T.C. Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin trafik kazası sonucu meydana gelen araç değer kaybı tazminatı davasına ilişkin özel sigorta sözleşmesinden kaynaklanan gerekçeli kararı.
Özet: Bu hukuki süreç, üçüncü tarafın %100 kusurlu olduğu bir trafik kazasında aracı değer kaybına uğrayan davacının, söz konusu zararın tahsili amacıyla sigorta şirketine açtığı tazminat davasıdır; mahkeme, davalı sigorta şirketinin dava açılmadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığı yönündeki itirazını reddederek, kazadaki kusurun tamamen karşı tarafa ait olduğunu bilirkişi raporuyla tespit etmiş olup, davacının aracının kaza öncesi ve onarım sonrası piyasa değeri arasındaki farkın belirlenmesi suretiyle değer kaybının hesaplanmasını hedeflemektedir.

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/503 Esas - 2026/409
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye YetkiliT.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO : 2025/503 KARAR NO: 2026/409HAKİM :KATİP :DAVACI :VEKİLİ :DAVALI :VEKİLİ :DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 21/07/2025KARAR TARİHİ : 15/05/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 15/06/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davacının sevk ve idaresindeki .... plakalı araç ile dava dışı .... sevk ve idaresindeki ..... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasının oluşumunda dava dışı....' ün %100 kusurlu olduğunu, meydana gelen kaza nediyle aracında değer kaybı meydana geldiğini, sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen herhangi bir ödemede bulunulmadığını beyanla değer kaybı bedelinin tespiti ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından usulüne uygun başvuru yapılmadığını, değer kaybı hesabının genel şartlar uyarınca yapılması gerektiğini, sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe miktarı ile sınırlı olduğunu, gerçek zararın tespit edilmesi gerektiğini, davacının kasko şirketine 95.299,69 TL ödeme yapıldığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Davaya konu uyuşmazlık dava dışı .... sevk ve idaresindeki .... plakalı aracın davacıya ait..... plakalı araç ile çarpışması sonucu meydana gelen kazadan kaynaklı davacı aracında oluşan değer kaybının tespiti noktasında toplanmaktadır.Başvuru koşuluna ilişkin olarak, davalı sigorta vekili KTK'nın 97. maddesine uygun başvuru yapılmadan dava açıldığını ileri sürmüş ise de, 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi 26/04/2016 tarih, 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve yayımı tarihinde yürürlüğe giren 14/04/2016 tarih 6704 sayılı kanunun 5. maddesi ile değiştirilmiş maddede; "Zarar görenin, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmü getirilmiştir. Yapılan bu düzenleme ile zarar görenlerin dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvurmasının gerekli olduğu, başvurudan itibaren sigorta kuruluşu en geç 15 gün içinde yazılı olarak cevap vermez ya da verilen cevap zarar görenin talebini karşılamaz ise zarar gören dava açabileceği gibi, Sigorta Tahkim Komisyonu'na da başvuru yapabilir. Düzenlemede yazılı başvurunun yapılmış olması yeterli görülmüş, sigortanın temerrüdünü düzenleyen 99. maddeye atıf yapılmamış, başvuruda bulunması gereken evraka ilişkin bir düzenleme getirilmemiştir. Somut olayda; davacı tarafından, davalı sigorta şirketi hakkında ZMMS kapsamında açılan davada, davalıya başvuru sonrasında dava açıldığı anlaşılmış olmasına göre davalının bu yöndeki itirazlarına da itibar edilmemiştir.Tarafların Kusur Durumu; Mahkememizce meydana gelen kazada kusur oranının belirlenmesi için dosya Adli Trafik Uzmanı ve MAkine Mühendisi Bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen05/01/2026 tarihli raporda, " Kazaya karışan taraflardan ..... plakalı kamyon sürücüsü .....' ün 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 56/a-1 "Sürücülerin; geçme ,dönme, duraklama, durma ve park etme gibi haller dışında şerit değiştirmeleri veya iki şeridi birden kullanmaları, Yasaktır" maddesini ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda BİRİNCİ DERECEDE KUSURLU OLDUĞU (% 100 oranında), .... Plakalı Araç Sürücüsü ....' in 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda yer alan kural, yasak ve yükümlülüklerden herhangi birini ihlal etmediğinden meydana gelen kazanın oluşumunda KUSURLU OLMADIĞI," şeklinde görüş ve kanaatlerinin bildirilmiş olduğu görülmüştür. Değer Kaybı Yönünden Değerlendirmeler;Davaya konu uyuşmazlık konusu değer kaybı bedelinin tahsiline ilişkindir. