5. Hukuk Dairesinin kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında, istinaf mahkemesince düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen kararın, bedel, üretim masrafı ve faiz uygulamasına yönelik itirazlar yönünden temyiz incelemesi.
Özet: Davacı idare tarafından açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair kararının, davacı idarece bedelin yüksekliği, faiz başlangıcı, vekalet ücreti ve tapu kaydına ilişkin hatalar gerekçesiyle istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi, faiz başlangıç tarihini ve terkin yerine tescil edilmesi gerektiğini düzelterek, diğer itirazları reddedip davanın kabulüne karar vermiş ve bu karar davacı idarece temyiz edilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/17043 E.  ,  2026/4961 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1316 Esas, 2025/1902 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Burhaniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/147 Esas, 2024/113 Karar
Taraflar arasında 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Balıkesir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 91... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, usulüne uygun tebligata rağmen cevap süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek hesaplandığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadan ek rapor aldırılmadan hüküm verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3 oranında alınmasının hatalı olduğunu, üretim masraflarının düşük hesaplandığını, zeytin için tek yıllık bitkisel üretim yapıldığı varsayımından hareket edildiğini bu durumun yanlış bedel takdirini ortaya çıkardığını, objektif değer artış oranının ve kapitalizasyon faiz oranının hatalı uygulandığını, taşınmaz üzerinde bulunan inşai imalatların kullanımdan kaynaklı amortisman payı düşülmediğinden maliyet tutarlarının doğru hesaplanmadığını, çiftçi kayıt sistemi verilerinin istenilmesini talep ettikleri halde bu taleplerinin değerlendirilmediğini, kamulaştırma bedeline davanın açıldığı tarihten karar tarihine kadar yasal faiz uygulanmasının hatalı olduğunu, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın tesciline karar verilmesi gerekirken tapudan terkinine karar verilmesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile kuru arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net ürün gelirine göre değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik bulunmadığı, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinde belirtilen masraflarla ekonomik tarım yapılamayacağından üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ü oranında hesaplanmasında isabetsizlik bulunmadığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesi'nin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.20 19... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğu, dava konusu taşınmaza dava tarihi olan 2023 yılı verileri ve veri listesinde bulunan ürün münavebesi esas alınmak suretiyle değer biçilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden 2022 yılı resmî verilerine göre tespit edilen metrakare birim fiyatına endeks uygulanmak suretiyle değer biçen bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması hatalı ise de istinafa gelenin aleyhine hüküm kurulamayacağı nazara alınarak bu hususun eleştirilmekle yetinildiği, ancak davanın 01.08.2023 tarihinden önce açıldığı anlaşılmakla kamulaştırma bedeline davanın açıldığı tarihten dört ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerekirken, faizin dava tarihinden başlatılması yerinde olmadığından ve davacı tarafın dava dilekçesinde terkin talebinin bulunmadığından, talep aşılarak terkin hükmü kurulmasının hatalı görüldüğü gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.