Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin, teslim edilmeyen tuğla bims malzemeleri nedeniyle verilen çeklerin bedelsizliğinin tespiti istemli menfi tespit davasında ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının davalıya tuğla ve bims malzemeleri alımı karşılığında verdiği 14 adet çekin, davalının teslimat yapmaması nedeniyle bedelsiz kaldığı iddiasıyla açtığı menfi tespit davasıyla ilgilidir; ilk derece mahkemesi, çeklerin dava açıldıktan sonra davacıya iade edilmesiyle davanın esasının konusuz kaldığına, ancak davacının davayı açmakta haklı olduğu ve bedelsizlik iddiasının zımnen kabul edildiği gerekçesiyle yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmetmiş; davalı ise istinaf başvurusunda, çekleri ticari ilişkilerini korumak amacıyla iade ettiğini, bunun haklı bir neden olmadığını, teslimatları yaptığını ve sözleşmenin haksız feshedildiğini savunarak ilk derece mahkemesi kararının iptalini talep etmiştir.

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ

T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1038
KARAR NO : 2026/1351
KARAR TARİHİ : 21/05/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/06/2023
NUMARASI : 2022/763 ESAS 2023/217 KARAR
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : ... ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 21/05/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 22/05/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/763 esas 2023/217 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 25.07.2022 tarihli Tuğla BİMS Sözleşmesi düzenlediğini, sözleşme uyarınca teslim edilecek mal (tuğla, BİMS vd.) karşılığında avans mahiyetinde toplam tutarı 4.560.000,00.TL olan 14 adet çek verildiğini, ancak sözleşme gereği teslim edilmesi gereken ürünler davalı tarafından teslim edilmediği için fiyat değişimlerinden ötürü müvekkilinin zarara uğradığını, ürünlerin teslim edilmemesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini ve çeklerin bedelsiz kaldığını belirterek dava konusu çekler nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve çeklerin iadesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davalı vekili, müvekkilinin basiretli bir tacir olarak kendisine düşen tüm sorumlulukları eksiksiz olarak yerine getirildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin feshini gerektirecek hiçbir yasal gerekçe bulunmadığından davacının yasal dayanaktan yoksun davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
Yerel mahkemece verilen karar ile; "Her iki taraf vekillerinin karşılıklı beyanlarından dava konusu çeklerin davacı tarafa iadesi ile davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından esas hakkında hüküm verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, çeklerin davacı tarafa iadesi feshin davalı tarafından kabul edildiğini göstermektedir. Bu husus bedelsizlik iddiasının da davalı tarafça kabul edildiği sonucunu doğurmaktadır. Davalı tarafa ihtarname gönderilmesine rağmen çekler davadan önce iade edilmediğinden davanın haklılığı sabittir. Bu nedenle davacı taraf lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmiştir" şeklinde karar verilmiştir.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; davacı davasında haksız olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli tacir olarak ticari hayatının dava konusu çekler nedeniyle olumsuz etkilenmemesi için davacıyla olan ticari ilişkisi sonucunda aldığı çekleri iade ettiğini, ilk derece mahkemesince sadece bu iadeye dayanarak davacının davasının haklı olduğu gerekçesinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin çekleri davacıya haklı olduğu için vermediğini, bu çeklerin müvekkili tarafından 3.kişilere ticari nedenlerle ciro edilerek verildiğini, bu nedenle 3.kişilerden bu çekler alınarak davacıya iade edildiğini, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında mal alım satımından kaynaklanan ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili ile davacı arasında birden fazla ticari sözleşme imzalandığını, son olarak davaya konu edilen Tuğla Bims Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden müvekkili şirket malzeme satışı karşılığında davaya konu edilen çekleri aldığını ve davacı şirkete bazı ürünler usulünce teslim edildiğini, çeklerin günü geldikçe malların teslim edilmeye devam ettiğini, davacı şirket tarafından hiçbir haklı ve yasal gerekçe olmaksızın müvekkili şirkete ihtarname gönderilerek sözleşmeye aykırılık olduğu, teslimatların yapılmadığı gerekçesiyle sözleşmenin feshedildiğini bildirerek çeklerin iadesini istediğini, davacı şirket ihtarname cevabını beklenmeden dava açtığını, bu aşamada sözleşmenin feshi talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, sözleşme gereği usulünce mallar teslim edildiğini ve çeklerin ödendiğini, davacının iddialarının gerçek dışı ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketin basiretli bir tacir olarak kendisine düşen tüm sorumlulukları eksiksiz olarak yerine getirdiğini, sözleşmenin feshini gerektirecek hiçbir haklı ve makul bir sebep bulunmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan satın almış olduğu tuğla bims malzemeleri karşılığında davalıya 14 adet çek verdiğini, ancak davalının satışa konu malları teslim etmediğini, ayrıca çeklerin de iade edilmediğini belirterek müvekkilinin dava konusu çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine ve çeklerin müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiş olup, davalı ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Neticede mahkemece yazılı gerekçeyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup, iş bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, davalının dava tarihinden önce gönderilen ihtara rağmen çekleri davalıya iade etmeyerek dava açılmasına sebebiyet verdiği, bu sebeple davalı aleyhine yargılama gideri ve avukatlık ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 179,90.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 552,10.TL maktu istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,
4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5)6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
6)-HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından YAPILMASINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 21/05/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır