Kargoda kaybolan çekin iptali davasında, davacının yetkili hamil ve aktif husumet sıfatının istinaf mahkemesince teslim/zilyetlik olgusu ekseninde değerlendirilmesi.
Özet: Bir şirket, kargoya verilen ancak kendisine fiziksel olarak ulaşmadan kaybolan bir çekin iptali için dava açmış, çeki keşide edenin kargoya teslimiyle zilyetliğin müvekkiline geçtiğini ve bu nedenle yetkili hamil sıfatını kazandığını iddia etmiştir; ancak ilk derece mahkemesi, çekin davacının eline ulaşmadığı gerekçesiyle aktif husumet ehliyeti yokluğundan davayı reddetmiş, davacı ise kararın usul ve yasalara aykırı olduğunu, mahkemenin teslim ve zilyetlik olgusunu yeterince incelemediğini, kargo sorgusundaki "teslim edildi (iade)" ibaresinin belirsizliğini gidermeden kesin bir sonuca varılmasının hatalı olduğunu ve kargoya teslimin zilyetlik devri olarak kabul edilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusu yapmıştır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: 2026/999 EsasKARAR NO : 2026/1058 KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: Bakırköy 5. Asliye Ticaret MahkemesiNUMARASI : 2025/923 Esas - 2026/70 KararTARİHİ: 23/01/2026DAVA: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali-Hasımsız)KARAR TARİHİ: 21/05/2026İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili adına ...Anonim Şirketi tarafından keşide edilen ... İkitelli Ticari Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 06/12/2025 tarihli, 572.637 TL tutarındaki çekin keşideci tarafından ... gönderi numarası ile 16/09/2025 tarihinde müvekkiline kargolandığını, bu güne dek teslim edilmediğini, kargo firması ile irtibata geçildiğini, gönderinin nerede olduğunun tespit edilemediğini, kargo sorgusunda "kayıp araştırması başlatıldı" notunun yer aldığını, çekin kaybolduğunun açık olduğunu çek bedelinin ödenmesini önlemek için ödeme yasağı konulmasına, devamında ise müvekkili adına keşide edilen ... İkitelli Ticari Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 06/12/2025 tarihli, 572.637 TL tutarlı çekin zayi nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 23/01/2026 tarih ve 2025/923 Esas - 2026/70 Karar sayılı kararında;".......Davacı taraf dava dilekçesinde davaya konu çekin kendilerine gönderilme aşamasında daha eline ulaşmadan kargoda kaybolduğunu, bu sebeple çekin iptalinin istendiği anlaşılmıştır.Görüldüğü gibi davaya konu çek davacının eline daha ulaşmadan kargoda kaybolmuştur; davacının çek daha eline ulaşmadan kaybolduğundan bahisle çek iptalini talep ettiğinden davacının yetkili hamil olmadığından zayi nedeni ile çekin iptalini isteme hakkı bulunmamaktadır(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2011/4524 Esas, 2012/9838 Karar sayılı kararı; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 2025/1681 Esas, 2025/2200 Karar sayılı kararı). Belirtilen gerekçe ile davacının yetkili hamil olmaması nedeni ile aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesi ile, ''1-Davanın aktif husumet yokluğundan REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkil adına ...Anonim Şirketi tarafından keşide edilen ... İkitelli Ticari Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 06/12/2025 tarihli, 572.637 TL tutarındaki çekin iptali talepli olarak açılan davada, yerel mahkemece aktif husumet yokluğu gerekçesiyle davanın reddine dair hüküm kurulduğunu, yerel mahkeme kararının usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olduğunu, mahkemece müvekkilin hamil olmadığı sonucuna götüren teslim - zilyetlik olgusuna ilişkin yeterli hukuki inceleme yapılmadan hüküm kurulduğunu, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek önemli delillerin toplanmadığını, teslim vakıasının araştırılmadığını, HMK m.353/1-a-6 kapsamında eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, Dosyada mübrez kargo sorgu evrakında açıkça “teslim edildi (iade)” ifadesi bulunduğunu, bu ifadenin teslim olgusunun var olduğunu, fakat teslimin kime, hangi sıfatla ve hangi belge / imza ile yapıldığının