunduğunun tespit edildiğini, davacının iddiasının aksine 11.09.2012 tarihli protokolün sadece davacının işlerdeki gecikmesi ve teknik yetersizliği nedeniyle imzalandığını, hak ediş raporları incelendiğinde davacının dava dilekçesindeki eksik ödeme iddialarının yersiz olduğunun görüleceğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
2-)Birleşen İstanbul 4 ATM'nin 2014/827 E. Sayılı dosyasında;Davacı vekili; Müvekkili ile davalı arasında imzalanan 18/07/2011 tarihli sözleşme gereğince müvekkili şirket tarafından Giresun İli, Şebinkarahisar İlçesi, ... işine başlandığını, iş devam ederken sıralı hak edişler düzenlenerek davalı tarafa teslim edildiğini, ancak davalı tarafın herhangi bir gerekçe göstermeden hak ediş bedellerini düşürdüğünü ve vaktinde ödemediğini, ödemelerin düzene girmesi için taraflar arasında 24/04/2012 tarihli protokol düzenlendiğini, ancak protokole uygun ödeme yapılmadığını, tamamlanan işlerin geçici kabulünün 07/03/2013 tarihinde onaylandığını ve davalı tarafa teslim edildiğini, geçici kabulün yapılmış olmasına rağmen davalının teminat mektubunu süresinde iade etmediğini, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını, davalının uhdesinde bulunan 900.000,00 TL bedelli teminat mektubunun 500.000,00 TL’lik kısmının 24.06.2013 tarihinde gecikmeli olarak bankaya iade edildiğini, ancak teminat mektubunun bakiye kısmının 400.000,00 TL’ye düşürüldüğünü, geç iade edilen 500.000,00 TL nedeniyle müvekkilinin bankaya 3.120,00 TL komisyon ödemek zorunda kaldığını, ayrıca, bankadaki kredi limitlerinin boşaltılamaması nedeniyle müvekkilinin 8.300.000,00 TL tutarındaki kamu ihalelerine katılamadığını, bu nedenle %25 oranındaki müteahhitlik karı esas alındığında 2.075.000,00 TL kazanç kaybına uğradığını, ayrıca, davalının kesin hesapta iş bedelini 7.590.240,00 TL olarak belirlediğini, sözleşmeye göre geçici kabul ile kesin kabul arasında tutulabilecek teminat miktarının yapılan iş bedelinin %3’ü kadar olması gerektiğini, buna göre davalı uhdesinde tutulması gereken teminat miktarının 227.700,00 TL olduğunu, davalı tarafından elde tutulan 400.000,00 TL teminatın bu miktarı aşan 172.300,00 TL’lik kısmının ilgili bankaya iadesi gerektiğini, bu hususta 24.04.2013 ve 18.06.2013 tarihli yazılarla davalıdan tekrar teminat iadesi talebinde bulunulduğunu, buna rağmen fazlaya ilişkin kısmın iade edilmediğini, teminatın fazlaya ilişkin 172.300,00 TL’lik kısmının iade edilmemesi nedeniyle müvekkilinin bankaya 1.050,00 TL komisyon ödediğini, ayrıca bu sebeple kredi limitlerinin boşaltılamaması nedeniyle kamu ihalelerine girilemediğini ve kazanç kaybına uğranıldığını belirterek, geç iade edilen 500.000,00 TL’lik teminat nedeniyle ödenen 3.120,00 TL komisyon bedelinin, bu teminat nedeniyle uğranılan kazanç kaybına ilişkin şimdilik 5.000,00 TL tazminatın, 172.300,00 TL’lik fazlaya ilişkin teminat nedeniyle ödenen 1.050,00 TL komisyon bedelinin, bu kısma ilişkin kazanç kaybı nedeniyle şimdilik 5.000,00 TL tazminatın ve dava tarihinden dava sonuna kadar oluşacak komisyon ve kazanç kayıplarının bilirkişi marifetiyle hesaplanarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; Taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamındaki işlerin 30/11/2012 tarihinde bitirilmesinin ön görüldüğünü, geçici kabulün 07/03/2013 tarihinde yapıldığını, davacı firma tarafından yapılan işlerin tutarının 9.330.112,00 TL olduğunu, buna karşılık 400.000,00 TL teminatın tutulduğunu, teminat mektubunun geç iade edilmesinin söz konusu olmadığını belirterek, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3-)Birleşen (Kapatılan) İstanbul Anadolu 20. ATM'nin 2014/95 E. Sayılı dosyasında;Davacı vekili; Taraflar arasındaki 18.07.2011 tarihli sözleşmeye konu işin 11.09.2012 tarihli protokol kapsamında tamamlandığını ve işlerin geçici kabulünün 07.03.2013 tarihinde eksiksiz şekilde yapılarak işlerin kusursuz biçimde teslim edildiğini, teslim edilen işler yönünden kesin kabul zamanının geldiğini, bu nedenle 10.02.2014 tarihli dilekçe ile kesin kabul işlemlerinin yapılarak teminatların iadesinin talep edildiğini, ancak davalı tarafça herhangi bir cevap verilmediğini, Sözleşmenin 9.2 maddesi uyarınca kesin teminatın iade şartlarının oluştuğunu, SGK ve vergi borcu bulunmadığına ilişkin belgelerin davalıya sunulduğunu, geçici kabulün de eksiksiz yapıldığını, dolayısıyla teminat mektubunun iadesine engel herhangi bir durum bulunmadığını, davalının keyfi ve sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle müvekkili şirketin ciddi zarara uğradığını, maddi sıkıntıya düştüğünü, teminatların iade edilmemesi sebebiyle bankaya fazladan komisyon ödemek zorunda kaldığını, kredi limitlerini boşaltamadığı için ihalelere katılamadığını ve müteahhitlik karından mahrum kaldığını, müvekkili tarafından davalıya verilen ... Bankası A.Ş. ... Şubesi’ne ait 900.000,00 TL bedelli teminat mektubunun sözleşmeye ve hukuka aykırı şekilde davalı uhdesinde tutulduğunu ileri sürerek, söz konusu teminat mektubunun bankaya iadesine, başvuru tarihinden teminatın iade tarihine kadar bankaya ödenen komisyon bedellerinin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
4-)Birleşen İstanbul Anadolu 7. ATM'nin 2018/1282 E Sayılı dosyasında;Davacı vekili;Davacı şirket ile davalı arasında yapılan sözleşme sonucunda ... işlerinin 18/07/2011 tarihli sözleşme ile ihale edildiğini ve davalı şirketin işbu sözleşme gereği belirlenen edimlerini yerine getirmediğini, Şebinkarahisar Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/30 D.iş sayılı dosyası ile yüklenici tarafından taahhüt edilen işin bitirilmesi gereken tarih olan 30/12/2012 tarihine 3 ay kalmasına karşın 06/09/2012 tarihi itibariyle işin sadece %22'sinin tamamlandığının ve bu haliyle işin süresinde ve tam olarak bitirilmesinin hiçbir suretle mümkün olmadığının tespit edildiğini, yüklenicinin sözleşme kapsamında ifasını taahhüt ettiği işleri tamamlayamayacağının kesinleşmesi neticesinde sözleşmenin 22. Maddesi uyarınca müvekkili işveren tarafından müdahalede bulunulduğunu, davalı olan yüklenicinin edimlerini süresinde ve tam olarak ifa etmemesi nedeni ile temerrüde düştüğünü belirtilerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, davacı şirketin davalı yüklenicinin nam ve hesabına yaptırılan işlerden doğan zararının şimdilik 50.000,00 TL'si ve yoksun kaldığı karın şimdilik 50.000,00 TL'si olmak üzere toplamda 100.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.Davacı vekilince sunulan 18/11/2019 Uyap (03/11/2019 oluşturma) tarihli ıslah dilekçesiyle, toplam 100.000,00 TL'lik talep 2.000.000,00 TL'ye çıkarılmış, davacı vekilince 15/06/2022 tarihli celsede, 1.700.000 TL’nin yüklenici namına yaptırdığı işler için, 300.000,00 TL'nin ise kazanç kaybına ilişkin olduğunu belirtmiştir.Davalı vekili; Davacı tarafın ödemelerini gerektiği gibi yapmadığını ve bunun sonucunda işin gecikmesine sebebiyet verdiğini, bu nedenle açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, taraflar arasında 11/09/2012 tarihli zamanında yapılmayan işler nedeni ile bir protokol düzenlendiğini ve bu protokol ile davalının sorumluluğunun sınırlandığını, protokol kapsamında tamamlanan işlerin yapım işleri geçici kabul tutanağı 07/03/2013 tarihinde davacı tarafından onaylandığını ve tamamlanan işlerin bu haliyle eksiksiz bir şekilde davacıya teslim edilmiş olduğunu, davacı tarafın İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/29 sayılı dosyasına verdiği cevap dilekçesinde de kesin hesabın 13/06/2013 tarihinde onaylandığını belirttiğini ve onaylanan kesin hesaba göre davalının 623.111,18 TL alacağının çıktığını, dolayısıyla kesin hesap sonucundan anlaşılacağı üzere davalının davacıya herhangi bir borcununu bulunmadığını, protokol kapsamında belirlenen işlerin davalı tarafça süresinde tamamlandığını belirtilerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMECE;Taraflar arasında imzalanan 18/07/2011 tarihli sözleşmeye göre davacının yüklenici olarak edimlerini yerine getirdiği, 11/09/2012 tarihli protokolle davacının bir takım yükümlülüklerinin kapsamının daraltıldığı ve nihayet 26/02/2013 tarihinde geçici kabul tutanağının düzenlendiği ve 07/03/2013 tarihinde imzalandığı, 11/03/2013 tarihinde kesin hak ediş raporunun hazırlandığı, davacı ... şirketinin bazı kalemlerin kesin hak edişte yer almadığına işarete ederek ihtirazı kayıtla imzaladığı, esas alınan son bilirkişi heyetinin tespitlerine göre, yapıldığı halde ödenmeyen işlerin bedelinin 1.189.607,09 TL olduğu, ana davadaki 7 kalem talepten en önemlisinin de bu olduğu, davacı ... şirketi yetkilisinin 19/06/2013 tarihinde ... şirketine gönderdiği mailde; “... işi ile ilgili imza altına aldığımız iş kalemlerinin miktarları ve tutarları ile ilgili ihtirazımız olmayacaktır” denildiği, bu mailin tarihinin davacının kesin hak edişi ihtirazı kayıtla imzalamasından sonra olduğu, davacı ... vekilinin, bu mailin kesin hesaba itirazı ortadan kaldırmadığını aksine kesin hesaba dahil edilmeyen imalatların hesaplanması amacıyla gönderildiğini ileri sürdüğü, öte yandan ... vekilinin, bu mailin bir gün önceki mail ile de banka teminat mektubunun iade edilmesi talebini gönderen ... şirketi tarafından ödemenin yapılması ve kesin hak edişteki itirazların ortadan kaldırılması için yazıldığını, artık hak ediş bedeli isteyemeyeceğini ileri sürdüğü, Maili atan ...’ın davacı şirket yetkilisi olduğu konusunda bir tereddüt bulunmadığı, Mailin içeriği itibariyle açık olduğu ve kuvvetle muhtemel davacının teminat mektubunun iadesi, ödemenin yapılması amacıyla, kesin hak edişte birlikte imza altına alınan tutar ve miktarlara bir itirazın kalmadığını belirttiğinin kabul edildiği, aksine yorumlanmasını gerektirecek bir delil bulunmadığı, bu sebeple asıl davadaki 7 kalem talepten 1 nolu talebin reddine karar vermek gerektiği, yine, fazla yapılan ulaşım yolları, saha ve stok düzenlemeleri vs bedeli olarak istenen tutarın istenebileceğine dair sözleşmede bir düzenleme olmadığı, aksine sözleşmenin 8.2.1 maddesine göre yüklenicinin bunların bedelini isteyemeyeceğinin açıkça belli olup bu sebeple 2 ve 4 nolu talepler reddedildiği, işin sonradan başka birine yaptırılması sebebiyle mahrum kalınan kazanç kaybına ilişkin 3 nolu talebinin de yine dinlenebilir olmadığı, tarafların protokolle işin kapsamını daralttıkları, artık davacının bu sebeple kazanç kaybı istemesinin mümkün olmadığı, 5,6,7 nolu ödemenin geç yapılması, vadeli çeklerin geç ödenmesi gibi taleplerin ise, geç ödemelerin bir ihtirazı kayıt/çekince olmadan kabul edilmiş olmaları sebebiyle (taraflar arasında 31/01/2011-30/11/2012 arası 13 hak ediş düzenlenmiş olup tamamı ödenmiştir) artık dava konusu edilemeyeceği anlaşılarak reddedildiği, taraflar arasında işin yapıldığının, tamamlandığının, tarafların karşılıklı imza ile de kesin hak edişin yapıldığının belli olduğu, 900.000 TL tutarında banka teminat mektubunun önce 500.000-TL'sinin iade edildiği, 400.000 TL'sinin ... tarafından elde tutulduğu, davacı, iade edilen 500.000-TL'nin geç iade edildiğini belirterek Birleşen İstanbul 4 ATM nin 2014/827 E sayılı dosyasında fazla ödenen 3.120,00 TL'nin tahsilini istemiş ise de; geçici kabul 07/03/2013 te imzalanmış olup banka teminat mektubunun 500.000 TL'lik kısmının da 20/06/2013 tarihinde iade edildiği, makul bir sürede iade edildiğini ve talepte bulunulamayacağını belirten bilirkişi heyetinin tespitlerine itibar edildiği ve bu talebin reddine karar