Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçeli kararında, limited şirket müdürü sorumluluğundan kaynaklanan menfi tespit davasında icra takibine konu borcun olmadığının tespiti ile arabuluculuk ve görevli mahkeme hususları incelenmektedir.
Özet: Davacının, hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı belirtilen ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu iddia ettiği icra takibine konu borcun bulunmadığının tespiti, takibin iptali ve kötü niyet tazminatı talebiyle açtığı davada, mahkeme, limited şirket müdürünün sorumluluğundan kaynaklanan bu tür ticari uyuşmazlıklarda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu uyarınca dava şartı arabuluculuk sürecinin zorunlu olduğunu vurgulamış, arabuluculuk şartı yerine getirilmediğinden davanın esasını incelemeksizin usulden reddedilmesi gerektiğine işaret etmiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :2026/
KARAR NO :2026/
BAŞKAN :... ...
ÜYE :... ...
ÜYE :... ...
KATİP :... ...
DAVACI :
VEKİLİ :Av.
DAVALI :
DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/11/2025
KARAR TARİHİ : 08/06/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkili aleyhine davalı şahıs tarafından ... 1. Genel İcra Dairesinin 2025/... Esas numarasına kayıtlı takip başlatıldığını, yapılan takip açıkça usule aykırı olduğu gibi davalı tarafından başlatılan söz konusu icra takibine konu alacakların kesinlikle hiçbir hukuki dayanağı olmadığını, böyle bir borcu bulunmadığı gibi böyle bir borcu da doğmadığını, müvekkili hakkında açılan icra takibinde hiçbir yasal dayanak belirtilmeden açılmış olduğu, takip talebinde borcun sebebi olarak 10.01.2025 tarihli imzalanan sözleşmeye göre borçlu ..., ... firmasına müdür olarak tayin edildiğini, ancak üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediği, şeklinde taraflarınca anlaşılmayan bir beyan ile soyut bir bir takip açıldığını, dayanak olarak herhangi bir fatura ve benzeri kanunun aradığı şartlarda belge de sunulmadığını, davalı yanın haksız kazanç elde etmeye çalışılarak ilamsız takip açıldığını, ya tutarsa mantığıyla hareket edilerek ilamsız icra takibi yapıldığını, müvekkilinin icra takibini banka hesaplarına gelen haciz ile tesadüfen öğrenildiğini, davalı alacağın varlığını ispata yarar herhangi bir belge sunmadığını, davalı faturaya dayanarak alacaklı olduğunu iddia ediyorsa bunu somut ve inandırıcı ıslak imzası yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle öncelikle maddi durumu kötü olan müvekkilinin yargılama sonunda verilecek kararın kesinleşmesine kadar adli yardımdan faydalandırılmasına adli yardım talebinin kabulüne, öncelikle ileride telafisi imkansız zararların ortaya çıkması ihtimaline binaen dava konusu icra takibi ilgili olarak müvekkili hakkında başlatılan takibin teminatsız dava sonuna kadar durdurulması yönünde tedbir kararı verilmesine, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine konu olabilecek herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine, haksız ve kötü niyetle açılmış bulunan takibin iptalini, davalı yanın kötü niyetli olmasından dolayı %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE
Dava, limited şirket müdürünün sorumluluğundan kaynaklı verdiği iddia olunan zararın tahsiline yönelik başlatılan icra takibinden kaynaklı borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkindir. 6102 Sayılı TTK'nun madde 5/A- (1) gereğince; bu kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartıdır.
6325 Sayılı Kanunun Dava şartı Arabuluculuk başıklı madde 18/A-1-2 gereği; "...Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."... 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02/04/2026 tarihli 2025/ esas 2026/ sayılı gerekçeli kararı ile takip alacaklısı olan ve ... ... Teknik Eğitim Danışmanlık Mühendislik Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinde ortak olan ..., bir dönem bu şirkette müdür olan takip borçlusu ...'e karşı, yöneticinin sorumluluğundan kaynaklı verdiğini iddia ettiği zararın tahsilini talep ettiği, Anonim Şirketlerde ve Limited Şirketlerde yöneticinin sorumluluğundan kaynaklı tazminat davaları Türk Ticaret Kanununda düzenlendiğinden eldeki davanın mutlak ticari dava olduğu ve bu durumda davaya bakmaya Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu kanaatiyle dosyanın ... Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli mahkeme olduğunun tespitine karar verilerek dosyanın mahkememize gönderildiği ve mahkememizin 2026/ sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. ... 11.Hukuk Dairesi'nin 27.03.2024 Tarih, 2024/ Esas ve 2024/ Karar sayılı kararında "...Bu hüküm uyarınca “herhangi bir işlem yapılmadan” tabirinden kasıt arabulucuya başvuru için taraflara süre verilmeyeceği, başka hiçbir usuli işlem yapılmadan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğidir. Bu nedenle, yasanın çok açık hükmü karşısında zorunlu arabuluculukta arabulucuya başvuruya ilişkin dava şartı davadan önce gerçekleştirilmek zorunda olup HMK’nın 115/2.maddesi kapsamında tamamlanabilir bir dava şartı olarak görülmemiştir..." şeklinde belirtildiği üzere arabuluculuk tamamlanabilir bir dava şartı değildir.Aynı yasa ile 6325 Sayılı Kanuna ek olarak getirilen Dava şartı Arabuluculuk başlıklı madde 18/A-1-2 gereği; ''.... İlgili Kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir....'' başlıklı hükümleri uyarınca, 05 Nisan 2023 tarih ve ... sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 31, 34, 36, 37, 38 ve 41. maddeleri 01 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, bu kapsamda; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartı olarak düzenlenmiş bulunmasına, 24/11/2025 tarihinde ikame olunan işbu davanın limited şirket müdürünün sorumluluğundan kaynaklı verdiği iddia olunan zararın tahsiline yönelik başlatılan icra takibinden kaynaklı borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkin olup, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak öngörüldüğü, dava dilekçesi içeriğinde arabuluculuğa başvurulduğundan sözedilmediği veya deliller arasında arabuluculuk tutanağı ile ilgili bilgilere rastlanılmadığı gibi dava dilekçesi ekinde arabuluculuk tutanağı bulunmadığı anlaşılmakla; arabulucuya başvurulmadan dava açıldığından ve bu dava şartının tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı da gözetildiğinden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın 6102 Sayılı TTK'nun 5/A maddesi, 6325 Sayılı Kanunun 18 (A) 1-2 maddesi gereği davanın dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,
2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 732,00.-TL harcın peşin yatırılan 615,40.-TL harçtan mahsubu ile bakiye 116,60.-TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi.08/06/2026
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza