Kargo taşıma hizmeti faturalarının ödenmemesi üzerine açılan itirazın iptali davasında, ticari defter ve bilirkişi raporuyla borcun tespiti ve icra takibinin devamı yönündeki ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Kargo taşıma hizmeti bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine borçlu davalı şirketin itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu ve davalının borçlu olduğunu ispatladığı, davalının sunduğu tahsilat makbuzları ile mutabakat belgesinin borcu sona erdirmediği ve davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı tespit edilerek, davalının icra takibine yaptığı itirazların iptaline, takibin devamına ve %20 oranında icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: 2022/1947 KARAR NO: 2026/904T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: 27/09/2022NUMARASI: 2018/1001 Esas - 2022/570 KararDAVA: İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/04/2026Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkil şirket ile davalı borçlu şirketin arasında gerçekleşen kargo taşıma hizmeti nedeniyle müvekkil şirketin kendisine düşen yükümlülüğü yerine getirmesine rağmen söz konusu taşıma bedelleri için davacı şirket tarafından düzenlenen faturaların davalı şirkete imza karşılığında teslim edilmesine rağmen davalı borçlunun bedellerini ödemediğini, süresi içerisinde söz konusu faturalara itirazda bulunmadığını, bunun üzerine müvekkil şirketin .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında icra takibi başlattığını ancak davalının tüm borçlara ve ferilerine itiraz ettiğini, bu itirazın taraflarına tebliğ edilmediğini, müvekkil şirketin dosya üzerinde 21.09.2018 tarihinde yapılan genel dosya kontrolü sırasında haberdar olduğunu yapılan itirazın borcu sürüncemede bırakma amacıyla olduğunu, her iki tarafın da tacir olduğunu belirterek, davanın kabulü ile davalının yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak koşulu ile icra inkar tazminatının davalıya tahmiline hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep etmiştir. .CEVAP:Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda,"...Dosya kapsamında toplanan deliller, taraf beyanları ve alınan bilirkişi rapor ve ek raporuna göre, taraflar arasında davalı tarafa ait kargoların davacı tarafça kargo taşımasının yapıldığı, yapılan taşımalara istinaden düzenlenen dava ve takip konusu faturaların davalı tarafa imzasına mukabil teslim edildiği, bilirkişi incelemesine davacı tarafça ticari defter ve kayıtların sunulduğu, davalı tarafça ticari defter ve kayıtlarının ibraz edilmediği, alınan bilirkişi raporuna göre davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, davacı ticari defter ve kayıtlarına göre, davalının davacıya icra takibinde talep edilen miktarda olmak üzere 56.424,90 TL borcunun bulunduğu anlaşılmıştır.Davalı tarafça, davacı tarafın acentesi ... tarafından düzenlenmiş 5 adet toplam 49.920,00 TL tutarlı tahsilat makbuzu ile borç alacak durumunun 0 (sıfır) olduğuna dair 1 adet mutabakat belgesi sunulmuş ise de isticvap ile beyanı alınan aracı davacı acentesi ... tarafından tahsilat makbuzlarındaki imzaların kendisine ait olduğu, tahsilatları davacı adına yaptığı beyan edilmiş ise de, alınan bilirkişi rapor ve ek raporuna göre bu belge ve tahsilatların davacı kayıtlarında yer almadığı anlaşıldığından ve dava ve takip konusu faturalar ile bu tahsilatlar arasında irtibat kurulamadığından bu tahsilat makbuzlarına ve mutabakat belgesi içeriğine göre dava ve takip konusu faturalara dayalı borcun sonlandığına dair mahkememizde bir kanaat oluşmamıştır.Sonuç olarak, davacı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun düzenlediği, HMK'nın 222/2 maddesi uyarınca delil niteliğine haiz olduğu, davalı tarafça ticari defter ve kayıtların ibrazından kaçınılmış olduğundan, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının HMK'nın 222/3 maddesi uyarınca sahibi lehine delil olarak değerlendirileceği, davacı taraf ticari defter ve kayıtlarına göre, icra takip tarihi itibarı ile davalının davacıya icra takibinde talep edilen miktarda olmak üzere 56.424,90 TL borcunun bulunduğu, yukarıda açıklandığı üzere davalı tarafça sunulan tahsilat makbuzları ve mutabakat belgesinin bu borcu sonlandırmadığı, tarafların tacir olması karşısında bu alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi talep edilebileceği, takipteki avans faizi talebinin yerinde olduğu kanaatine ulaşılarak davanın kabulü ile, davalı borçlunun dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazlarının iptaline, Takibin takip talebindeki şartlarla aynen devamına, ayrıca alacak likit olduğundan ve davalı borçlu itirazında haksız olduğundan hükmolunan 56.424,90 TL alacağın %20'si oranında hesap ve takdir edilen 11.284,98 TL icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacı yana ödenmesine karar verilerek davanın kabulü ile; Davalı borçlunun dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazlarının iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla aynen devamına, hükmolunan 56.424,90 TL alacağın %20'si oranında hesap ve takdir edilen 11.284,98 TL icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacı yana ödenmesine" karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;25.11.2017 tarihi itibariyle müvekkilinin davacıya olan borcunun sıfır TL olduğunun davacı tarafından düzenlenmiş, kaşelenmiş ve imzalanmış belge ile zaten sabit olduğunu, bu belgelerin varlığına rağmen davacının davasının kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı şirketin dava dışı acente müdürü ...'nın aracı acente olduğunu ve para tahsil etme yetkisinin olmadığını beyan etmiş ise de bu beyanın tamamıyla gerçek dışı olduğunu, davacının dosyaya acentelik sözleşmesini dahi sunamadığını , davacı şirketin sözleşmenin tamamını sunmak yerine sadece son sayfasını sunduğunu ve akla mantığa uymayacak şekilde tahsilat makbuzlarının altındaki imzanın acenta müdürü ...'ya ait olmadığını beyan ettiğini ancak ...'nin talimat duruşmasında imzaların kendisine ait olduğunu ve ilgili tahsilatları aldığını beyan ettiğini, ilgili sözleşmede acente müdürü ...'nın davacı nam ve hesabına para tahsil etme yetkisinin olduğuna dair hükümler olduğunu, müvekkilinin davacı şirketin namına ve hesabına hareket eden yetkili temsilcisine ödemelerini yaptığını ve dava konusu borcun ödendiğini beyanla İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1001 Esas, 2022/570 Karar ve 27.09.2022 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE :Dava; faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davanın ispat edilip edilmediği noktasındadır. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "05.09.2017 tarihli ihtarname ekli listedeki fatura alacakları" sebebine dayalı olarak 56.424,90 TL alacağın tahsili istemiyle 30.11.2017 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, kargo taşımacılığı ile ilgili hizmet bedellerinin ödenmediği belirtilerek 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.İlk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın 2. fıkra hükmüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi leline delil olarak kullanılamaz. Maddede sayılan şartların birlikte bulunması halinde ticari defterler kesin delillerdendir ve aksi ancak senet veya diğer kesin deliller ile ispatlanabilir. Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmakta olup, akdedilen sözleşmenin konusu, davalıya ait kargoların davacı tarafından davacının şubelerinin olduğu il ve ilçelere taşınmasına ilişkindir. Anılan sözleşmenin "ödeme şekli" başlıklı 5.maddesinde, ... şubelerinin düzenlediği faturaların fatura teslim tutanağı ile davalının ilgili şubesine teslim edilerek ödemesinin nakit olarak tahsil edileceği düzenlenmiştir.Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davacı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, davalı tarafından ticari defter ve kayıt sunulmadığı, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 56.424,90 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş; davalının sunduğu tahsilat makbuzları üzerinde yapılan inceleme sonucunda alınan ek bilirkişi raporunda, sunulan belgelerin, tahsilatı yapan acentenin davacıya ödeme yaptığını göstermediği, faturaların teslim tutanağı ile alınması ve nakit ödeme yapılması kararlaştırılmış ise de davalının gönderi yaptığı ... Şubesinin davalıdan alınan tahsilatları davacıya aktardığına dair belge olmadığı, davacı ticari kayıtlarında dava dışı firma ile ilgili tahsilat tespit edilemediği, davalının sunmuş olduğu makbuzların kabul edilmesi halinde davacı alacağının 6.504,90 TL olacağı belirtilmiştir. Ödeme, bir itiraz olup, yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir. Somut olayda davalı fatura bedellerini ödediğini savunmakla bu konuda ispat yükü, davalı üzerindedir. Davalı tarafça ödeme savunmasına ilişkin olarak sunulan tahsilat makbuzlarının 08.09.2017- 29.09.2017 -10.10.2017 -22.10.2017-11.11.2017 -25.11.2017 tarihli olup, toplam 49.920 TL tutarında nakit ödemeye ilişkin olduğu, makbuzların üzerinde ...'ya atfen imza ve "Ankara ... Şube Müdürlüğü ..." kaşesi bulunduğu görülmüştür.Tahsilat makbuzları altında ismi bulunan ..., tahsilat makbuzlarındaki imzaların kendisine ait olduğunu, bu tahsilatları davacı adına yaptığını, davacının, hak edişinden kesmek suretiyle tahsilat yaptığını, kendisinin bu bedelleri davalıdan tahsil ettiğini beyan etmiştir. Bu durumda öncelikle davacının aracı acentesi olduğunu belirttiği ... acentesi ticari kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak sonrasında davacı ticari defterleri ile karşılaştırılmak suretiyle acente kayıtlarında davalı ödemelerine yer verilip verilmediği, davalı hakkında yapılan işlemlerden dolayı acentenin hak edişlerinden bir kesinti yapılıp yapılmadığı, taraflar arasında bu yönde bir teamül oluşup oluşmadığı konusunda denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR :Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 30/04/2026