Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin, sıfır araç olarak satılan ancak hukuki ayıplı çıkan ve el konularak ÖTV ödemesi yapılan araçla ilgili tazminat davasında verdiği istinaf kararı.
Özet: Davacı şirket, sıfır kilometre olarak satın aldığı aracın sonradan kullanılmış ve gümrük beyan eksiklikleri nedeniyle el konulması üzerine, aracı geri alabilmek için ödemek zorunda kaldığı ÖTV tutarı, el koyma süresince araçtan mahrumiyet bedeli, değer kaybı ve bu dönemde ödenen MTV gibi uğradığı çeşitli zararların davalı satıcıdan tazminini talep etmiş; davalı ise kusurlu olmadığını, sorunun ithalat aşamasındaki eksikliklerden kaynaklandığını ve aracın ayıplı olmadığını iddia ederek davanın reddini istemiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/273 - 2026/755
T.C.A N K A R AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2024/273 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESASKARAR NO : 2026/755 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ)T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IMAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 05/07/2023ESAS NO : 2018/1008 E 2023/524 K DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 21/05/2026YAZILDIĞI TARİH : 12/2/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin davalı şirketten 03/03/2010 tarihli fatura ile 0 km 2010 model ... marka araç satın aldığını, devam eden süreçte Ankara C.Başsavcılığı'nın 2012/2856 Esas sayılı dosyasında yürütülen soruşturma kapsamında 18/04/2014 tarihinde aracın yurtdışında tescilli olduğu, servis kaydı bulunduğu, kullanılmış 2. el araç konumunda olduğu, ülkeye giriş sırasında eksik beyanda bulunulduğu hususlarının tespit edildiğini ve araç seyir halinde iken trafikten men edilerek araca el konulduğunu, bunun üzerine davacı şirketin durumu hemen davalı şirkete bildirdiğini, söz konusu araç yerine ikame araç istediğini, davalı şirketçe ikame araç verilmemesi üzerine davalı şirket hakkında Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/448 Esas sayılı dosyası ile satış sözleşmesinin iptali ve satış bedelinin faizi ile birlikte tahsili istemiyle dava açıldığını, bahsi geçen dosyada yargılama devam ederken 09/05/2017 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik çerçevesinde müvekkil şirketçe aracın iadesi için Yeşilköy Gümrük Müdürlüğü'ne başvuruda bulunulduğunu ve ÖTV tutarının %25'lik kısmı olan 30.555,70 TL'nin 07/08/2017 tarihinde yatırıldığını, ÖTV bedelinin yatırılmasından sonra araç üzerindeki hukuki ayıbın kaldırıldığını ve aracın 02/10/2017 tarihinde davacı şirkete teslim edildiğini, aracın teslim edilmesi sonucu Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/448 Esas sayılı dosyasında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, ayrıca dava açıldığı tarihte araçta hukuki ayıbın bulunduğu ve davanın haklı nedenle açıldığı gerekçesiyle yargılama giderlerinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına hükmedildiğini, müvekkil şirketin satın aldığı aracın ağır hukuki ayıplı ve gizli ayıplı bulunduğunu, davacı şirketin aracı 0 km olduğunu düşünerek satın aldığını, bu nedenle TBK'nın 219., 225. ve 227. maddelerine göre müvekkil şirketin uğradığı zararın karşılanması gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, sözleşmenin tenzili kapsamında şimdilik 5.000,00 TL'nin, araca el konulan 18/04/2014 tarihi ile 02/10/2017 tarihi arasında araçtan faydalanmanın mümkün olmaması nedeniyle mahrum kalınan bedel ile aracın 4 yıl içinde kaybettiği değer için şimdilik 10.000,00 TL'nin, bu dönemde yatırılan MTV tutarına ilişkin maddi zarar için şimdilik 10.000,00 TL'nin ve Yönetmelik kapsamında ÖTV'nin %25'i oranında yatırılan 30.555,70 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 11/04/2023 tarihinde Uyap sistemi üzerinden mahkemeye gönderdiği ıslah dilekçesiyle mahrumiyet bdeli ve değer kaybı yönünden talebini 54.245,00 TL, MTV yönünden talebini 31.220,93 TL olarak olarak ıslah ettiği anlaşılmıştır.SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, araca, ithalat aşamasındaki bir takım eksiklikler