Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesinin trafik kazasından kaynaklanan geçici ve daimi iş göremezlik ile tedavi giderleri tazminatına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, 23.10.2010 tarihinde meydana gelen ve davalı sigorta şirketine sigortalı minibüs sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybederek devrilmesi, akabinde başka bir kamyonun çarpması sonucu davacıların yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasına ilişkin tazminat taleplerini konu almaktadır; olayda minibüs sürücüsünü %100 kusurlu bulan ilk derece mahkemesi, davacılardan birine %22,2 meslekte kazanma gücü kaybı ve 3 aylık iyileşme süresi için geçici iş göremezlik ile tedavi gideri, diğer davacıya ise aynı oranda kazanma gücü kaybı, 9 aylık iyileşme ve 3 ay bakıcı ihtiyacı için geçici iş göremezlik ve tedavi gideri olmak üzere belirli miktarlarda tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline hükmetmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/177 - 2026/856
T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2026/177 KARAR NO : 2026/856T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 21/11/2025NUMARASI : 2015/663 ESAS - 2025/850 KARARDAVANIN KONUSU : TazminatKARAR TARİHİ : 04/06/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 05/06/2026Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı sigorta vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARIDavacılar vekili asıl davaya ilişkin dava dilekçesinde; dava dışı sigortalı araç sürücüsü ... yönetimindeki ... plakalı minibüsün direksiyon hakimiyetini kaybederek devrildiğini, ... plakalı kamyonun duramaması sonucu yolda duran minibüse çaptığını, Batman Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/213 esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını, kaza nedeni ile daimi maluliyet tazminatı talebi için Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/368 esas 2014/793 karar sayılı dosyasında dava açıldığını, müvekkili ... 2 ay süre ile iş göremez hale geldiğini, son alınan Adli Tıp Raporu ile 6 ay süre iş göremezlik halinde kaldığının tespitinin yapıldığını, müvekkilin şimdilik 10,00-TL olmak üzere geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri alacağının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacı ... vekili birleşen davaya ilişkin dava dilekçesinde; olay tarihi olan 23/10/2010 günü ... plakalı minibüsün devrilmesi ve akabinde ... plakalı kamyon'un görmeyerek duramaması nedeni ile araca çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazasında, müvekkilinin yaralandığını, yaralama sebebiyle daimi maluliyeti oluştuğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusurlu bulunduğunu, aynı kaza nedeniyle Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/663 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını ileri sürerek hukuki ve fiili irtibat sebebi ile İş bu dava dosyasının Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/663 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00 TL daimi maluliyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde 16/10/2010-16/10/2011 tarihleri arasında ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, şirkete yapılan başvurusu ile akabinde yapılan ödeme ve Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/368 esas 2014/793 kararına binaen yapılan ödeme ile davacıların zararının hesaplanarak müvekkil şirketin ödeme yaparak sorumluluklarını yerin getirdiğini, davacının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi talebinin haksız olduğunu, müvekkil şirket aleyhine açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl davanın 23.10.2010 günü davalıya sigortalı olan ve dava dışı ...'ın kullandığı ... plakalı minibüsle Silvan'dan Batman'a giderken direksiyon hakimiyetini kaybederek devrildiği, devrilen minibüse de yine dava dışı ...'nin kullandığı ... plakalı kamyonun çarpması sonucu oluşan kazada ölen iki kişi yanında davacıların da içinde bulunduğu bir kaç kişinin daha yaralanması nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri tazminatı talebine ilişkin olduğu, birleşen davanın aynı kaza nedeniyle davacı ... için kalıcı iş göremezlik tazminat talebine ilişkin olduğu, asıl dava yönünden yapılan incelemede, dava konusu olayın meydana gelmesinde, davalı ... Sigorta Şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...’ın % 100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun tespit edildiği, işbu davada, davacı ...’nın 23.10.2010 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle, meslekte kazanma gücü kaybı oranının %22,2 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin 3 aya kadar uzayabileceği ve bakıcıya muhtaç olmadığının tespit edildiği, davacı ... lehine 2.723,58 TL geçici iş göremezlik tazminatı,350,00-TL tedavi gideri hesaplandığı, davacı ...’ın 23.10.2010 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle, meslekte kazanma gücü kaybı oranının %22,2 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin 9 aya kadar uzayabileceği ve tedavi sürecinde ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 3 ay olduğunun tespit edildiği, davacı ... için 7.964,25-TL geçici iş göremezlik, 2,847,78-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 10.812,03-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak adı geçen davacıya verilmesine karar vermek gerektiği, birleşen dava yönünden yapılan incelemede, davacı ...'