İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasında, davacının tacir veya esnaf sıfatı ile mahkemenin görevli olup olmadığına dair yasal inceleme.
Özet: Bu itirazın iptali davasında davacı, ticari satıştan kaynaklanan 67.101,00 TL alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine, itirazın iptali ile takibin devamını ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ederken; davalı, davacıdan alacaklı olduğunu, fason tekstil üretiminin ayıplı ve eksik olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Mahkeme ise yargılama aşamasında davacının tacir veya esnaf sıfatını araştırarak, davacının gerçek usulde gelir vergisi mükellefi ve esnaf odasına kayıtlı olması nedeniyle Türk Ticaret Kanunundaki ticari işletme ve esnaf işletmesi ayrımına dayanarak davanın ticari dava niteliğini ve kendi görevini belirleme yoluna gitmiştir.

T.C.

İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/831 Esas
KARAR NO : 2026/372
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/11/2025
KARAR TARİHİ : 13/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın tekstil firması olduğunu, davalı ile ticari ilişkinin bulunduğunu, müvekkilinin davalıdan 67.101,00 TL alacaklı olduğunu, müvekkili tarafından davalıya .... Noterliğinin 20/08/2025 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamenin gönderildiğini, davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2025/... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini bu yüzden takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, takas/mahsup taleplerinin bulunduğunu, davacının fason tekstil üretimi yapan bir firma olduğunu, müvekkili şirket ile davacının üst segment tekstil markalarına zaman zaman fason hizmeti vermek üzere çalıştıklarını, fason üretimlerinin süresinden sonra ayıpla ve hatalı olarak gerçekleştiğini, bu kapsamda müvekkilinin zarara uğradığını, davacının eksik ürün teslim ettiğini, davacının sözleşmeye konu işin sözleşmeye uygun olarak yaptığının ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasının 11/02/2026 tarihli celsesi ara kararları uyarınca ilgili yerlere müzekkere yazılmasına karar verildiği, ... Vergi Dairesinin 18/02/2026 tarihli yazı cevabı ile davacı ... ... gerçek usulde işletme hesabına göre defter tuttuğu hususunun bildirildiği, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığının 02/03/2026 tarihli yazı cevabı ile davacı ... ... İstanbul Erkek, Kadın Konfeksiyoncu Terziler Esnaf ve Sanatkarlar Odasına kayıtlı olduğu ve bu kaydın halen devam ettiğini bildirildiği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce ticaret sicil müdürlüğüne ve vergi dairesine müzekkere yazılarak davalının tacir kaydının veya esnaf kaydının bulunup bulunmadığı hususu sorulmuş, ilgili müzekkere cevapları dosya arasına kazandırılmıştır.
Vergi Dairesine yazılan müzekkeremize verilen 27/11/2025 günlü cevapta davacının gerçek usulde vergilendirildiği ve işletme hesap özetine göre defter tuttuğunun bildirildiği görülmüştür.
Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkeremize verilen cevapta davacının kaydının bulunmadığı bildirilmiştir.
Esnaf ve Sanatkarlar Odasına yazılan müzekkeremize verilen 02/04/2026 tarihli cevapta davacının kaydının bulunduğunun bildirildiği görülmüştür.
Ticaret Mahkemelerinin görevi TTK'nın 5.maddesinde düzenlenmiş ve maddenin 1.bendinde; "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." denilmiştir.
Bir davanın ticari dava olup olmadığı ise TTK'nın 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmekte olup, öğretide benimsenen görüşe göre de ticari davalar kendi aralarında mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar için tarafların sıfatlarına ve dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmazken, nispi ticari davalarda dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığı kriter olarak kabul edilmiştir.
Ticari işletme, TTK'nın 11/1.maddesindeki tanıma göre; esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Esnaf işletmesi ile ticari işletme arasındaki sınırın ise Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak kararname ile belirleneceği hükme bağlanmıştır. Görüleceği üzere ticari işletmenin unsurları; esnaf işletmesi için öngörülen sınırın üzerinde bir gelir sağlamayı hedef tutan faaliyet, devamlılık ve bağımsızlık olarak düzenlenmiştir. Buradaki faaliyet iktisadi faaliyet olup, amacı gelir elde etmektir. Kanunda ticari işletme için herhangi bir miktarda gelir değil, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşar düzeyde gelir sağlama amacı aranmıştır.
Bu düzenlemeler ve açıklamalar karşısında gelir vergisinden muaf olanlar ile basit (gerçek) usulde vergilendirilenler, başka hiçbir koşul aranmadan esnaf sayılacaktır; zira bu kişilerin kazançları kendilerine tacir niteliğini kazandırmayacak seviyededir Bu durumda, somut olaya gelince, davacının gerçek usulde gelir vergisi mükellefi olduğu, işletme hesabı defteri tuttuğu ve esnaf kaydının bulunduğu hususu da dikkate alınmakla davacının tacir olmadığı anlaşılmakla dava nisbi ticari davalardan olmadığı gibi mutlak ticari davalardan da olmadığı açıklanan nedenlerle mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın, davaya mahkememizin görevli olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
3-HMK. Madde 20 uyarınca işbu kararın verildiği anda kesin olması sebebiyle gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine,
4-Dosyanın gönderilmesi için süresi içerisinde başvurulmaz ise HMK. Madde 20 uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILACAĞINA karar verileceğinin ihtarına (ihtar edildi)
5-HMK'nın 20.maddesi gereğince yasal süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için taraflarca başvurulması halinde HMK 331/2.maddesi gereğince yargılama giderlerinin ve HMK 323/1-ğ maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, belirtilen sürede başvuru yapılmaması halinde talep üzerine yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin mahkememizce hüküm altına alınmasına,
Dair, taraf vekillerinin (e duruşma ile) yüzüne karşı HMK madde 341 hükmü uyarınca KESİN olmak üzere karar veridi. 13/05/2026
Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)