Hırsızlık ve İş Yeri Dokunulmazlığının İhlali Suçlarında Yargıtay 2. Ceza Dairesi Kararı: Temyiz Süresi Aşımı Nedeniyle Ret, Usulüne Uygun Onama ve Savunma Hakkı Kısıtlamasından Kaynaklı Bozma Kararı.
Özet: Hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde, ilk sanık hakkında tebligattaki usul eksikliğine rağmen usulüne uygun tebligat yapılması ve yasal temyiz süresinin kaçırılması nedeniyle temyiz istemi reddedilmiştir; diğer iki sanığın hırsızlık suçundan önceki bozma üzerine kurulan mahkûmiyet hükümleri, duruşmalardan bağışık tutulma talepleri gözetilerek ve usul yönünden hukuka uygun bulunarak esastan onanmıştır; son sanık hakkında ise, hükmün açıklandığı duruşmada farklı bir yargı çevresinde hükümlü olmasına rağmen hazır bulundurulmayarak savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle mahkûmiyet hükümleri bozulmuştur.
2. Ceza Dairesi         2025/15066 E.  ,  2026/1670 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/13 E., 2017/38 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma
I. Sanık ... Hakkında Katılan ...'a Yönelik Hırsızlık ve İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Yokluğunda verilen kararın, sanığın son bilinen adresine tebliğe çıkarılmadan doğrudan MERNİS adresinde 16.03.2017 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre yapılan tebliğ işlemi geçersiz ise de; dosya üzerinden ve UYAP'tan yapılan incelemede, sanığın cezaevinden gönderdiği 01.10.2024 tarihli evrak talebi üzerine mahkemece gerekçeli kararın sanığa 08.10.2024 tarihinde cezaevinde okunup anlatılarak usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, yasal süre geçtikten sonra sanık tarafından verilen vekaletnameyi sunan sanık müdafii Av. ...'nın 08.07.2025 tarihinde temyiz isteminde bulunduğu belirlenmekle; 08.10.2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen kararı, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 08.07.2025 tarihinde temyiz eden sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun'un 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanıklar ... ve ... Hakkında Katılanlar ... ve ...'ya Yönelik Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
UYAP'tan yapılan incelemede, hüküm tarihinde sanık ...'nin ... T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda ve sanık ...'un Bafra T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulundukları anlaşılmakla birlikte, bozmadan önce sanıkların istinabe mahkemesinde 08.04.2013 tarihli duruşmada alınan ifadelerinde, duruşmalardan bağışık tutulmayı talep ettikleri anlaşıldığından, Tebliğname'deki 5271 sayılı Kanun'un 196. maddesine aykırı davranıldığına dair bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin "06.07.2012, 13.07.2012" yerine "08.09.2012, 13.07.2012" olarak kısmen yanlış gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA,
III. Sanık ... Hakkında Katılanlar ... ve ...'ya Yönelik Hırsızlık ve İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Hüküm tarihinde farklı yargı çevresinde bulunan ... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanığa duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükümlerin açıklandığı 14.02.2017 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.