ın aynı kazadan kaynaklanan yaralanmasına ilişkin kalıcı iş göremezlik tazminat talebine ilişkin Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/368 esas sayılı dosyasında kalıcı iş göremezlik tazminat talebinin kabulüne dair karar verildiği, kararın kesinleştiği, davacının artan maluliyetinin bulunmadığı alınan adli tıp raporundan anlaşılmakla aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olmasının dava şartı olduğu dikkate alınarak birleşen davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile;“1-Asıl davanın KABULÜ ile; -Davacı ... için 7.964,25-TL geçici iş göremezlik, 2,847,78-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 10.812,03-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak adı geçen davacıya verilmesine, -Davacı ... için 2.723,58-TL geçici iş göremezlik, 350,00-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 3.073,58-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak adı geçen davacıya verilmesine, 2-Birleşen davanın reddine,“ karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili ve davalı Sigorta vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavacılar vekili istinaf dilekçesinde; maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda karşı taraf yararına hükmedilecek vekalet ücreti davacı lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği halde yerel mahkemece birleşen davanın reddi sebebiyle davalı lehine 45.000TL vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, faiz başlangıç tarihi yönünden verilen kararın hatalı olduğunu Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2012/368 Esas sayılı dosyasının açılış tarihi olan 05./7.2012 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini, davacılar için belirlenen maluliyete ilişkin raporu kabul etmediklerini, tazminata ilişkin hesaplamanın Anayasa Mahkemesi iptal kararlarına göre TRH 2010 Yaşam Tablosu ve Progresif Rant Yöntemine göre yapılması gerektiğini, müvekkiline ait bir takım tedavi evraklarının Batman Devlet Hastanesi tarafından imha edilmesi sebebiyle maluliyet tespiti yapılamadığını, bu durumun hakkaniyete aykırı olduğunu 2022 yılı asgari ücret verileri esas alınmadan hesaplanan tazminat tutarını kabul etmediklerini, birleşen davanın reddine ilişkin kararın hatalı olduğunu kesin hükmün varlığı yönündeki dava şartı nedeniyle davanın reddinin doğru olmadığını, müvekkillerinin zararının en güncel verilerle hesaplanması gerektiğini, raporda müvekkilinin gelirinin çok düşük alındığını ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkemece verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulü yönünde hüküm tesis edilmesini talep etmiştir Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava dışı SGK tarafından ...’a 7.518,07 TL ödeme yapıldığını, bu ödeme dikkate alınmadan karar verildiğini, uzun süreli kiralama nedeniyle müvekkilinin sorumluluğunun ortadan kalktığını, araç sahibinin aracı uzun süreli kiraya vermesi sebebiyle sigorta şirketinin de sorumlu olmayacağını, müvekkilinin geçici iş göremezlik zararı ile tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, bu zarar kalemlerinin SGK'dan tahsili gerektiğini, sigortalı aracın hususi araç olması nedeniyle avans faize hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇEAsıl dava yaralanmalı trafik kazasından kaynaklanan geçici iş göremezlik tazminatı ile tedavi giderinin tahsili, birleşen dava ise sürekli iş göremezlikten kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekillerince yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Tüm dosya kapsamından; olay tarihi olan 23/10/2010 günü saat 19:15 sıralarında davacıların içerisinde yolcu olarak bulunduğu, davalı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı minibüs dava dışı ... isimli kişinin sevk ve idaresinde Silvan istikametinden Batman istikametine seyir halinde iken, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüje düşmesiyle devrilip sürüklenerek karşı yönden gelen karayolunun ortasında durduğu, bu sırada Batman istikametinden Silvan istikametine seyir halinde olan dava dışı sürücü ...’nin yol ortasında duran ... plakalı minibüse çarpması neticesinde dava konusu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır. Dava konusu kaza nedeniyle sanık ... hakkında Batman Ağır Ceza Mahkemesine açılıp 2011/213 Esas, 2012/131 Karar sayılı dosya üzerinden görülen kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde; kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilerek taksirle birden fazla kişinin ölümü ve yaralanmasına neden olma suçu nedeniyle TCK’nın 85/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği ve söz konusu kararın Yargıtay 12. Ceza Dairesinin denetiminden geçerek kesinleştiği sabittir. Davacılar vekili tarafından asıl dosyada; davalı şirkete sigortalı ... plakalı içerisinde yolcu olarak bulunan ve dava konusu kazada yaralanan davacılar ... ile ... adına geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri alacağının tahsilinin talep edildiği, birleşen dosyada ise davacı ...’ın dava konusu kaza nedeniyle oluşan maluliyetinden kaynaklı sürekli iş göremezlik tazminatının hüküm altına alınması talebiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler ile Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen ve kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olduğu tespit edilen rapor içeriğinden, davacı ...’