Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararlarını, cezai ehliyet ve eşitlik iddialarını reddederek onadı.
Özet: Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen mahkûmiyet kararlarını istinaf incelemesi sonucunda hukuka uygun bulan Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına karşı; sanığın lehe hükümlerin uygulanması ve eşitlik ilkesi, sanık müdafiinin ise müvekkilinin cezai ehliyetinin bulunmadığına dair raporun dikkate alınmaması iddialarıyla yapılan temyiz başvurusu incelenmiş, üst mahkeme Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığını belirterek temyiz istemlerini reddetmiş ve hükümlerin onanmasına karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/3916 E., 2020/1541 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâliHÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesinin kararları kaldırılarak mahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onamaİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, ''hakkında lehe hükümlerin uygulanmasını ve Anayasa'nın 10. Maddesinde yer alan eşitlik ilkesine müteakip itiraz dilekçesinin işleme alınmasını talep ettiğine''; sanık müdafiinin temyiz isteminin, ''... Devlet Hastanesinin 26.06.2018 tarih ve 7595 sayılı raporuna göre sanığın bu hali ile işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olması sebebiyle cezai ehliyetinin bulunmadığı yönünde alınan raporun istinaf yargılamasında nazara alınmaksızın , ceza tayini yönünde hüküm kurulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna ve sanık hakkında hiç bir lehe hükmün uygulanmamış olmasının da hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Gerze Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.