İstanbul 8. Ticaret Mahkemesinde görülen, mekanik-elektrik uygulama sözleşmelerinden kaynaklı uzayan ek maliyet ve alacak davası.
Özet: Davacı şirket, davalı ile yapılan birden fazla mekanik ve elektrik uygulama sözleşmesi ile sözlü anlaşma çerçevesinde üstlendiği işleri eksiksiz yerine getirmesine rağmen, davalının proje konseptini değiştirmesi, çalışma alanlarını hazırlamaması, malzeme teslim etmemesi ve işin kapsamını haksız genişletmesi gibi kusurlu davranışları nedeniyle işin uzadığını ve ek işçilik ile genel gider maliyetleri oluştuğunu iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 15.000 USD alacağının tahsilini talep etmiş; davalı ise davacının yükümlülüklerini zamanında ve eksiksiz yerine getirmediğini, işi kusurlu yaptığını belirterek, kendi alacağının bulunduğunu savunmuş ve davanın reddini talep etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/454
KARAR NO : 2026/347
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 18/09/2014
KARAR TARİHİ : 05/05/2026
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Alacak davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
D A V A /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında 24/07/2009 tarihinde 2.533.000 USD bedelli ... "Mekanik-Elektrik Uygulama Sözleşmesi", 29/09/2009 tarihinde 115.000 USD bedelli ... "Mekanik-Elektrik Uygulama Sözleşmesi", 17/11/2009 tarihinde 425.000 USD bedelli 108 Konut projesi "Elektrik Uygulama Sözleşmesi" imzalandığını, 15/01/2010 tarihinde ise taraflar sözlü olarak diğer projelere ek olarak ... işlerinin müvekkili tarafından 17.555 USD bedelle yapılmasını kararlaştırıldığını, müvekkili şirketin söz konusu sözleşmelerle ...ve ... projelerinin mekanik ve elektrik işlerinin, 108 konut projesi ile Post binası projesinin ise elektrik işlerini kısmi malzemeli birim fiyat bazlı yapma işini üstlendiğini, müvekkili sözleşme gereğince üstüne düşen yükümlülükleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirmesine rağmen davalı kusurlu davranışlarıyla işin yapılmasını imkansızlaştırdığını ve işin süresinin uzamasına neden olarak müvekkilinin ek işçilik ve diğer maliyetlerin oluşumuna sebebiyet verdiğini, ...işinin teslim süresi davalının proje konseptini değiştirmesi, çalışma alanlarını müvekkilin çalışmasına hazır hale getirmemiş olması, proje kısmi malzemeli olmasına rağmen müvekkilin işi yapması için gerekli olan malzemeleri teslim etmemesi nedeniyle uzadığını, ...işinin toplam yapı alanının sözleşme gereğince 15.000 m2 iken müvekkilinin oluşacak ekstra işçilik ve genel gider maliyetlerini kabul etmeyeceğini sözlü ve yazı olarak davalı tarafa bildirilmesine rağmen davalı işin yapım alanını haksız ve kötü niyetli olarak 35.000 m2'ye çıkardığını, davalının kusuruyla işin süresinin uzamasından dolayı işçi ücretleri ve genel gider toplamı 1.619.723 USD olduğunu, müvekkilinin alacak miktarının toplamı olan 3.142.846 USD üzerinden öncelikle teminatsız olarak ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz kararı verilmesini yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
S A V U N M A /
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin kendi sektöründe önde gelen saygın bir firma olduğunu, müvekkili şirketin idare ile yaptığı ana sözleşmelerin içeriği itibariyle işin sözleşmede belirtilen süre zarfında, eksiksiz ve kusursuz olarak bitirilmesi öncelikle müvekkili şirketin menfaatine bir durum olduğunu, dolayısıyla müvekkili şirketin, dava konusu işin yapılmasını yavaşlatacak ve imkansızlaştıracak davranışlarda bulunması bu anlamda hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, buna karşın yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getiren müvekkili şirketin, davacı şirketin söz konusu yükümlü olduğu işi sözleşmede belirtilen sürede bitiremeyeceğini tespit ettiğini ve bu hususta işin zamanında bitirilmesi ve gereken tedbirlerin alınması için gerek şifahi olarak gerekse de yazılı olarak davacı şirketi ikaz ettiğini, davaya konu sözleşmeler kapsamında davacı tarafından eksik ve kusurlu yapılan işlerden dolayı müvekkili şirketin fazlaya dair talep hakları saklı kalmak kaydıyla davacı şirketten 357.921,53 USD alacağının bulunduğunu, bu konuda davacı şirkete düzenlenen ... 17. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile ... 17. Noterliği'nin ...tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamelerinde açıkça belirtildiğini, davacı tarafça açılan haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli davanın reddine, Mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
G E R E K Ç E /
Davacı; taraflar arasında imzalanan ve ...'da yapılan işle ilgili olarak 24/07/2009 tarihli ...mekanik-elektrik uygulama sözleşmesi, 29/09/2009 tarihli ... mekanik-elektrik uygulama sözleşmesi ve 17/11/2009 tarihli 108 konut projesi elektrik uygulama sözleşmesi ile 15/01/2010 tarihinde tarafların sözlü olarak diğer projelere ek post binası elektrik işlerinin kendisi tarafından yapılmasının kararlaştırıldığını, davalının proje konseptini değiştirmesi sebebiyle işin uzaması sonucunda işçilik ve genel giderler kapsamında oluşan ve cari hesaba davalı tarafça (-) olarak kaydedilen miktar ile sözlü anlaşmaya ve işçi sözleşmelerine aykırı olarak Türk işçilerine fazladan ödeyip cari hesaba haksız olarak (-) şeklinde kaydettiği miktar ile davalının haksız ve kötü niyetli kesintilerle aynı şekilde cari hesaba kaydettiği miktardan fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak toplam 15.000 USD'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce... esas ve ... karar sayılı 29/12/2017 tarihli kararı ile; "Davacı; taraflar arasında imzalanan ve Türkmenistan'da yapılan işle ilgili olarak 24/07/2009 tarihli...işi mekanik-elektrik uygulama sözleşmesi, 29/09/2009 tarihli ... mekanik-elektrik uygulama sözleşmesi ve 17/11/2009 tarihli 108 konut projesi elektrik uygulama sözleşmesi ile 15/01/2010 tarihinde tarafların sözlü olarak diğer projelere ek post binası elektrik işlerinin kendisi tarafından yapılmasının kararlaştırıldığını, davalının proje konseptini değiştirmesi sebebiyle işin uzaması sonucunda işçilik ve genel giderler kapsamında oluşan ve cari hesaba davalı tarafça (-) olarak kaydedilen miktar ile sözlü anlaşmaya ve işçi sözleşmelerine aykırı olarak Türk işçilerine fazladan ödeyip cari hesaba haksız olarak (-) şeklinde kaydettiği miktar ile davalının haksız ve kötü niyetli kesintilerle aynı şekilde cari hesaba kaydettiği miktardan fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak toplam 15.000 USD'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin anahtar teslimi götürü bedelli bir sözleşme olduğu sabittir. Bu tür sözleşmelerde yüklenici yasa gereği sözleşmede kararlaştırılan götürü bedelle yapmakla yükümlü olup, öngörülenden fazla masraf ya da emek sarf edilmesi halinde bedelin arttırılmasını da talep edemez. Yüklenici işin imkansız hale gelmesi durumunda uyarlama ya da dönme talebinde bulunmaya hakkı olup, davacı yüklenicinin sözleşmenin bu niteliğine nazaran işe devam ederek itirazı kayıt da ileri sürmeksizin ara hakedişler düzenleyip teslim tarihine kadar da bir itiraz ileri sürmediği anlaşılmaktadır. Davalının yabancı ülke idaresi ile yaptığı ana sözleşme hükümlerini de dikkate alarak işin sözleşmede kararlaştırılan sürede bitirilemeyeceğini tespitle 04/02/2010 ve 09/02/2010 tarihli yazılarıyla davacı yükleniciyle ikazda bulunduğu da görülmektedir. Keza Nisa Otel inşaatı işiyle ilgili olarak yüklenicinin sorumlulukları başlıklı 12.1 maddesinde; yüklenici bu sözleşme konusu işi ana sözleşmedeki iş programına paralel olarak ve işveren ile birlikte düzenlenecek programa uygun sıra ve sürede