verildiği, davacı ... şirketinin Birleşen İstanbul 4 ATM'nin 2014/827 E sayılı dosyasında bu teminat mektubunun 172.300 TL'lik kısmının, birleşen İst. Anadolu 20 ATM'nin 2014/95 E sayılı dosyasında da bakiye kalan 227.700 TL kısmının bankaya iade edilmesini, diğer bir ifadeyle banka teminat mektubu sebebiyle borçlu olunmadığının tespitini talep ettiği, birleşen İst. 4 ATM davasının dava tarihinin 21/08/2013, İst. Anadolu 20 ATM davasının dava tarihinin ise 17/03/2014 olduğu, sözleşme hükümleri ile bilirkişi heyetinin kök ve ek rapordaki tespitleri uyumlu olup, teknik olarak banka teminat mektubunun iadesi koşullarının oluştuğu, bu sebeple bu talebin kabulüne karar verildiği, 172.300 TL'lik kısmının iadesi koşulları 07/03/2013'te iade edilmesi gerekirken edilmemiş olduğu için davacı ... şirketinin dava dışı bankaya fazladan ödediği ve dekontlarla açık olarak ortaya koyduğu 1.050 TL komisyon tutarını davalı ... şirketinden talep edebileceği, teminat mektubunun kalan 227.700 TL'lik kısmı içinse, davacı dava tarihinden yargılama boyunca sürecek dönem için komisyon bedeli hesabı ile tahsilini istemiş ise de, dava tarihindeki koşullara göre değerlendirme yapılacağından (yargılama sırasında ödenen komisyon bedellerinin tahsili istenemeyeceğinden) bu taleplerin dinlenirliliği olmadığından birleşen İst. Anadolu 20 ATM'nin 2 nolu talebinin reddedildiği, davacı ... şirketi ayrıca, banka teminat mektuplarının iade edilmeyen 172.300 TL'lik kısmı için kaçırılan fırsatlar, girilemeyen ihaleler sebebiyle kâr kaybını birleşen İst. 4 ATM dosyasında, 227.700 TL'lik kısmı içinse mahrum kaldığı kar kaybını birleşen İst. Anadolu 20 ATM dosyasında talep etmiş olup, bu taleplerin ispatlanamadığı, soyut iddia olarak kaldığı görülerek reddedildiği, birleşen İst. Anadolu 7 ATM nin 2018/1282 E sayılı dosyada davacı ... şirketinin, yüklenici namına başkasına yaptırmak zorunda kaldığı işler için işin geç bitirilmesi sebebiyle yoksun kalınan kar için 02/11/2018 tarihinde (eldeki derdest davalar 4 yıldan fazla bir süredir görülürken) talepte bulunduğu, yukarıda izah edildiği gibi tarafların protokolle işin kapsamını birlikte daralttığı sabit olduğuna göre, artık davacının başkasına yaptırdığı işin bedelini talep edemeyeceği, yine kesin hak edişte işin geç yapılmasından dolayı ... tarafından bir ihtirazı kayıt konmadığı, aksine ... şirketinin kesin kabule yanaşmadığı, eksik ve kusurlu işler varsa tamamlanması talebinde bulunmadığı, geç teslim sebebiyle bir ihtarda bulunmadığı, çekince koymadan hazırladığı kesin hak edişin 11/03/2013 tarihinde imzalanmasından 5 yıl sonra bu taleplerde bulunmasının da haklı görülmediği ve birleşen bu davanın da reddine karar verildiği gerekçesiyle, I-Ana davada (önceki esası Kapatılan İst. Anadolu 18 ATM 2013/196 E) ; 1-Davacının (...) 7 kalem olarak sıraladığı tüm taleplerin reddine; II-Birleşen İstanbul 4 ATM 2014/827 E, 2015/485K sayılı dosyada; 1-Davacının (...) 7 kalem talebinden, 3 ve 7 Nolu taleplerin kabulü ile, ... Bankası A.Ş ... Şubesi'nin 20/07/2011 tarihli teminat mektubunun 172.300 TL'lik kısmı için davacının borçlu olmadığının tespitine; 172.300 TL nin haksız olarak tutulmuş olması sebebiyle bankaya ödenen 1.050 TL komisyonun davalıdan alınarak davacıya verilmesine; 2-Diğer tüm taleplerin reddine; III-Birleşen (Kapatılan) İstanbul Anadolu 20 ATM 2014/95 E, 2014/132 K sayılı dosyada; 1-Davacının (...) 3 kalem talebinden;1 nolu talebinin kabulü ile, ... Bankası A.Ş ... Şubesinin 20/07/2011 tarihli teminat mektubunun bakiye kalan 227.700 TL'lik kısmı için davacının borçlu olmadığının tespitine; 2-Diğer tüm taleplerin reddine; IV- Birleşen İst. Anadolu 7 ATM 2018/1282 E, 2019/824 K sayılı davada; 1-Davacı ... tarafından talep edilen 2 kalem (yüklenici nam ve hesabına yapılan işlerin bedeli + kazanç kaybı) talebin ayrı ayrı reddine, karar verilmiştir.
İSTİNAFLAR:
A-)Davacı-birleşen davalı ... İnşaat vekili istinafında;
1-)Taraflar arasında ... işine ilişkin 18.07.2011 tarihli eser sözleşmesi imzalandığını, müvekkili yüklenici şirketin sözleşmeye uygun şekilde işe başladığını ve imalatları sürdürdüğünü, müvekkili şirketin düzenli olarak hakedişler hazırlayarak davalı işverene sunduğunu, ancak davalı işverenin işveren olmanın gücünü kullanarak yapılan imalatların tamamını hakedişlere yansıtmadığını, hakediş miktarlarını eksik gösterdiğini ve ödemeleri süresinde gerçekleştirmediğini, müvekkili şirketin bu hususlarda yazılı ve sözlü itirazlarda bulunduğunu, buna rağmen davalı tarafın tüm hakediş dönemlerinde aynı uygulamayı sürdürdüğünü,
2-)Yapılan imalatların hakedişlere eksik yansıtılması ve ödemelerin gecikmesi nedeniyle taraflar arasında 24.04.2012 tarihli toplantı tutanağının düzenlendiğini, ancak davalı tarafın bu tutanağa uygun davranmadığını, 26.11.2021 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda da, hakediş konusu iş ve miktarlarının karşılıklı imzalanan tutanak ve yazışmalar incelenerek tespit edildiğini, davalı tarafın yapılan imalatları hakedişlere dahil etmediğinin bilirkişilerce de belirlendiğini,
3-)Müvekkili şirketin tüm olumsuzluklara rağmen işi sürdürmeye çalıştığını, ancak davalı tarafın imalatları hakedişlere yansıtmaması ve ödemeleri geciktirmesi nedeniyle müvekkilin her geçen gün daha fazla zarara uğradığını, bu sebeple davalı tarafça hazırlanan 11.09.2012 tarihli protokolü imzalamak zorunda bırakıldığını, protokol sonrasında müvekkilinin protokol kapsamındaki yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, buna rağmen davalı tarafın hakediş dönemlerinde yine imalatları eksik gösterdiğini ve bu nedenle sürekli itiraz edildiğini,