belirsiz olduğunu gösterdiğini, bu belirsizlik giderilmeden “teslim yoktur, hamil değildir” şeklinde kesin bir sonuca gidilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece kargo firmasından gönderiye ilişkin tüm taşıma evraklarının celbedilmesi, teslim belgesi (ıslak veya dijital imza), iade prosedürü ve iadeye ilişkin belirsizliklerin netleştirilmesi gerektiğini, bu kayıttaki belirsizlik aydınlatılmadan aktif dava ehliyeti yokluğunun kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Aleyhe kabul anlamına gelmemek kaydıyla; kargo sorgu evrakında yer alan "teslim edildi" ibaresinin aksine, evrakın teslim öncesi nakliye aşamasında kaybolduğu kabul edilse dahi, bu durumda kargoya teslimin “hamile teslim / zilyetliğin devri” etkisinin araştırılması gerektiğini, keşidecinin çekin müvekkile teslimi yönünde iradesini kullanarak çeki kargoya verdiğini, müvekkil de çekin kendisine tesliminin kargo ile yapılması konusunda iradesini kullanmış olduğunu, keşideci tarafından çekin kargoya teslimi ile zilyedliğin müvekkile geçtiğini, dolayısıyla müvekkilin hamil sıfatını kazandığının kabulünün gerektiğini, Taşıyıcının gönderim ilişkisine göre gönderilen adına fiili hakimiyetin kurulmasına hizmet eden bir konumda olduğunu, teslim / iadeye ilişkin kayıtlarının da mevcudiyeti göz önüne alındığında, mahkemenin kargoyu tamamen “gönderenin elinde sayma” varsayımıyla hareket etmesinin isabetli olmadığını, zayi anında hak sahibinin kim olduğu hususuna açıklık getirilmeden müvekkil davacının hamil olmadığı yönünde yaklaşımın TMK m.977’nin öngördüğü zilyetlik devri şekillerini göz ardı ettiğini, çekin kargoya tesliminin hamile teslim ve müvekkilin zilyedliğine geçiş olarak değerlendirilmesi, zilyedliğin müvekkil adına kurulmuş olduğunun kabulünün gerektiğini, eksik inceleme ve hatalı hukuki nitelendirmelerle kurulmuş hükmün kabulünün mümkün olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, TTK’nun 818/1-s yollamasıyla 757-764. maddeleri hükümlerine göre zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkindir.Mahkemece, aktif husumet yokluğundan davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Kıymetli evrakta hakkın senede bağlı olması nedeniyle, senedin zayi olması halinde hak sahibine iptal kararı alarak hakkını senetsiz olarak ileri sürme ya da yeni bir kıymetli evrak tanzimini isteme olanağı tanınmak istenmiştir. TTK’nun 757-764.maddelerinde yer alan yasal düzenlemeye, yerleşik uygulamaya ve ilmi açıklamalara göre zayii nedeniyle kıymetli evrakın iptalini isteme hakkı hamile aittir.Dava konusu çek sureti mevcut olmadığından incelenememiş olmakla birlikte, davacı, çekin dava dışı ...Anonim Şirketi tarafından kendisi lehine düzenlenen bir çek olduğunu ileri sürmüştür. Davacının dava konusu çekte lehtar olduğu ileri sürülmekte ise de, söz konusu çekin henüz davacıya teslim edilmeden kargoda kaybolduğu belirtilmiştir. Oysa davacının yetkili hamil olduğunun kabulü için çek üzerinde lehtar olarak gösterilmiş olması yeterli olmayıp, aynı zamanda çekin zilyetliğinin de davacıya devredilmiş olması gerekir. Söz konusu zilyetlik devredilmeden keşideci ve lehtar arasında bir ayni sözleşme kurulduğunun kabulü mümkün değildir. Teslim söz konusu olmadığından davacının yetkili hamil olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla yetkili hamil sıfatını haiz olmayan davacının iş bu davayı açma hakkı olmadığı açıktır. Yargıtay 11. HD.'nin 2011/4524 Esas - 2012/9838 Karar sayılı kararı benzer mahiyettedir.)O halde ilk derece mahkemesince davanın reddi yönünde verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamakta olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK. 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken istinaf karar harcı istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince tarafa tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 21/05/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-ç maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.