yapacaktır, bu sırada sözleşmenin 5. Maddesinde belirtilen süre (15/02/2010) aşılamaz, işin tümü içerisinde olabilecek değişmelerin bu sözleşme konusu işe yansıması halinde yüklenicinin değişecek iş programını kabul etmekle yükümlü olacağı, yüklenicinin kendi konusu ile ilgili işverenin ana sözleşmeyle idareye karşı taşıdığı tüm sorumlulukları ve yükümlülükleri aynen taşıyarak bu sözleşme kapsamındaki işleri uzatmayı yükümleneceği hususları da taraflarca kararlaştırılmıştır. Yine 10. madde de yüklenicinin gerekli tüm tedbirleri bildirilen süre içinde almadığı takdirde işverenin işi yüklenici nam ve hesabına yürütüp tamamlatabileceği ya da sözlemeyi fesih hakkına sahip olduğu, işin geç, noksan veya kusurlu ayıplı veya işin gereğine uygun şekilde yapılmamasından doğan her türlü zarar ve ziyanın tazmin edileceği ve ayrıca işin kendi nam ve hesabına yürütülmesini gerektiren her türlü bütün ödemeler, fiyat ve maliyet farkları, işin yürütülmesi için işverenin katlanacağı her türlü mali yükümlülükler ve masrafları yüklenici tarafından ödeneceği ve tazmin edileceğinin karar altına alındığı görülmektedir. Anahtar teslim sözleşme çerçevesinde davacının işin gecikmesi nedeniyle yapılan harcamalara ilişkin taleplerinin davacı tarafça tablo halinde hazırlanıp yazılan kalemlere ilişkin bulunduğu, bu kesintilerin avans kesintisi, teminat kesintisi, sigorta gümrük, personel kesintisi gibi bilirkişi raporlarında da ayrıntılı olarak gösterilen kalemlere ilişkin bulunduğu ve yasal kesintiler olduğu, sözleşmeye ilişkin bu taleplere yönelik davacı tarafça düzenlenmiş listeler dışında hakedişlerden haksız olarak kesinti yapıldığına dair bir delil sunulmamış, yine 11/03/2010 tarihli zeyilname ile de anahtar teslim esasına göre sözleşme ve ekleri doğrultusunda işin yapılmasının yüklenici tarafından kabul edildiği taraflarca benimsenmiş ve bu nedenle de herhangi bir fark talebinin söz konusu olamayacağı kanaatine varılmıştır. Davacı tarafça işçilere fazla ödendiği beyan edilen miktar bakımından ödenen bu miktarın fazla mesai ücreti olduğu ileri sürülmüş olmakla birlikte sözleşmenin 12.5 maddesinde; yüklenicinin projede personel, işçi vb. Adı altında emrinde (gerek Türk gerekse yerel Türkmen) çalıştırdığı kişilerin tümünün Türkiye'deki ve Türkmenistan'daki ücret, maaş fazla mesailerinin, maaş vergilerinin, sigorta primlerinin.. Her türlü prim ve diğer sosyal haklarının yüklenici tarafından ödeneceği hüküm altına alınmış olup, bu kesintinin davacı tarafça sunulan ve kesintileri gösteren tabloda fazla mesai kesintisi adı altında da yer almadığı kaldı ki anılan sözleşme hükmü gereğince bu miktardan da davacı yüklenicinin sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan tüm bu sebeplerle yerinde görülmeyen davanın reddine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.
Davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin ... esas ve ...karar sayılı 08/06/2021 tarihli kararı ile; "Taraflar arasında 24/07/2009 tarihli ... Uygulama Sözleşmesi, 29/07/2009 tarihli ... Uygulama Sözleşmesi, 17/11/2009 tarihli 108 Konut projesi "Elektrik Uygulama Sözleşmesi düzenlendiği, 15/01/2010 tarihli Post Binası Elektrik işlerinin davacı yüklenici tarafından yapılmasının kararlaştırıldığı ve 11/03/2010 tarihli zeyilnamenin düzenlendiği ihtilafsız olup, belirtilen sözleşmelerin götürü bedelli olmayıp birim fiyat esasına göre düzenlenmiş anahtar teslimli sözleşme olmasına rağmen, mahkemece götürü bedelli sözleşme olarak kabul edilerek sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Davacı tarafça dava konusu edilen alacakların; davacı alacağından yapılan kesintilere ilişkin olduğu konusunda dosyada ihtilaf yoktur. Bu durumda davacı tarafa yapılan kesintilerin hangi nedenle ne miktar yapıldığı hususunda beyanda bulunması için süre verilmesi gerekir.
