Üçüncü kişi yararına düzenlenen sözleşmeden kaynaklanan kiralama danışmanlık hizmet bedeli alacağına ilişkin icra takibine davalının itirazının iptali hakkında Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçeli kararı.
Özet: Davacı şirket, davalı ile dava dışı bir tekstil mağazacılık şirketi arasında yapılan kira sözleşmesinin 8.1 maddesi uyarınca, AVM kiralama ve yönetim danışmanlığı hizmetleri karşılığında davalıdan müvekkili lehine ödenmesi gereken 100.000 TL alacağının tahsili amacıyla başlattığı ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptalini, takibin devamını ve kötü niyet tazminatını talep etmektedir; zira sözleşmedeki ilgili madde TBK 129. madde kapsamında üçüncü kişi yararına sözleşme niteliğinde olup, davalının ödeme yapmaması ve icra takibine itiraz etmesi hukuken dayanaktan yoksundur.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/
KARAR NO : 2026/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 03/06/2026
KARAR TARİHİ : 08/06/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile dava dışı ... Tekstil Mağazacılık A.Ş. arasında ... ... AVM’de bulunan ... nolu bağımsız bölümlerin kiralanmasına ilişkin olarak imzalanan 02.07.2024 tarihli sözleşmeden ve taraflar arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklı olarak müvekkilinin davalıdan alacağının bulunduğunu, bu alacak hakkına istinaden borçlu davalı aleyhinde ... 4.Genel İcra Dairesi'nin 2025/... E. sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, bu kapsamda ilgili takibe ilişkin ... ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmiş olup, borçlunun haksız itirazı sebebiyle icra takibinin durmasına karar verildiğinden, huzurdaki davayı açarak itirazın iptaline ve icra takibinin devamına ve davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etme zorunluluğu doğduğunu, davalı ile dava dışı ... Tekstil Mağazacılık A.Ş. arasında ... ... AVM’de bulunan ... nolu bağımsız bölümlerin kiralanmasına ilişkin olarak imzalanan 02.07.2024 tarihli sözleşmenin 8.1 maddesinin ''Kiraya veren; tüm kiralama faaliyetlerini, görüşmelerini, pazarlama, kontrat yönetimi ve takibini gerçekleştiren; ... ... AVM Kiralama ve Yönetim danışmanlığını yürüten ... Danışmanlık Ltd. Şti.’ye bu sözleşmenin hakediş bedeli olarak 100.000TL tutarı sözleşmenin imzası ile birlikte () ... no’ya yatırılacağını kabul ve beyan eder.'' şeklinde belirlendiğini, görüleceği üzere anılan sözleşme maddesi ile sözleşmede kiraya veren sıfatına haiz davalının söz konusu AVM içerisinde yer alan dükkanlarının dava dışı firmaya kiralanmasına ilişkin tüm kiralama faaliyetlerini, görüşmelerini, pazarlama, kontrat yönetimini ve takibini gerçekleştiren AVM Kiralama ve Yönetim danışmanlığını yürüten müvekkili şirkete 100.000-TL tutarındaki bedelin sözleşmenin imza tarihinde doğrudan müvekkili şirkete ait banka hesabına ödenmek suretiyle ödenmesi borcu altına girdiklerini, TBK m. 129/1 uyarınca: "Kendi adına sözleşme yapan kişi, sözleşmeye üçüncü kişi yararına bir edim yükümlülüğü koydurmuşsa, edimin üçüncü kişiye ifa edilmesini isteyebilir." Bunun yanı sıra 129/2.maddenin "Üçüncü kişi veya üçüncü kişiye halef olanlar da, tarafların amacına veya örf ve âdete uygun düştüğü takdirde edimin ifasını isteyebilirler. Bu durumda, üçüncü kişi veya ona halef olanlar bu hakkı kullanmak istediklerini borçluya bildirdikten sonra, alacaklı borçluyu ibra edemeyeceği gibi, borcun nitelik ve kapsamını da değiştiremez." şeklinde belirlendiğini, anılan sözleşme maddesinin üçüncü kişi yararına sözleşme niteliğinde olduğu ve somut olaydaki sözleşme bakımından üçüncü kişi olan müvekkili şirket yararına bir alacak hakkı yarattığının tartışmasız olduğunu, hukukumuzda üçüncü kişi yararına sözleşmenin; sözleşmenin taraflarından birinin diğer tarafa edimi kendisi yerine sözleşmeye dahil olmayan üçüncü bir kişiye (lehtara) ifa etmesini yüklediği hukuki işlem olduğunu, temel amacının üçüncü kişiye kendi başına bir hak veya alacak kazandırmak olduğunu, davalı tarafın ise müvekkili şirkete ödeme yapmayarak borcunu ödememesi için hiçbir geçerli hukuki sebebi ve dayanağı bulunmamakta olup, davalı tarafça icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu ve yargılama soncunda iptaline karar verilmesi gerektiğinin açık olduğunu, tüm bu açıklamaları kapsamında müvekkili şirkete anılan tutarda borçlu durumda olan davalı tarafa hitaben ... 10. Noterliğinin 06/09/2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğnii ve tebliğ edilmiş olup davalıın işbu davaya konu borcun ödenmesinin talep edildiğini, ancak davalı tarafça müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, anılan ihtarnamenin akabinde dava dışı ... firması ile sözleşme imzalayan kiraya verenler ... kendi taşınmazı ölçülerine oranla bir kısım ödeme yapmış olup müvekkili şirkete olan alacağını ödemiş ise de; kalan bakiye sebebiyle müvekkili şirket tarafından davalı taraf aleyhinde icra takibine girişilmek zorunda kalındığını, akabinde müvekkili şirket tarafından davalıa karşı işbu davaya konu ilamsız icra takibinin başlatılmış olup davalıın her biri tarafından ayrı ayrı ve haksız bir şekilde icra takibine konu borca, haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz edildiğini, taraflar arasında gerçekleşen arabuluculuk görüşmeleri ile de uyuşmazlık çözüme kavuşmadığından ve anlaşmama olarak arabuluculuk süreci sona erdiğinden huzurdaki davayı açma zorunluluğu doğduğunu, son olarak davalı tarafça müvekkili şirketin başlatmış olduğu icra takibine itiraz edilmesinde kötü niyetli olduğunun da şüphesiz olduğunu, davalıca imzalanan sözleşme içeriğinin açık olduğu gibi müvekkili şirketçe de icra takibinden önce borç kendilerine yine de ihtarname yoluyla bildirilmiş olup davalının ısrarla ve tamamen iyi niyette uzak biçimde mevcut olduğunu bildikleri borca itiraz etme ve müvekkilinin alacağına kavuşmasını kötü niyetli şekilde geciktirme yoluna gittiklerini, tüm bu sebeplerle alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere müvekkili şirket lehine ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini de talep ettiklerini, tüm bu sebeplerle davanın kabulü ile ... 4.Genel İcra Dairesi'nin 2025/... E. sayılı sayılı dosyasında yapmış oldukları haksız itirazın iptaline, söz konusu icra takibinin devamına ve davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, açıkladıkları tüm bu sebeplerle davanın kabulü ile ... 4.Genel İcra Dairesi'nin 2025/... E. sayılı sayılı dosyasında yapmış oldukları haksız itirazın iptaline, söz konusu icra takibinin devamına ve davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, tüm yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE:
Dava tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı HMK’nın 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi, kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar, kamu düzenine ilişkindir ve yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınmalıdır. Somut uyuşmazlıkta öncelikle mahkemenin görevli olup olmadığı tespit edilmelidir.6100 sayılı HMK'nun 4-a maddesinde, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların Sulh Hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği yasal düzenlemesi karşısında, somut olayda, davalı ile dava dışı ... Tekstil Mağazacılık A.Ş. arasında ... ... AVM’de bulunan ... nolu bağımsız bölümlerin kiralanmasına ilişkin olarak imzalanan 02.07.2024 tarihli sözleşmeden kaynaklı alacak istemli iş bu davada kira sözleşmesi kapsamında iş bu davanın HMK.'nun 4. maddesi kapsamında sulh hukuk mahkemesince görülmesi gerektiği anlaşılmakla, Mahkememizce görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Davanın Görev Dava Şartı Yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, Davanın konusu itibariyle davaya bakmaya görevli mahkeme SULH HUKUK MAHKEMESİ olduğundan HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ... NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
2-Harç, masraf, avans ve vekalet ücreti hususlarının görevli mahkemece karara bağlanmasına, herhangi bir sebeple görevli mahkemede yargılamaya devam olunmaması halinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile yargılama giderlerine hükmedilebileceğine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 08/06/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır