İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, sigorta şirketinin taşıma sözleşmesinden kaynaklanan hasarlı emtia rücu talebini incelediği itirazın iptali kararı.
Özet: Uluslararası taşımacılık sırasında hasar gören film ruloları nedeniyle sigortalısına ödeme yapan davacı sigorta şirketi, zararın davalı taşıyıcının sorumluluğunda meydana geldiğini iddia ederek rücu talebinde bulunmuş ve icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş; davalı ise hasarın konteyner içi yükleme ve istifleme hatasından kaynaklandığını ve bu işlemlerin sigortalı tarafından yapıldığını savunarak sorumluluğu reddetmiş olup, ilk derece mahkemesi hasarın yükleme ve istifleme hatasından kaynaklandığını tespit etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1940 Esas
KARAR NO : 2026/1050 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI : 2022/1020 Esas - 2023/593 Karar
TARİHİ: 12/06/2023
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
KARAR TARİHİ: 21/05/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket tarafından 96292350 numaralı Nakliyat Blok Sigorta Poliçesi ile %27.5 hissesi oranında sigortalanan .... A.Ş’ye ait ... Film cinsi emtianın Türkiye’den Macaristan'a nakliyesi işi davalı tarafından üstlenildiğini, söz konusu emteaların, ... nolu konteyner içerisinde ... plakalı tır ile İstanbul Halkalı'ya, Halkalı'dan Budapeşte/Macaristan'a tren yolu ile, Budapeşte'den alıcı deposuna ise yine tır ile sevk edildiğini, ... nolu konteynerin alıcı firma deposunda açılması sırasında sigortalı emteaların hasarlanmış olduğu tespit edilerek boşaltma işlemi yapılmadan sigortalı firmaya iade edildiğini, taşıma sürecinde ve sorumluluğu altında meydana geldiği sabit olan hasardan davalı taşıyıcının sorumlu olduğunu, fatura ve yapılan tespitler gereğince 2.698,62 USD sigortalı zararı, müvekkili şirket tarafından tazmin edilmiş olduğunu, TTK. ve poliçe hükümleri gereğince, sigortalısının haklarını devralan müvekkilinin, TTK. ilgili hükümleri gereğince davalıya rücu hakkı doğduğunu, davalı borçlunun vaki itirazları üzerine duran icra takibine devam edilebilmesi için, itirazın iptali talebi ile işbu davayı açmak zarureti doğduğunu, ancak icra takibine konu tutara sigortalıya yapılan ödeme tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faizin de dahil olduğunu, mahkeme tarafından ödeme tarihinden itibaren faiz talebinin kabul görmeme ihtimaline binaen, asıl alacak olan 2.698,62 USD üzerinden takibin devamına karar verilmesini, davalı kötü niyetli olarak itiraz etmiş olduğunu, İİK’nun 79. Maddesi gereği icra inkar tazminatı ödemeye çarptırılmaları gerektiğini, bu sebeple %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, borçlunun takibe, borca, faize ve fer’ilerine dair itirazının kısman iptali ile icra takibinin 48.578,66 TL üzerinden devamına, esas alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının hüküm altına alınmasına, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin de davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının sigortalısı... A.Ş. İle müvekkili tarafından yapılan taşıma sözleşmesi uyarınca sigortalı tarafından yükleme, istifleme, mühürleme ve boşaltma işlemlerinin yapıldığı ... film cinsi emtiaların müvekkili tarafından taşınması hususunda anlaştıklarını, anlaşma uyarınca müvekkilinin 03/03/2022 tarihinde taşıma konusu emtiaların yükleme istifleme ve mühürleme işlemlerinin yapılması için sigortalının adresine taşınacak olan konteyneri boş olarak gönderdiğini ve söz konusu işlemlerin sigortalı tarafından yapıldığını, taşıma konusu konteynerın herhangi bir kazaya uğramadan müvekkili şirket tarafından taşınarak 11/03/2022 tarihinde Budapeşteye gittiğini ve oradan da anlaşıldığı üzere müşteriye teslimatı yapıldığını, dava konusu edilen emtiaların yükleme ve istif işlemleri sigortalı tarafından yapıldığından müvekkilinin hasardan herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafın her ne kadar hasarın taşıma esnasında olduğunu iddia etmiş olsa da dava konusu emtia sigortalı .... A.