Davacı tarafça dava konusu edilen, yapılan kesintiler ve kesintilerin haklı nedene dayandığı konusunda ispat külfeti davalı tarafta olduğuna göre bu konuda davalıya dosya kapsamında belirtilmeyen delillerini varsa ibraz etmesi için süre verilmesi ve delil ibraz edilmesi halinde kesintilerin haklı olup olmadığı konusunda bilirkişi heyetinden ek rapor alınması gerekmektedir.
Bu şekilde sonuca varılamaması halinde ise davacının terditli talebi olan ve mahkemece değerlendirilmeyen sözleşmeye hakimin müdahalesi ile birim fiyatların %100 oranında artırılması talebinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir." gerekçesiyle, mahkememiz kararının kaldırılmasına ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere mahkememize gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkememiz İstinaf Mahkemesi kararı ile bağlı olduğundan İstinaf Mahkemesi kaldırma kararı doğrultusunda taraflara beyan ve delillerini sunmaları için süre ve imkan tanınmış, taraf vekillerince beyan ve belge sunumunda bulunulmuştur. Akabinde bilirkişi heyetinden ek raporlar alınmıştır. araştırmalar yapılmış, ilgili kurumlara müzekkereler yazılmıştır.
Mahkememizce Bilirkişiler ...,..., ...,...,....'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 30.06.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Dosyaya sunulan 13.09.2017 tarihli kök raporda, ...için düzenlenen 15.06.2010 tarih ve kesin hakediş raporunun tablo halinde düzenlendiği ve davacı şirket tarafından itirazi kayıt ile imzalandığının görüldüğünü, 11.11.2009 tarihli sözleşmeyle yapılacak olan Villa inşaatı işiyle ilgili 16.08.2010 tarihli ve kesin hakediş raporunda tablo şeklinde düzenlendiği ancak davacı şirket tarafından itirazi kayıtla imzalandığının görüldüğünü, 17.11.2009 tarihli olup 108 konuta ilişkin 30.04.2010 tarihli kesin hakediş raporunda tablo şeklinde düzenlendiği ve ancak davacı şirket tarafından itirazi kayıtla imzalandığının görüldüğünü, hakedişten yapılan sözde haksız kesinti miktarının tespiti ile ilgili incelemeye ilişkin beyanların incelenmesinden, davacının 1.523.123,00 USD'den şimdilik 5000 USD talep ettiğini, sözleşme kapsamında düzenlenen hakedişlerin incelenmesi sonucu tablolarda gösterilen bilgilerin elde edildiğini, bütün hakedişlerin itirazi kayıt olmadan imzalandığını, sadece 15.08.2010 tarih ve 9 sayılı hakedişin itirazi kayıtla imzalandığını, hakedişlerden yapılan kesintilerin Nissa Otel için kesinti tutarının 1.639.321,46 USD olarak hesaplandığını, bu kesintilerin yasal kesintiler olduğunu, 108 konuta ilişkin 21.242,29 USD'lik kesintinin de yasal kesintiler olduğunun görüldüğünü, ... inşaatı için 67.232,65 USD'nin kesinti yapıldığının görüldüğünü, bunların da yasal kesintiler olduğunun değerlendirildiğini, ancak 12.10.2010 tarihli ihtarnamede 5 şantiyede işlerin tamamlanıp yetkililere teslim edildiğini ve işleri tamamladıklarını, inşaatın Ağustosa kadar uzatılmasından dolayı bütün ekibin orada kalmasına neden olunduğunu, uzatılan sürenin sonunda uçak biletlerinin alınarak elemanların Türkiye'ye yollandığını, ısrar üzerine hakedişin itiraz kaydı ile elemanları tarafından imzalandığını belirterek sonuç olarak toplam 1.523.123,00 USD itirazları olduğunu belirttiğini, davacının bu taleplerine ilişkin olarak davalı vekilinin bu taleplerin geçerli belgelere dayanmadığını belirttiğini, yapılan incelemeler sonucunda ihtarnamede 1.523.123,00 USD'nin teminat kesintisi, personel kesintisi, malzeme, uçak ve kargo bedelleri, konteyner bedeli ve artan elektrik malzeme bedeli olarak detaylandırıldığı, ancak bu talep edilen kalemlere ilişkin olarak dosyada geçerli herhangi bir belge bulunmadığından, bu konuda bir görüş belirtmenin mümkün olmadığını, davacı tarafından hakedişlerden haksız olarak kesildiği