Bankanın düzenlediği ancak muhataba ulaşmadan kaybolan teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespiti davasının, zorunlu arabuluculuk şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi kararı.
Özet: Bir şirket, belediyeye teslim edilmeden önce kaybolan ve hukuki/mali belirsizlik yaratan 1.300.000 TL bedelli teminat mektubunun hükümsüzlüğünün ve banka ile belediye arasında garanti ilişkisi kurulmadığının tespitini talep etmiş; ancak mahkeme, bu talebi esasen menfi tespit davası niteliğinde değerlendirerek, ticari davalarda zorunlu olan arabuluculuk şartı yerine getirilmediği için davayı usulden reddetmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/484 Esas
KARAR NO : 2026/455
DAVA : Tespit
DAVA TARİHİ : 09/06/2026
KARAR TARİHİ : 11/06/2026
K. YAZIM TARİHİ : 11/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin eski unvanının ..... Mimarlık Mühendislik Yapı ve Ticaret Limited Şirketi iken ..... Mimarlık Mühendislik Yapı ve Ticaret Limited Şirketi olarak değiştirildiğini, .... Bankası A. Ş. ..... Şubesi tarafından 24.12.2025 tarihli, ..... sayılı ve 1.300.000,00 TL bedelli kesin ve süresiz teminat mektubunun 6306 sayılı Kanun kapsamında .... ada .... parseldeki inşaatın yapı ruhsatı ve güvence işlemleri için düzenlendiğini, mektubun banka tarafından belediyeye teslim edilmek üzere davacı şirket yetkilisine elden verildiğini, ancak mektubun aslı belediyeye teslim edilmeden önce kaybolduğunu, mektubun belediye kayıtlarına girmediğini ve belediyenin hâkimiyet alanına ulaşmadığını, bu durumun davacı şirket yönünden hukuki ve mali belirsizlik yarattığını, Kartal ...... Noterliğinin 21.05.2026 tarihli ve ..... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı .... Belediye Başkanlığına bildirimde bulunulduğunu, ihtarnamede mektubun kayıp olduğunun belirtilerek ibraname ve muvafakatname talep edildiğini, ancak davalı belediyenin yasal süre içerisinde herhangi bir cevap vermediğini, banka teminat mektubunun muhataba ulaşmaması nedeniyle geçerli bir garanti ilişkisinin kurulmadığını, davanın menfi tespit davası niteliğinde olmayıp dava şartı arabuluculuğa tabi olmadığını, teminat mektubunun kayıp olması sebebiyle yargılama süresince ibraz veya tazmin talebi gelmesi ihtimaline karşı ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, davanın .... Bankası A. Ş. ’ye ihbar edilmesinin zorunlu olduğunu, dava konusu teminat mektubunun kaybolduğunun ve zayi olduğunun tespitini, banka ile davalı belediye arasında garanti ilişkisinin kurulmadığının tespitini, davalı belediyenin mektuptan herhangi bir hak iktisap etmediğinin ve mektubun hükümsüz olduğunun tespitini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Her ne kadar tespit talepli iş bu dava mahkememizde ikame olunmuş ise de; 6100 sayılı HMK'nın 114/1. Md. de dava şartları tahdidi olarak sayıldıktan sonra 2.fıkrada "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." denilmiştir.
HMK'nun 115 nci maddesinde ise " (1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.(2) Mahkeme,dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
7155 sayılı Kanun'un 20. md ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A md ile bu Ka- nun'un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın öden- mesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş ol- ması dava şartı olarak belirtilmiş,Asliye Ticaret Mahkemeleri'nde görülecek olan bazı davalarda,dava açılmadan önce arabulucuya baş vurulması dava şartı hâline getirilmiştir.
Yine 7155 sayılı Yasa ile değişik 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanu- nu'nun 18/A maddesi hükmünde "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine ek- lemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden redde- dileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Davacının tespit talebiyle açtığı işbu davada; davacının banka lehine düzenlenen teminat mektubunun hükümsüz olduğunun tespiti talebinin esasen teminat mektubundan dolayı borçlu olunmadığının tespiti ve menfi tespit talebi niteliğinde olması ve menfi tespit davasının arabuluculuğa tabii olması, dava dilekçesi içeriğinden arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması, 7155 Sayılı yasa ile değişik 6102 Sayılı TTK'nun 5/A ve aynı sayılı yasa ile değişik 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca arabuluculuğa başvurulmasına ilişkin dava şartı noksanın noksan olduğu tespit edilmekle davanın usulden reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-HMK 114/2 ve 115/2 md gereğince,arabulucuya başvuruya ilişkin dava şartının noklanıdğı nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve peşin alınan 732,00 TL karar ve ilam harcının Hazine'ye irat kaydına,
3-Davacı ve davalı tarafça sarf olunmuş yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına dair,
Tarafların yokluğunda 5235 Sayılı Kanun'un geçici 2. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 341 ila 360. md hükümleri gereğince mahkememize veya aynı sıfatta başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/06/2026
Katip .....
e-imzalıdır
Hakim .....
e-imzalıdır