Kayseri Bölge Adliye Mahkemesinin trafik kazası sonucu bedensel ve manevi zarar tazminatı davası üzerine verdiği istinaf kararı.
Özet: Trafik kazasında yolcu olarak bulunan davacının, asli kusurlu diğer araç sürücüsünün sebebiyet verdiği kaza sonucu yüzünde kalıcı izler ve %5 maluliyet oluşması nedeniyle, araç sahibi/sürücüsü ile sigorta şirketinden şimdilik 1.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu davada, davalıların yetki, zamanaşımı, husumet itirazları ile kusur ve tazminat miktarında indirim talepleriyle davanın reddini savundukları anlaşılmıştır.

T.C.

KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/518
KARAR NO: 2026/892
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/12/2024
NUMARASI: 2023/60 Esas 2024/1164 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 17/01/2023
İSTİNAF KARARININ
VERİLDİĞİ TARİH: 10/06/2026
YAZILDIĞI TARİH: 11/06/2026
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2023/60 Esas 2024/1164 Karar sayılı ilamına karşı, Davacı ve davalı ... ile Davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın, ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç içinde yolcu olarak bulunduğu esnada ... plakalı araç sürücüsü olan ...'ın KTK'nun 57/1-a maddesini ihlali sonucu müvekilinin içinde bulunduğu araca çarparak yaralanmalı ve maddi hasarlı kazaya sebebiyet verdiğini, kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere ... tarihli kazanın meydana gelmesinde araç sahibi ... Müdürlüğü olan ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın 2918 KTK'nun 57/1-A maddesi uyarınca asli kusurlu, müvekkilinin içinde bulunduğu araç sürücüsü ...'ın ise 2918 KTK'nun 52/1-A maddesi uyarınca tali kusurlu olarak tespit edildiğini, müvekkilinin kaza sonucu ağır yaranlandığını, yüzünde doku kaybı oluştuğunu, bu kaza sonucunda yüzünde ve kulağının arkasında sabit iz oluştuğunu, müvekkilinin geçirmiş olduğu bu trafik kazası sonucu sigorta şirketinden maddi tazminat talebinde bulunduğunu, bu talep sonucunda müvekkilinin, maluliyetine ilişkin sigorta şirketi tarafından ... Hastanesi'ne sevk edildiğini, müvekkilinin bu sevk sonucu hastaneden heyet raporu aldığını, bu raporda müvekkilinde oluşan skar izi nedeniyle %5 engel oranı belirlendiğini, ... tarihinde gerçekleşen kaza nedeniyle davalı sigorta şirketine 26/09/2022 tarihinde ... mail adresine mail gönderilerek maddi tazminat için başvuru yapıldığını, yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadığını, kazanın oluşumunda sürücüsü asli kusurlu bulunan ... plaka sayılı aracın, ... poliçe numarası ile ... A.Ş. nezdinde sigortalı olduğunu, kazanın da sigortalı olduğu dönemde gerçekleştiğini, ... plaka sayılı araç sürücüsünün kusurlu olması nedeniyle, ... poliçe numarası ile ... A.Ş.'den sürücünün kusuru oranında ve sigorta limitleri dahilinde 6100 sayılı yasanın 107. Maddesi uyarınca toplanacak delillere göre artırılmak üzere şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminat istendiğini, trafik kazasında müvekkilinin (yolcunun) bedensel zarara uğraması nedeniyle, toplanacak delillere göre (6100 sayılı Yasa'nın 107. maddesi uyarınca) maddi tazminat tutarı belirlenmesi ve daha sonra artırılmak üzere (fazlaya ilişkin haklara saklı kalmak kaydıyla) şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın (sürekli ve geçici işgöremezlik), araç sahibi ve sürücü yönünden kaza tarihinden (...) itibaren, sigorta şirketi yönünden ise sigorta limitlerini aşmamak üzere sigorta şirketine mail yolu ile başvuru yapılan tarih olan 26/09/2022 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılara ödetilmesine; trafik kazasında müvekkilinin yüzünde ve kulağının arkasında oluşan sabit iz ve diğer yaralanması sonucu 100.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden (...) işletilecek yasal faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte müştereken ve müteselsilen olmak üzere araç sahibi ve sürücüye ödetilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki, zamanaşımı ve husumet itirazlarının olduğunu, meydana gelen kazada müvekkili kurumun kusurunun bulunmadığını, yaralanan ve/veya maluliyetinin olduğu iddia edilen davacının müterafik kusurunun olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, hiçbir şekilde davayı ve iddiaları kabul anlamına gelmemek kaydıyla; bir tazminat hesabı yapılırsa somut olaydaki, taşıma bir hatır taşıması (ücretsiz taşıma) davacı kolluktaki ifadesinde, bulunduğu aracın sürücüsünün kayın biraderi olduğunu söylemiş olup, hesaplanabilecek tazminatta hakkaniyet indiriminin yapılması gerektiğini