belirtilen kalemlere ilişkin olarak dosyada delil niteliğinde belge görülemediğini, Elektrik ve Mekanik tesisat yönünden değerlendirmeye beyanlarınıın incelenmesi başlığı altında yapılan açıklamalarda, mekanik işlerin 11.03.2010 tarihli zeyilname ile götürü bedel anahtar teslimi esasına göre düzenlendiğini, bu nedenle de herhangi bir fark talebinin söz konusu olmayacağı sonuç ve kanaatine varıldığını, Türk işçilerine fazla ödendiği belirtilen 166.866,00 USD kesintiyle ilgili olarak kesintilerle ilgili tabloda fazla mesai ödentisi başlıklı herhangi bir kalemin bulunmadığının görüldüğünü, düzenlenen 24.07.2009 tarihli sözleşmenin 12.5 maddesine göre Türk işçilerine ödenen fazla mesai varsa bundan davacının sorumlu olacağını, davacının bu yöndeki talebinin yerinde olmadığı sonucuna varıldığını, MALİ açıdan yapılan incelemede itirazlarla ilgili bir belge görülemediğini, yasal delil niteliğinde belge sunulması halinde yeniden inceleme yapılabileceği belirtildiğini, özetlenen İstinaf kararında, davalı şirkete yaptığı kesintilerin haklı nedene dayandığını gösteren delillerini sunması için süre verilmesi gerektiği belirtildiğini, davalı şirket tarafından dosyada zaten mevcut olan deliller dışında yeni bir belge-bilgi sunulmadığını, dosyada zaten bulunan belgeler tekrar sunulduğunu, dosyada mevcut belge-bilgiler de kök raporun yazımı aşamasında detaylı şekilde irdelendiğini, bu nedenle heyetlerince yapılacak ilave bir değerlendirme mevcut olmadığını, dava konusu alacak kalemlerinin her biri hakkında kök raporda detaylı açıklama ve inceleme yapıldığını, İstinaf kararından sonra gerek davacı gerekse davalı taraflarca dosyaya sunulan açıklamaların değerlendirilmesi sonucu kök rapordaki görüş ve kanaatinin değişmesini gerektirecek yeni bir belge bilgi sunulmadığından kök rapordaki görüş ve kanaati aynen sürmekte olduğu bildirilmiştir.
Mahkememizce Bilirkişiler ..., ...,..., ..., ...'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 14/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 07.04.2016 tarihli kök rapordaki görüş ve kanaatinin değişmesini gerektirecek yeni bir belge veya bilgi sunulmadığından kanaatinin aynen sürmekte olduğu bildirilmiştir.
Mahkememizce Bilirkişiler ..., ...,..., ...,...'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 01/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Mali Müşavir Bilirkişi açısından: Davacı yanın 1.523.123,00 USD tutarındaki alacak kaleminin içeriğini davalıya gönderdiği; içerik olarak teminat kesintisi, personel kesintisi, malzeme, uçak ve kargo bedelleri, konteyner bedeli ve artan elektrik malzeme bedeli olarak detaylandırıldığı, talep edilen kalemlere ilişkin olarak dava dosyasında taraflarca onaylı ve imzalı tutanak, malzeme listesi ve bedeli, kargo ve nakliye giderine ilişki belge ve personel kesintisine ilişkin belge görülemediğini, mezkûr vesaikin tarafların ticari defterlerinden ziyade hakediş, sözleşme, işin gereği gibi yapılıp yapılmaması gibi sektörel, hukuki ve teknik unsurlara dayandığını, götürü bedel ve birim fiyat gibi, özünde BAM kararına esas teşkil eden sektörel tanımların, hukuki ve sektörel açıdan mali müşavir bilirkişinin uzmanlık alanında olmadığını, BAM kararı sonrasında dosyaya “önceki raporlarda yer alan görüş ve hesaplamaları değiştirecek nitelikte belge sunulmadığı” yönündeki önceki heyet raporlarındaki görüşlere mugayir bir görüşün “mali müşavir bilirkişi tarafından” serdedilemeyeceği; zira, iddiaların kanuni defterlerden ziyade sektörel, teknik ve hukuki iddialara dayandığını, BAM kararı sonrasında davalı yanca dosyaya sunulan vesaik incelendiğinde “ticari defter kayıtlarına dayalı olmayan” tamamı ile sektörel değerlendirmelere muhtaç “bazıları el yazısı ile düzeltmiş hakediş