Türk Medeni Kanunu 1007. madde uyarınca orman vasfıyla tescil edilen taşınmazın tapu iptali nedeniyle uğranılan zararın Hazineden tazmini davasında objektif değer artışı tespiti ve bilirkişi raporunun yetersizliği.
Özet: Bu dava, maliki olunan taşınmazların orman vasfıyla tapu kaydının iptal edilmesi sonucu Türk Medeni Kanununun 1007. maddesi uyarınca hazineden talep edilen tazminata ilişkindir; yüksek mahkeme, ilk derece mahkemesinin kararını, taşınmazın değer tespitinde uygulanan objektif değer artışı oranının benzer emsal davalara göre düşük kalması ve bu konuda bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak yeniden değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle bozmuştur.
5. Hukuk Dairesi         2025/13127 E.  ,  2026/4878 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2025/106 Esas, 2025/200 Karar
KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen taşınmazın tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının maliki olduğu Yalova ili, ... ilçesi, ... köyü 1 07... ve 61 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan tapu iptal ve tescil davası sonucunda iptal edildiğini ve orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiğini, herhangi bir bedel ödenmeden davacının mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi kapsamında taşınmazların tapu iptal ve tescil kararının kesinleştiği tarih itibarıyla belirlenecek değerinin davalı Hazineden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, taşınmazların tamamının değil belirli bir kısmının tapusunun iptal edildiğini, orman niteliğindeki taşınmazların özel mülkiyete konu olamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.09.2022 tarihli ve 2020/391 Esas, 2022/1002 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve tazminat bedelinin 27.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin 26.09.2022 tarihli ve 2020/391 Esas, 2022/1002 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.06.2024 tarihli ve 2023/1330 Esas, 2024/1315 Karar sayılı kararıyla; istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 07.06.2024 tarihli ve 2023/1330 Esas, 2024/1315 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan dava sonucunda, Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/380 Esas, 2011/120 Karar sayılı kararı ile orman tahdit sınırı içinde kaldığından bahisle iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verildiği, işbu kararın temyiz incelemesinden geçerek 27.09.2012 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 11.09.2020 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığı, arazi niteliğindeki taşınmazlara olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmediği; ancak dava konusu taşınmazların konumu ve bilirkişi raporunda belirtilen özellikleri ile aynı bölgeden intikal eden, dava konusu taşınmazlara yakın konumda bulunan, benzer özellikteki taşınmazlardan 1 07... parsel sayılı taşınmaza dair aynı taleple açılan davanın (Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/387 Esas, 2023/222 Karar sayılı dosyası) Dairemizin 2023/10093 Esas, 2024/2983 Karar sayılı dosyasında yapılan temyiz incelemesinde, işbu taşınmazın 2012 yılı itibarıyla değerinin tespitinde benzer nedenlerle % 200 oranında uygulanan objektif değer artışının Dairemizce de uygun bulunduğu; 1 07... parsel sayılı taşınmaza dair aynı taleple açılan davanın (Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/212 Esas, 2023/320 Karar sayılı dosyası) Dairemizin 2023/9877 Esas, 2024/3146 Karar sayılı dosyasında yapılan temyiz incelemesinde, işbu taşınmazın 2014 yılı itibarıyla değerinin tespitinde benzer nedenlerle % 200 oranında uygulanan objektif değer artışının Dairemizce de uygun bulunduğu dikkate alındığında, eldeki davada hükme esas alınan bilirkişi raporunda %125 oranında objektif değer artışı uygulanmak suretiyle daha az bedele hükmedilmesinin doğru görülmediği, bu durumda, bilirkişi heyetinden yukarıda açıklanan hususta ek rapor alınarak sonucuna uygun karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesinin bozmayı gerektirdiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve tazminat bedelinin 27.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Hazineden tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olup rapora karşı itirazlarının karşılanmadığını, davalı Hazineye husumet yöneltilemeyeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını, orman vasfındaki dava konusu taşınmazların özel mülkiyete konu olamayacağından tazminat talep edilmesinin hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, taşınmazlara net gelir metoduna göre değer biçilirken ürün verim miktarının yüksek, üretim masraflarının ise yüksek alınmasının doğru olmadığını, uygulanan kapitalizayon faiz oranının hatalı olduğunu, % 200 oranında objektif değer artışı uygulanmasının yerinde olmadığını, ıslah dilekçesinin kabulünün hukuka aykırı olduğunu, temerrüde düşürülmeden faiz talep edilemeyeceğini, davalı Hazine aleyhine harç ve nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.