4-)Müvekkili şirketin üstlendiği işleri tamamlayarak teslim ettiğini, ancak yapılan imalatların tamamı kesin hesaba dahil edilmediğinden kesin hesap raporunun “itirazi kayıtla” imzalandığını, müvekkili şirketin 11.06.2013 tarihli yazısıyla önceki hakedişlere dahil edilmeyen imalatların kesin hakedişe dahil edilmesini talep ettiğini, kesin hesap raporunun ise “İmalat miktarları eksik girildiği için itirazı kayıt ile imzalanmıştır. Karşılıklı imza altına alınmış ve bu kesin hakedişte yer verilmeyen iş kalemleriyle ilgili inceleme talebim ve itirazım bulunmaktadır. İtiraz konuları 11.06.2013 tarihinde bildirilmiştir.” şeklindeki açık şerhle imzalandığını,
5-)Davalı tarafın 19.06.2013 tarihli elektronik posta yazışmasına dayanarak kesin hesaba itiraz edilmeyeceği sonucuna ulaşmasının hukuken mümkün olmadığını, Yapım İşleri Genel Şartnamesi ile sözleşmede kesin hesabın ne şekilde yapılacağının ve nasıl itiraz edileceğinin açıkça düzenlendiğini, davalı tarafın ileri sürdüğü e-posta yazışmasının bu prosedürün yerine geçemeyeceğini, söz konusu e-postada ibra, feragat veya kesin hesaba itirazdan vazgeçildiği anlamına gelecek hiçbir ifade bulunmadığını, e-postanın yalnızca karşılıklı imzalanan tutanaklardaki imalat miktarlarının esas alınması amacıyla gönderildiğini,
6-)Taraflar arasında imalat miktarlarına ilişkin çok sayıda tutanağın karşılıklı imza altına alındığını, bu tutanakların dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, 26.11.2021 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda da bu tutanakların ayrıntılı biçimde incelendiğini, bilirkişi heyetinin, 20.02.2013 tarihli karşılıklı imzalı tutanaklara göre yapılan iş bedelinin 1.189.607,09 TL olduğunu, ... şirketinin bu miktarda iş yaptığının ... yetkililerince de imza altına alındığını ve talep edilebilir nitelikte bulunduğunu tespit ettiğini, yerel mahkemenin de bu raporu hükme esas aldığı halde, yalnızca 19.06.2013 tarihli e-postayı davalı lehine yorumlayarak müvekkilinin alacak talebini reddetmesinin çelişkili ve hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemenin söz konusu e-postayı objektiflikten uzak biçimde yorumladığını, mahkemece celse arasında müvekkilinden bu e-postanın yazılış amacı hakkında açıklama istenmesine rağmen verilen açıklamaların dikkate alınmadığını, Mahkemenin somut ve kesin delil olmaksızın yalnızca yorum yoluyla müvekkilinin kesin hesaba itiraz etmediği sonucuna ulaştığını, bunun usul ve hakkaniyete aykırı olduğunu, bu nedenle yerel mahkeme kararının kaldırılarak söz konusu alacağın tahsiline karar verilmesi gerektiğini,
7-)Sözleşmenin “Kesin Kabul” başlıklı 27.3 maddesi gereğince kesin kabulün geçici kabul tarihinden 12 ay sonra yapılmasının kararlaştırıldığını, müvekkili şirketin protokol kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirerek 07.03.2013 tarihinde geçici kabul işlemlerini tamamladığını, buna rağmen davalı tarafın kesin kabul işlemlerini yapmayarak müvekkilini mağdur ettiğini,
8-)Davalı tarafın teminatları süresinde iade etmediğini, bu nedenle müvekkil şirketin kamu ihalelerine katılamadığı ve bankaya komisyon ödemeye devam etmek zorunda kaldığını, işin bedelinin %6’sı oranında teminat mektubu sunmanın kamu ihalelerinde zorunlu olduğunu, teminatın iade edilmemesi nedeniyle bankadaki limitlerin dolu kaldığını ve müvekkilinin yeni ihalelere giremediğini,Bu kapsamda, öncelikle 500.000 TL’lik teminat kısmının şartları oluşmasına rağmen 107 gün gecikmeyle iade edildiğini, bu süre boyunca müvekkilinin yaklaşık 8.300.000 TL bedelli kamu ihalelerine katılamadığını, %25 müteahhitlik karı üzerinden yaklaşık 2.075.000 TL kar kaybına uğradığını, daha sonra teminatın kalan 400.000 TL’lik kısmının da halen iade edilmediğini, bu nedenle yaklaşık 6.667.000 TL tutarında kamu ihalesine girilemediğini ve yaklaşık 1.667.750 TL kar kaybı oluştuğunu, yerel mahkemece bu zarar kalemleri yönünden bilirkişi incelemesi ve hesaplama yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu,
9-)Müvekkili şirketin işin tamamını yapacağı düşüncesiyle şantiye sahasında yaklaşık 1.500.000 TL tutarında altyapı ve hazırlık yatırımı yaptığını, ancak daha sonra imzalanan protokol ile iş kapsamının daraltılması nedeniyle bu yatırımların boşa çıktığını, sözleşme bedelinin yaklaşık 15.000.000 TL olduğunu, işin tamamının müvekkiline bırakılacağı düşüncesiyle yapılan altyapı harcamalarının işin bölünmesi nedeniyle karşılıksız kaldığını, buna rağmen yerel mahkemece bu zarar kalemine ilişkin herhangi bir hesaplama yapılmadığını,
10-)Bunun yanında, davalı tarafça işin yaklaşık yarısının müvekkilinden alınması nedeniyle müvekkilinin müteahhitlik karından mahrum kaldığını, işin %15 kar oranı esas alınarak planlandığını, ancak protokol ile iş kapsamının sınırlandırılması sonucunda ciddi kar kaybı oluştuğunu, buna ilişkin zarar hesabının da yapılmadığını,
11-)Teminat mektupları yönünden yerel mahkeme kararında yalnızca “davacının borçlu olmadığının tespiti”ne hükmedildiğini, ancak teminat mektuplarının iadesi konusunda açık hüküm kurulmadığını, Mahkemece, ... Bankası A.Ş. ... Şubesi’ne ait 20.07.2011 tarihli teminat mektubunun 172.300 TL ve 227.700 TL’lik kısımları yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, dolayısıyla teminat mektuplarının tamamı bakımından davacının borçsuz olduğunun kabul edildiğini, buna rağmen hüküm kısmında “teminat mektubunun iadesi”ne dair açık hüküm kurulmamasının infazda tereddüt yaratacağını, borçlu olunmadığının tespiti ile teminatın iadesi hükümlerinin birbirini tamamlayan hükümler olduğunu ve birlikte kurulması gerektiğini,