raporları” olduğunıun anlaşıldığını, ayrıca yine davalı yanca sunulan ofis ambar malzemelerinin “kesinti hükmünde” olup olmadığı, şantiye ve tutanak kesintileri kavramları, sözleşmeye dayalı teminat gibi iddialar ile; davacı yanca BAM sonrasında dosyaya sunulan dilekçelerde yer alan “proje konseptinin değiştirilmesi, sözleşme aşımı yapılması, kesintiler” gibi iddiaların mali müşavir bilirkişi tarafından değerlendirilmesinin mümkün olamayacağını, Teknik İnceleme Açısından: Ayrıntılı bilgi ve açıklamaları önceki bilirkişi raporlarında ve tespit edilerek belirtildiği üzere; Taraflar arasında düzenlenmiş bulunan sözleşmelerin birim fiyat bazlı anahtar teslimi sözleşme olduğunu, bu sözleşme türüne göre imalat metrajların değişmemesi durumunda anahtar teslimi tutarın değişmeyeceğini, ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29.12.2017 tarih ve ...E –... K sayılı kararının temyiz edilmesi sonucunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin ...-E ve ...-K sayılı kararından sonra kararda belirtilen “İspat külfeti ve yeni delil” ile ilgili olarak davalı vekili tarafından sunulmuş olan 15.03.2022 tarihli dilekçede konu ile ilgili olarak; Taleplerin yapılmış olan kesintiler ile ilgili olmadığını, davacının, konteyner ve elektrik malzemelerini geri alamadığını ve bu nedenle alacaklı olduğunu iddia ettiğini, HMK 190 gereği davacının iddiasını ispatla yükümlü olduğunu belirterek, İstinaf Mahkemesi kararı uyarınca tarafların beyanlarını sundukları, söz konusu beyanlara ilişkin dosyasında geçerli delil niteliğinde yeni bir kanıt görülemediğini, söz konusu beyanların geçerli delil niteliğinde olup olmadığı hususundaki nihai takdirin tamamen Mahkemeye ait bulunduğu bildirilmiştir.
İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarının bir bütün olarak değerlendirilmesinde;
Dava; Davacı alt yüklenici tarafından davalı yüklenici aleyhine açılan alacak davasıdır.
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 24/07/2009 tarihinde 2.533.000 USD bedelli ... İşi "Mekanik-Elektrik Uygulama Sözleşmesi", 29/07/2009 tarihinde 115.000 USD bedelli ... "Mekanik-Elektrik Uygulama Sözleşmesi", 17/11/2009 tarihinde 425.000 USD bedelli 108 Konut projesi "Elektrik Uygulama Sözleşmesi" imzalandığını, 15/01/2010 tarihinde ise tarafların sözlü olarak diğer projelere ek olarak Post Binası Elektrik işlerinin müvekkili tarafından 17.555 USD bedelle yapılmasının kararlaştırıldığını, müvekkilinin sözleşme gereğince üstüne düşen yükümlülükleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirmesine rağmen davalının kusurlu davranışlarıyla işin yapılmasını imkansızlaştırdığını ve işin süresinin uzamasına neden olarak müvekkilinin ek işçilik ve diğer maliyetlerin oluşumuna sebebiyet verdiğini, ... işinin teslim süresi davalının proje konseptini değiştirmesi, çalışma alanlarını müvekkilin çalışmasına hazır hale getirmemiş olması, proje kısmi malzemeli olmasına rağmen müvekkilin işi yapması için gerekli olan malzemeleri teslim etmemesi nedeniyle uzadığını belirterek; davalının kusuru davranışıyla Nissa Otel işi projesinin konseptini değiştirmesi nedeniyle işin uzaması sonucu Şubat-Temmuz 2010 tarihleri arası müvekkilinin işçilik ve genel giderler kapsamında oluşan ve müvekkilinin cari hesabına davalının haksız olarak (-) olarak kaydettiği 1.619.723 USD’nin şimdilik 5.000 USD’nın; davalının, müvekkilinin talimatlarına, iş ve işçi bulma kurumunda imzalanan iş sözleşmelerine aykırı olarak müvekkilini zarar uğratmak kastıyla Türk İşçilere kasıtlı olarak fazladan ödeme yaparak cari hesabına haksız olarak (-) olarak kaydettiği 166.866 USD’nin şimdilik 5.000 USD’nın ; davalının haksız ve kötü niyetli olarak kesintiler adı altın cari hesaba (-) olarak kaydettiği 1.523.123 USD’nin şimdilik 5.000 