Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin, bankanın kredi ve kredi kartı alacaklarından kaynaklı itirazın iptali davasında görevsizlik kararına yönelik istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir bankanın kredi kartı, genel kredi ve iade edilmemiş çekten kaynaklanan alacaklarının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine karşı borçlunun faiz itirazının iptali talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin uyuşmazlığın kısmen tüketici kredisi niteliği taşıdığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vererek dosyayı tüketici mahkemesine göndermesi üzerine bankanın yaptığı istinaf başvurusunu ele almaktadır; banka, sözleşmelerin ticari olduğunu ve görevsizlik kararının hatalı olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasını talep etmektedir.

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/392 - 2026/981

T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/392
KARAR NO : 2026/981
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :18/12/2025
NUMARASI :2025/322 Esas - 2025/836 Karar
DAVACI :TÜRKİYE GARANTİ BANKASI ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ :Av. ...
DAVALI :...
DAVA :Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ :08/05/2025
KARAR TARİHİ :18/05/2026
KR. YAZIM TARİHİ :11/06/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile davalı Murat Minaz arasındaki sözleşmeler gereği davalıya kredi kartı ve kredi tahsis edildiğini, bununla beraber davalı/borçlu murisin Çek Kanunu gereğince; iade edilmeyen ... çek nolu 1 adet çek yaprağı sorumluluğundan kaynaklanan sorumluluğu bulunduğunu; davalının sözleşmeden kaynaklanan borçlarını ödemediğini, bunun üzerine davalıya ihbarnameler gönderildiğini, gönderilen ihbarnameler ve ihtarname neticesinde borçlu temerrüde düştüğünü, alacağını tahsili amacıyla davalı/borçlu hakkında Sakarya 2. İcra Dairesinin 2025/2254 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı 05.03.2025 tarihinde anaparayı kabul ettiğini, ancak faize itiraz ettiğini, icra takibinin faiz yönünden durdurulmasına karar verildiğini, davalının ödeme emrindeki faizlere itirazı haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davaya konu alacaklardan bir diğeri Bankacılık Kanunu ve mevzuatı çerçevesinde faaliyette bulunan davacı bankanın davalıya kullandırmış olduğu Tüketici kredisinden kaynaklandığını; davalının yapmış olduğu itiraz kötüniyetli ve haksız olarak davacı bankanın alacağına ulaşmasını engelleme amacı güttüğünü belirterek davalının takibe yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... 1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya Sakarya Nöbetçi Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin ticari/mesleki amaçlı olduğunu, HMK'nın 33. maddesi kapsamında yapılan hukuki nitelendirmenin hatalı olduğunu, takip konusu alacakların ticari kredi kartı ve destek kredisi sözleşmelerinden kaynaklanmakta olup ayrıştırılamaz nitelikte olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.
DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/12/2025 tarih, 2025/322 Esas - 2025/836 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; banka tarafından Genel Kredi Sözleşmesi ve kredi kartı sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibinde faiz talebine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince görevsizlik kararı verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde, davacı tarafından ...-... nolu kredi ve ... nolu kredi kartından kaynaklı davalının borçları için, Sakarya 2. İcra Dairesinin 2025/2254 Esas sayılı dosyasında takip başlattığı, davalının takibe faiz yönünden itiraz ettiği, itirazın iptali için eldeki davanın açıldığı, Mahkemece talebin bir kısmının tüketici kredisinden kaynaklandığından bahisle, uyuşmazlıkta özel görevli tüketici mahkemesinin görevli olduğu değerlendirilerek görevsizlik kararı verildiği, kararın davacı tarafından istinaf edildiği görülmektedir.
6502 sayılı yasanın 73/1. maddesine göre; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. Aynı yasanın 3/1-k maddesinde de tüketiciyi “Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi” olarak tanımlanmıştır.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesinde; “aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir” hükmü yer almaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5-(3) maddesine göre de; Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.
Somut olayda taraflar arasında kredi kartı ve kredi sözleşmesi imzaladığı, kredinin niteliğinin ticari kredi olduğu, kredinin başlığının Destek Kredisi Sözleşmesi(ticari, mesleki/zirai amaçlı) olduğu, sözleşmenin 2.1 maddesinde kredinin amacı dışında kullanılamayacağı, gerçek kişi tacir olması halinde 4077 sayılı tüketicinin korunması hakkında kanuna tabi olmadığını kabul edeceği hususu düzenlenmiştir.
Buna göre, davalının ticari faaliyetle uğraşması halinde kullanmış olduğu kredinin tüketici kredisi olarak nitelendirilemeyeceği, dolayısıyla davalının eldeki olayda ticari ve mesleki amaçla hareket ettiğinin anlaşılması halinde uyuşmazlığın 6102 sayılı yasanın 4/1-f maddesinden kaynaklandığı kabul edilir ise görevli mahkemenin Ticaret Mahkemeleri olacağı anlaşılmaktadır. Ancak Mahkemece davalının tacir sıfatı hakkına bir araştırma yapılmamıştır.
6102 sayılı TTK'nın 12-(1) maddesine göre, bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişiye tacir denir. Ticari işletme de, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletme olarak tanımlanmıştır.
6102 sayılı TTK hükümlerine göre; ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir (TTK m. 11/1). Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir (TTK m. 11/2).
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 176. Maddesine göre, birinci sınıf tüccarlar, bilanço esasına göre; ikinci sınıf tüccarlar, işletme hesabı esasına göre; defter tutarlar. Birinci sınıf tüccarlar İhtiyari olarak bilanço esasına göre defter tutmayı tercih edenler VUK 177. maddesinde düzenlenmiş olup bu maddede belirtilen hadlerden, 1. ve 3. bendindeki konularda faaliyette bulunanlarda yarısını, 2. bendeki faaliyetlerde bulunanların bu tutarın tamamını aşanların ayrıca ihtiyari olarak bilanço esasına göre defter tutmayı tercih edenlerin tacir olacağı belirlenmiştir.
Somut olayda; davalının kullandığı kredinin ticari nitelikte olduğu, davalının tacir olması halinde 4077 sayılı tüketicinin korunması hakkında kanuna tabi olmadığını kabul edeceği hususu taraflarca imzalanan kredi sözleşmesinde hüküm haline getirilmiştir. Ancak davalının tacir olup olmadığının net olarak araştırılmadığı görülmektedir. İlk derece mahkemesince, davalının tacir sıfatına haiz olup olmadığı değerlendirilmeden görev hususunda karar verilmiş ise de, tacir araştırması yapılmadan dosya üzerinden eksik incelemeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece; taraflar hakkında tacir araştırması yapılmalı, Esnaf ve Sanatkarlar Odasından, Ticaret Odasından ve Vergi dairesinden davalının kayıtları getirtilmeli, davalının gerçek kişi tacir kaydı olup olmadığı belirlenmeli, gerçek kişi tacir kaydı yoksa vergi dairesine bildirilen yıllık gelirinin esnaf sınırını aşıp aşmadığı belirlenmeli, bu aşamadan sonra ve oluşacak duruma göre davanın tüketici işleminden mi, yoksa ticari dava mı olduğu belirlenmeli ve sonucuna göre işlem yapılmalıdır.
Mahkemece, gerekçeli karar başlığında; davacı ile vekilinin adreslerinin yazılmamış olması, 6100 sayılı HMK'nın 297/1-b maddesine aykırı olmakla birlikte sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve bu hususa eleştiri getirilmekle yetinilmiştir.
Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.3 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.3 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,
2-Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/12/2025 tarih, 2025/322 Esas ve 2025/836 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,
5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.18/05/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*