12-)Sonuç olarak, yapılan imalatların tamamının hakedişlere yansıtılmadığını, bilirkişi incelemesi sonucu müvekkilin 1.189.607,09 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, yerel mahkemenin bu alacağı hatalı değerlendirmeyle reddettiğini, ayrıca teminat mektuplarının geç iadesi nedeniyle uğranılan kar kayıpları, altyapı ve hazırlık giderleri ile müteahhitlik karı zararlarının dikkate alınmadığını belirterek,kararın kaldırılarak, asıl dava ile birleşen İstanbul 4. ATM ve İstanbul Anadolu 20. ATM dosyalarındaki tüm taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
B-)Davalı-birleşen davacı ... ... vekili istinafında;
1-)Taraflar arasında imzalanan ... inşaatına ilişkin eser sözleşmesi uyarınca yüklenici davacının işi sözleşmede belirlenen sürelerde ve tam olarak tamamlayamadığını, sözleşmenin 7. maddesinde işe başlama ve bitirme tarihlerinin düzenlendiğini, işin başlangıç tarihinden itibaren 15 ay içerisinde tamamlanmasının kararlaştırıldığını, ancak davacı yüklenicinin gerek ara termin sürelerine gerek işin tamamlanma süresine uymadığını, bu kapsamda ... önemli bir kısmının süresinde tamamlanamadığını, beton, kalıp, demir ve hidromekanik işler gibi bazı iş kalemlerine hiç başlanmadığını, yüklenicinin edimlerini hiçbir aşamada süresinde ve gereği gibi yerine getirmediğini,Yüklenicinin verilen ek süreye rağmen işi tamamlayamayacağının müvekkili şirket yetkililerince yapılan incelemelerde anlaşıldığını, bu hususun Şebinkarahisar Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/30 D. İş sayılı dosyasında yapılan tespitlerle de sabit hale geldiğini, İş programına göre 30.06.2012 tarihi itibarıyla işin %68’inin tamamlanması gerekirken yalnızca %22 seviyesinde kaldığının, beton imalatının %13’ünün gerçekleştirildiğinin, tünel betonarme işlerine ise hiç başlanmadığının, sahadaki iş makinelerinin çoğunun müvekkil şirket tarafından temin edildiğinin, yüklenicinin taahhüt ettiği personeli şantiyeye getirmediğinin ve sahada fiilen yalnızca 25-30 kişinin çalıştığının tespit edildiğini, Yüklenicinin işi tamamlayamayacağının kesinleşmesi üzerine sözleşmenin 22. maddesi gereğince işveren tarafından işe müdahale edildiğini, 11.09.2012 tarihli protokolün de bu müdahalenin sonucu olarak düzenlendiğini, Protokolde, sözleşmenin devam ettiğinin açıkça kararlaştırıldığını, işverenin sözleşmeden kaynaklanan haklarından feragat ettiği anlamına gelecek herhangi bir hüküm bulunmadığını, protokolün yalnızca işin daha fazla gecikmesini önlemek amacıyla düzenlendiğini, buna göre dava konusu zararların protokol kapsamında davalı şirkete bırakılan işlerden değil, yüklenicinin tamamlamadığı ve müvekkili şirketçe üçüncü kişilere yaptırılmak zorunda kalınan işlerden kaynaklandığını,
2-)Yüklenicinin kusurlu temerrüde düştüğünü, sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle müvekkili şirketin zarara uğradığını, yüklenicinin bu zararları gidermekle yükümlü olduğunu, yüklenicinin ... işini sözleşmede öngörülen sürede tamamlamaması nedeniyle müvekkili şirketin kar kaybına uğradığını, tesisin geç faaliyete girmesi nedeniyle elde edilmesi beklenen gelirlerden mahrum kalındığını,
3-)Ayrıca, yüklenicinin taahhüt ettiği işleri tamamlamaması sebebiyle eksik işlerin üçüncü kişilere daha yüksek bedellerle yaptırıldığını, müvekkili şirketin sözleşme gereği davacı yükleniciye 17.444.315 TL ödeme yapmayı planlamışken, aynı işlerin tamamlanabilmesi için üçüncü kişilere toplam 22.927.221 TL ödemek zorunda kaldığını, aradaki farkın zarar kalemi olduğunu,
4-)Mahkeme kararının bilirkişi raporlarına dayanılarak verildiğini, ancak bilirkişi raporlarına yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını, dava yeterince aydınlatılmadan hüküm kurulduğunu, Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin 36 ve 37. Maddeleri gereğince yüklenicinin hakediş ve kesin hesaplara itirazının belirli şekil şartlarına tabi olduğunu, davacı tarafça bu şartlara uygun herhangi bir itiraz yapılmadığını, kesin hesap ve kesin hakedişin 13.06.2013 tarihinde taraflarca imzalandığını, devamında davacı tarafın e-posta yazışmalarıyla da kesin hesaba itiraz etmeyeceğini açıkça bildirdiğini, Yeşil Defter’deki metrajlar konusunda ihtilaf bulunmadığının 01.11.2016 tarihli bilirkişi raporunda da tespit edildiğini, buna rağmen ek bilirkişi raporunda yeniden kesin hakediş hesabı yapılmasının hukuka ve sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu, “Yeşil Defter”de yer alan miktarlarda mutabık kalındığına ilişkin davacı şerhi ile 19.06.2013 tarihli yazılı beyanların dikkate alınması gerektiğini,
5-)Geçici kabul kavramının bilirkişiler tarafından yanlış değerlendirildiğini, Elektrik Üretim Tesisleri Kabul Yönetmeliği uyarınca geçici kabulün ... katılımıyla imzalanan resmi kabul tutanağı ile gerçekleşebileceğini, 07.03.2013 tarihli tutanağın bu nitelikte olmadığını, tesisin fiilen ancak 14.11.2014 tarihli geçici kabul tutanağı sonrasında üretime geçebildiğini, bu nedenle tesisin geç faaliyete girmesinde yüklenicinin kusurlu olduğunun açık olduğunu,
6-)Bilirkişilerin işverenin işe müdahalesini yüklenicinin sorumluluğunu ortadan kaldıran bir durum gibi değerlendirmesinin de hatalı olduğunu, sözleşmenin 22. maddesi gereği işverenin işe müdahale etmesinin, yüklenicinin sözleşmeden doğan sorumluluklarını sona erdirmediğini, protokol hükümlerinin de bu yönde olduğunu, buna rağmen bilirkişilerin yüklenici nam ve hesabına yaptırılan işlerden kaynaklanan zararları hesaplamadıklarını, bu konuda teknik inceleme yapılmadığını,
7-)Tesisin geç faaliyete girmesi nedeniyle oluşan kar mahrumiyeti zararının da eksik incelendiğini, Şebinkarahisar Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/30 D. İş dosyasındaki bilirkişi raporu ile ...’nın 28.03.2012 tarihli raporunun yüklenicinin kusurunu açıkça ortaya koyduğunu, buna rağmen ek bilirkişi raporunda yüklenicinin kusurlu olduğunun kabul edilmediğini, bu nedenle mahrum kalınan kar hesabının yapılmadığını,
