Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin trafik kazası sonucu kalıcı maluliyet yaşayan davacının maddi ve manevi tazminat davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, 16 yaşındaki yaya müvekkilinin kaldırımda yürüdüğü sırada üzerine çıkan bir kamyonetin çarpması sonucu ağır yaralanması ve kalıcı maluliyet oluşması nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasına ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesidir; davacı vekili, sürücünün %100 kusurlu bulunduğunu ve müvekkilinde %50den fazla beden gücü kaybı olduğunu belirterek, başlangıçta 2.000 TL maddi tazminat talebini 14.466,20 TLye ıslah etmiş ve 15.000 TL manevi tazminat talep ederken; davalılar ise yetki itirazında bulunmuş, sigorta şirketi teklif edilen tazminatın davacı tarafından kabul edilmediğini belirtmiş, sürücü ve araç sahibi ise kusur raporuna itiraz ederek davacının yaralanmasının günlük hayatını olumsuz etkilemediğini savunmuşlardır.

T.c. ADANA Bam 3. HUKUK DAİRESİ Esas-karar No: 2025/447 - 2026/1805
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2025/447KARAR NO : 2026/1805T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN : ...(...)ÜYE : ...(...) ÜYE : ...(...)KATİP : ...(...)İNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ : .... Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ : 22.11.2023NUMARASI : 2022/1137 Esas, 2023/861 Karar DAVACI : ... - ... DAVALI : 1- ... - ... VEKİLLERİ : Av. .... DAVALILAR : 2- DAVA : Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)KARAR TARİHİ : 09.06.2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 09.06.2026.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.11.2023 tarih ve 2022/1137 Esas, 2023/861 Karar Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15.02.2016 günü davalılardan ...'nun sevk ve idaresinde bulunan ve malikinin ... olduğu ... plakalı kamyonet, bilinmeyen bir nedenle doğrultu değiştirip, yolun sağındaki yaya kaldırımına çıkarak, yaya kaldırımında yürüyen müvekkili ..., ... ve ...'a çarptığını, bu kaza sonucu kaza tarihinde henüz 16 yaşında olan müvekkili ...'un vücudunda kemik kırıkları oluştuğunu, iç kanama ve beyin kanaması geçirerek hayati tehlike içine girdiğini, bunun sonucunda müvekkilinde kalıcı maluliyet oluştuğunu, bu kaza ile ilgili ... CBS 2016/10800 soruşturma dosyasında alınan 07.04.2016 tarihli bilirkişi raporu ile kazanın oluşunda ... plakalı kamyonet aracı sürücüsü ... %100 tam kusurlu bulunduğunu, kazada ağır yaralanan ...'un herhangi bir ihmal ve kusuru olmadığı kanaatine varıldığını, .... ASCM 2016/328 E. sayılı dosyada davalının mahkumiyetine karar verildiğini, müvekkil ...'un beden gücü kayıp oranının yaklaşık olarak %50'den fazla olduğunu, ilerde çalışma yaşamına atılması durumunda yaşam süresinin sonuna kadar sakatlığı oranında zorluk çekeceğini, toplanacak delillere göre davacının "güç kaybı tazminatının 6100 sayılı Yasa'nın 107.maddesi uyarınca hesaplatılarak hüküm altına alınmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 2.000,00 TL olmak üzere maddi tazminat tutarının belirlenerek, sürücü ve araç maliki yönünden olay tarihinden; sigortacı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsilini; ayrıca, 15.000 TL manevi tazminatın, olay tarihinden işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan araç sahibi ... ve sürücü ...'ndan tahsil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.ISLAH : Davacı vekili 20.10.2023 tarihli dilekçesi ile dava değerini 14.466,20 TL'ye ıslah etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açılmış olduğunu, yetki itirazının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesini, müvekkili şirketin ünvanının S.S. ... Kooperatifi olduğunu, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen ... A.Ş.'nin husumet ehliyeti olmadığını, bu sebeple öncelikle davalı isim ve unvanının düzeltilmesinin gerektiğini, davacı tarafından müvekkil kooperatife yapılan başvuru sonrası 15 060177 0001 sayılı hasar dosyası açıldığını, alınan aktüerya ve maluliyete ilişkin triaj raporu kapsamında davacı vekiline TRH 2010 tablosuna göre hesaplanan 15.043,08-TL tazminat ödemesi teklif edildiğini ancak davacı tarafça bu miktar düşük bulunarak ödeme kabul edilmediğini iddia ettiğini, bu itibarla davacı tarafından ödeme reddedilerek mahkemeye başvuruda bulunulmasının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar ... ve ... cevap dilekçesinde özetle; kaza tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki aracın davalı ... ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen 680481 numaralı zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi ile sigortalı olduğunu ve 3. kişilerin uğramış olduğu zararların poliçe limitleri dahilinde karşılanacağını, savcılıktan aldırılan rapora itiraz edildiğini, raporda müvekkiline atfedilen kusuru kabul etmediklerini, ayrıca kovuşturma aşamasında yargılamanın yürütüldüğü .... Asliye Ceza Mahkemesi 2016/328 E. 2017/77 K. sayılı dosyası kapsamında itirazlara rağmen kusur raporu alınmadığını, dosyanın halen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi'nde inceleme aşamasında olduğunu, bu yönüyle trafik kazasında, tarafların oransal kusur durumunun tespit hususunda İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınması gerektiğini, davacı tarafın kaza tarihinde 16 yaşında olduğunu, gerçekleşen trafik kazası neticesinde görmüş olduğu kısa süreli tedavi neticesinde gündelik hayatına olumsuz bir yansıma olmadan devam ettiğini, davacı tarafın çocuk olması, ekonomik açıdan ailesine bağımlı yaşaması, kaza sonrası sosyal hayatında olumsuz bir değişim olmaması hususları göz önünde bulundurulduğunda talep olunan manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; davacının maddi tazminat talebinin reddine, 15.