belirterek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın yasal düzenlemeye aykırı olarak eksik belge ile müvekkili şirkete başvurmuşsa da, başvuran tarafın taleplerinin öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddinin gerektiğini, müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, müvekkilinin faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın usulden reddini; davanın esastan reddini; vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'a usulüne uygun meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen süresinde cevap dilekçesi sunmamış, katıldığı duruşmalarda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece Mahkemesi tarafından yargılama sonucunda; Davacının geçici iş görememezlik zararına ilişkin maddi tazminat davasının kabulü ile 2.226,72-TL'nin davalı ... A.Ş.'nin ZMMS poliçesinin sağlık/ tedavi giderleri limitinden karşılanması temerrüt tarihi olan arabuluculuk tarihi 13/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olması, davalılar ...(... Müdürlüğü) ile ...'ın ise trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olmaları koşulu ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacının hükmedilen tazminata ticari faiz işletilmesi ve davalı ... A.Ş. yönünden 26/09/2022 tarihinden itibaren faiz işletilmesi istemlerinin reddine, Davacının sürekli iş göremezlik zararına ilişkin maddi tazminat isteminin REDDİNE, Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 50.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... (... Müdürlüğü) ile ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacının davalılar ... (... Müdürlüğü) ile ... hakkındaki fazlaya ilişkin manevi tazminata ilişkin isteminin REDDİNE, karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Maluliyete ilişkin yeniden rapor alınması yönünde ki taleplerinin mahkemece sebep gösterilmeksizin reddedildiğini, dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumunun ilgili ihtisas dairesine gönderilmesi gerektiğini, müvekkilinin kulağının arkasında ve yüzünde sabit iz kaldığını, hükmedilen tazminat miktarının düşük olduğunu belirterek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... Vekili İstinaf Başvuru Dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Raporu ve akabinde bu raporda dikkate alınarak tanzim edilen bilirkişi raporları esas alınarak hüküm tesis edildiğini, mahkemece hükmedilen tazminat miktarının kabul edilebilir olmadığını, ayrıca 2918 sayılı KTK’nun 86. Maddesinde “İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, …. kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur” denilmek suretiyle üçüncü kişinin kusurunun bulunduğu hallerde araç işletenin sorumluluğunun kalkacağı hüküm altına alınmıştır. Yani işleten , KTK 86 f.1’ e göre sadece işletilme halinde olan araçların meydana getirdiği zararlardan doğan sorumluluğunu üzerinden atabilir. Üçüncü kişinin ağır kusuru ve/veya mücbir sebep, zararla motorlu aracın işletilmesi arasındaki uygun illiyet bağını keser. Böylelikle, kazanın meydana gelmesinde motorlu aracın işletme tehlikesini önemsizleştirir, zararın asli ve tek sebebini oluşturur. Nitekim Yargıtay 4. HD. 2007/8458 E.- 2007/13024 K. Sayılı kararında da KTK 86/1 uyarınca kurtuluş beyyinesi getirilebileceği hükme bağlanmıştır. Bu bağlamda, kazanın meydana gelmesinde bakanlığın bir kusurunun bulunmadığını, 6098 sayılı TBK’nun 52. Maddesi, “Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında yada artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hakim , tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir” hükmüne amir olup ; dava dışı sürücü (davacının bulunduğu araç ) yola kontrolsüz bir şekilde çıkarak zararın meydana gelmesine ve artmasına sebep olduğunu belirterek verilen kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... İstinaf Başvuru Dilekçesinde Özetle; TBK 52. Maddesine göre davacının kontrolsüz çıkış yaparak zararın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, mahkemenin hatalı olan ve kabul etmedikleri bilirkişi raporunu esas alarak karar verdiğini, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ki kalıcı maluliyet zararı ve geçici iş göremezlik zararının sübut verilere dayanmadığını, hükmedilen tazminat miktarının kabul edilebilir olmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu, adli tıp kurumu tarafından düzenlenen raporu kabul etmediğini belirterek verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54.maddesi gereği cismani zarardan doğan maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1.maddesi gereği manevi tazminat istemine ilişkindir.
Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/12/2024 tarih, 2023/60 Esas, 2024/1164 Karar sayılı kararı ile davacı tarafça açılan maddi ve manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili, davalı ... vekili ile davalı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi HMK 355. maddesi gereğince ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.
Duruşma açılmasını gerektiren sebepler bulunmadığından HMK'nın 353 ve 355 maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler dosya üzerinden yürütülmüştür.
Trafik kazası neticesinde zarar meydana gelmesi halinde, zarar görene karşı, aracın sürücüsü kusur sorumluluğu gereğince, aracın işleteni kusursuz sorumluluk gereğince, ZMMS ve İhtiyari Mali Mesuliyet (İMMS) sigorta şirketi ise poliçeden kaynaklı sözleşme sorumluluğu gereğince müteselsilen sorumlu olacaktır. Araç sürücüsü, işleteni, ZMMS ve İMMS arasındaki dava arkadaşlığı zorunlu dava arkadaşlığı olmayıp, ihtiyari dava arkadaşlığı olduğundan, zarar gören, tahsil kabiliyeti en güçlü sorumluya karşı dava ve icra takibi yoluna başvurabileceği gibi sorumluların tamamına karşı da dava ve icra takibi yoluna başvurabilecektir. Zarar görenin, sigortaya başvurma mecburiyeti olmayıp, zararını sürücü ve işletenden talep etme hakkı mevcuttur.
Davanın dayanağı olay trafik kazası olup, KTK'nın 88. maddesi gereğince "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” Yani işletilen bir aracın neden olduğu kaza sonucu araç sürücüsü, işleten ve sigorta şirketi ve varsa başka sorumlular müteselsilen sorumludur. Müteselsil sorumluluk "dış ilişkide" TBK 61. maddesinde; “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.”  şeklinde düzenlenmiştir.
Buna göre, araç işletenin sorumluluğunun dayanağı 2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi, zorunlu mali sorumluluk sigortasının sorumluluğu aynı kanunun 91. maddesi sürücünün sorumluluğu TBK'nın 49. maddesi ve ev başkanın sorumluğu ise TMK'nın 369. maddesidir.
Müteselsil sorumlular arasındaki ilişki ise aynı zarardan çeşitli nedenlerden dolayı sorumlu olma halidir. Zarar gören, zarar miktarının tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların tamamından, dilerse yalnız birinden isteyebilecek, talebini, isterse tüm sorumlulara karşı bir arada tek dava ile isterse ayrı ayrı açacağı davalar ile ileri sürebilecektir.
İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.
2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi ise “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 20/d maddesinde, trafikte kayıtlı motorlu araçların her çeşit satış ve devirlerinin araç sahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi esas alınarak noterce yapılacağı, noter tarafından yapılmayan satış ve devirlerin geçersiz olduğu düzenlenmiş olup, dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacının aracı kaza tarihinden önce yasal prosedüre uymaksızın harici olarak satıp teslim ettiği yönündeki savunmanın hukuki sorumluluğu kaldırmayacağı düzenlenmiştir. (Yargıtay 4.HD'nin 20/12/2023 tarih ve 2021/24927 E. 2023/13839 K.sayılı ilamı)
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır.
Somut olayda, kaza tarihi itibariyle kazaya sebebiyet vermiş olan ... plaka sayılı aracın kaza tarihi olan ... tarihinde 2918 sayılı KTK'nın 3.ve 85.maddeleri uyarınca davalı ...'nın işleteni olduğu, 2918 sayılı KTK'nın 3.ve 85.maddesi gereği işletenin kusursuz sorumluluğu gereğince tazminattan aracın sürücüsü olan davalı ... ile birlikte davacıya karşı sorumlu olduğu kanaatine varılmış olup, davalı ... vekilinin aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür.
Trafik kazası ile ilgili olarak, ceza dosyasında alınan kusur bilirkişisi raporu, eldeki davada alınan kusur bilirkişisi raporu ile aynı trafik kazasına bağlı olarak açılmış olan diğer tazminat davalarında alınmış olan kusur bilirkişisi raporlarının tutarlı olup, birbiriyle çelişkili olmaması gerekir. Raporlar arasında çelişki olduğu takdirde çelişkinin mahkemece Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik kürsüsünden seçilecek heyetten ya da İTÜ trafik kürsüsünden seçilecek heyetten rapor aldırılmak suretiyle çelişkinin giderilmesi gerekir.
Somut olayda, davalı ...'ın sanık olarak yargılandığı Kayseri 12.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2023/674 E. sayılı dosyasında trafik kusur bilirkişisi ...'ndan alınmış olan ... tarihli kusur raporunda trafik kazasının meydana gelmesinde ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...'ın asli kusurlu, ... plaka sayılı araç sürücüsü dava dışı ...'ın ise tali kusurlu olduğunun rapor edildiği; eldeki dosyada Ankara ATK'dan alınmış olan ... tarihli kusur raporunda trafik kazasının meydana gelmesinde ... plaka asyılı araç sürücüsü davalı ...'ın %75 oranında asli kusurlu olduğunun, ... plaka sayılı araç sürücüsü dava dışı ...'ın ise %25 oranında tali kusurlu olduğunun rapor edildiği, raporlar arasında herhangi bir çelişkinin olmadığı, hükme esas alınmış olan kusur raporunun kaza sonrasında tutulan kaza tespit raporu ile de uyumlu olduğu anlaşılmakla, davalı ... vekili ile davalı ...'ın aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/6197 Esas, 2021/8738 Karar Sayılı ilamı)
Somut olayda, ilk derece mahkemesince, usulüne uygun teşekkül ettirilmiş olan Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri” kapsamında alınmış olan ... tarihli maluliyet raporu mevzuata uygun kuruluşlardan ve maluliyet yönünden mevzuata uygun yönetmelik uygulanarak ve maluliyetle trafik kazası arasında illiyet bağı kurulmak suretiyle hazırlanmış olup; özürlülük kavramı ile meslekte kazanma gücü kaybı kavramının farklı olduğu, tüzük ve yönetmeliklerin farklı bölümlerde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, bu sebeple ... Hastanesince kaza sonrası hazırlanmış olan ... tarihli rapor ile Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri” kapsamında hazırlanmış olan ... tarihli "maluliyet raporunun" mukayese edilemeyeceği, iki rapor arasındaki farklılığın çelişki olmadığı anlaşılmakla; maluliyet raporunun usul ve yasaya aykırı olup, hüküm vermeye yeterli olmadığı, iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmeden hüküm kurulduğu yönündeki davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ...'ın istinaflarının yerinde olmadığı görülmüştür.
Dosya içerisinde bilgi ve belgeler ile kusur ve maluliyet raporyları esas alınmak suretiyle hazırlanmış olan aktüerya raporunun hüküm vermeye yeterli ve denetime elverişli olduğu kanaatina varılmış olmakla, davalı ... vekili ile davalı ...'ın aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür.
Olay tarihinde yürürlükte olan TBK’nın 56. maddesi hükümlerine göre, hakimin manevi tazminat adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. 22/06/1996 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Diğer yandan hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Somut olayda, taraflar arasında yaşanan olayın oluş şekli, olay tarihi, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü ile yukarıda ilkeler birlikte değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesince davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın bir miktar az olduğu sonucuna varılmış olunduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen yerinde olduğu, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b/2. maddesi uyarınca kaldırılarak, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın bir miktar arttırılmak suretiyle yeniden hüküm kurulması gerektiği görülmüştür.