8-)Sözleşmenin 9.2 maddesi gereği teminatın tamamının iadesinin ancak kesin kabulün onaylanmasından sonra mümkün olduğunu, davaların açıldığı 2013 ve 2014 yıllarında davacının teminatın kalan kısmını isteme hakkının henüz doğmadığını, 500.000 TL’lik kısmın zaten 24.06.2013 tarihinde yükleniciye iade edildiğini, kalan kısmın ise en erken 14.11.2015 tarihinde iade edilebileceğini, buna rağmen bilirkişilerce teminat komisyon taleplerinin kabul edilmesinin hatalı olduğunu,
9-)Ayrıca, davacı tarafın teminat mektuplarına ilişkin taleplerinin mükerrer nitelikte olduğunu, aynı taleplerin farklı davalarda ileri sürüldüğünü, bu hususun 01.11.2016 tarihli bilirkişi raporunda da tespit edildiğini, buna rağmen mahkemece teminat mektubu komisyonuna ilişkin taleplerin kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
10-)Bilirkişi raporlarının sözleşme hükümleri ile Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümlerini göz ardı ettiğini, HMK 193. maddesi anlamında münhasır delil sözleşmesi niteliğindeki düzenlemelere rağmen farklı hesaplamalar yapıldığını, ticari defter ve kayıtların incelendiğini, hakediş ödemelerinin davacıya ortalama 6,91 gün erken ödendiğinin tespit edildiğini, bu nedenle davacının geç ödeme nedeniyle faiz ve vade farkı taleplerinin dayanaksız olduğunu,
11-)Bilirkişilerin teknik inceleme yapmadan değerlendirmede bulunduklarını, tünele ilişkin teknik taleplerin hiç incelenmediğini, iyi niyet saikiyle üzeri çizilen bazı alacak kalemlerinin dahi dikkate alınmadığını, bilirkişilerin sözleşme hükümlerini ve ... Kabul Yönetmeliği’ni göz önünde bulundurmadan “kafalarına göre” tespit yaptıklarını belirterek,
kararının kaldırılmasını, ana davada davacının yedi kalem talebinin tümüyle reddine ilişkin hükmün onanarak kesinleştirilmesini, birleşen İstanbul 4 ATM 2014/827 E (Kapatılan) İstanbul Anadolu 20 ATM 2014/95 E sayılı davalarda ise teminat mektuplarına ilişkin kabul kararlarının kaldırılarak davaların tamamen reddine karar verilmesini, ayrıca birleşen İstanbul Anadolu 7. ATM 2018/1282 E sayılı dosyasında yüklenici nam ve hesabına yaptırılan işler ile kazanç kaybına ilişkin talepler yönünden verilen ret kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Asıl ve birleşen 2014/827 E ve 2014/95 E sayılı dosyalar davacısı yüklenici, birleşen 2018/1282 E sayılı dosya davacısı ise iş sahibidir.
1-)Asıl dava, davacı yüklenici ... tarafından davalı iş sahibi ... aleyhine, 18/07/2011 tarihli “.. İnşaatı” sözleşmesi kapsamında; 1-Yapıldığı halde ödenmeyen hak ediş bedellerinin hesaplanması ile tahsili, 2-Şantiye tesisleri için yapılan ulaşım yolları, saha düzenlemesi, stok sahaları ve döküm sahaları için yapılan masrafların tespiti ile tahsili, 3-İşin bir kısmının sonradan taraflar arasındaki protokollerle kararlaştırıldığı üzere davacıya yaptırılmaması nedeniyle davacının mahrum kaldığı müteahhitlik karlarının tahsili, 4-Santral binası, kalıcı ulaşım yolu, kazı bedellerinin tahsili, 5-Hak edişlerin geç ödenmesi nedeniyle vade farkları, 6-Ödemelerin vaktinde yapılmamış olması nedeniyle bankalara ödenmek zorunda kalınan 11.615,79 TL faiz ödemesinin davalıdan tahsili, 7-Vadeli çeklerin vade farklarının hesaplanarak tahsili taleplerine ilişkindir.Davacı ... vekili 01/03/2019 Uyap (27/02/2019 oluşturma) tarihli açıklama dilekçesiyle, dava dilekçesinde talep miktarı belirtmediği 6 kalem talebinin her biri için şimdilik 1.000,00 TL talep ettiğini belirtmiş, daha sonra sunduğu 11/03/2022 Uyap (09/03/2022 oluşturma) tarihli açıklama dilekçesiyle; Asıl davada; 1-Yapıldığı halde kesin hesapta dikkate alınmayıp ödenmeyen imalat bedellerinin hesaplanarak tespiti ile şimdilik 1.189.607,09 TL'nin, 2-Diğer her bir talep kalemi için ise ayrı ayrı 1.000,00'er TL'nin davalı şirketten alınarak müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiş olup, buna göre asıl davadaki toplam talep miktarı 1.195.607,09 TL'dir.
2-)Birleşen İstanbul 4. ATM'nin 2014/827 E sayılı davası (davacı vekilinin 11/03/2022 Uyap (09/03/2022 oluşturma) tarihli açıklama dilekçesine göre), davacı yüklenici ... tarafından davalı iş sahibi ... aleyhine aynı sözleşme kapsamında; 1-Teminat bedelinin 500.000,00 TL'lik kısmı için boş yere bankaya ödenen 3.120,00 TL komisyon bedelinin, 2-Teminatın 500.000,00 TL'lik kısmı için kazanç kaybı 2.075.000,00 TL'nin şimdilik 5.000,00 TL'sinin, 3-Teminat mektubunun 172.300,00 TL'lik kısmı için bankaya boş yere ödenen 1.050,00 TL komisyon bedelinin, 4-Teminatın 172.300,00 TL'lik kısmı için kazanç kaybı 718.000,00 TL'nin şimdilik 5.000,00 TL'sinin, 5-Teminatın 172.300,00 TL'lik kısmı için dava tarihinden dava sonuna kadar kazanç kaybının bilirkişilerce hesaplanarak şimdilik 100,00 TL'sinin, 6-172.3000 TL'lik kısım için bilirkişilerce dava tarihinden dava sonuna kadar teminat mektubu komisyonlarının hesaplanarak şimdilik 19,95 TL'sinin davalı şirketten tahsili, 7-Teminat mektubunun 172.300,00 TL'lik kısmının taraflarına iade edilmesi, taleplerine ilişkindir.
3-)Birleşen İst. Anadolu 20. ATM'nin 2014/95 E sayılı davası (davacı vekilinin 11/03/2022 Uyap (09/03/2022 oluşturma) tarihli açıklama dilekçesine göre), davacı yüklenici ... tarafından davalı iş sahibi ... aleyhine aynı sözleşme kapsamında; 1-İşin kesin kabulünün yapılmış olması nedeniyle davacı tarafından davalıya verilen teminatın kalan 227.700,00 TL'lik kısmının iadesi, 2-Başvuru tarihinden teminatın iade tarihine kadar bankaya ödenen komisyonların şimdilik 100,00 TL'sinin faizi ile birlikte, 3-Başvuru tarihinden teminatın iade tarihine kadar geçecek zaman zarfında müvekkilinin ihalelere giremediği için mahrum kaldığı müteahhitlik karının şimdilik 100,00 TL'sinin davalıdan tahsili, taleplerine ilişkindir.
4-)Birleşen İst. Anadolu 7. ATM'nin 2018/1282 E sayılı davası, davacı iş sahibi ... tarafından davalı yüklenici ... aleyhine aynı sözleşme kapsamında; 1-Davalı ... şirketinin tam ifa yapmaması sebebiyle onun nam ve hesabına yapılan işler sebebiyle 50.000,00 TL'nin, 2-Yoksun kalınan kar sebebiyle 50.000,00 TL tazminatın tahsili talebine ilişkin olup, 18/11/2019 Uyap (03/11/2019 oluşturma) tarihli ıslah dilekçesiyle, toplam 100.000,00 TL'lik talep 2.000.000,00 TL'ye çıkarılmış, birleşen davacı vekilince 15/06/2022 tarihli celsede, 1.700.000 TL’nin yüklenici namına yaptırdığı işler için, 300.000,00 TL'nin ise kazanç kaybına ilişkin olduğunu belirtmiştir.Dosya kapsamı değerlendirildiğinde;Davacı-birleşen davalı ... şirketi asıl davada, davacı ... İnşaat ile davalı ... arasında Giresun ili Şebinkarahisar ilçesinde yapımı süren “...” işine ilişkin 18.07.2011 tarihli sözleşme imzalandığını, işin 01.09.2011 tarihinde başladığını, sözleşme gereğince her 30 günde bir hakediş düzenlenerek davalıya teslim edildiğini, ancak davalı tarafından hakedişlerden gerekçe gösterilmeksizin kesintiler yapıldığını ve ödemelerin zamanında gerçekleştirilmediğini, taraflar arasında ödemelerdeki düzensizliğin giderilmesi amacıyla 24.04.2012 tarihli ödeme protokolü ile sonrasında 11.09.2012 tarihli protokolün imzalandığını, ancak davalının bu protokollere de uygun davranmadığını, buna rağmen müvekkilinin işi tamamlayarak davalıya teslim ettiğini ve geçici kabulün 07.03.2013 tarihinde yapıldığını, düzenlenen hakedişlerin önemli ölçüde düşürülerek ve gecikmeli şekilde ödendiğini, 1 ila 15 numaralı hakedişlerde hakediş bedellerinin eksik ödendiğini, 14 ve 15 numaralı hakedişlerin ise davalı tarafça bekletildiğini, ayrıca davalı tarafından 937.834,17 TL tutarında 16 numaralı kesin hakediş düzenlendiğini ve müvekkilinin bu hakedişi itirazı kayıtla imzaladığını, yapılan imalatlara rağmen müvekkiline ödenmeyen imalat bedelinin 1.231.596,40 TL olduğunu, ayrıca sözleşme harici işler nedeniyle 2.771.826,07 TL tutarında fatura düzenlendiğini, davalının tutum ve davranışları nedeniyle işin müvekkili tarafından tamamlanamadığını ve işin yarıda bırakıldığını, müvekkili şirketin işin tamamını üstleneceği düşüncesiyle şantiye sahasında kapsamlı yatırımlar yaptığını, beton santrali, şantiye tesisleri, yollar, stok ve döküm sahaları kurduğunu, ancak işin yalnızca yarısının yaptırılması nedeniyle yapılan yatırımların önemli ölçüde boşa çıktığını, bu kapsamda toplam 1.500.000 TL tutarındaki şantiye yatırımının en az yarısına karşılık gelen 750.000 TL’nin davalıdan tahsilini talep ettiğini, bunun yanında, davalı taraf yetkililerinin talimatı üzerine yapılan santral binası kalıcı ulaşım yolu için yaklaşık 150.000 TL harcandığını ve bu bedelin ödenmediğini, ayrıca işin yaklaşık yarısının müvekkilinden alınması nedeniyle müvekkilin %15 oranında öngörülen müteahhitlik karından mahrum kaldığını, yaptırılmayan işlere karşılık gelen yaklaşık 7.400.000 TL üzerinden hesaplanan 1.110.000 TL tutarındaki kar kaybının da davalıdan tahsil edilmesi gerektiğini belirterek, yapılan imalat bedellerinin, şantiye tesisleri ve saha düzenlemeleri nedeniyle yapılan masrafların, müteahhitlik karı kaybının, santral binası ulaşım yolu giderlerinin, hakedişlere dahil edilmeyen imalatlar nedeniyle oluşan vade farklarının, geç ödemeler nedeniyle bankalara ödenen 11.615,79 TL faiz zararının ve vadeli çeklerden kaynaklanan vade farklarının bilirkişi incelemesiyle hesaplanarak davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı-birleşen davacı ... şirketince, davacının sözleşme gereği... inşaatını 30/11/2012 tarihinde bitirmesinin öngörüldüğü, firmanın sadece en kolay kazanç sağlayacağı kazı işlerine yönelik tutumu karşısında diğer işlerin ancak %3 civarında kaldığı, bu nedenle işe müdahale etmek zorunda kalındığı, kalan işlerin yatırımcı tarafından yapılması konusunda 11/09/2012 tarihinde protokol yapıldığı, yapılan bu protokol kapsamında, yüklenicinin işlerinin bitmesini müteakip 30/11/2012 tarihinde derhal ve en kısa sürede fakat en geç 31/12/2012 tarihine kadar terk edeceği, 19 ay boyunca agrera temini yapmayarak tüm (tünel dahil) beton dökme işlerinin yatırımcı tarafından üstlenildiği, davalı nam ve hesabına kendilerinin işleri üçüncü kişilere gördürdüğü, bu sebeple maddi zarar doğduğu, santralin geç faaliyete başlaması sebebiyle ayrıca kazanç kaybına uğradıkları ileri sürülmüştür.Taraflar arasında düzenlenen “...” işine ilişkin 18.07.2011 tarihli eser sözleşmesi kapsamında davacı/yüklenici ... şirketinin ... işini üstlendiği, iş sürecinde ödeme ve ilerleme konusunda uyuşmazlık çıktığı, bu nedenle taraflar arasında 11.09.2012 tarihli protokol imzalanarak iş kapsamının daraltıldığı ve kalan işlerin davalı işveren tarafından veya üçüncü kişiler eliyle tamamlandığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.Dosya kapsamındaki tespit raporları, özellikle Şebinkarahisar Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/30 D. İş sayılı dosyasında alınan tespitler ile bilirkişi raporlarında, işin sözleşmede öngörülen ilerleme seviyesine ulaşmadığı, davacı yüklenicinin işi süresinde ve tam olarak tamamlayamadığı, imalat oranlarının iş programının oldukça gerisinde kaldığı tespit edilmiştir. Bu haliyle 11.09.2012 tarihli protokolün davacının iddia ettiği gibi yalnızca ödeme düzensizliğinden değil, aynı zamanda işin gecikmesi ve teknik yetersizlik nedeniyle düzenlendiği anlaşılmıştır.Mahkemece hükme esas alınan 26.11.2021 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda, taraflar arasında karşılıklı imzalanan tutanaklar, metrajlar, hakedişler ve kesin hesap belgeleri ayrıntılı biçimde incelenmiş; davacı yüklenicinin hak kazanabileceği imalat bedelinin 1.189.607,09 TL olduğu, ancak davacının kesin hakedişi ve kesin hesabı ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin fiilen kabul ettiğini gösteren 19.06.2013 tarihli elektronik posta yazışmaları ile taraf iradelerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, bu alacağın sonradan ayrıca talep edilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.Davacı tarafça söz konusu elektronik postanın yalnızca imalat miktarlarının esas alınmasına ilişkin olduğu ve kesin hesaba itiraz haklarını ortadan kaldırmadığı