Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, hisse devri ve ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davası istinaf kararını açıkladı.
Özet: Davacılar, taraflar arasındaki başarısız bir ortaklık kurma ve hisse devri sözleşmesi sonrasında, davalıların baskı ve zorla imzalattığını iddia ettikleri senetlere dayanılarak başlatılan icra takibine karşı menfi tespit davası açmış olup, bu senetlerin ticari bir ilişkiye dayanmadığını, alacağın kötü niyetli ve muvazaalı bir şekilde damada devredildiğini, imzaların sahte olduğunu ve asıl kendilerinin davalılardan alacaklı olduğunu ileri sürerek, söz konusu icra takibinden dolayı borçlu olmadıklarının tespitini talep etmişlerdir.

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1000
KARAR NO : 2026/956
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİş
TARİHİ : 15/04/2025
NUMARASI : 2024/614 Esas - 2025/219 Karar
DAVACILAR : 1-... (T.C. NO:...) - ...
: 2-... (T.C. NO:...) - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALILAR : 1-İSKENDERUN TOPRAK SAN. VE TİC. A.Ş. - (VKN:...) - ...
: 2-... (T.C. NO:...) - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 15/09/2014
KARAR TARİHİ : 18/05/2026
KR. YAZIM TARİHİ : 15/06/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların temlik alacaklısı sıfatıyla davalı ... üzerinden Kocaeli 3.İcra Dairesi'nin 2007/8937 Esas sayılı dosyası ile davalılara borçlu olmadığını, aksine davalılardan alacaklı olduğunu, davacı ... ile tuğla ve kiremit imalatıyla iştigal eden davalı İskenderun Toprak Sanayi ve Tic, A.Ş.'nin hakim hissedarı diğer davalı ... arasında, davacı ...'ın hakim hissedarı olduğu inşaat malzemeleri deposu işleten dava dışı Gökaltın İnşaat Taahhüt Gıda Turz. ve Tic. Ltd. Şti.'nin %50 hissesinin ...'e devrine ve yanların Gökaltın İnşaat Taahhüt Giıda Turz. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait depoda davalı İskenderun Toprak Sanayi ve Tic. A.Ş.'nin ürettiği kiremit, tuğla vs ürünlerinin satılmasına ilişkin bir adi ortaklık kurulmasına ilişkin koşul ve şartları belirleyen 09.10.2006 tarihli bir hisse devri ve ortaklık sözleşmesi imzalandığını, ortaklık sözleşmesi uyarınca, davalıların bir kısım borçlarını devir alarak ödeyen davacı ...'ın, davalılardan İskendenm Toprak Sanayi ve Tic. A.Ş.'ye ait kum, çimento, tuğla vs. inşaat malzemelerini deposunda satışa sunmaya başladığını, davalı ...'in ortaklık sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğinden Gökaltın şirketinin paylarının %50 sinin kendisine devrinin gerçekleşmediğini ve diğer davalı İskenderun Toprak ve Tic A.Ş.'nin sermayesini yitirmesi ve ödeme güçlükleri nedeniyle üretimi durdurması sebebiyle işbu ortaklığın uzun süreli olarak yürütülemediğini, davacı ...'ın defalarca İskenderun Toprak San. ve Tic. A.Ş.'den ve ...'den alacakların ödenmesi ile Ortaklık Sözleşmesi taahhütlerin yerine getirilmesi talebinde bulunmasına karşılık ... ve yeğeni ...' nün muazara çıkararak davacının hakim hissedarı olduğu Gökaltın İnş. Nak. Taah. Gıda Turz. Ltd. Şti.'ye ait inşaat malzemesi deposunu bastığını, işyerindeki eşyalara iş makinelerine ve mallarına el koyduğunu, baskı, tahdit ve cebir yoluyla davacıya çeşitli senetler imzalattığını, bu husus ile ilgili olarak suç duyurusunda bulunduklarını, alınan senetlerin mal teslimi veya bir ticari ilişki ürünü olmadığı halde İskenderun Toprak San. ve Ticaret A.Ş. adına haksız ve kötü niyetli şekilde Kocaeli 3. İcra Dairesi 2007/8937 Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, İskenderun Toprak San ve Ticaret A.Ş.'ye ihtarname gönderilerek takibin sonlandırılmasının ihtar edildiğini, davalı İskenderun Toprak San ve Ticaret A.Ş. ve diğer davalı ...'in davacı ...'ın savunma imkanlarını kısıtlamak ve diğer alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla kötü niyetli olarak, Kocaeli 3. İcra Dairesi'nin 2007/8937 Esas sayılı dosyasını, ana hissedar ...'in damadı diğer davalı ...'ya muvazaalı olarak devir ve temlik ettiğini, temliknamede İskenderun Toprak San. ve Tic. A.