ın, 23.10.2010 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle, meslekte kazanma gücü kaybı oranının %22,2 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin 3 aya kadar uzayabileceği ve bakıcı ihtiyacının bulunmadığı sabit olup, adı geçen davacının kazadan kaynaklı yaralanması nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderinin davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle taraf vekillerinin davacı ... hakkında verilen hükme yönelik istinaf itirazları yerinde değildir. Davacılardan ... hakkında asıl ve birleşen davada verilen hükme gelince; Davacılar ... ve ... tarafından, 23/10/2010 tarihinde meydana gelen trafik kazasındaki yaralanmaları nedeniyle sürekli iş göremezlikten kaynaklanan zararlarının tazmini için Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/368 Esas sayılı dosyası üzerinden davalı ... Sigorta AŞ. hakkında tazminat davası açıldığı, anılan dosyada Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 04/12/2012 tarihli raporda davacı ...’ın vücut genel çalıma gücünden %25,2 oranında kaybetmiş sayılacağı, 26/07/2013 tarihli raporda ise ...’ın vücut genel çalışma gücünden% 4.3 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağının tespit edildiği, ... hakkında düzenlenen maluliyet raporuna itiraz edilmesi üzerine Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Kurulu'nca düzenlenen 28/03/2014 tarihli raporda davacı ...’ın % 4.3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının tespit edildiği, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından dava konusu kazası sebebiyle davacı ...’ın vücut genel çalışma gücünden %25.2, ...’ın ise % 4.3 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği kabul edilerek alınan aktüer bilirkişi raporu ile davacı ...’ın sürekli iş göremezlikten kaynaklanan zararının 42.306,69 TL ...’ın sürekli iş göremezlikten kaynaklanan zararının 18.523,42 TL olduğu kabul edilerek, davalı sigorta şirketi hakkında açılan davanın kabulüne karar verildiği, söz konusu kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, bu kararın kesinleşmesinden sonra davacı vekili tarafından maluliyet oranının daha yüksek olduğu ve gelişen durumun varlığı iddiasıyla ...’ın sürekli iş göremezlikten kaynaklanan zararlarının tazmini için davalı sigorta şirketi hakkında eldeki birleşen davanın açıldığı anlaşılmıştır. Gelişen durum; olay sonucu meydana geldiği halde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir. Gelişen durumun olup olmadığı ise her olaya özgü olarak kanıtlara göre değerlendirilir. Davacıdaki yaralanmanın hangi tarihte tedaviyle tamamen sona erdiği, bu yaralanmadan dolayı gelişen bir durum olup olmadığı, varsa hangi tarihte gelişen durumun sona erdiği, diğer bir anlatımla, daimi iş gücü kaybının kesin olarak belirlenebilmesi için tedavilerinin ne zaman sona ereceği ve kesin maluliyet oranının hangi tarihte belirlenebileceğinin tespiti önemlidir. Somut olayda yerel mahkemece davacı ...’ın Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/368 Esas sayılı dosyası üzerinden görülüp kesinleşen davada tespit edilen %4,3 oranında maluliyeti dışında daha yüksek oranda bir maluliyetinin bulunup bulunmadığı, gelişen durumun varlığının söz konusu olup olmadığı, maluliyet oranının artıp artmadığı hususlarının tespiti için Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'ndan alınan raporlarda özetle; “…Olay tarihli düzenlenmiş tıbbi belgelerde herhangi bir lomber vertebra fraktüründen bahsedilmediği, tibia şaft kırığının olduğunun belirtildiği, Batman Bölge Devlet Hastanesi'nin 03.04.2012 tarihli, 1171 sayılı sayılı raporunda belirtilen L2 vertebra kırığı ile kaza arasında illiyet bağının kurulamadığı, ... oğlu 1973 doğumlu ...'ın 23.10.2010 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 28.03.2014 tarih ve 3878 sayılı raporuna eklenecek husus bulunmadığı, bu raporda da belirtildiği üzere meslekte kazanma gücü kaybı oranının %4,3 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olduğu, kişinin artan maluliyetinin olmadığı, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 3 (üç) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği…” mütalaa edilmiş, alınan rapor dosya kapsamına ve kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine uygun düştüğünden hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklandığı üzere, davacı ...’ın Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesine açtığı kesinleşen 2012/ 368 Esas sayılı dosyada %4,3 oranında maluliyeti bulunduğu kabul edilerek sürekli iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verildiği, dava konusu kazaya bağlı olarak adı geçen davacının artan maluliyeti ya da gelişen durumun varlığının söz konusu olmadığı, daha sonraki tarihli tıbbi belgelerde yer alan vertebra kırığı ile kaza arasında illiyet bağı kurulamadığı anlaşıldığından yerel mahkemece davacı ...’ın birleşen davadaki taleplerinin reddine karar verilmesi sonucu itibariyle doğrudur. Davacı ...’ın asıl davadaki geçici iş göremezlikten kaynaklanan zararlarına ilişkin talebinin incelenmesinde; Davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf dilekçesi ekinde ibraz edilen belgelerden; dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 23/10/2010 tarihinde meydana gelen dava konusu kaza nedeniyle davacı ...’a yapılan tedavi gideri ve geçici iş göremezlikten kaynaklanan ödemelerin kazaya karışan davalı şirket nezdinde sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...’dan tahsili için Batman 1. İş Mahkemesinin 2012/897 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan dava sonucunda; SGK tarafından ...’a yapılan toplam 7.073,11 TL ödemenin ...’dan rücuen tahsiline karar verildiği, verilen kararın Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin denetiminden de geçmek suretiyle kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu durumda davacı ...’