Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinin, ticari ilişkiye dayalı araç tamir ücreti alacağına ilişkin itirazın iptali davasında verilen istinaf kararı.
Özet: Araç tamirinden kaynaklanan alacak sebebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesi tarafların ticari defterlerini inceleyerek davalının davacıya 152.140,62 TL borçlu olduğuna hükmetmiş, hem davacının alacağın tamamının kabulü talebiyle hem de davalının faturaların sahteliği ile ceza davasının sonucunun beklenmesi gerektiği yönündeki iddialarıyla yaptığı istinaf başvurularını değerlendiren mahkeme, ilk derece kararını usul ve yasaya uygun bularak esastan reddetmiştir.

T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: 2025/8-2026/487
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31.HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)
(Başvurunun Esastan Reddi / HMK m. 353/1-b.1)
DOSYA NO : 2025/8 Esas
KARAR NO : 2026/487
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/07/2024
NUMARASI : 2019/242 Esas-2024/571 Karar
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Araç Tamirinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 12/05/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 09/06/2026
Taraflar arasında yapılan yargılama neticesinde, İtirazın İptali (Araç Tamirinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; davalıyle arasında ticari iş olduğunu, bahse konu iş sebebi ile müvekkili firma davalıya ait araçların karışmış oldukları trafik kazalarında ki onarım işlerini yaptığını, uzun süredir davalı firmadan ödeme alamayan müvekkili şirket cari hesabında bulunan alacaktan dolayı Ankara Batı Adliyesi’nde 2019/2937 esas numarası ile takip başlatıldığını, davalı yan süresi içerisinde hem takibe dayanak borca hem de yetkiye itiraz ettiğini, dosyanın Ankara 8. İcra Müdürlüğü’ne gönderildiğini ve 2019/2267 esas numarasını alındığını, davalıya tebliğ edildiğini, davalı yan tarafından yine dosyada ki borca itiraz edilerek takibin durdurulmasına karar verildiğini, tüm bu nedenlerle davalarının kabulüne, davalı borçlunun vaki tüm itirazın iptali ile borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faizi ve takip dosyasında oluşan giderleriyle ödemesine ayrıca takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, Yargılama harç ve giderleri ile birlikte avukatlık ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının, dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar tarafımızca kabul edilmediğini, davalı tarafça müvekkiline ait araçlara ilişkin yapılan bakım, onarım, tamir ve parça değişimi işlemleri hakkında düzenlenen ve dava konusu cari hesabın temelini oluşturan faturaların içeriğindeki hizmetler verilmediğini, parça değişimleri yapılmadığını, buna rağmen hizmet verildiğini ve parçalar değiştirilmiş gibi gösterilerek müvekkili zarara uğratıldığını, müvekkili tarafından yapılan bu tespit üzerine derhal davalı şirket yetkilileri ile bu eylemlere iştirak ettiği tespit edilen işçi hakkında Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı’ na suç duyurusunda bulunulduğunu, bu nedenlerle davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddine, İcra takibinde kötü niyetli olması sebebiyle alacağın %20’ sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece; her iki taraf ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, aleyhlerine delil niteliğinde olduğu, davalının defterlerinin aleyhe delil teşkil edeceği ve davacının mal teslimini bu şekilde kanıtlamış bulunduğu, bu durumda fatura bedellerinin ödendiğini davalının ispatlaması gerektiği, ancak ödemeye ilişkin herhangi bir kanıt sunulmadığı, davacının alacağını, davalının ticari defter ve bağlı kâğıtları ile ispat ettiği, davalı defterlerinde 152.140,62 TL borçlu göründüğü belirtilerek, 152.140,62 TL kadar, davacının davalıdan alacaklı olduğu davalı defterlerinin incelenmesi ile açıklığa kavuşmakla, davanın kabulüne; asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren taraflar arasındaki ilişkinin TTK’ dan kaynaklanması nedeniyle avans faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalıdan uzun süredir ödeme alamadıklarını, davalı faturalarının müvekkilin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını, faturaları 24/01/2019 tarihli ihtar ile iade ettiklerini, bilirkişi raporunda bu hususun dikkate alınmadığını, Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin emsal kararının dikkate alınmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin önceki kararında Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/341 Esas sayılı dosyasındaki kararın kesinleşmesine karar vermiş iken BAM ilamının BAM Başsavcılığı'nın itirazı üzerine kaldırıldığını ve Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2024/359 Esasına kaydının yapıldığını, ceza dosyasının sonucu beklenmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, dayanak faturaların gerçeği yansıtmadığını, fatura konusu hizmetlerin verilmediğini, davacı yetkilileri ve müvekkili çalışanının sanık olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme karanının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, araç tamirinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, taraf vekilleri tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davalı yönünden alınması gereken 10.392,72 TL istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 3.118,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.274,72 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerlerinde bırakılmasına, artan avansların karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361.ve 362/1-a maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 12/05/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
✍e-imzalıdır
Üye
✍e-imzalıdır
Üye
✍e-imzalıdır
Katip
✍e-imzalıdır