Kamulaştırma bedelinin tespiti davasında, Yargıtayın bozma kararına uyularak verilen karara ilişkin temyiz itirazlarının reddi.
Özet: Bir taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti davasında, mahkemece plastik ve cam seraların yıpranma oranlarının hatalı hesaplanması ve iade edilecek bedeldeki yanlışlıklar nedeniyle verilen bozma kararının ardından yeniden davanın kabulüne hükmedilmiş; bu karar, davalı vekili tarafından metrekare birim bedelinin düşük olması, faiz başlangıcı ve depo edilen bedel farkı gibi gerekçelerle temyiz edilmişse de, Yargıtay davanın açıldığı tarihteki hukuki duruma göre faiz uygulanmasının doğru olduğunu ve önceki bozmaya uyulmuş olması nedeniyle kazanılmış hak oluşan hususların yeniden incelenemeyeceğini belirterek davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarını reddedip kararı onamıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/290 Esas, 2025/217 KararKARAR : KabulTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, ..., ... 1 39... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARIMahkemenin 10.12.2021 tarihli ve 2021/301 Esas, 2021/639 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazlar üzerinde bulunan plastik ve cam seraların 21.03.2014 havale tarihli 3. ek bilirkişi raporunda belirtilen yaşları itibarıyla yıpranma oranının %15 alınması gerekirken, bu oranı daha yüksek alarak düşük bedel tespit eden bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulmaması gerektiğinden, kabule göre de bloke edilen toplam 1.271.087,31 TL hükmedilen bedelin ise 890.085,05 TL olduğu gözetildiğinde davacı idareye iade edilecek bedelin hükümde hatalı yazılması doğru olmadığındanhükmün bozulmasına karar verilmiştir.B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar vermiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; metrekare birim bedelinin düşük belirlenmiş olduğunu, aynı konumda farklı metrekare birim bedellerinin tespit edildiğini, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, depo edilen bedel ile hüküm altına alınan bedel farkının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. Değerlendirme1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; "İptal kararları geriye yürümez" hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; "Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…" gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; "Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır" genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararı nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması doğrudur. 3. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.