ileri sürülmüş ise de; mahkemece, yazışmanın içeriği, tarafların sonraki davranışları ve kesin hesap süreci birlikte değerlendirilerek davacının kesin hesap ve kesin hakedişe ilişkin itirazlarını sürdürmediği yönündeki kabulde isabetsizlik bulunmamaktadır.Kaldı ki, Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümleri uyarınca kesin hesap ve hakedişlere yönelik itirazların usulüne uygun ve açık biçimde ileri sürülmesi gerektiği, dosya kapsamındaki ihtirazı kayıtların bu sonucu değiştirecek nitelikte olmadığı anlaşılmıştır.Davacı tarafın, hakedişlere eksik ödeme yapıldığı, geç ödeme nedeniyle faiz ve vade farkı zararına uğradığı, altyapı ve şantiye yatırımlarının boşa çıktığı, işin yarısının elinden alınması nedeniyle müteahhitlik karından mahrum kaldığı yönündeki talepleri bakımından da; bilirkişi raporlarında bu taleplerin önemli kısmının ya sözleşme kapsamında yükleniciye ait gider niteliğinde bulunduğu ya da somut ve denetlenebilir belge ile ispatlanamadığı belirlenmiştir.Özellikle şantiye tesisi, ulaşım yolu, saha düzenlemesi, stok ve döküm sahalarına ilişkin giderlerin sözleşmenin 8.2.1 maddesi kapsamında yükleniciye ait olduğu, işin kapsamının protokol ile daraltılması sonrasında davacının artık işin tamamına ilişkin kar kaybı talebinde bulunamayacağı, ayrıca geç ödeme ve vadeli çeklerden kaynaklanan zararların hakedişlerin ihtirazı kayıtsız kabul edilmiş olması nedeniyle ayrıca talep edilemeyeceği yönündeki bilirkişi değerlendirmeleri hükme esas alınmakla yerindedir.Birleşen İstanbul 4. ATM’nin 2014/827 Esas sayılı dosyası ile birleşen İstanbul Anadolu 20. ATM’nin 2014/95 Esas sayılı dosyalarında ileri sürülen teminat mektuplarının iadesi ve komisyon zararlarına ilişkin talepler bakımından ise; bilirkişi raporlarında, geçici kabulün 07.03.2013 tarihinde onaylandığı, bu tarih itibarıyla 500.000,00 TL’lik kısmın iade şartlarının oluştuğu ve bu kısmın 20.06.2013 tarihinde makul süre içinde iade edildiği, bakiye kısım yönünden ise sözleşme hükümleri uyarınca kesin kabul koşullarının gerçekleşmesinin beklendiği belirtilmiştir. Mahkemece, yalnızca davalı uhdesinde tutulmaya devam edilen ve teknik olarak fazladan tutulduğu belirlenen 172.300,00 TL ile 227.700,00 TL’lik kısımlar yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine ve bu kısımlar nedeniyle ödenen sınırlı komisyon bedellerinin tahsiline karar verilmiş, bunun dışındaki kazanç kaybı ve sair zarar taleplerinin ise somut biçimde ispatlanamaması nedeniyle reddine hükmedilmiştir. Bu değerlendirme dosya kapsamına uygun olup, davacı tarafın daha yüksek tazminat taleplerinin reddi yerindedir. Davalı-birleşen davacı ... şirketinin birleşen İstanbul Anadolu 7. ATM’nin 2018/1282 Esas sayılı dosyasında ileri sürdüğü, yüklenici nam ve hesabına üçüncü kişilere yaptırılan işler nedeniyle uğranılan zarar ile kar kaybı talepleri yönünden de; taraflar arasında imzalanan 11.09.2012 tarihli protokol ile iş kapsamının yeniden düzenlendiği, davalı işverenin protokol sonrasında işi devralarak üçüncü kişilere yaptırdığı kısımlar bakımından davacı yükleniciye yöneltilebilecek zarar kalemlerinin açık ve denetlenebilir biçimde ortaya konulamadığı, ayrıca kesin hakediş ve kabul süreçlerinde bu hususlarda davacıya usulüne uygun ihtar ve ihtirazı kayıt ileri sürülmediği anlaşılmıştır. Bilirkişi raporlarında da davalının ileri sürdüğü zarar kalemlerinin teknik ve mali yönden yeterli biçimde kanıtlanamadığı, taleplerin varsayımsal nitelikte kaldığı belirtilmiş olup, mahkemece birleşen davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Tüm bu tespit ve değerlendirmelere göre, dosya kapsamı, taraflar arasında imzalanan 18.07.2011 tarihli eser sözleşmesi, 24.04.2012 tarihli ödeme protokolü ile 11.09.2012 tarihli protokol, tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, bilirkişi kök ve ek raporları, hakediş belgeleri, kesin hesap raporları, geçici kabul tutanakları, taraflar arasındaki yazışmalar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarının dosya kapsamına, teknik verilere, taraflar arasındaki sözleşme ve protokollere uygun, denetime elverişli ve gerekçeli olduğu, taraf vekillerinin raporlara yönelik itirazlarının yeni bir bilirkişi incelemesini gerektirecek mahiyette bulunmadığı, ilk derece mahkemesince delillerin takdirinde, maddi vakıaların değerlendirilmesinde ve hukuki nitelendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön tespit edilemediği, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, taraf vekillerince ileri sürülen istinaf sebeplerinin hükmün kaldırılmasını gerektirir nitelikte bulunmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı-birleşen davalı ... vekili ile davalı-birleşen davacı ... vekilinin tüm istinaf sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 30/11/2022 tarih ve2014/1029 Esas, 2022/858 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE,
2-Asıl davada, davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının asıl dava davacısından alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Birleşen 2014/827 esas sayılı dosyada, davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının birleşen dosya davacısından alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Birleşen 2014/95 esas sayılı dosyada, davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının birleşen dosya davacısından alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Birleşen 2014/827 esas sayılı dosyada davalıdan alınması gereken 11.841,54 TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.960,25 TL'nin mahsubu ile bakiye 8.821,29 TL istinaf karar harcının birleşen dosya davalısından alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Birleşen 2014/95 esas sayılı dosyada davalıdan alınması gereken 15.554,19 TL istinaf karar harcından peşin alınan 3.885,55 TL'nin mahsubu ile bakiye 11.668,64 TL istinaf karar harcının birleşen dosya davalısından alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Birleşen 2018/1282 esas sayılı dosyada davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının birleşen dosya davacısından alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde BIRAKILMASINA,
9-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 14/05/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.