İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, trafik kazası kaynaklı ilama dayalı ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddi kararının istinaf incelemesini yaptı.
Özet: Bu hukuki evrak, trafik kazası sonucu ilama bağlanmış bir alacağın tahsili amacıyla borçlu sigorta şirketi aleyhine konulan ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın ilk derece mahkemesince reddedilmesi üzerine gelişen istinaf sürecini detaylandırmaktadır. Borçlu vekili, müvekkilinin devlet denetiminde, kurumsal bir sigorta şirketi olması nedeniyle mal kaçırma veya alacağın tahsilini imkansız kılma riskinin bulunmadığını, ihtiyati haciz talebinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek itirazda bulunmuş; ilk derece mahkemesi ise itirazı, sunulan teminat mektubunun ödeme yerine geçmediği gerekçesiyle reddetmiştir. İstinaf mahkemesi, ilamların icrası ve ihtiyati haczin hukuki dayanakları çerçevesinde bu başvuruyu incelemektedir.

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2026/495 KARAR NO : 2026/949T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEK KARAR TARİHİ : 29/01/2026NUMARASI : 2026/24 D.İş - 2026/27 KararDAVANIN KONUSU : İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ : 04/06/2026KARAR YAZIM TARİHİ : 04/06/2026 Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/01/2026 tarih 2026/24 D.İş - 2026/27 Karar sayılı ek kararın Dairemizce incelenmesi karşı taraf davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TALEP : İhtiyati haciz isteyen vekili, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02.12.2025 karar tarihli 2024/91 E, 2025/959 K sayılı ilamında görüleceği üzere davalı borçlu sigorta şirketinin trafik kazasında sakat kalan ..... için 237.892,40 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 770,04 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.134,84 TL tedavi ve iyileştirme gideri, 45.000,00 TL vekalet ücreti, 14.271,68 TL yargılama gideri olmak üzere toplamda 299.068,96 TL borcu bulunduğunu belirterek, İİK m.259 uyarınca ilam sebebiyle davalının borca yeter tutarda, taşınır ve taşınmaz malları ile 3.şahıslardaki ve bankalardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasını istemiş, yerel mahkemenin 09.01.2026 tarihli ara kararıyla İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/12/2025 tarih 2024/91 E, 2025/959 K sayılı kararına istinaden İİK'nın 257. maddesi gereğince ihtiyati haciz talebinin kabulü ile, davalının borca yetecek miktarda tüm menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Davalı vekilinin ihtiyati hacze itirazının yerel mahkemenin 30.01.2026 tarihli ek kararıyla, icra müdürlüğü tarafından mehil verilebilmesi için ibraz edilen teminat mektubunun ödeme yerine geçmediği gerekçesiyle reddedildiği anlaşılmıştır. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF NEDENLERİ:Davalı vekili, karşı tarafın icra yoluna başvurarak kolaylıkla elde edebileceği alacağı için talep edilen ihtiyati haciz kararının kötü niyetli ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, Davalı sigorta şirketinin Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurulunun denetimi altında bulunduğunu, tazminatı ödeme bakımından mevcudunu eksiltme veya mal kaçırma ihtimali bulunmadığını, müvekkil şirketin Türkiye genelinde faaliyet gösteren, devlet denetimine tabi, sigortacılık mevzuatı kapsamında faaliyet izni bulunan, kurumsal yapıya sahip bir anonim şirket olduğunu, bu nitelikteki bir şirketin malvarlığını kaçıracağı veya alacağın tahsilini imkânsız kılacak tasarruflarda bulunacağı yönünde herhangi bir veri bulunmadığını, varsayıma dayalı şekilde ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. GEREKÇE : Talep, trafik kazası sonucu ilama dayalı olarak verilen ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itirazın reddinin istinafı istemine ilişkindir.Kural olarak ilamların icrası 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 24. ve devamı maddelerinde düzenlendiğinden ilamı icraya koymak isteyen yanın bu yasal prosedürü yerine getirerek muhatabından talepte bulunması gerekecektir. Ancak yasa maddesindeki prosedürü işletmeden aynı yasanın 257. ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati haciz yolu olarak ikinci bir imkan daha getirilmiştir. İhtiyati haciz, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 257. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para borcu alacaklarıyla muayyen ikametgahı bulunmayan, mal kaçıran yada kaçan, hileye başvuran borçluların vadesi gelmemiş para borcundan doğan alacakları temin bakımından alacaklıya talep hakkı tanıyan ve şartların varlığı halinde borçlunun yedinde ya da üçüncü kişide bulunan malları ve hakları üzerine ihtiyati hacize karar verilebilir.