Ş.'nin temlik bedelini nakden tahsil edildiğinin belirtildiğini, ancak şirket kayıtlarında bu temlik işlemi ve ya gelirin kayıtlı olmadığını, takip konusu bonoların cebren alınmış olduğunu, ticari borç dayanağı senetler olmadığını, temlik eden şirkete karşı ileri sürülen tüm itirazlarının Borçlar Kanunu 188. madde uyarınca temlik alan ...' ya karşı da temlikin muvazaalı olduğu iddiasının ileri sürülebileceğini, ...'ın imzalarının taklit edildiğini, imzaların bu müvekkiline ait olmadığını, müvekkili ...'ın hakim hissedarı olduğu Gökaltın İnşaat Nak, Taah. Gıda Turz. Tic. Ltd'nin davalılardan ortaklık ilişkisi çerçevesinde, davalı ... ve diğer davalı İskenderun Toprak Sanayi ve Tic. A.Ş.'ye kredi olarak kullandırdığı tahsil olunan çekleri nedeniyle 50.000,00 TL alacağı bulunduğunu, iş bu alacağın dava dışı Gökaltın İnşaat Nak. Taah. Gıda Turz. Tic, Ltd'nin banka ve ticari defter kayıtları ile sabit olduğunu, bu alacakların ihtarname ile davalılardan talep edildiğini ancak ödenmediğini, müvekkili ...' ın hakim hissedarı olduğu Gökaltın İnşaat Nak. Taah. Gıda Turz. Tic. Ltd.'nin davalı İskenderun Toprak Sanayi ve Tic. A.Ş.'den alacaklı olduğu, takip konusu bonoların davalı İskenderun Toprak Sanayi ve Tic. A.Ş. ticari defterlerinde kayılsız olduğu ve ilgili bonolara karşı vergi dairesi nezdinde faturalandırmayı tespit eden herhangi bir kayıt ve beyan bulunmadığını, iş bu bonoların mal teslimi veya bir ödeme yerine karşılığı bulunmadığı ve sahil bir ticari alacağın kaynağı olmadığının ayrıca ortaya çıkacağını, davalıların davacıları tehdit, baskı ve cebirle senet imzalatarak ve sahte imzayla borçlandırarak, mallarını yağmalamaya çabaladığını, yıllarca tehdit ve hakaretlerle korkutularak sindirildiğini, hak aramalarına mani olduğunu, davalıların ayrıca haksız ve kötüniyetli olarak müvekkillerinin menkul ve gayrimenkul varlığını icra yoluyla satışa çıkararak haksız menfaat temin etmeye çalıştığını ve psikolojik olarak müvekkili ve ailesini sindirmeye devam ettiklerini, davalılar hakkında suç duyurusunda bulundukları da dikkate alınarak icra takibinin devamının müvekkillerinin varlıklarını cebri icra yoluyla satışını sonuçlayacağından davanın devamı süresince takibin durdurulmasını talep ettiklerini beyanla takibe konu bonolar nedeniyle müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine, davalı şirket tarafından yapılan temlik işleminin muvazaalı olduğunun tespitine, temlikin iptaline, müvekkili ... ve hakim hissedarı olduğu Gökaltın İnş. Ltd. Şti.'nin davalılardan ortaklık ilişkisi tahtında 50.000,00 TL alacaklı olduğunun tespitine, alacağın davalılardan adi ortaklık tarafı olarak müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... kendi adına asaleten İskenderun Toprak San ve Tic A.Ş.'yi temsilen verdiği cevap dilekçesinde özetle; davacılar tarafından açılan davanın taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, şirket olarak Kocaeli 3. İcra Müdürlüğünün 2007/8937 E. sayılı dosyasıyla davacılar aleyhine elindeki mevcut bulunan senetleri icra takibine koyup haklarında icra takibi başlattığını, senetlerin davcının iddia ettiği gibi cebir yolu İle imzalanmış senetler olmadığını, takibin kesinleştiğini ve taşınmazlara haciz konulduğunu, daha sonra söz konusu alacağın diğer davalı ... 'ya Kocaeli 3. Noterliğinin ... yevmiye numarası ile temlik edildiğini, bu bakımdan davacıların iddia ettiği gibi cebir yolu ile imzalanmış bir senet söz konusu olmadığını, davacıların iddia ettiği gibi muvazaa durumunun söz konusu olmadığını, senetlerin sıralı olduğunu ve borçluların senetleri İskenderun Toprak şirketine verdiğini beyanla davanın reddine, davacılar aleyhine alacağın % 20 sinden az olmamak üzere İcra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... 25.07.2014 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddiaların kabul edilebilir nitelikte olmadığını, muvazaa iddiasının dikkate alınamayacağını, senedin zorla alındığı iddiasının ispatlanması gerektiğini, başlatılan takibin kesinleştiğini, Kocaeli 3. İcra Müdürlüğü'nün 2007/8937 esas sayılı dosyasındaki alacağın temlik alındığı, yapılan temlik işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddine, takibe haksız ve kötü niyetle itiraz eden davacıların alacağını %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davacı ... tarafından açılan menfi tespit davasının reddine,
