Kanun Yararına Bozma: Tehdit suçunda ilk kez hapse mahkum olan sanığa seçenek yaptırım uygulanma zorunluluğunun gözardı edilmesi.
Özet: Yargıtay, tehdit suçundan 18 gün hapis cezasına çarptırılan sanığın, tekerrüre esas sabıkası bulunmasına karşın daha önce hapis cezası almamış olması nedeniyle, kısa süreli hapis cezasının Türk Ceza Kanununun 50/3. maddesi uyarınca adli para cezası dışındaki diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeksizin karar verilmesini hukuka aykırı bularak yerel mahkeme hükmünü bozmuştur.

KANUN YARARINA BOZMA
Tehdit suçundan sanık ... hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-2. cümle, 62/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/3. maddeleri uyarınca 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Gaziantep 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2023 tarihli ve 2023/195 Esas, 2023/552 Karar sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 08.07.2025 gün ve 94660652-105-27-29535-2024-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 01.09.2025 gün ve 2025/94468 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,MEZKUR İHBARNAMEDE;Her ne kadar Gaziantep 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2023 tarihli kararı ile sanığın sabıkalı kişiliği ve sosyal ve ekonomik durumuna göre hakkında verilen kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesindeki seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesinde "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." şeklinde ve aynı Kanun'un 50/2. maddesinde "Suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adli para cezasına çevrilmez.'' şeklinde yer alan düzenlemeler nazara alındığında; Somut olayda, tekerrüre esas sabıkası bulunan sanığın suç tarihinden önce hapis cezasına mahkûm edilmemesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 106/1-2. cümlesinde hapis ve adli para cezası seçimlik olarak öngörülmekle birlikte tekerrüre esas kayıt sebebiyle zorunlu olarak hükmolunan 18 gün hapis cezasının, aynı Kanun'un 50/2. maddesinde yer alan adli para cezasına yönelik sınırlama ve 50/3. maddesinde düzenlenen emredici hüküm nedeniyle adli para cezası dışındaki diğer seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan KABULÜ ile Gaziantep 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2023 tarihli ve 2023/195 esas, 2023/552 karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.