Danıştay, Boludaki taşınmazın 1980 tarihli afete maruz bölge ilanının iptali talepli dava dilekçesini, hukuka aykırılık gerekçelerinin 2577 sayılı kanuna uygun sunulmaması nedeniyle reddetti.
Özet: Danıştay, Boluda bir alanın 1980 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla afete maruz bölge ilan edilmesinin iptali talebiyle açılan davada, davacıların dava dilekçesini 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 3. ve 5. maddelerinde belirtilen düzenleme ve açıklık koşullarına uygun bulmamıştır; zira dilekçede, söz konusu kararın hangi mevzuat hükümlerine niçin aykırı olduğunun ve özellikle 2012 tarihli kanuna yapılan atfın 1980 tarihli işlemle bağlantısının tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıkça ortaya konulmadığı gerekçesiyle reddine karar vermiştir.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2025/1483 E.  ,  2025/1307 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/1483
Karar No : 2025/1307
DAVACILAR : 1- ...
2- ...
3- ...
VEKİLLERİ : Av. ...
DAVALI : ... Bakanlığı
DAVANIN KONUSU : Bolu İli, Göynük İlçesi, ... Mahallesinde davacıların taşınmazının da bulunduğu alanın 7269 sayılı Kanunun 2. maddesi uyarınca afete maruz bölge olarak ilanına ilişkin 12/06/1980 tarih ve 8/1112 sayılı Bakanlar Kurulu kararının iptali istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Dairemiz kararında da belirtildiği üzere 2577 sayılı Kanunun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dava dilekçesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca incelendikten sonra, gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari davaların açılması" başlıklı 3. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde; dava dilekçelerinde davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin gösterileceği; 14. maddesinin üçüncü fıkrasında, dilekçelerin sırayla a) görev ve yetki, b) idari merci tecavüzü, c) ehliyet, d) idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) süre aşımı, f) husumet, g) 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden inceleneceği belirtilmiş; 15. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde ise, dilekçelerde 14. maddenin 3/g bendine aykırılık görülmesi halinde otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde düzenlemek veya noksanları tamamlamak üzere, yahut 14. maddenin (c) bendinde yazılı hallerde, ehliyetli olan şahsın avukat olmayan vekili tarafından dava açılmış ise otuz gün içinde bizzat veya bir avukat vasıtasıyla dava açılmak üzere dilekçelerin reddedileceği hükme bağlanmıştır.
Anılan Kanun'un 3. maddesinde; 1. "İdari davalar, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılır.
2. Dilekçelerde;
a) Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası,
b) Davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller,
c) Davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi,
d) Vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar,
e) Vergi davalarında davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nevi ve yılı, tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası ve varsa mükellef hesap numarası, gösterilir." kuralı yer almaktadır.
Aynı Kanunun 5. maddesinde ise;
1. Her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılır. Ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık yada sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabilir.
2. Birden fazla şahsın müşterek dilekçe ile dava açabilmesi için davacıların hak veya menfaatlerinde iştirak bulunması ve davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması gerekir, hükümlerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen Kanun hükümleri uyarınca, dava dilekçesinde dava konusunun tereddüte yer bırakmayacak açıklıkta gösterilmesi, idari işlemin içeriğinin, tarihinin ve sayısının belirtilmesi, ayrıca hangi mevzuata göre hukuka aykırı ise buna ilişkin sebeplerinin gösterilmiş olması gerektiği, bununla birlikte bir kimsenin kendisine ait birden çok taşınmazı ile ilgili olarak tek dilekçe ile dava açabileceği gibi bir taşınmazın birden çok hissedarı tarafından da tek dilekçe ile dava açılabileceği anlaşılmıştır.
Dava; Bolu İli, Göynük İlçesi, ... Mahallesinde, davacılardan ...'un adına kayıtlı olduğu belirtilen ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın, ... adına kayıtlı olduğu belirtilen ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın ve ... adına kayıtlı olduğu belirtilen ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazların da bulunduğu alanın 7269 sayılı Kanunun 2. maddesi uyarınca afete maruz bölge olarak ilanına ilişkin 12/06/1980 tarih ve 8/1112 sayılı Bakanlar Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Dava dilekçesinin incelenmesinden; dava konusu Bakanlar Kurulu kararının üzerinden çok uzun yıllar geçmesine rağmen Bolu Valiliğinin isteği üzerine Göynük Belediye Başkanlığı tarafından söz konusu taşınmazlardan hukuka aykırı bir şekilde tahliyelerinin talep edildiği belirtilerek, 7269 sayılı Kanunun 2. maddesi uyarınca afete maruz bölge ilanına ilişkin 12/06/1980 tarih ve 8/1112 sayılı Bakanlar Kurulu kararının iptali istenirken, 2012 yılında yürürlüğe giren 6306 sayılı Kanun hükümlerine dayanılarak hukuka aykırılık iddiasında bulunulduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda; dava konusu işlemin dayandığı mevzuat hükümlerine niçin aykırı olduğunun tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirtilmesi ve dava konusu işlemin davacıların menfaatini ne şekilde etkilediğinin açıklanması suretiyle her bir davacı için ayrı ayrı olmak üzere düzenlenecek dava dilekçeleri ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 3. ve 5. maddelerine uygun olarak yeniden dava açılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca bu Kararın tebliğ tarihinden itibaren otuz (30) gün içerisinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde düzenlenmek ve yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınmak suretiyle, yeniden dava açmakta serbest olmak üzere DİLEKÇENİN REDDİNE,
2. Dava dilekçesinin bir örneğinin davacılara iadesine,
3. Aynı Kanunun 15. maddesinin 5. fıkrası hükmüne göre, yeniden verilen dilekçede de aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde, davanın reddedileceğinin davacıya bildirilmesine,
4. Dava yenilenmediği takdirde artan yargılama giderinin davacılara iadesine, 03/03/2025 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.