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...'ndan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verildiği görüldü.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; kusuru olmayan müvekkilinin, kazadan dolayı vücudunda kemik kırıkları oluşmuş, iç kanama ve beyin kanaması geçirerek hayati tehlike içine girmiş olduğunu, bunun sonucunda müvekkilinde kalıcı maluliyet oluştuğunu, 28.09.2023 tarihli bilirkişi raporunda, maddi tazminat tutarı hesaplamasında, müvekkili lehine 14.466,20 TL maddi tazminat hesabı yapılmış olup, ıslah ile maddi tazminat taleplerini 12.466,20 TL arttırarak toplam 14.466,20 TL'ye yükselttiklerini ancak yerel mahkemenin, bilirkişi raporuna rağmen, haksız olarak maddi tazminat taleplerini reddettiğini beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştirKarara karşı davalılar ... ve ... gerekçeli karar yazılmadan ortak imzalayarak sundukları istinaf dilekçesinde özetle; ATK'dan aldırılan raporda engellilik oranını %0 olduğu ve kaza tarihinde davacının 16 yaşında olduğu dikkate alındığında, davacının kısa süreli tedavi geçirdiğini ve gündelik hayatına olumsuz bir yansıma olmadan devam etmiş olduğunu, bu nedenle manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmiş, davalılar ... ve ... gerekçeli karar yazıldıktan sonra ortak imzalayarak sundukları istinaf dilekçesinde ise; davacının engelli olduğunun iddia edildiğini ancak mahallede eylem varken polise taş atılırken, kalabalıkta yer parke taş dolu iken, kendisinin aracının taşa takıldığını ve direksiyon hakimiyetini kaybedip davacıya hafifçe çarpmak zorunda kaldıklarını, kendisinin davacıyı yaralamadığını, kendisinin zaten engelli olduğunu, kendilerinden yüklü para istediklerini ve inat ettiklerini, kendilerininde parayı vermeyince davanın açıldığını ve takdir edilen tazminatı ve vekalet ücretini kabul etmediklerini beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3, 55 ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi ve manevi tazminat davası olup, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve verilen kararı davacı vekili ile davalı asıllar ... ve ... istinaf etmiştir.Davacı vekilinin reddedilen geçici işgörmezlik maddi tazminatına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;Geçici iş göremezlik tazminatı; kaza geçiren kişinin tedavi gördüğü süre içinde iyileşinceye kadar çalışmaması ve bu nedenle iş ve kazanç kaybına uğramış bulunmazı durumudur. Zarar belirlenirken, davacının elde ettiği gelir üzerinden, yani bilinen gerçek gelir üzerinden, bu belirlenemiyorsa, genel aktif çalışmaya 18 yaşında başlayacağı kabul edilerek asgari ücret üzerinden hesaplama yapılarak geçici iş görmezlik tazminatının belirlenmesi gerekmektedir.Davalı vekili tarafından geçici iş görmezlik tazminatı yönünden yapılan incelemede; davacının 21.11.1999 doğumlu olup, kaza tarihi olan 15.02.2016 tarihi itibari ile 16 yıl 2 ay 24 günlük olduğu anlaşılmaktadır. Davacının geçici iş görmezliği 26.02.2020 tarihli maluliyet raporuna göre 12 ay olarak belirlenmiş olup, bu sürenin sonunda halen davacının 18 yaşını doldurmamıştır. Buna göre Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları ve Dairemizin bu içtihatlar ile uyumlu kararları gereğince yaşı küçük olan herhangi bir yerden geliri bulunmayan çocuklar lehine geçici iş göremezlik tazminatına karar verilemeyeceği anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Davalı asılların hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.”Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.Buna göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Somut olayda, 15.02.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'in sürücüsü, diğer davalı ...'nın işleteni olduğu aracın, davacıya çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının vücudunda kemik kırığı oluşacak biçimde yaralandığı, alınan kusur raporlarına göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücü ve işletenin % 100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacının yaşı, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın yüksek olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı asılların bu yöndeki istinaf sebebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekili ile davalılar ... ve ...'nun istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece mahkemesi ara kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı vekili ile davalılar ... ve ...'nun istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.024,65 TL istinaf karar harcının, davalılar tarafından peşin yatırılan toplamda 855,20 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 169,45 TL harcın davalılar ... ve ...'ndan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,4-Davacı ve davalılar tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/4. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 09.06.2026 ... ... ... ... Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır