İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan tespit davası, sigorta hakem heyeti kararının hakemler üzerindeki baskı, hile ve aydınlatma yükümlülüğü ihlali iddialarıyla yargılamanın yenilenmesi talebini inceliyor.
Özet: Davacı, hakem heyetince verilen kararın, hakemler üzerinde sistematik baskı ve tehditler ile sigorta şirketinin aydınlatma yükümlülüğü ihlali nedeniyle hileli davranış sonucu alındığını iddia ederek, kararın kaldırılarak yargılamanın yenilenmesini ve eksik ödenen 177.341,00 TLnin faiziyle ödenmesini talep ederken; davalı, hakem kararının usulüne uygun olduğunu ve yargılamanın iadesi şartlarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmaktadır.

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/380 Esas
KARAR NO : 2026/342
DAVA : Tespit
DAVA TARİHİ : 02/05/2025
KARAR TARİHİ : 11/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Öncelikle adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, başvurularının kabulüne yönelik Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz edilmesi üzerine bu kararın yok sayılarak İtiraz Hakem Heyeti tarafından gerekçeden yoksun bir şekilde red kararı verildiğini, bu durumun müvekkilinin haklarını açıkça ihlal ettiği gibi aynı zamanda tahkim mekanizmasının bağımsızlığına ve tarafsızlığına gölge düşürdüğünü, zira bağımsız ve tarafsız yargılanma hakkının ------- hakemler üzerinde sistematik baskı ve tehditlerle ihlal edildiğini, bu durumun Sigorta Hakemleri Derneği ve --------- basın açıklamaları ile de ortaya konduğunu, HMK'nun 375/1-h maddesi uyarınca lehine karar verilen tarafın karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olmasının yargılamanın iadesi sebebi olduğunu, bu madde kapsamında yargılamada görev alan hakemlerin tehdit ve baskı altında kalmasının yargılamanın yenilenmesi için geçerli bir sebep olduğunu, mevzuat uyarınca sigorta ilişkisi bakımından önemli sayılacak olayların ve gelişmelerin sigorta ettirene yazılı olarak açıklanmasının gerekmesine rağmen müvekkiline herhangi bir bilgilendirme veya yazılı bildirim yapılmadığından sigorta şirketinin aydınlatma yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini belirterek----------- sayılı kararının kaldırılarak yargılamanın yenilenmesi başvurularının kabulü ile müvekkiline eksik ödenen 177.341,00 TL tutarın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek en yüksek yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İtiraz hakem heyetince kanun hükmüne uygun şekilde karar verildiğini, davacının sürece ilişkin düzenlenen hukuki yolları takip etmeksizin doğrudan yargılamanın iadesini talep ettiğini, ancak yargılamanın iadesi sebeplerinin oluşmadığını, buna dair bir ispat sunamadığını, müvekkili kurumun hakemler üzerinde sistematik baskı ve tehdit uyguladığı iddiasının gerçeklikten uzak ve mesnetsiz olup kabulünün mümkün olmadığını belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLER---------- Esas sayılı dosyası ve tüm dosya içeriği.
SAFAHAT:Huzurdaki davanın ilk derece mahkemesi sıfatıyla ---------- Bölge Adliyesi Mahkemesi nezdinde açıldığı,---------- sayılı ilamı ile itiraz hakem heyeti kararlarına yönelik yargılamanın yenilenmesi taleplerinin tahkim yerindeki toplu ticaret mahkemesinde görülüp karar bağlanması gerektiğinden bahisle Dairenin görevsizliğine ve Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğuna karar verilerek, dosyanın gönderildiği ve mahkememize tevzii edilerek yukarıda belirtilen esasa kaydının yapıldığı görülmüştür.
DELİLLERİN TOPLANMASI VE GEREKÇE:Dava, HMK m. 443 gereği ----------- sayılı kararına yönelik yargılamanın yenilenmesi talebine ilişkindir.
Yargılamanın yenilenmesi (muhakemenin iadesi), kati olarak verilmiş veya katiyet kesbetmiş olan hukuk ve ceza mahkemesi kararlarıyla Danıştay ve diğer hususi mahkeme kararlarının, kanunda muayyen maddi sebeplerin mevcudiyeti halinde, aynı kaza mercilerinde yeniden tetkikine, tekrar yargılama yapılmasına ve kararların tebdiline imkan veren olağanüstü kanun yoludur .
6100 sayılı HMK'nın 374. maddesine göre yargılamanın iadesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilir. Aynı Kanunun 375. maddesine göre "Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir:
a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması.
b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması.
c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması.
ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması.
d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması.
e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması.
f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması.
g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması.
ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması.
h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması.
ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması.
i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması.
(2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir."
HMK m. 443; "(1) Yargılamanın iadesine ilişkin yukarıdaki Sekizinci Kısmın Üçüncü Bölümü hükümleri, niteliğine uygun düştüğü şekilde tahkime de uygulanır.
(2) Tahkimde, yargılamanın iadesi sebeplerinden sadece 375 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c), (e), (f), (g), (h), (ı) ve (i) bentleri uygulanır. Yargılamanın iadesi davası mahkemede görülür.
(3) Yargılamanın iadesi talebi kabul edilirse mahkeme, hakem kararını iptal eder ve uyuşmazlığı yeniden bir karar verilebilmesi için yeni hakeme veya hakem kuruluna gönderir. Bu durumda hakem veya hakem kurulu 421 inci maddeye göre yeniden seçilir veya oluşturulur." şeklindedir.
İddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Her ne kadar davacı tarafça dava konusu İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen kararın davalı tarafın baskı ve tehditleri sonucu verildiği, red kararının herhangi bir gerekçeye dayanmadığı iddia edilerek yargılamanın yenilenmesi talep edilmiş ise de işbu talebin HMK m. 443 yönlendirmesi ile 375. Maddenin hangi bendine dayandırıldığına açıkça yer verilmediği, davacı tarafın iddiaları çerçevesinde yapılan değerlendirmede iddiaların 375. Maddenin (h) bendi kapsamında değerlendirilebileceği sonuç ve kanaatine varıldığı, ancak davacı tarafça dosyaya iddialarını destekler mahiyette soyut haberler dışında somut bir delilin ibraz edilemediği anlaşılmakla ispat edilemeyen davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının 615,40 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 116,60 TL nin davacı taraftan tahsil edilerek hazineye irad kaydına,
4-Davalı taraf yargılamada kendisini vekil marifetiyle temsil ettirmiş olmakla AAÜT m. 13 gereği 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ---------Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/05/2026