Ş. tarafından yüklendiğini ve istiflendiğini, sigortalı ile müvekkili arasında yapılan taşıma sözleşmesinde yükleme istifleme ve boşaltma işlemlerinin sigortalı tarafından yapılacağının belirtildiğini, davacı tarafın alacak olarak talep ettiği miktarın belirgin olmadığını, talep edilen hasar miktarının tek taraflı olarak hesaplanan eskpertiz raporuna dayandığından karara esas alınamayacağını, davacının icra inkar tazminatı isteyebilmesinin mümkün olmadığını, hukuka aykırı ikame edilen davanın reddine, davacı aleyhine kötü niyetli olması sebebiyle yüzde 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 12/06/2023 tarih ve 2022/1020 Esas - 2023/593 Karar sayılı kararında;
".......Yapılan inceleme neticesinde; dava dışı sigortalının zararının toplamda 9.813,18 USD olduğu anlaşılmıştır. Bu aşamadan sonra dava dışı sigortalı ile davalı taşıyıcının meydanda gelen zararda kusur durumunun tespit edilmesi gerekmektedir. Dosya kapsamında yapılan tespit neticesinde; hasarın konteynr içine yükleme sabitleme ve istifleme hatasından kaynaklandığı, yüklemenin imalattan ve taşımanın tam konteynr yükü olmasından dolayı yüklemenin davacınırı sigortalısı tarafından yapıldığı (VTK m.863), dava dosyasında davalının yükü kapalı konteynr içinde teslim aldığına ve yüklemeyi kontrol edemediğine ilişkin bir veri olmamasına göre dava konusu yüklemeden asli kusurlu olarak davacının sigortalısının sorumlu olduğu, nezaret görevini yapmamasından dolayı da davalı taşıyıcının tali yönden kusurlu olduğu, bu durumda asli tali kusur durumu değerlendirildiğinde bilirkişilerce ihtimalli tespit yapılan %20 tali kusur oranının somut olayın niteliklerine uygun düştüğü kanaatine varılmış olup, bunun neticesinde davalının kendi kusuruna denk gelen zarar miktarının 539,72 Euro olduğu anlaşılmıştır.
Davalı taşıyıcı şirketin davacının sigortalısı üzerine keşide ettiği navlun faturası ve demuraj faturasına göre TTK m.921 ve 926 gereğince akdi taşıyıcı olmasından dolayı işbu davanın kendisine karşı yöneltilebileceği, davacı şirketin, ...na ait 06.07.2022 işlem tarihli dekontu kapsamından dava dışı sigortalısı... şirketi hesaplarına 2.698,62 USD transfer ederek TTK m.1472 gereği halef olarak işbu davayı açmaya hak kazandığı, ayrıca TBK m.183 vd hükümlerine göre sigortalısının üçüncü kişiler üzerindeki talep ve dava haklarını devir almasından dolayı işbu davayı açmaya hak kazandığı ve bu nedenle yapmış olduğu ödeme miktarı ve davalı yanın sorumluluk miktarına göre rücu edebileceği dikkate alınarak tespit edilen zarar ve kusur oranları dikkate alınarak dava hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.......," gerekçesi ile,
''1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;
-Davalının aleyhine yapılan Küçükçekmece 4. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE,
-Takibin asıl alacak miktarı olan 539,72-USD üzerinden DEVAMINA,
-Alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
-Reddedilen kısma ilişkin davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan "hasarın konteyner içerisine yapılan yükleme / istif hatası sebebiyle meydana geldiği ve zararın meydana gelmesinde dava dışı sigortalının asli, davalı taşıyıcının ise tali kusurlu olduğu" şeklindeki bilirkişi görüşünün hatalı olduğunu, rapora bu yönden yapmış oldukları itirazın dikkate alınmamış olmasının hukuka aykırı olduğunu, hasarın yükleme / istif hatasından değil, konteynerin kaba elleçlemelere maruz kalması sebebiyle meydana geldiğini, yükleme / istif hatasının varlığını kanıtlayacak herhangi bir bilgi / belge bulunmadığı gibi ekspertiz raporunda da bu yönde bir tespit yer almadığını, dolayısı ile hasarın, nakliye sürecindeki kaba elleçlemeler sonucunda meydana geldiğinin ve sorumluluğun davalı taşıyıcı üzerinde olduğunun kabulünün gerektiğini,
Kabul anlamına gelmemekle birlikte, hasarın yükleme / istif hatası sebebiyle meydana geldiğinin kabul edilmesi halinde dahi taşıyıcıya %20 oranında kusur atfedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, taşıyıcıya müterafik kusur verilmesi halinde genel uygulamanın bu oranın %50 olarak kabul edilmesi yönünde olduğunu, bu sebeple yerel mahkeme tarafından davalı taşıyıcıya verilen kusur oranının %20 olmasının kabul edilebilir olmadığını,
Bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde %50 oranının kabul görmemesi halinde bilirkişi raporunda beyan edilen en yüksek oranın dikkate alınmasını talep etmelerine rağmen yerel mahkeme tarafından en düşük oranın dikkate alınmış olmasının da hakkaniyete aykırı olduğunu, dolayısıyla kararın bu yönden de kaldırılması gerektiğini,
Netice olarak dava konusu hasarın davalı taşıyıcı tarafından gerçekleştirilen taşıma sürecinde konteynerin kaba elleçlemelere maruz kalması sebebiyle meydana gelmiş olduğunu, davalı taşıyıcının meydana gelmiş olan zarardan sorumlu olduğunu, dolayısı ile yerel mahkeme kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; davacının sigortalısı... A.Ş. ile müvekkil tarafından yapılan taşıma sözleşmesi uyarınca sigortalı tarafından yükleme, istifleme, mühürleme ve boşaltma işlemlerinin yapıldığı ... film cinsi emtiaların müvekkil tarafından taşınması hususunda anlaştıklarını, anlaşma uyarınca müvekkilin 03/03/2022 tarihinde taşıma konusu emtiaların yükleme istifleme ve mühürleme işlemlerinin yapılması için sigortalının adresine taşınacak olan konteyneri boş olarak gönderdiğini ve söz konusu işlemlerin sigortalı tarafından yapıldığını, taşıma konusu konteyner herhangi bir kazaya uğramadan müvekkil şirket tarafından taşınarak 11/03/2022 tarihinde Budapeşteye gittiğini ve oradan da anlaşıldığı üzere müşteriye teslimatının yapıldığını, dava konusu edilen emtiaların yükleme ve istif işlemleri sigortalı tarafından yapıldığından müvekkilin hasardan herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, her ne kadar davacı taraf hasarın taşıma esnasında olduğunu iddia etmiş olsa da; dava konusu emtianın sigortalı .... A.Ş. tarafından yüklenmiş ve istiflenmiş olduğunu, sigortalı ile müvekkil arasında yapılan taşıma sözleşmesinde yükleme istifleme ve boşaltma işlemlerinin sigortalı tarafından yapılacağının belirtilmekte olduğunu, taşıma esnasında herhangi bir kaza olmadığı sabit olup dava dilekçesinde de davacının belirtildiği üzere konteynerin açılması sonucunda içindeki malların hasara uğradığını, eşyanın gönderen tarafından işleme tabi tutulacağını, yüklenir ya da boşaltılırsa gerçekleşen zıya, hasar ya da teslimde gecikme buna bağlanabildiği sürece taşıyıcının sorumluluktan kurtulacağını, eşyadaki hasar gönderici tarafından yapılan istif, sabitleme, yükleme veya boşaltmadan kaynaklı ise taşıyıcının sorumluluğu doğmayacağını,
Somut olayda müvekkil şirketin taşıma işinde yükleme yapılabilmesi için sigortalıya konteyneri gönderdiğini ve yükleme, istifleme ve mühürleme işlemlerinin davacının sigortalısı tarafından yapıldığını, yapılan organizasyonun ticari teamüller gereği mail üzerinden yürütülmekte olduğunu, taşımaya ilişkin tüm yazışmaların dosyada mübrez olduğunu, mail yazışmalarında da görüleceği üzere sigortalı şirket tarafından istenmesi üzerine müvekkil sigortalı şirkete yükleme yapması için gelecek olan konteyner bilgileri ve ne zaman yükleme yapılacağı bilgisinin verildiğini, TTK uyarınca dava konusu hasarın sigortalı tarafından hatalı olarak yapılan istifleme ve yüklemeden kaynaklandığını, müvekkil şirkete yüklenecek bir kusur bulunmadığını, yüklenmesi istiflenmesi, sayımı ve mühürleme işleminin gönderen tarafından yapılan ve hasarın yükletence yapılan yetersiz istif, sabitleme ve bağlama nedeniyle meydana geldiği taşımalarda hasardan taşıyanın sorumlu tutulamayacağını, açık kanun metni ve Yargıtay kararlarının da savunmalarını destekler nitelikte olduğunu, müvekkil şirketin dava konusu hasarda herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, dosyada mübrez taşımalara ilişkin faturalar incelendiğinde görüleceği üzere faturaların navlun geliri olarak kesilmiş olduğunu, yükleme veya boşaltmaya ilişkin müvekkil tarafından sigortalıdan alınan herhangi bir ücretin söz konusu olmadığını, ayrıca taşıma işinde yükleme, istifleme, mühürleme ve boşaltma işlemlerinin sigortalı tarafından, sigortalının belirlediği adreste ve zamanda, sigortalının kontrol sahasında yapılmakta olduğunu, bu haliyle müvekkil şirketin taşıma konusu eşyaların yüklenmesi ve istiflenmesine ilişkin herhangi bir dahili olmadığından dava konusu zarardan sorumlu tutulabilmesinin mümkün olmadığını,
Davacı tarafın alacak olarak talep ettiği miktarın belirgin olmadığını, dilekçesinin netice ve talep bölümünde itirazın kısmen iptali ile takibin 48.578,66 TL üzerinden devamına karar verilmesini istemesine karşın yerel mahkemece Amerikan Doları üzerinden hüküm tesisi edildiğini,
Davacı tarafın icra takibinde dayanmadığı delilleri dava dilekçesinde ileri sürmesine muvafakatlerinin olmadığını, alacaklının ilamsız haciz takibini başlatırken dayanmadığı belgelere, açacağı itirazın iptali davasında da dayanamayacağının Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 11.02.2020 tarihinde vermiş olduğu 2017/2076 E. ve 2020/117 K. sayılı karar ile de belirtildiğini, alacaklı ...A.Ş. tarafından ikame edilen Küçükçekmece 4. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına herhangi bir delil sunulmadığını, davacının icra dosyasına beyan etmediği delillerini dosyada ileri sürmesine muvafakatleri bulunmamakta iken bu durumun yerel mahkemece değerlendirilmediğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava, davacının dava dışı sigortalısı tarafından yurt dışında bulunan alıcısına satılan ve nakliyat blok sigorta poliçesi ile sigortalı olan emtianın davalı nezdinde taşınması sırasında hasara uğradığı iddiası ile uğranılan zararın rücuen tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Dosyaya sunulan davacının sigortalısı tarafından Macaristan'da mukim alıcı adına düzenlenen 03/03/2022 tarihli satış faturasına göre, davaya konu emtianın ... teslim şekli ile satıldığı görülmektedir. ... teslim şekline göre malların varış yerinde alıcıya teslim edilmesine kadar doğan tüm masraflar ve riskler satıcı üzerindedir.
Somut olayda, davacının sigortalısı gönderen ile davalı akdi taşıyıcı arasında yazılı bir taşıma sözleşmesi bulunmadığı, davalı tarafça cevap dilekçesi ekinde ibraz edilen maillere göre, davacının sigortalısı göndenen ile davalı taşıyıcı arasında mail yolu ile taşıma sözleşmesi akdedildiği, mail içeriğine göre; Söz konusu emtianın konteynır içi yüklemesi, istifi ve sayımı ile mühürleme işleminin davalı taşıyıcı tarafından yapılacağına ilişkin bir düzenleme olmadığı, sigortalı şirket tarafından istenmesi üzerine davalı şirket tarafından sigortalı şirkete yükleme yapması için boş konteyner gönderildiği, sigortalı şirket çalışanı tarafından 02/03/2022 10:40 tarihinde davalı tarafa gönderilen mailde; "Araç plakası belli oldu mu ? Yarın ... depomuz çok yoğun olacaktır. Dolayısıyla aracı en erken saatte göndermenizi rica ederim. En kısa zamanda araç plakasını da rica ederim." diye sorulması üzerine davalı şirket tarafından gönderilen cevabi mailde ; "Henüz belli değil. Sizin için organize ettiğimiz ekipmanın bulunduğu tren henüz varış yapmadı. Yüklemenin Cuma'ya sarkma ihtimali de olabilir. Yarın sabah sizlere tekrar bilgi vereceğim.'' şeklindeki mail içeriği gözetildiğinde davalı taşıyıcı tarafından dava dışı sigortalıya boş konteyner gönderilmiş ve yükleme, istifleme ve mühürleme işlemlerinin davacının sigortalısı tarafından yapıldığı anlaşılmıştır.
Ayrıca, navlun faturasında ve ... senedinde de konteynır içi yükleme ve istiflemenin taşıyıcı sorumluluğunda olduğunu gösterir bir kayıt da mevcut olmadığı, bu tespitlere göre dava konusu emtianın ambalajlanması, konteyner içerisine yüklenmesi, istifi, lashingi, sabitlenmesi, sayımı ve nihayetinde konteyner kapılarının mühürlenmesi işlemleri bizzat yükleten dava dışı sigortalı - satıcı... tarafından gerçekleştirildiği, konteynerin davalı taşıyıcıya mühürlü ve kapalı şekilde teslim edildiği, aksinin davacı tarafça ispat edilemediği anlaşılmıştır.
Davacı tarafça aldırılan eksper raporunda, hasarın meydana gelişine ilişkin açık bir tespit olmadığı, mahkemece alınan bilirkişi heyet raporunda ise; Dava dosyasında hasar sebebine ilişkin fazla bir veri veya tespit bulunmadığı, sadece varma yerinde konteynırın açılması sonucu yükün konteynır içinde kolilerin deforme olduğu ve koliler içerisindeki bobinlerin de hasarlı olabileceği gerekçesiyle konteynır tahliye edilmeden iade edildiği ve sigortalı gönderenin işyerinde yapılan tespitlerin de bu öngörüye uygun olduğu, bununla birlikte konteynır içindeki kolilerin deforme olması bunların konteynir içinde hareket etmesi, kayması, birbirinin üzerine düşmesi, basması, birinin diğerini ezmesi gibi yükleme, sabitleme ve istifleme hatalarının hasara sebep olduğu belirtilmiştir.
Dosya kapsamına göre; konteynırın dış kısmında taşımaya bağlı herhangi bir hasar olduğuna ilişkin tespit olmadığı, aksine bir kayıt yoksa, konteynırın dış görünüş olarak iyi durumda teslim alındığına karine olduğu, emtianın konteynır içi yüklemesi, istifi ve sayımı ile mühürleme işleminin gönderen sigortalı tarafından yapıldığı, alıcının hasar bildiriminde, konteyner içinin boşaltılmaz durumda olduğunun belirtildiği, hasarın konteynırın kaba elleçlemelere maruz kalmasından değil konteyner içi istif, sabitleme ve bağlama nedeniyle meydana geldiğinin belirlendiği, konteynerin kapalı konteyner olması nedeniyle davalı taşıyıcının istife nezaret borcundan da söz edilemeyecektir. Davacı tarafça, hasarın konteynerin kaba elleçlemelere maruz kalması sebebiyle meydana geldiği ispat edilememiştir. Bu tespitler doğrultusunda mahkemece, meydana gelen hasarın davalı taşıyıcının sorumlu olduğu bir sebepten ileri geldiği kanıtlanamadığından davanın reddine ilişkin karar verilmesi gerekirken davalı taşıyıcının istife nezaret yükümlülüğünü ihlal ettiği gerekçeyle tali kusurlu kabul kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olmayıp davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.
Yukarıdaki tespitler doğrultusunda davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Sonuç itibariyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılarak, dairemizce yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine, davacı tarafın kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden ve şartları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
B-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE,
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/06/2023 tarih ve 2022/1020 Esas - 2023/593 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle,
1-Davanın REDDİNE,
2-Davacı tarafın kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden ve şartları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE,
İLK DERECE YÖNÜNDEN:
3-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 582,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 149,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen miktar ve tarifenin 13/1 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
İSTİNAF YÖNÜNDEN:
9-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,
10-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
11-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
12-Davalı tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı + 203,00 TL istinaf yargılama giderinden oluşan toplam: 941,00 TL.'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
13-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 21/05/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.