İhtiyati haciz esasen geçici bir hukuki koruma olup, geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsüdür. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmemektedir.Somut olayda, meydana gelen trafik kazası sonucunda İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02.12.2025 karar tarihli 2024/91 E, 2025/959 K sayılı ilamına dayalı ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu, yerel mahkemenin 09.01.2026 tarihli ara kararıyla ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verildiği ve iş bu karara karşı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen vekilince itirazda bulunulduğu ve yerel mahkemenin 29.01.2026 tarihli ara kararıyla itirazın reddine karar verildiği, red kararına karşı davalı sigorta şirketi tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu görülmüştür. Yukarıda belirtilen yasa maddesi lafzına göre vadesi gelen alacaklar yönünden rehinle temin edilmemiş olması ve vadesinin gelmiş olması tek başına yeterli sebep olarak kabul edileceği düşünülse bile, yasa maddesi ile amaçlanan hususun bu olmadığı yadsınamaz bir gerçektir. İhtiyati haciz, talepte bulunma imkanı ve talep neticesinde alınan kararın icrası kapsamında ilamlı/ilamsız hacze göre hızlı koruma sağlaması, icra aşamasında güçlü başlangıç sağlaması ve borçlu üzerinde icra baskısı oluşturup uzlaşma yahut ödemeyle sonuçlanma imkanı bakımından bir takım kolaylıklar barındırmaktadır. Dolayısıyla talep konusu bakımından, yasanın lafzı yanında ilamlı/ilamsız takip yerine bu yolun kullanılması durumunun talepçi açısından olduğu kadar karşı taraf yönünden de derhal icraya girişilmesinin elzem olması gerekir. Ayrıca yaklaşık ispat koşulunun somut olayda bulunması tek başına ihtiyati haczin yasal koşullarının oluşması için yeterli değildir. Bir hakkın mahkeme nezdinde ileri sürülebilmesi hukuki yarar şartının bulunmasına, talep edilen mahkeme kararının korunmaya değer üstün menfaatin hukuki güvence altına alınması açısından gerekli olmasına bağlıdır.İhtiyati haciz bir takip işlemi olmayıp ihtiyati tedbire benzer geçici hukuki korumadır. Talep sahibinin alacağının; kesin haciz yetkisinin elde edilme aşamasına kadar tahsil riskinin ortadan kaldırılması yönünde korunmaya değer geçiçi hukuki koruma kapsamında üstün hukuki yararı olmalıdır.Hukuki yararın somut olayda bulunup bulunmadığının ve bir hakkın mahkeme nezdinde ileri sürülmesinin karşı tarafa verebileceği muhtemel zarara karşı, hak sahibinin korunmaya değer menfaatinin üstün tutulabilmesinin yasal şartlarının tespitinde; hak sahibinin mahkemeye ulaşım hakkı, hak arama hürriyeti ve hukuki dinlenilme vs. haklarının özüne dokunmaksızın hak ve nesafet kuralı, menfaatler dengesi ölçütlerinin de nazara alınması gereklidir.Somut olayda, talep konusu alacak her ne kadar bir ilam niteliğini haiz ise de karşı taraf borçlunun Hazine gözetim ve denetimi altında çalışan sigorta şirketi olduğu, karar tarihinden talep tarihine kadar geçen kısa sürede davacının alacağının temin altına alınmasını gerektirir olası bir risklin söz konusu olmadığı, davalı sigorta şirketinin ödeme aczine düşmüş olması halinde dahi sigorta şirketinin sorumlu olduğu zararların .....'ndan karşılanacağı, bu itibarla talep edenin alacağı rehinle teminat altına alınmamış olsa dahi devlet güvencesi altında ve alacağın tahsili için yeterli güvencelerin mevcut olduğu, yukarıda açıklandığı üzere ihtiyati haciz kararı ile talep edene sağlanacak güvenceye karşılık karşı taraf sigorta şirketinin hesaplarına veya faaliyetini yürüttüğü malvarlığına uygulanacak ihtiyati haczin karşı taraf borçlu sigorta şirketine orantısız bir külfet yükleyeceği, bu haliyle talep edenin ihtiyati haciz istemine dair şekli koşullar oluşmakla birlikte ihtiyati haciz uygulanmasında hukuki yararı bulunmadığı değerlendirildiğinden ilk derece mahkemesince talebin reddine karar verilmesi gerekirken, talebin kabulüne karar verilmesinde isabet bulunmadığı, bu yönüyle davacı banka vekilinin istinaf itirazlarının haklı ve yerinde olduğu, ancak iş bu hususun da yeniden yargılamayı gerektirmediği değerlendirilmekle, HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Aleyhine ihtiyati haciz istenen davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 29.01.2026 tarihli 2026/24 D.İş 2026/27 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-İhtiyati haciz isteminin reddine, 3-Aleyhine ihtiyati haciz istenen davalı vekili tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,4-İstinaf başvurusu nedeniyle aleyhine ihtiyati haciz istenen davalı vekili tarafından yapılan giderlerin mahkemece verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/06/2026