İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, orijinal parça fark bedeli itirazın iptali davasının hukuki niteliği ve istinaf kesinlik sınırı üzerine yaptığı değerlendirme.
Özet: Bir araç kazası sonrası orijinal parça fark bedeli alacağı ile icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi tarafından hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden ret kararı verilmiş; davacının bu karara yönelik istinaf başvurusu değerlendirildiğinde, davanın icra takibindeki 7.694 TLlik asıl değerinin, davanın açıldığı 2025 yılı için belirlenen 40.000 TLlik istinaf kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle, kararın kesin olduğu ve istinaf yolunun kapalı olduğu tespit edilmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ40. HUKUK DAİRESİTÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIDOSYA NO: 2026/1086 KARAR NO : 2026/741 İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ: 26/02/2026NUMARASI : 2025/810 Esas - 2026/204 KararDAVANIN KONUSU: İtirazın İptaliKARAR TARİHİ: 14/05/2026Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi özetle; davacı tarafından davalı aleyhine 24/08/2022 tarihinde İstanbul Anadolu 15. İcra Müdürlüğünde ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibin itiraz neticesinde durdurulduğunu, ...plakalı araca orjinal parça takılmadığı tespit edildiğini, alacağın tahsili için İstanbul Anadolu 15. İcra müdürlüğünde ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, yapılan itiraz neticesinde takibin durduğunu belirterek, "orijinal parça fark bedeli istemi ile şimdilik toplam 100 TL belirsiz alacak tazminatı ile olay tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi işletilerek davalıdan tahsilini; Davalı borçlu sigorta şirketinin haksız olarak yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı borçluların takibe konu miktarın %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine" karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi özetle; davacının İstanbul Anadolu 15. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali davasını belirsiz alacak davası olarak açmasının hukuki yararı bulunmadığını, davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili: Davanın, dava dilekçesinde "itirazın iptali nedeniyle belirsiz alacak davası" olarak açıldığını, davalı tarafın icra takibine yaptığı itirazın haksızlığı nedeniyle alacağın tahsili amacıyla ikame edildiğini, hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında Mahkeme tarafından davanın alacak davası mı yoksa itirazın iptali davası mı olduğunun sorulduğunu, dava dilekçesine göre "dosyanın itirazın iptali olduğu açıkken" Mahkemece davacı vekiline dava miktarı konusunda yasal süre verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava dilekçesinin talep sonucunda: "... Plaka aracın 21/05/2023 tarihinde karıştığı kaza neticesinde gördüğü hasar üzerine meydana gelen orjinal parça fark bedeli (Bakiye maddi hasar) tazmini istemi hakkında 6100 sayılı Yasa’nın107.maddesi uyarınca şimdilik toplam 100 TL belirsiz alacak tazminat ile işbu tazminat miktarına olay tarihinden itibaren merkez bankasında uygulanan en yüksek mevduat faizi işletilerek davalıdan istenilmesine, Davalı borçlu sigorta şirketinin haksız olarak yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin devamına, Davalı borçluların takibe konu miktarın %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine" ifadeleriyle davanın alacak ve itirazın iptali davası olarak açıldığı, Mahkemece tensip ara kararıyla davacı vekiline talep sonucunu somutlaştırması için süre verildiği, ancak davacı tarafça bu yönde yazılı beyanda bulunulmadığı gibi, duruşmada da sözlü beyanda bulunulmadığı anlaşılmaktadır. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, dava dilekçesinde davanın itirazın iptali davası olduğunun açık olduğunu ifade etmektedir. Bu durumda davanın değeri takipte istenilen 7.694 TL'dir. HMK'nin 341/2. maddesine göre miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. HMK'nin 341/4. maddesine göre ise alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz. Ayrıca HMK'nin ek 1. maddesinin 1. Fıkrasında; "HMK'nin 341. maddesindeki parasal sınırın her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 04/01/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz." hükmünün yanı sıra, aynı maddenin 2. fıkrasında; "HMK'nin 341. maddesindeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarın esas alınacağı" düzenlenmiş bulunmaktadır.Yeniden değerleme oranındaki artış sonucu davanın açıldığı 2025 yılı için HMK'nin 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 40.000 TL'dir.Somut uyuşmazlıkta, itirazın iptali davasında dava değeri (takipte talep edilen) olan 7.694 TL, davanın açıldığı 2025 yılı için öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığından, davacı vekilinin ilk derece mahkemesince verilen karar için HMK'nin 341/4. maddesi gereğince istinaf hakkı yoktur. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına yönelik istinaf dilekçesinin, HMK'nin 352/1-b maddesi gereğince reddine,2-İstinaf incelemesi esastan yapılmadığından, istinaf başvurusu sırasında yatırılan istinaf karar harcının istek halinde mahkemesince yatırana iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan masrafların istinaf eden üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının İlk Derece Mahkemesince istinaf talebinde bulunana iadesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/05/2026