Zeka geriliği tanısı olan davacının rızası dışında adına kurulan şirketlerdeki ortaklık/yöneticilik sıfatının iptali, sicilden terkini ve borçlardan sorumlu olmadığının tespiti davası.
Özet: Zeka geriliği teşhisi bulunan davacı, sınırlı ayırt etme gücünü gerekçe göstererek bilgisi ve rızası dışında adına kurulduğunu iddia ettiği üç ticari şirketteki ortaklık ve yöneticilik sıfatlarının iptalini, şirketlerin sicilden terkinini ve şirket borçlarından sorumlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Davalı İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü ise, yasalara uygun hareket ettiğini, sahte belge veya imza tespit yetkisi bulunmadığını, bu tür iddiaların muhatabının sahteciliği yapan kişiler olduğunu belirterek husumet itirazında bulunmuş ve davanın reddini istemiştir.

T.C.

İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/73 Esas
KARAR NO :2026/409
DAVA:Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ:26/01/2026
KARAR TARİHİ :04/06/2026
DAVA : Davacı vekilince mahkememize ibraz edilen dava dilekçesinde, tarafına 2010 yılında zeka geriliği, 2024 yılında ise donuk zeka tanısı teşhisi konulduğunu, ayırt etme gücünün sınırlı olduğunu, dava dilekçesinde belirtmiş olduğu 3 adet şirketin 07/12/2021 tarihinde aynı gün kurulduğunu, ekonomik ve zihinsel durumu göz önünde bulundurulduğunda bu şirketlerde yöneticilik yapmasının mümkün olmadığını, şahsının kurulan 3 şirketten hiçbir menfaat elde etmediğini, ilgili yıllarda kesintisiz sigorta kaydının mevcut olduğunu bu nedenle şirketlerden hukuki ve fiilen hiçbir kazanç sağlamadığını, şirketlerin terkin tescilinin yapılmadığını, tasfiye sürecinin başlatıldığını bu nedenle SGK kayıtlarında görünen Bağkur kaydı ve borçların şahsının bilgisi dışında olduğunu belirterek dilekçesinin sonuç kısmında adına kayıtlı olduğunu bildirdiği ... ... ...San Tic Ltd Şti , ... ... San Tic Ltd Şti ve ... ...San Tic Ltd Şti 'deki ortaklık ve yöneticilik sıfatlarının iptali ve şirketlerin sicilden terkinine, şahsının bu şirketlerin borçlarından sorumlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı ... vekilince mahkememize ibraz edilen cevap dilekçesinde özetle, müvekkili kurumun TTK'nun 32 ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 34.maddesi hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, müvekkili kurumun ihmalinin bulunmadığını bu nedenle müvekkili kuruma husumet yüklenemeyeceğini, İstanbul BAM 12 HD'nin 05/07/2018 tarihli 2018/677 esas 2018/882 karar sayılı ilamına atıfta bulunarak dilekçesinin devamında davacının iddia ettiği şekilde sahte imza/evrak bulunması gibi iddialarının varlığının, müvekkili müdürlük tarafından tespitinin mümkün olmadığını, davacının bu konu hakkındaki iddialarının gerçek olması halinde dahi bu durumun muhatabının müvekkili kurum olmadığını, dolandırıcı eylemi gerçekleştiren kişi/kişiler olduğunu, dilekçesinin 3.sayfasında Yargıtay 11 HD'nin 2019 tarihli kararının emsal teşkil ettiğini beyan ederek, sahte imza ve sahte karar alındığı yönündeki açılan dava da müvekkili müdürlüğe husumet yönetilemeyeceği yönünde karar verildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, iradesi ve rızası dışında kurulduğu iddiası ile açılan şirketlerdeki bulunan ortaklık ve yöneticilik sıfatlarının iptali ile şirketlerin ticaret sicilinden terkini , doğmuş ve doğacak vergi/SGK ve ticari borçlardan sorumlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Deliller ; Davacı tarafa ait sağlık raporu, savcılık dosyası, yasal mevzuat.
Mahkememize ait iş bu dosya da , davacı tarafından ... Grup Ltd Şti, ... Ltd Şti ve ... ... Ltd Şti hakkında açılan davanın asıl dosya olan 2026/73 esas sayılı dosyasından tefriki sureti ile mahkememizin başka bir esasının kaydının yapılmasına karar verilerek , davalı olarak İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü yönünden iş bu davaya devam olunmuştur.
Dava dilekçesine ekli ... Hastanesine ait 17/05/2010 tarihli özürlü sağlık kurulu raporu incelendiğinde "hafif düzeyde mental retardasyon" teşhisi konulduğu, iş gücü kaybı oranının %50 olduğunun yazılı olduğu yine dava dilekçesine eklenen 30/10/2024 tarihli ... Eğitim ve Araştırma Hastanesine ilişkin sağlık kurulu raporu incelendiğinde, norölojik durumunun doğal, engel oranının %0 olduğunun yazılı olduğu tespit edilmiştir. Yine dava dilekçesine eklenen İstanbul CBS 2022/... soruşturma numaralı dosyasından verilen ifade tutanağında, davacının beyanında dava dilekçesinde belirtmiş olduğu 3 adet şirketin kendisi tarafından kurulmadığını, kimin kurduğunu bilmediğini, daha öncesinde de kimliğini kaybetmediğini beyan ettiği tespit edilmiştir.
Davacı tarafından davalı gösterilen şirketlerin sicil kayıtları incelendiğinde, ... Ltd Şti'nin merkez adresinin ....Ataşehir/İstanbul olması nedeniyle bu şirket hakkında açılan davanın TTK 531.maddesi ve HMK'nun 14.maddesi dikkate alınarak, ana dosyadan tefriki ile Mahkememizin ... sayılı esasına kaydının yapılarak 30/01/2026 tarihinde yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Yine davalı olarak gösterilen ... ... Ltd Şti ile ... Grup ....Ltd Şti'nin merkez adreslerinin Beylikdüzü ve Bağcılar olması nedeniyle Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin yetki alanında kalması nedeniyle TTK 531.maddesi ve HMK'nun 14.maddesi dikkate alınarak ana dosyadan tefrik edilerek Mahkememizin 2026/91 esas sayılı dosyasına kaydı yapılarak 30/01/2026 tarihinde yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili İstanbul Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Davacı kendisini tarafından kurulmayan ancak adına kurulduğunu iddia ettiği şirketlerin kaydının kapatılarak sicilden terkin edilmesini istemektedir. Bu tür davaların ilgili şirket hasım gösterilerek ayrıca kuruluş evrakları noter vasıtası ile yapılmış ise ilgili noterinde aynı dava da hasım gösterilerek, öncelikle kuruluş evrakının sahteliğinin iptaline daha sonra da şirket ortağı/kurucusu olmadığının tespiti ile, şirket tek ortaklı ise şirketin kaydının kapatılarak sicilden silinmesinin talep edilmesi gerekmekte olup, bu maksatla açılan davalarda İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltilemeyeceğinden açılan davanın pasif husumet yokluğundan aşağıdaki şekilde reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davalı İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün pasif husumet ehliyetinin bulunmaması nedeniyle açılan davanın husumet yokluğundan reddine,
2-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yazı işleri müdürü tarafından ilgilisine resen iadesine,
5-İş bu dava sebebiyle 732,00TL karar ilam harcı ve 732,00TL başvuru alınması gerektiğinden, 732,00TL karar ilam harcı ve 732,00 TL başvuru harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Davacı vekilin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.04/06/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır