Kadastro yenileme çalışmaları sonrası tapu kaydındaki yüzölçüm azalması nedeniyle 4721 sayılı Kanunun 1007. maddesine göre Hazineye karşı açılan tazminat davasının kabulü.
Özet: Davacının, 3402 sayılı Kanunun 22/a maddesi gereği kadastro güncellemesi sonucunda, tapu kaydındaki taşınmazının yüzölçümünde teknolojik yetersizlikten kaynaklanan azalma nedeniyle uğradığı zararın 4721 sayılı Kanunun 1007 nci maddesi uyarınca hazineden tazminini talep ettiği davada, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, davalı hazine vekilinin istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilerek karar onanmış ve davalı hazine vekili bu kararı temyiz etmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/12424 E.  ,  2026/4896 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/815 Esas, 2025/673 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gelibolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/241 Esas, 2025/108 Karar
Taraflar arasındaki 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/A maddesi gereği tapu kaydındaki yüzölçümün azalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının dava konusu Çanakkale ili, ..., ... köyü, 348 parselde kayıtlı, 18.750,00 m² yüzölçümlü tarla vasfındaki taşınmazı 05.07.2017 tarihinde önceki maliki ...'tan satın aldığını, davacının bu taşınmazı 18.750,00 m² yüzölçümü ile tapu kaydına güvenerek satın aldığını ve bu duruma göre anlaşma yaparak ödeme gerçekleştirdiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede 2023 yılı içerisinde 3402 sayılı Kanun'un 22/a güncellemeleri yapıldığını ve ölçüm hatası olduğu belirlenerek kadastro tutanağına göre, taşınmazın yeni yüz ölçümünün 14.223,47 m² olarak tespit ve tescil edildiğini, davacının tapuya güvenerek bedel ödediğini ve tapunun hatalı tutulmasından kaynaklı olarak zarar ettiğini belirterek davanın kabulü ile dava konusu parselin mülkiyetinde meydana gelen azalma nedeniyle 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi kapsamında hesaplanacak tazminatın işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görev yönünden reddinin gerektiğini, ayrıca husumet ve zamanaşımı itirazlarının da bulunduğunu, esas yönden ise davaya konu taşınmazın ilk tapulama çalışmaları sonuçları ile yenileme kadastro çalışmalarının sonuçları birbiriyle uyumlu olduğunu, yapılan işlemlerde herhangi bir hata bulunmadığını, dava konusu taşınmazın ilk tapulama ve yenileme kadastro çalışmaları, bu çalışmaların yapım tarihlerindeki yürürlükte olan mevcut kanun, yönetmelik ve genelge vb. hükümlerine uygun şekilde ifa edildiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın öncelikle süre yönünden usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesinin koşullarının gerçekleşmediğini, davaya konu taşınmazda meydana gelen yüzölçüm farklılığının bir sınır değişikliğinden kaynaklanmadığını, meydana gelmiş yüzölçüm farklılığının, ilk tapulama çalışmalarında esnasında kullanılan alan hesaplama tekniğinin, günümüz teknolojisine göre ilkel kalmasından doğduğunu, 22/a yenileme kadastro çalışmalarının yapım amaçlarından bir tanesinin de bu ve buna benzeyen hataları giderme amacı taşıdığını; dava konusu taşınmazda meydana gelen yüzölçüm değişikliğinin bir sınır değişikliğinden kaynaklanmadığını; davacının bu davada tazminini istediği miktarın hakkaniyete uygun olması gerektiğini, eğer bir zarar varsa, bunun kesin olarak belirlenmesi eldeki davanın sonuçlanması ile mümkün olacağından, faizin başlangıç tarihi olarak da mevcut davanın karar tarihi esas alınması gerektiğini, faizin ise yasal faiz olması gerektiğini, Hazine sadece tapuda belirtilen satış bedelinden sorumlu olduğundan Hazinenin harçlar, yargılama masrafları ve avukatlık ücretleri yönünden de herhangi bir sorumluluğunun söz konusu olmadığını, davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin de yeniden değerlendirilmesini talep ettiklerini belirtilerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olay incelendiğinde yenileme çalışması sonrası taşınmazın yüzölçümünün küçülmesi sebebiyle davacının zararının oluştuğu, küçülmenin dava konusu parsellerin tesis kadastrosundaki teknolojik yetersizlikten kaynaklandığı, çapta herhangi bir değişiklik olmadığı, eski kadastro paftasındaki sınırlar ile uygulama kadastrosu sonucu oluşan sınırların birebir örtüştüğü, sınırlar arasında herhangi bir değişiklik olmadığı, dava konusu parsellerin eski kadastro paftasında ki sınırları ile uyumlu olduğu, yapılan çalışmanın usul ve kanuna uygun olduğu, davacının zararının başka türlü giderilme imkanının bulunmadığı, bu tür davaların belirsiz alacak davası olarak açılabileceği, belirlenen taşınmazın değerlerinin taşınmazın bulunduğu bölgede teşekkül eden piyasa raici, taşınmaz malların değeri, altyapı ve topoğrafik durumu, ana yollara ve şehir merkezi ile ticari alana mesafesi, çevresindeki yapılaşma gibi faktörler de göz önüne alınarak ve emsallerle yapılan mukayese yöntemiyle belirlendiği, tespit edilen bedelin değerlendirme tarihi itibarıyla adil ve hakkaniyete uygun olduğu bu nedenle İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz itirazında bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.