Yukarıda izah edilen sebeplerle, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı ancak kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş olduğu anlaşılmakla, bu hususların yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadan düzeltilebileceği anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b/2. maddesi uyarınca kaldırılarak, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın bir miktar arttırılmak suretiyle esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davalı ... vekili ile davalı ...'ın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere) ;
A-) Davalı ... vekili ile davalı ...'ın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE,
B-) Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/60 Esas, 2025/20 Karar sayılı kararının yeniden hüküm kurulmak üzere KALDIRILMASINA, hükmün HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince YENİDEN TESİSİNE,
1-Davacının geçici iş görememezlik zararına ilişkin maddi tazminat davasının KABULÜ ile 2.226,72-TL'nin davalı ... A.Ş.'nin ZMMS poliçesinin sağlık/ tedavi giderleri limitinden karşılanması temerrüt tarihi olan arabuluculuk tarihi 13/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olması, davalılar ... (... Müdürlüğü) ile ...'ın ise trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olmaları koşulu ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının hükmedilen tazminata ticari faiz işletilmesi ve davalı ... A.Ş. yönünden 26/09/2022 tarihinden itibaren faiz işletilmesi istemlerinin reddine,
3-Davacının sürekli iş göremezlik zararına ilişkin maddi tazminat isteminin REDDİNE,
4-Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 70.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... (... Müdürlüğü) ile ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının davalılar ... (... Müdürlüğü) ile ... hakkındaki fazlaya ilişkin manevi tazminata ilişkin isteminin REDDİNE,
6-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; maddi tazminat yönünden alınması gereken 427,60TL nispi karar ve ilam harcından davacıdan peşin olarak alınan 344,97-TL harç ile tamamlama harcı olarak alınan 29,00-TL harç olmak üzere alınan toplam 373,97-TL harçtan mahsubu ile bakiye 53,63-TL harcın davalılardan ... muaf olduğundan diğer davalılar ... A.Ş. ve ...'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
7-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; hükmedilen manevi tazminat yönünden alınması gereken 4.781,70-TL karar ve ilam harcının davalılardan... muaf olduğundan diğer davalı ...'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) kabul ve ret oranına göre 2.260,88-TL'nın davalılardan, bakiye 939,12-TL'nın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
9-Davacı tarafça yatırılan 179,90-TL başvurma harcı, peşin harç 344,97-TL, tamamlama harcı 29,00-TL olmak üzere toplam 553,87-TL harcın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
10-Davacı tarafından maddi tazminat davası yönünden yapılan 198,00-TL e-tebligat, 2,00-TL KEP gideri, 460,00-TL posta ve müzekkere masrafı, 521,00-TL tebligat gideri, 3.375,00-TL Adli Tıp Kurumu fatura bedeli, 2.489,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.045,00-TL yargılama giderinden davanın kabul ret oranına göre belirlenen 5.753,15-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
11-Davacı tarafça manevi tazminat davası yönünden ayrıca yapılan yargılama giderine rastlanmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
12-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
13-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
14-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/2. maddesi gereğince hesap ve taktir olunan 2.226,72-TL nispi vekalet ücretinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
15-Davalılar... (... Müdürlüğü) ile ... A.Ş. kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden davacının maddi tazminat davasının reddine karar verilen kısmı nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'nin 3/2. ve 13/2. maddesi gereğince hesap ve taktir olunan 500,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,
16-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan manevi tazminat yönünden dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... (... Müdürlüğü) ile ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
17-Anayasa Mahkemesi'nin 25.12.2024 tarih ve 2024/29 Esas, 2024/226 Karar sayılı kararı ile HMK'nın 326/2 maddesinin manevi tazminat davaları yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi nedeniyle davanın reddedilen kısmı için davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
18-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden maddi ve manevi tazminat davalarının reddine karar verilen kısımları yönünden lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
C-) Davacının istinaf başvurusu kabul edilmiş olmakla;
1-) İstinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
2-) İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
3-) Davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 20 TL e-tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.703,10 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Ç-) Davalı ...'ın istinaf başvurusu reddedilmiş olmakla;
1-) Alınması gereken 4.933,80 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 960,78 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 3.973,02 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
2-) İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
3-) Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
D-) Davalı ...'nın istinaf başvurusu reddedilmiş olmakla;
1-) Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan bu istinaf harçları yönünden karar verilmesine yer olmadığına,
2-) Davalı Kurum tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
E-)1-) İstinaf yargılaması bakımından istinaf kanun yoluna başvuran tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümleri uyarınca yatırana iadesine,
2-) Kararın kesin olmaması nedeniyle tebligat işlemlerinin dairemizce yerine getirilmesine,
Dair; tarafların yokluğunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/2. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca Yargıtay yolu AÇIK olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 10/06/2026