Uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkumiyetin, gerekçeli karardaki üye hakim ismi çelişkisi nedeniyle Yargıtayca usulden bozulması ve dosyanın ilk dereceye iadesi.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkûm olan sanık hakkında, istinaf başvurusunun esastan reddiyle hükmün onanması üzerine temyiz incelemesi yapan yüksek mahkeme, kısa karar celsesinde duruşma tutanağını imzalayan üye hakim ile gerekçeli kararı imzalayan üye hakim arasında açıklama yapılmaksızın bir çelişki bulunduğunu tespit ederek 5271 sayılı CMKnın ilgili maddelerine aykırılık gerekçesiyle yerel mahkeme kararını usulden bozmuş, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verirken sanığın tutukluluk halinin devamına hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/2511 E., 2025/1991 K.SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapmaHÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanmasıSanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇA. İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,2. Hükmün gerekçesiz olduğuna,3. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna,4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,6. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,İlişkindir.III. GEREKÇEKısa kararın verildiği celseye ait duruşma tutanağı ve gerekçeli karardan anlaşıldığı üzere; üye hakim olarak duruşmaya ...'in katıldığı ve duruşma tutanağını elektronik imza ile imzaladığı, ancak gerekçeli kararda yerine üye hakim olarak gerekçe de belirtilmeksizin ...'ın isminin yazıldığı ve elektronik imza ile imzaladığının anlaşılması karşısında, kısa karar ve gerekçeli kararda çelişkiye yol açılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 219. ve 232/5. maddelerine muhalefet edilmesi hukuka aykırı görülmüştür.IV. KARARGerekçe bölümünde nedenle, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak diğer yönleri incelenmeksizin, oy birliğiyle BOZULMASINA,Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a. maddesi uyarınca İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2026 tarihinde karar verildi.