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları ve varsa daha önceki kaza/hasarları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin piyasa koşullarına göre tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmak suretiyle tespit edilir. Dosyanın değer kaybının tespiti ve miktarının hesaplanması yönünden Makine Mühendisi bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir. Anılan raporun incelenmesinde; araçta oluşan değer kaybı bedelinin ise Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları doğrultusunda; fotoğraflar, kaza tespit tutanağı, faturalar sigorta ekspertiz dosyası ve tüm belgeler incelenerek, aracın modeli, yaşı, hasarın ağırlığı, boyanmış olan yerler ve hasarlı bölgelerin özelliği, varsa daha önceki kazaları da nazara alınıp, aracın kaza öncesi ikinci el piyasa rayiç değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farkın değer kaybını göstereceği ilkesine uygun olarak hesaplandığı, davacının aracının daha önce herhangi bir kazaya karışmadığı, aldığı darbe sonucu sol ön ve arka kapı ile arka tampon ve müştemilatından hasar aldığı, kaza tarihi itibariyle değer kaybı bedelinin 214.000,00-TL olduğu tespit edilmiştir. Kazanın meydana geldiği tarih 25/10/2024 tarihi olup 2024 yılı ZMMS limitlerinin incelenmesinde sigortacının teminat limitinin araç başına 200.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır.Taraflar arasında davalının davacının kasko şirketine 95.299,69 TL ödeme yaptığı konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Bu hususta dosyaya bir kısım hesap dökümleri kazandırılmış, 15/05/2026 tarihli celse de davacı vekili tarafından söz konusu ödemenin hasar bedeline ilişkin olduğu beyan edilmiştir. Yapılan ödeme ile davalının bakiye poliçe limiti 104.700,00 TL olup, bu miktarı aşan talebin reddi gerekmiştir. Her ne kadar davacı ticari faize hükmedilmesini talep etmiş ise de, ticari faize hükmedilebilmesi için aracın niteliğinin ticari araç olması değil, "ticari" olarak kullanılması gerekmektedir. Somut olayda kazaya karışan aracın araç tescil kaydına göre otomobil/ hususi kullanımda olduğu, "ticari" kullanılan araç olmadığı gibi fiilen de ticari olarak kullanıldığı kanıtlanamadığından temerrüt faizine yasal faiz olarak hükmedilmiştir. (Ankara BAM 35. HD. 2023/296 E, 2024/842 K sayılı emsal mahiyette ilamı) Tüm dosya kapsamı toplanan deliller alınan bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının bakiye poliçe limitini aşan talebinin reddi ile davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, davaya konu ar H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 104.700,00-TL Değer Kaybı Bedelinin temerrüt tarihi olan 25/04/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine, poliçe limitini aşan fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Alınması gereken 7.152,06-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 615,40-TL harç ve ıslah ile alınan 3.654,41-TL olmak üzere toplam 4.269,81-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.882,25-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 4.269,81-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafça yapılan 12.698,90-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen 6.212,97-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, 8-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen 2.250,56-TL'sinin davalıdan bakiye 2.349,44-TL'sinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 15/05/2026Katip .... E-imzalıdır Hakim .....E-imzalıdır