USD’nın fazlaya dair hakları saklı tutularak faizi ile davalıdan tahsiline; taleplerinin tamamının kabul edilmemesi halinde BK 365. madde gereğince hakimin sözleşmeye müdahalesi ile işin birim baz fiyatlarının alınacak bilirkişi raporları doğrultusunda fazlaya dair hakları saklı tutularak %100 oranında artırılmasını talep edilmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davacı şirketin işi sözleşmede belirtilen sürede bitiremeyeceğini tespit ettiğinden işin zamanında bitirilmesi ve gereken tedbirlerin alınması için davacı şirketin uyarıldığını, davaya konu sözleşmeler kapsamında davacı tarafından eksik ve kusurlu yapılan işlerden dolayı, müvekkili şirketin fazlaya dair talep hakları saklı kalmak kaydıyla 357.921,53USD alacağının bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasında 24/07/2009 tarihli ... İşi Mekanik-Elektrik Uygulama Sözleşmesi, 29/07/2009 tarihli... Mekanik-Elektrik Uygulama Sözleşmesi, 17/11/2009 tarihli 108 Konut projesi "Elektrik Uygulama Sözleşmesi düzenlendiği, 15/01/2010 tarihli Post Binası Elektrik işlerinin davacı yüklenici tarafından yapılmasının kararlaştırıldığı ve 11/03/2010 tarihli zeyilnamenin düzenlendiği ihtilafsız olup, belirtilen sözleşmeler, birim fiyat esasına göre düzenlenmiş anahtar teslimli sözleşmelerdir.
Davacı tarafça dava konusu edilen alacaklar, davacı alacağından yapılan kesintilere ilişkin olup, davacı tarafa yapılan kesintilerin hangi nedenle ne miktar yapıldığı hususunda 26./01/2022 tarihinde beyanda bulunulmuştur.
Davacı tarafça dava konusu edilen, yapılan kesintiler ve kesintilerin haklı nedene dayandığı konusunda ispat külfeti davalı tarafta olup, davalı tarafça da bu kapsamda belge ve delilleri dosyaya sunulmuştur. Bilirkişi heyetinden alınan raporlara göre, taraflar arası imzalanmış olan sözleşmelerin birim fiyat esasına göre düzenlenmiş anahtar teslimli sözleşmeler olmasından dolayı imalat metrajı değişmediği sürece tutarında değişmeyeceği, davalı tarafın sözleşme yükümlülüklerini yerine getirdiği, davalı tarafından davacıdan yapılan kesintilerin haklı kesintiler olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenler ile, davacı tarafın, alacak talebinin yerinde olmadığı kanaatine ulaşılmıştır.
Davacının terditli talebi ise, sözleşmeye hakimin müdahalesi ile birim fiyatların %100 oranında artırılması talebidir. Hakimin sözleşmeye hangi hallerde müdahale edebileceği " Aşırı ifa güçlüğü" başlığı altında TBK'nın 138. maddesinde düzenlenmiş olup, madde içeriği;" Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır.
Bu madde hükmü yabancı para borçlarında da uygulanır." şeklindedir.
Somut olayda, tarafların her ikisinin de tacir olduğu, özgür iradeleri ile sözleşmeleri imzaladıkları, sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durumun söz konusu olmadığı, bu kapsamda hakimin sözleşmeye müdahalesini gerektirir bir durumun söz konusu olmadığı değerlendirilmekle, davacı tarafın terditli talebi olan sözleşmeye hakimin müdahalesi ile birim fiyatların %100 oranında artırılması talebinin de yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Tüm bu nedenler ile davacı tarafça açılan davanın reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVACI TARAFÇA AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
2-Alınması gerekli 732,00-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 345,05-TL harcın mahsubu ile eksik kalan ‭‭‭386,95-TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı tarafından masraf yapılmadığından bu hususta hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA,
5-Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 23.235,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
7-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.05/05/2026
Katip
¸
Hakim
¸