Bir taşınmazın tapu kaydının orman vasfıyla iptali nedeniyle uğranılan zararın Türk Medeni Kanunu 1007. maddesi uyarınca tazmini davasında zamanaşımı incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, tapu kaydı orman vasfıyla iptal edilen taşınmazın uğradığı zararın 4721 sayılı Kanunun 1007. maddesi uyarınca tazmini talebiyle açılan bir davayı incelemekte olup, ilk derece mahkemesi davayı reddetmiş, davacılar ve Tarım ve Orman Bakanlığının istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesi, tapu kaydının 1985te kesinleşen iptali ve davanın 2023te açılması nedeniyle on yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen makul sürede açılmadığını belirterek davacıların istinaf başvurusunu esastan reddetmiş; bunun üzerine davacılar ve davalı bakanlık, mülkiyet hakkı ihlali ve husumet eksikliği gibi gerekçelerle kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/2260 Esas, 2025/2220 KararKARAR : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 5. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/122 Esas, 2024/204 KararTaraflar arasındaki taşınmazın tapu kaydının mahkeme kararı ile iptali nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddinee karar verilmiştir. Kararın davacılar ve davalı Tarım ve Orman Bakanlığı vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve davalı Tarım ve Orman Bakanlığı vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 10 08... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının, orman olduğu gerekçesiyle açılan açılan tapu iptal ve tescil davası sonucunda iptal edilerek orman parseline dahil edildiğinden uğranılan zararın tazminini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı idareler vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı Tarım ve Orman Bakanlığı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mülkiyet hakkı ihlali nedeniyle zamanaşımı sebebiyle reddin doğru olmadığını, ayrıca taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığını, kararın iç ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. 2.Davalı Tarım ve Orman Bakanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; idareleri yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilerek lehe vekâlet ücretinin hüküm altına alınması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın tapu kaydının, İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1981/582 Esas, 1983/955 Karar sayılı kararı ile orman olması nedeniyle iptal edildiği, bu kararın 10.05.1985 tarihinde kesinleştiği, 10 yıllık sürenin mevcut davanın açılmasından çok önce sona erdiği, davanın ise 15.03.2023 tarihinde açıldığından bahisle davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verildiği, hükmün, davacılar vekili tarafından istinaf yoluna taşındığı, mülkiyetin 1985 yılında kaybedildiği, tazminat davasının ise 15.03.2023 tarihinde açıldığı, Anayasa Mahkemesinin 25.07.2017 tarihli ve 2014/6673 sayılı kararı gereği, 18.11.2009 tarihinden önce zamanaşımı süresi dolmuş bulunan eldeki dava yönünden, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi kapsamında dava açılabilmesi imkanı yönünden, Anayasa Mahkemesinin belirtilen hak ihlali kararı nazara alındığında, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli kararından, 10 yıl sonra açıldığı ve 18.11.2009 tarihinden itibaren oluşan iç hukuk yolu itibarıyla, eldeki davanın makul süre içinde açıldığının kabulünün mümkün olmadığı anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı Tarım ve Orman Bakanlığı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; tapuya ... ilkesinin zarar gördüğünü ve zamanaşımı süresinin henüz başlamadığını ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. 2. Davalı Tarım ve Orman Bakanlığı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre yapılan incelemede; davalılardan Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin İlk Derece Mahkemesine kararına karşı istinaf yoluna başvurmuş olmasına rağmen, Bölge Adliye Mahkemesince davalı idarenin istinaf başvurusu ile ilgili olarak değerlendirme yapılmadığı, olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği anlaşıldığından hükmün bozulması gerekmiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacılar ve davalı Tarım ve Orman Bakanlığı vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile şimdilik sair hususlar incelenmeksizin temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Davacılardan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.