nedeniyle el konulduğunu, bahsi geçen araca el konulmasında müvekkil şirketin bir kusurunun bulunmadığını, yapılan itirazlar neticesinde soruşturma aşamasında el koyma kararının kaldırıldığını, dava konusu aracın ayıplı olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİMahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu aracın satışından sonra gümrük kaçağı olduğundan bahisle yapılan soruşturma aşamasında araç hakkında el koyma kararı verildiği ve trafik kaydına tedbir şerhi işlendiği, yargılamanın devamı sırasında davacı şirket tarafından, 6770 Sayılı Kanun gereğince yapılan müracaat üzerine 30.555,70 TL ÖTV vergisinin ödendiği ve aracın teslim alındığı, bu hali ile aracın hukuki ayıplı olmaktan çıktığı, bunun yanı sıra aracın 03/03/2010 tarihli fatura ile 216.034,40 TL bedel karşılığı aracın satın alındığı, yapılan incelemede dava konusu aracın 2010 Nisan anahtar teslim fiyatının 354.282,00 TL olduğunun belirlendiği, ayrıca teknik olarak araçta gizli veya açık ayıbın varlığının tespit edilemediği, bu durum karşısında araçta bedelden indirim yapılmasını gerektirir bir durumun bulunmadığı, ancak 6770 Sayılı Kanun'un 31. maddesi ile 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa eklenen Geçici 10. madde çerçevesinde araç üzerindeki el koyma kararının kaldırıldığı, dolayısıyla 18/04/2014-02/10/2017 tarihleri arasında aracın parkta beklediğinin ve hukuki ayıplı olduğunun sabit hale geldiği, bu nedenle araç için mahrumiyet bedelinin doğduğu, öte yandan yatırılan MTV tutarından ve ödenen ÖTV miktarından davalı şirketin sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin gerçekleşen olayda bir kusurunun bulunmadığını, araca, ithalat aşamasındaki bir takım eksiklikler nedeniyle el konulduğunu, yapılan itirazlar neticesinde soruşturma aşamasında el koyma kararının kaldırıldığını ve aracın iade edildiğini, dolayısıyla kesinleşen bir hukuki ayıptan söz edilemeyeceğini, iade işleminden sonra aracın davacı şirketçe kullanılmaya devam ettiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davalı şirketin kusurlu olduğu kabul edilse dahi eldeki davada nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin mümkün bulunmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın öncelikle reddine, olmadığı taktirde karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLARUyuşmazlık, davacının, hukuki ayıp nedeniyle el konulan dava konusu aracın kullanılamadığı 18/04/2014 ile 02/10/2017 tarihleri arasındaki dönem için ödenen MTV tutarı ve aracın tekrar alınması amacıyla yatırılan ÖTV miktarı ile mahrumiyet bedeli ve değer kaybı alacağını talep etme hakkının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, tazminat talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin tetkikinde; 2010 model, ... şasi numaralı, ... ... marka birinci (1) el, lacivert renk aracın, 03/03/2010 tarih ve Seri: G, Sıra 261691 numaralı fatura ile 216.034,40 TL bedel karşılığında davalı şirketten satın alındığı tespit edilmiştirBunun yanı sıra, Ankara C.Başsavcılığı'nın 2012/2856 Esas sayılı dosyasında yürütülen soruşturma kapsamında 18/04/2014 tarihinde araca el konulduğu, ancak 07/01/2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 6770 Sayılı Kanunun 31. maddesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa eklenen Geçici 10. Maddesinde yer alan düzenleme çerçevesinde ÖTV tutarının %25'ine tekabül eden 30.555,70 TL'nin yatırılması neticesi araç üzerindeki el koyma kararının kaldırıldığı ve aracın 02/10/2017 tarihinde davacı şirkete teslim edildiği görülmüştür.Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle ayrıntılı ve denetime elverişli bilirkişi raporu içeriğine, bunun yanı sıra Ankara C.Başsavcılığı'nın 2012/2856 Esas sayılı dosyasında yürütülen soruşturma kapsamında dava konusu araca 18/04/2014-02/10/2017 tarihleri arasında el konulduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair istinaf istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.Ancak, bilindiği üzere, Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV), trafik sicilinde (veya sivil hava vasıtaları sicilinde) adına araç kayıt ve tescil edilmiş olan gerçek ve tüzel kişilerden (araç sahiplerinden) alınan bir vergi türüdür. Vergiyi ödeme sorumluluğu, ruhsatta "sahip" olarak görünen kişiye aittir. Bu durum karşısında somut olayda, davacı şirket tarafından aracın, 03/03/2010 tarihli fatura ile satın alındığı ve aracın davacı şirket adına tescil edildiği sabit olup, tescilin gerçekleştiği tarihten itibaren MTV ödeme yükümlülüğünün davacı şirkete geçtiği, söz konusu bu ödemenin aracın kullanılma ya da kullanılmama durumuna bağlı olmadığı, dolayısıyla MTV tutarının alıcı konumunda bulunan davacı şirketçe yatırılması gerektiği anlaşılmıştır.Hal böyle olunca, mahkemece, dava konusu olayda, MTV ödeme yükümlülüğünün aracın adına kayıtlı bulunduğu alıcı davacı şirket üzerinde olduğu dikkate alındığında, davalı şirketin yatırılan MTV miktarından sorumlu tutulmaması gerektiği değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı hukuki değerlendirmeye dayalı olarak aracın kullanılmadığı dönem için ödenen MTV tutarının davalı şirketten tahsil edilmesi gerektiği gerekçesiyle, bu alacak kalemi için de davanın kabulüne karar verilmesinde isabet bulunmamıştır.Dava dosyası kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; açıklanan nedenlerle mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kaldırılmasına ve mahkeme kararının HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca düzeltilerek ve taleple bağlı kalınarak yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile;2-Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1008 Esas, 2023/524 Karar sayılı ve 05/07/2023 tarihli kararının HMK'nın 353/1-b-2.addesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,3-a-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, -Mahrumiyet bedeli olan 50.935,00 TL'nin 02/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, -Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) bedeli olan 30.555,70 TL'nin ödeme tarihi olan 07/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Değer kaybı alacağının tahsili talebinin REDDİNE,-Bedelde indirim alacağının tahsili talebinin REDDİNE,-Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) alacağının tahsili talebinin REDDİNE,b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 5.566,63 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 948,76 TL harcın ve 1.120,00 TL ıslah harcının (toplam: 2.068,76TL) mahsubu ile bakiye 3.497,87 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,c-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvurma harcı ve 948,76 TL peşin harç ile 1.120,00 TL ıslah harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,ç-Davacı tarafından yapılan 900,00 TL bilirkişi ücreti, 482,20 TL davetiye ve müzekkere tebligat gideri olmak üzere toplam 1.382,20 TL yargılama giderinden kabul/red oranına göre hesaplanan 930,72 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,d-Davalı tarafından yapılan bir masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, e-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım yönünden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 ve 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, f-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen kısım yönünden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 ve 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 39,530,93 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, g-HMK'nın 333.maddesi gereğince gider ve delil avansından kalan/kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden4-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili tarafından yapılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde davalıya iadesine,5-İstinaf incelemesi aşamasında davalı tarafından yapılan 180,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,7-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,8-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 21/05/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdırÜye e-imzalıdırÜye e-imzalıdırKatip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."