İş kazası sonucu maddi ve manevi tazminat davasında, Yargıtayın bozma kararına uyularak verilen hükmün usuli kazanılmış hak ihlali gerekçesiyle temyizi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir iş kazası sonucu meydana gelen maddi ve manevi tazminat davasında, Yargıtayın önceki bozma kararında belirtilen eksiklikler ve hatalar giderildikten sonra ilk derece mahkemesince verilen kısmen kabul kararının, davalı şirket tarafından usuli kazanılmış hak ihlali gerekçesiyle temyiz edilmesini değerlendirmektedir; özellikle önceki bozma kararını temyiz etmeyen davalının kesinleşmiş sorumluluğu ile murisin kusurunun bozma kapsamında olmamasına rağmen yeniden değerlendirilmesi konularında mahkemenin usuli müktesep hak ilkesini çiğnediği ileri sürülmektedir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2019/13 E., 2023/15 K. Taraflar arasında görülen maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Mahkeme kararı davalı Şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkillerinin murisinin geçirdiği iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminatın davalı taraflardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı taraflar cevap dilekçelerinde özetle, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma KararıDaire kararında özetle; “... Somut olayda, davalı ...’ın her ne kadar ceza davasında beraatine karar verilmiş ise de davalının Ceza Mahkemesindeki savunmasında otelde idareci olduğunu kabul ettiği ve ticaret sicil kayıtlarına göre de olay tarihinde şirket müdürü olduğu açıktır. O halde beraat kararının hukuk hakimini bağlamadığı da dikkate alınarak, işbu davalının olay tarihindeki iş güvenliği mevzuatı kapsamında sorumlu olup olmayacağının bilirkişi heyetinden alınacak bir ek raporla değerlendirilmesi gerekirken, bu hususta noksan değerlendirme içeren rapora itibarla karar verilmesi hatalı olmuştur ... somut olayda, hakkaniyete uygun maddi tazminatın tespiti açısından, öncelikle imzalı maaş bordrolarının işveren tarafından ibrazı, bu belgelerin bulunmaması halinde ise sigortalının olay tarihinde yaptığı işe göre meslek odalarından ücret araştırması yapılması gerekirken; asgari ücret üzerinden yapılan hesabın hükme esas alınması da hatalı olmuştur ... davacı eş ve anne lehine takdir edilen manevi tazminatların ayrı ayrı az olduğu açıktır ... somut olayda mahkemece davacının işçilik alacakları istemine ilişkin davasının iş bu davadan ayrılarak sonuçlandırması gerekirken; işçilik alacakları istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi hatalı olmuştur. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.” gerekçesiyle karar bozulmuştur.B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Kararİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeMahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. ..., Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. ...’e ..., ... Hukuk Fakültesi Yayınları ..., 1974, sayfa 395 vd.) Temyizce bir kararın bozulması ve mahkemenin bozma kararına uyması halinde bozulan kararın bozma sebeplerinin şümulü dışında kalmış cihetlerinin kesinleşmiş, sayılması, davaların uzamasını önlemek maksadıyla kabul edilmiş çok önemli bir usuli hükümdür. Bir cihetin bozma kararının şümulü dışında kalması da iki şekilde olabilir. Ya o cihet, açıkça bir temyiz sebebi olarak ileri sürülmüş fakat dairece itiraz reddedilmiştir, yahut da onu hedef tutan, bir temyiz itirazı ileri sürülmemiş olmasına rağmen dosyanın Temyiz Dairesince incelendiği sırada dosyada bulunan yazılardan onun bir bozma sebebi sayılması mümkün bulunduğu halde o cihet dairece de bozma sebebi sayılmamıştır. Her iki halde de o konunun bozma sebebi sayılmamış ve başka sebeplere dayanan bozma kararına mahkemece uyulmuş olması, taraflardan birisi lehine usuli bir müktesep hak meydana getirir ki, bu hakkı ne mahkeme, ne de Temyiz Mahkemesi halele uğratabilir. Zira umumi müktesep hakkın tanınması amme intizamı düşüncesiyle kabul edilmiş bir esastır. (04.02.1959 gün ve 1957/13 E- 1959/5 K sayılı YİBK). Bu açıklamalar kapsamında, davalılardan ...’un bir önceki bozma kararını temyiz etmemesine ve hakkında verilen tazminata konu tutarların kesinleşmesine rağmen, bozma sonrası oluşan usuli kazanılmış hak durumu ihlal edilerek karar verilmesi, davacılar murisinin bozma öncesi hükümde kusurlu bulunmasına ve bozma kararında bu kusurun bozma sebebi yapılmamasına rağmen mahkemece verilen mevcut kararda sigortalının kusursuz olduğunu belirten bilirkişi raporunun esas alınması, anılan usuli kazanılmış hak durumu davaya konu olayda gözetilerek çelişkiyi giderecek kusur bilirkişi raporu alınmaması ile davalı Şirketin unvanının doğru bir şekilde tespit edilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.