2-Davacı ... tarafından açılan menfi tespit davasının kabulü ile, Kocaeli 3. İcra Müdürlüğü' nün 2007/8937 Esas sayılı icra takip dosyasına konu alacaklısının İskenderun Toprak Sanayi A.Ş., borçlusunun ..., kefilinin ...(Gökaltın) olduğu 02/03/2007 düzenleme tarihli 10.000,00 er TL lik 11 adet sıralı senetler nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine,
3-İskenderun Toprak San. Ve Tic. A.Ş' nin Kocaeli 3. İcra Müdürlüğü' nün 2007/8937 Esas sayılı dosyasındaki alacağını ...' ya devir ve temlikinin iptali isteminin reddine ... " karar verilmiştir.
Bu karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; alınan 2 rapordan biri imzanın ...'a ait olduğunu diğer rapor ise söz konusu imzaların ...'a ait olmadığını belirttiğini, esasında davacıların imzaların zorla atıldığı iddiası karşısında mahkemece bu hususta imza incelemesine dahi gerek görülmemesi gerektiğini, bu bakımdan mahkemece bu şekilde bir imza incelemesine gidilmiş ise de raporlar arasında bariz çelişkinin giderilmesi gerektiğini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi tarafından, senetlerde yer alan imzaların ...'ın elinin ürünü olmadığına ilişkin verilen karar, her ne kadar hukuka uygun ise de davacı ... adına ispat yetersizliğine ilişkin verilen ret kararı isabetli olmadığını, icra takip dosyasındaki alacağın, ...'ya muvazaalı bir biçimde temlik edi iptali taleplerinin gerekçelendirilmediğini, İskenderun Toprak'ın hâkim hissedarı ... ve ... arasında yapılan temlik işlemi muvazaaya dayandığını beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLER: Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/04/2025 Tarih - 2024/614 Esas - 2025/219 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; menfi tespit istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davacı ... tarafından açılan menfi tespit davasının reddine, davacı ... tarafından açılan menfi tespit davasının kabulüne karar verilmiş karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davacıların menfi tespit iddialarının dayanağı senetlerin zorla alındığı, senetlerdeki ... adına atılan imzanın sahte olduğu ve senetler nedeniyle davalılara borçlu olmadıklarını, bu nedenle Kocaeli 3. İcra Dairesi'nin 2007/8937 Esas sayılı dosyasında davacıların borçlu olmadığının tespiti ile davalı ...'ya yapılan alacağın temlikinin muvazaalı olması nedeniyle iptali talep edildiği, davalılar tarafından dilekçeler aşamasında özetle iddialar reddedildiği, ilk derece mahkemesince davacı ... tarafından açılan menfi tespit davasının reddine, davacı ... tarafından açılan menfi tespit davasının kabulüne karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 24/10/2024 tarih 2023/897 Esas 2024/1503 karar sayılı kararı ile; " ... 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 72.maddesi gereğince, borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında, borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 s.TMK m.6). İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf, o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçluya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu, borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu senedin bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir.
..., ... ve dava dışı ...' nün sanık olduğu Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi' nin 2015/319 Esas ve 2016/434 Karar sayılı dosyasında ''Sanık ...'in TCK 149/1,157/1,204/1, sanık ...'nün TCK 149/1,204/1 sanık ...'nun TCK 157/1 maddeleri gereğince cezalandırılmaları talep edilmiş ise de, cezalandırılmalarına yeterli derecede her türlü şüpheden uzak, açık, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı, uzmanlık raporuna göre senetlerdeki kefil imzalarının katılanlar ve sanıkların eli ürünü olup olmadığı konusunda kanaat belirtilemediği katılan ...'ın ifadelerinin imzalarken dahi değişik imzalar kullandığı, yağma ve sahtecilik gibi ağır suçlamalar olmasına karşın olaydan 7 yıl sonra şikayetçi olunduğu, anlaşıldığından CMK 223/2-e madde gereğince ayrı ayrı beraatlerine'' karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir.
Mahkemece davacı ... tarafından açılan menfi tespit davasının reddine, Davacı ... tarafından açılan menfi tespit davasının kabulüne, davalı İskenderun Toprak San. ve Tic. A.Ş. tarafından ...'ya devir ve temlikinin iptali isteminin reddine karar verilmiş ise de; taraflara yemin delili hatırlatılmadığından karar yerinde bulunmamıştır. Gerçekten de davacı dava dilekçesi ile, davalı İskenderun Toprak San. ve Tic. A.Ş. yetkili ... ise cevap dilekçesi ile yemin deliline dayanmıştır. Hüküm her iki tarafın da aleyhine kararlar barındırdığından, her iki taraf da yemin delili hatırlatılıp oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden kararın kaldırılmasına ve bu yönde işlem yapılması için mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. ..." şeklindeki gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verildiği, ilk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonunda, davacı ... tarafından açılan menfi tespit davasının reddine, davacı ... tarafından açılan menfi tespit davasının kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı TMK m. 6).
İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.
Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.
Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir (YHGK., 14.05.2014 tarih, 2013/19-1155 Esas, 2014/660 Karar; YHGK., 17.04.2015 tarih, 2013/19-1622 Esas, 2015/1238 Karar).
İspat yükü bakımından 6100 sayılı HMK’nın 189-(3) maddesinde “Kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar, başka delillerle ispat olunamaz” hükmünü içermektedir.
Yine Aynı Kanunun 200-(1) maddesinde “Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ….. Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ….. Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz” hükmü ile “senetle ispat zorunluluğu, 200. maddenin 2. fıkrasında ise “senetle ispat gereken hallerde karşı tarafın açık muvafakati ile tanık dinlenebileceği” hususları düzenlenmektedir. 203. maddesinde ise tanık dinlenebilecek haller sayılmıştır.
Usul hukukumuzda senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesi kabul edilmiştir. Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, 200. maddedeki meblağdan az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz. Ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir. Hemen belirtmek gerekir ki, senede karşı senetle ispat zorunluluğuna ilişkin kuralın istisnaları da 203. maddede belirtilmiştir. Bunun yanında yazılı sözleşme ile ya da duruşma tutanağında usulüne uygun olarak belgelendirilmiş ikrar ile anlaşılan açık bir muvafakat bulunduğu takdirde sadece belli tanıklar dinlenebilir.
Gelinen aşamada belirtmek gerekirse, yukarıda da değinildiği gibi menfi tespit davası, borçlunun gerçekte mevcut olmayan veya sona ermiş bir borç nedeniyle borçlu olmadığının tespitini amaçlayan bir dava türüdür. Genel ispat kuralları gereğince, mevcut olduğu karine olarak kabul edilen bir borç ilişkisinin bulunmadığını ileri süren davacı, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Eldeki davada, dosya kapsamı, taraf beyanları, toplanan deliller, ceza dosyası içeriği, bilirkişi raporları ve ilk derece mahkemesince yapılan yargılama birlikte değerlendirildiğinde; davacılar ... ve ... tarafından Kocaeli 3. İcra Müdürlüğünün 2007/8937 E. Sayılı takip dosyasına konu bonolar nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti istemiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından dava dilekçesinde, takip dayanağı senetlerin cebir ve tehdit altında alındığını, ... adına atılı imzaların sahte olduğunu, senetlerin herhangi bir borç ilişkisine dayanmadığını ve ayrıca takip alacağının davalılar arasında muvazaalı şekilde devredildiğinin ileri sürüldüğü görülmektedir.
Dosya arasına alınan 12/01/2015 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava dışı işletmenin ticari defterlerine göre dava dışı şirketin (Gökaltın İnşaat Nak. Taah. Gıda Turizm Tic. Ltd. Şti.) 6762 sayılı TIK'nın 70-72 va 82. maddesine göre 2005, 2006, 2007 dönemlerine ait ticari defterlerin açılış tasdiklerinin süreleri içinde yapıldığı, kapanış tasdiklerinin yapılmadığı, davalı şirketin 2005, 2006 ve 2007 yıllarına ait tlcari defterlerinin aleyhine delil teşkil ettiği, konu hakkındaki takdirin mahkemeye ait olacağı, dava dışı işletme ile davalıların arasında ticari ilişkinin olduğu, dava dışı işletmenin defterlerine göre dava dışı işletmenin (Gökaltırı İnşaat Nak. Taah. Gıda Turizm Tic. Ltd. Şti.) davalıya İskenderun Toprak San. ve Tic. A.Ş.) herhangi bir borcunun veya alacağının olmadığı, davalı (İskenderun Toprak San, ve Tic. A.Ş.) ticari defterlerini ihraz etmediği yönünde görüş ve kanaat belirtilmiş olduğu görülmüştür.
Dosya arasına alınan 19/04/2017 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; davalı İskenderun Toprak Sanayi A.Ş. tarafından Gökaltın İnşaat nak. Taah. Gıda Turizm Tic. Ltd. Şti.'ye düzenlenmiş 148.076,85 TL bedelli 29 adet faturayı dava dosyasına sunduğu, sunulan 66.868,69 TL bedelli 9 adet faturanın Gökaltın İnşaat Nak. Taah. Gıda Turizm Tic. Ud. Şti.'nin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, sunulan 81.208,16 TL bedelli 20 adet faturanın Gökaltın İnşaat Nak. Taah. Gıda Turizm Tic. Ltd. Şti/nin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı yönünde görüş belirtilmiş olduğu görülmüştür.
Dosya arasına alınan 06/10/2021 tarihli ATK fizik ihtisas dairesinden alınan raporda; inceleme konusu 11 adet senette ...(Gökaltın) isim yazıları karşısında altta atılı 2'şer adet basit tersimli imza ile ...'ın mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların kuvvetle muhtemel ...'ın eli ürünü olduğu yönünde kanaat belirtildiği, bu defa, 28/03/2022 tarihli üçlü grafolog bilirkişi heyetinden alınan raporda ise; inceleme, belge analizinde el yazısı ve imza tetkiklerinde kullanılan tersim şekli, işleklik derecesi, istif, eğim, doğrultu, alışkanlıklar, baskı derecesi, ritm, stil, örgüleniş gibi imzanın
kişiselliğini oluşturan grafolojik ve grafometrik tanı unsurlarının tümü dikkate alınarak ve
büyüteç, stereomikroskop, Forensic XP 4010 Hyperspektral Belge İnceleme Cihazı ve Digital
Görüntü Analiz Cihazı donanımlı Belge İnceleme Laboratuvarında yapıldığı, inceleme konusu senetlerdeki imzaların bir kısmı kaligrafik majiskül “M” harfi benzeri bir yapı
ve konumu değişkenlik gösteren çapraz bir çizgi ile tamamlanmış, bir kısmı sadece çizgisel
hareketlerle oluşturulmuş, sağa eğimli, farklı doğrultu özelliği gösteren ve kendi içinde
belirgin varyasyonları olan, basit tersimli imzalar olduğu, Karşılaştırma belgelerindeki ...’a ait imzaların kendi içinde yapılan
değerlendirmesinde; imzaların bir kısmı alt ucu çentikli ikili dikey çizgisel yapıların ardından
miniskül “g” harfi benzeri bir oluşum ve konumu değişkenlik gösteren yatay bir çizgi ile
tamamlanan; bir kısım imzaların, alt ucu dışa doğru çentikli çizgisel bir oluşum ile bağlantılı
dikey çizgisel hareketler ve konumu değişkenlik göstren yatay çizgisel bir hareketle
tamamlanan, bir kısım imzanın ise kaligrafik majiskül “M” harfi benzeri bri yapı ve yatay
çizgisel hareketlerle tamamlanan, basit tersimli, belirgin varyasyon gösteren imzalar olduğu
görüldüğü, mevcut inceleme ve değerlendirme bulguları sonucunda; İnceleme konusu belgelerdeki
imzalar ile ...’ın karşılaştırma belgelerindeki imzaları arasında tersim tarzı,
ritm form dengesi, başlangıç bitiriliş özellikler gibi grafolojik ve grafometrik tanı unsurları
açısından farklılıklar saptanması, inceleme konusu belgelerdeki imzaların basit tersimli ve
değişkenlik gösteren imzalar olması da göz önüne alındığında, alacaklısı İskenderun Toprak
Sanayi A.Ş., borçlusu ..., kefili ... (Gökaltın) olan, 02.03.2007
düzenleme tarihli, 15.08.2007; 15.09.2007; 15.10.2007; 15.11.2007; 15.12.2007;
15.03.2008; 15.04.2008; 15.05.2008; 15.06.2008; 15.07.2008; 15.08.2008 ödeme tarihli, 10.000 TL bedelli 11 adet senetteki imzaların ...’ın eli ürünü olmadığı yönünde kanaat belirtilmiş olduğu görülmüştür.
Öncelikle, davacıların senetlerin zorla alındığı yönündeki iddiaları bakımından yapılan değerlendirmede; dosya arasına getirtilen ceza soruşturması ve kovuşturması dosyaları ile tüm deliller birlikte incelenmiş, söz konusu iddianın hukuken geçerli ve yeterli delillerle ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Nitekim ceza yargılaması sonucunda sanıklar hakkında beraat kararı verilmiş olup, dosya kapsamındaki deliller de senetlerin cebir veya tehdit altında alındığını ortaya koyacak yeterlilikte görülmemiştir. Buna karşılık davacı ... yönünden yapılan incelemede, takip dayanağı bonolardaki imzalar üzerinde alınan bilirkişi ve garafolojik inceleme raporları doğrultusunda, senetlerde ... adına atılı imzaların kendisinin eli ürünü olmadığı açık şekilde tespit edilmiştir. Kambiyo senetlerinden doğan sorumluluğun imzaya bağlı olması ve sahte imza sahibinin senetten sorumlu tutulmasının mümkün bulunmaması karşısında, ilk derece mahkemesince ... yönünden menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Diğer yandan ... yönünden yapılan değerlendirmede de davacı tarafça senetlerin bedelsiz olduğu, herhangi bir mal veya hizmet ilişkisine dayanmadığı ileri sürülmüş ise de, kambiyo senedinin soyut borç ikrarı niteliği karşısında bu iddianın ispat yükünün davacıda olduğu sabittir. Dosya kapsamındaki ticari kayıtlar, faturalar ve taraflar arasındaki ticari ilişkiye ilişkin deliller incelendiğinde, davalı şirket ile dava dışı Gökaltın şirketi arasında ticari bir ilişkinin bulunduğu anlaşılmıştır. Buna rağmen davacı tarafından senetlerin karşılıksız veya bedelsiz olarak düzenlendiği, yahut takip konusu alacağın mevcut olmadığı ispata elverişli yeterli delillerle ispatlanamamıştır. Ayrıca takip alacağının davalı İskenderun Toprak San. ve Tic. A.Ş. tarafından davalı ...'ya muvazaalı olarak temlik edildiği yönündeki iddia da somut ve inandırıcı delillerle desteklenememiştir. Bu hususta ispat yükü üzerinde bulunan davacı tarafça yeterli delil sunulmadığı gibi, mahkemece yemin deliline dayanma hakkı hatırlatılmış olmasına rağmen davacılar vekilince bu delilin kullanılmayacağı da açıkça bildirilmiştir. Yine, davalı ... ile davalı şirket yetkilisinin ceza dosyasındaki beyanlarının da birbiriyle uyumlu olduğu gözetildiğinde, muvazaa iddiasının da kanıtlanamadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla ilk derece mahkemesince Davacı ... yönünden sahte imza nedeniyle menfi tespit isteminin kabulüne; diğer davacı ... yönünden ise senetlerden kaynaklanan borç ilişkisinin bulunmadığı, senetlerin bedelsiz olduğu ve alacağın muvazaalı şekilde devredildiği yönündeki iddiaların ispatlanamaması nedeniyle menfi tespit isteminin reddine karar verilmesi dosya kapsamına, toplanan delilere ve hukuka uygun bulunmuştur. Yine takip alacağının davalılar arasındaki temlik işleminin muvazaa nedeniyle iptaline ilişkin istem bakımından da, muvazaanın varlığını ortaya koyan kesin ve inandırıcı deliller sunulmadığından davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı değerlendirilmiş, taraf vekillerince bu yönlere getirilen istinaf istemlerinin reddine karar vermek gerektiği anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak taraf vekillerinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Tarafların İSTİNAF BAŞVURULARININ AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,
2-Bakiye 116,60 TL harcın davacılardan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 7.604,19 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 1.901,04 TL'nin mahsubu ile bakiye 5.703,15 TL istinaf karar harcının davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
4-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,
5-İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların, istinaf eden taraflar üzerinde bırakılmasına,
6-İstinaf edenler tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edenlere iadesine,
7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,
İlişkin; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
18/05/2026
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
*Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Katip ...
¸e-imzalıdır.
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*