ın asıl dosyada talep ettiği geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin olarak, dava açılmadan önce SGK tarafından adı geçen davacıya 7.073,11 TL ödeme yapıldığı gözetilerek bu tutar yönünden geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, bakiye alacağın tahsiline karar verilmesi doğru değildir. Öte yandan; incelemeye konu dosyada asıl ve birleşen dava olmak üzere iki dava bulunmaktadır. 6100 sayılı HMK’nın 166 ve devamı maddeleri uyarınca davaların birleştirilmesi halinde sadece davaların yargılaması birlikte yürütülmekte olup her dava bağımsız karakterini korumaktadır. Bu durumda her dava için ayrı ayrı hüküm kurulmalı, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti gibi hususlar her dava için ayrı ayrı belirlenmelidir. Hal böyle olunca yerel mahkeme tarafından asıl ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulduğu, yargılama giderlerinin de her bir dava yönünden ayrı ayrı değerlendirildiği ve karar tarihi itibariyle AAÜT’nin 13. maddesi hükümleri çerçevesinde vekalet ücreti takdir edildiği anlaşıldığından, davacılar vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi tarafından asıl davada ... adına açılan davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesi doğru olmakla beraber, asıl davada davacı ... tarafından talep edilen ve mahkemece aktüer bilirkişi raporu ile hesaplanan toplam 7.964,25 TL geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin olarak SGK tarafından dava açılmadan önce davacıya toplam 7.073,11 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı gözetilerek, bu tutarın mahsubu ile davacı ... yönünden toplam, 891,14 TL geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değil ise de bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı sigorta şirketi vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK'nın 353/1b.2. maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davacılar vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf itirazlarının ise reddine karar vermek gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;I-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,II-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 21/11/2025 tarihli, 2015/663 Esas – 2025/850 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;1-Asıl davanın KISMEN KABULÜ ile; Davacı ... için 891,14TL geçici iş göremezlik, 2,847,78TL tedavi gideri olmak üzere toplam 3.738,92TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak adı geçen davacıya verilmesine, Davacı ... için 2.723,58-TL geçici iş göremezlik, 350,00-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 3.073,58-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak adı geçen davacıya verilmesine,2-Birleşen davanın reddine, 3-Asıl davada; 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 740,00TL harçtan, dava açılışında alınan 27,70 TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 27,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 54,70 TL harcın düşümü ile kalan 685,30TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacıların yargılama sırasında karşıladığı 27,70 TL peşin harç, 27,00 TL ıslah harcı, 27,70 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 82,40TL’nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Davacıların yargılama sırasında karşıladığı 376,00TL tebligat ücreti, 10.609,90TL bilirkişi ücreti, 2.903,01TL posta gideri, olmak üzere toplam 13.889,00TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddedilen kısımları dikkate alınarak 6.816,72 TL’lik kısmının davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 5-Asıl davada; davacı ...’ın yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 3738,92TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak adı geçen davacıya verilmesine, Asıl davada; davacı ...’ın yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 3.073,58-TLvekalet ücretinin davalıdan alınarak adı geçen davacıya verilmesine, Asıl davada, davacılardan ...’ın talebinin reddedilen kısmı ve AAÜT’nin 13. maddesi dikkate alınarak 3.738,92TL vekalet ücretinin adı geçen davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Birleşen davada; 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 740,00 TL harçtan, dava açılışında alınan 31,40 TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 554,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 585,40 TL harcın düşümü ile kalan 154,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Birleşen davada davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...’dan alınarak davalıya verilmesine,8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra yatıran taraflara iadesine,İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDENIII-İstinaf talebi reddedilen davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,IV-İstinaf talebi reddedilen davacı taraftan alınması gerekli 1.480,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.230,80TL'nin mahsubu ile bakiye 249,20 TL istinaf karar harcının davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına ,V-İstinaf talebi kabul edilen davalı taraftan alınan istinaf karar harcının isteği halinde kendisine iadesine, VI-İstinaf talebi kabul edilen davalı tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan 1.683,10TL istinaf başvuru harcı ve 620,00TL posta giderleri olmak üzere toplam 2.303,10TL'nin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, VII-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince taraflara tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 04/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip *Bu belge 5070 sayılı Kanun maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.