İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, araç kiralama şirketinin kaza sonucu ticari kazanç kaybı nedeniyle davalı sürücü ve kamu kurumuna karşı başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davası.
Özet: Bu hukuki metin, bir trafik kazasında kiralamaya tahsis edilmiş aracının hasar görmesi sonucu ticari kazanç kaybına uğrayan davacı araç kiralama şirketinin, kazaya neden olan sürücü ve aracın sahibi olan kamu kurumu aleyhine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasını özetlemektedir. Davacı, davalıların kusurlu ve müteselsilen sorumlu olduğunu ileri sürerken, davalılar kazada kusurlarının bulunmadığını, alacak talebinin fahiş ve mesnetsiz olduğunu, zamanaşımı ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkeme, tarafların iddialarını ve delillerini değerlendirme sürecindedir.

T.C.
İSTANBUL5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2026/16 EsasKARAR NO : 2026/491 Karar DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ : 07/01/2026KARAR TARİHİ : 03/06/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle;05.10.2023 tarihinde, davalı araç sürücüsü ...'nın, müvekkiline ait ... plakalı araca çarparak hasar almasına neden olduğunu, meydana gelen kaza sebebi ile olay yerinde kaza tespit tutanağı tutulduğunu, oluşan kazada davalı sürücünün kusurlu olduğunu, müvekkili şirketin, araç kiralama sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalıya ait aracın müvekkili şirkete ait kiralama amacıyla kullanılan araca çarpması sonucunda aracın onarıldığını ve onarım süresi boyunca kiralanamadığını, müvekkilinin, ticari kazanç kaybına uğradığını, TBK madde 49 uyarınca "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür". bununla birlikte Karayolları Trafik Kanunu madde 85 ve madde 88 gereğince kusurlu araç sürücüsü ile ruhsat sahibi oluşan ticari kazanç kaybından müteselsilen sorumlu olacağını, dolayısıyla araç sahibi ... Genel Müdürlüğü'nün de meydana gelen kazadan sürücü ... ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğunu, kusuru ile müvekkilinin ticari kazanç kaybına neden olan davalılar aleyhine ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ...E. numaralı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlular tarafından itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, davalılar ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını bu sebeple işbu davayı açtıklarını, açıklanan nedenlerle davanın kabulünü, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, ... 6. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın şimdilik 5.500,00-TL'lik kısmının iptalini, %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsilini, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin davalının üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili idare ...'nün gerek 3645 sayılı Kuruluş Kanunu’nun, gerekse ... sayılı Kanun ile sahip olduğu ve... verdiği yetki nedeniyle Büyükşehir toplu ulaşım hizmetini yerine getirmeye yetkili ve görevli özel bütçesi ve bağımsız tüzel kişiliğe sahip kamu kurumu olduğunu, işbu dava konusu kazada davacı tarafın davalı sürücüye asli ve tam kusur izafe etmesi gerçeği yansıtmadığını, davacının kusura ilişkin tek taraflı beyanlarını kabul etmediklerini, davaya konu iddia edilen kazanın meydana gelmesinde müvekkili kurum ...n ve diğer davalı ... kusurunun bulunmadığını, kazanın varlığı, oluşumu, illiyet bağının varlığı ve tarafların kusur oranları delil durumuna göre uzman Bilirkişilerce yapılacak olan incelemeler ve yargılama sonucunda ortaya çıkarılabileceğini, ayrıca Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmasını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının talebinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının talep ettiği tutarların haksız, fahiş ve afaki olduğunu, somut delillere dayanmadığını, huzurda görülen davanın kısmi alacak davası olarak açılması mümkün olmadığını, malumları olduğu üzere icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın; likit, belirli, kesin ve çekişmeli olmaması gerektiğini, oysa somut uyuşmazlıkta davaya konu alacağın varlığı ve miktarı çekişmeli olup, alacağın varlığı ya da miktarı hususu bilirkişi incelemesi yaptırılarak Mahkemece verilecek nihai karar ile kesinlik kazanacağını, huzurdaki davaya konu icra dosyasında 10.400 TL üzerinden takip başlatıldığını, bu halde davacının icra inkar tazminatı talebinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hak ve alacaklarının zamanaşımına uğradığını, meydana gelen kazada müvekkilinin kusuru bulunmadığını, davacının kusura ilişkin tek taraflı beyanlarını kabul etmediklerini, her ne kadar kaza tespit tutanağında müvekkiline kusur atfedilse de bunu kabul etmediklerini, kazanın varlığı, oluşumu, kaza ile zarar arasında illiyet bağının olup olmadığının tespiti ve tarafların kusur oranları delil durumuna göre uzman Bilirkişilerce yapılacak olan incelemeler ve yargılama sonucunda ortaya çıkarılabileceğini beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, itirazın iptali davasıdır.Huzurdaki davada davacı taraf, davalı ...'nun sevk ve idaresinde olan ve diğer davalı ...'ye ait ... plakalı aracın, davacıya ait... plakalı araca çarpması neticesinde davacının aracını kiralayamaması sebebiyle zarara uğradığını ve bu zararın tahsili için davalılar aleyhine ... 6. İcra Müdürlüğünün ...E sayılı dosyası ile yapılan takibe davalıların itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.Davalılar davanın reddini talep etmişlerdir.... 6. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı ... A.Ş, borçluların dosyamız davalıları ... ve ... olduğu alacak kaleminin ... plakalı aracın kusurlu olarak davacıya ait araca hasar vermesi ile meydana gelen, zmm sigorta kapsamına girmeyen araç mahrumiyet bedeli 10.400,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.Somut olayda davacı taraf davalıdan alacağı olduğunu ispatlamak durumundadır.Dosya tarafların kazadaki kusur oranları da değerlendirilerek; 05/10/2023 tarihinde sürücü ...'nın kullandığı ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı aracın kaza yapması sebebiyle davacının kazanç kaybının tahsili için davalılar aleyhinde başlattığı ... 6. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasında haklı olup olmadığı ve davacının davalıdan icra takibine konu ettiği alacağının olup olmadığı hususunda rapor düzenlemesi için bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi dosyaya sunduğu 11/03/2026 tarihli raporda ... plakalı otomobil sürücüsü ...'nin dava konusu trafik kazasında kusursuz olduğu, ... plakalı ... ait bulunan toplu taşıma otobüs sürücüsü davalı ...'nın dava konusu trafik kazasında % 100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu olduğuDavacı tarafa ait bulunan ve kiralık otomobil olarak kullanılan ... MODEL ... otomobilin serviste onarımda kaldığı 5 günlük süre içerisinde aracın ticari faaliyet gösteremeyeceği bu nedenle davacı tarafın bu süre zarfında aracının kiralama yapamayacağından dolayı toplam olay tarihi itibari ile Merkez Bankasının Enflasyon hesaplanması sonucunda toplam KDV dahil 4.000.TL ( dörtbintürklirası) kazanç kaybının bulunacağı bunu da karşı davalı taraftan talep edebileceği, ancak dava konusu olayın kiralık aracın kiralama yapılmadığından dolayı ticari kazanç kaybının olması nedeni ile bu hususun taktiri sayın Mahkemenize ait olmak üzere davacı tarafın net kazanç kaybının hesaplanmasının mali müşavir bilirkişi tarafından ticari defterler incelenmesi sonucunda daha uygun olabileceği kanaatine varıldığı şeklinde rapor ibraz etmiştir.Araç mahrumiyet bedeli, meydana gelen trafik kazasında kusursuz olarak aracını kullanamaması sebebiyle zarara uğrayan araç sahibinin kusurlu olan taraftan uğradığı zararları tazmin etmek amacıyla talep ettiği tazminattır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 29.09.2022 tarihli ve ... E. ... K. sayılı kararı uyarınca araç kazalarında tamir sürecinde araç kiralanmasa ve kiralama faturası sunulmasa bile kusurlu taraf aleyhine araç mahrumiyeti tazminatına hükmedilmesi gerekir : “Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50’nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı tarafından araç kiraladığına dair belge veya ödeme belgeleri sunulmasa da hakim zararı belirleyebilir. Bu durumda mahkemece, davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında alınan bilirkişi raporuna göre davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.”Dosyaya sunulan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davalı sürücü ...'nın kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu, diğer davalı şirketin ise araç maliki olduğu ve işleten sıfatına haiz olması nedeniyle meydana gelen zarardan müteselsilen sorumlu olduğu, bilirkişi raporuna göre davacı aracın makul tamir süresinin 5 gün olduğu ve bu süre zarfında aracının kiralama yapamayacağından dolayı toplam olay tarihi itibari ile Merkez Bankasının Enflasyon hesaplanması sonucunda toplam KDV dahil 4.000.TL ( dörtbintürklirası) kazanç kaybının bulunacağı bunu da karşı davalı taraftan talep edebileceğinin rapor edilmesi karşısında davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalıların ... 25. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 4.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 4.000,00 TL'ye takip tarihinden itibaren kanuni faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacının takip başlatmasında kötüniyeti bulunmadığından davalıların kötüniyet tazminatı istemlerinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, Davalıların ... 25. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 4.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 4.000,00 TL'ye takip tarihinden itibaren kanuni faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine2-Davalıların kötüniyet tazminatı istemlerinin reddine 3-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL karar harcı peşin alındığından yeniden tahsiline yer olmadığına, 4-Davacı tarafından yatırılan 732,00 TL başvuru harcı ile 732,00TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı lehine takdir olunan 4.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Ret edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davalılar lehine takdir olunan 1.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 7-Davacı tarafından sarf edilen toplam 9.567,90-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 6.958,73-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,9-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00 TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 1.281,69-TL'nin davacıdan, 3.418,31-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,10-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı ... vekilinin yüzene karşı diğer tarafın yokluğunda HMK 341 maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 03/06/2026 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır