Danıştay Dördüncü Dairesinin, arazi toplulaştırma işlemlerinde narenciye bahçesi sınırları ve müstakil parsel tahsis ilkelerine aykırılık iddiasıyla yapılan başvuru reddinin iptali temyiz incelemesi.
Özet: Mahkeme, 3083 sayılı Kanun kapsamında yapılan arazi toplulaştırma işleminde, davacının narenciye bahçesi sınırlarının dikkate alınmaması ve dağınık haldeki tarım arazilerini bir araya getirme amacına aykırı olarak, hak edişine karşılık müstakil bir parsel yerine dört farklı parselde hisseli tahsis yapılmasının hukuka uygun olmadığını belirterek, toplulaştırma işleminin düzeltilmesi talebinin reddine ilişkin idari işlemi iptal etmiştir.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2025/2337 E.  ,  2025/5193 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/2337
Karar No : 2025/5193
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) :...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Adana ASO IV. Merhale Sulamaları 8YP2 Sulama Sahası AT ve TİGH kapsamında, Adana ili, Karataş ilçesi, ... Mahallesi ... ada ... ve ... sayılı parselleri de kapsayan alanda 3083 sayılı Kanun kapsamında yapılan ve ... tarihli ve ... yevmiye numarasıyla tapuya tescil edilen arazi toplulaştırma işleminin düzeltilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin...tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgelerle taşınmaz mahalinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, davacının... ve... nolu parselin oluşumunda narenciye bahçesi kurduğu sınırların dikkate alınmadığını ve bir kısmının ... nolu parselde kalmasına itiraz ettiği, davacının talep ettiği ... ada ... nolu parselin tamamını almasına yeterli tahsis alanının olmadığının anlaşıldığı, diğer yandan ... ada ... nolu parselin (30.367,55m²) durumunun da ortaya konulmasının gerektiği, söz konusu parselin senet alanının ..., ... ve ... nolu parselin isabet ettiği alanda müstakilen tahsis edildiği, dolayısıyla "..." isimli hissedarın alanının tamamının müstakilen tahsis edilmesinin toplulaştırma kurallarına uygun olduğunun değerlendirildiği, diğer taraftan davacıya hak edişine karşılık ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel olmak üzere 4 farklı parselde alan tahsis edildiği, ancak tahsis alanlarının hisseli olarak verildiği, müstakil verilmesi olanaklarının değerlendirilmediği, arazi toplulaştırma işleminin esas amacının dağınık haldeki tarımsal arazilerin bir araya getirilerek tarımsal üretimin artırılması olduğu göz önüne alındığında, toplulaştırma sonucunda gerçekleştirilen tahsis işleminin ilgili mevzuat hükümlerine, toplulaştırmanın amacına ve ilkelerine aykırı olduğu anlaşıldığından, arazi toplulaştırma işleminin düzeltilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Toplulaştırma işlemine 3083 sayılı Kanun'un ve Sulama Alanlarında Arazi Düzenlemesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin ilgili hükümleri uyarınca 2012 yılında başlandığı ve 2015 yılında tescil işlemleri yapılarak sonuçlandırıldığı, toplulaştırma işlemlerinin tesis edildiği dönemde sabit tesis bulunmadığı, çalışmalar sırasında da sabit tesis yapılacağı yönünde bir başvuru bulunmadığı, dava konusu toplulaştırma işleminin yasal mevzuat hükümlerine uygun olarak tesis edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.
Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, işlem tarihinde yürürlükte olan "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir.
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın 3. maddesinde, "sabit tesis", ev, ahır, samanlık, ağıl, ambar, kuyu vb. yapılarla bağ, bahçe ve ağaçlık arazi olarak tanımlanmış, "Yeni Parsel Planlarının Hazırlanması" başlıklı 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir.
Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile hükme esas alınan bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; davacının ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... nolu parselde hisseli yapıda malik olduğunun belirlendiği, davacıya tahsis edilen ... ada ... nolu parselin ..., ..., ... nolu kadastral parsellerin isabet ettiği alanlara karşılık geldiği, davacının toplulaştırma sonucu oluşan parsel olan ... ada ... nolu parsele dava açtığı, davacının toplulaştırma alanındaki toplam senet alanının 18.378,11 m² olduğu, bu senet alanının 173.69 m²'lik kısmının ... ada ... nolu parsele, ... ada ... nolu parsele 2.741,63 m², ... ada ... nolu parsele 7.596,72 m² ve ... ada ... nolu parsele 6.356,67m² lik alan tahsis edildiğinin görüldüğü, davacının çok sayıdaki parseldeki hisse payının 4 farklı parselde toplanması ciddi oranda bir toplulaştırmayı ifade etse de, kullanma, yararlanma ve tasarruf açısından farklı parsellerde yine hisseli olarak bırakılmasının uygun olmadığı, hisse olarak en fazla alana sahip olunan taşınmazda davacının tüm hisselerinin birleştirilerek, davacı adına müstakil tahsisin yapılması gerekirken, idarece bu olanağın değerlendirilmediği görüldüğünden, dava konusu toplulaştırma işleminin toplulaştırma ilke ve amaçlarına aykırılık teşkil ettiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, dava konusu toplulaştırma işleminin anılan parsel yönünden verilen iptale dair İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 13/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.