İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, Polonya ihracatı kaynaklı komisyonculuk sözleşmesinden doğan menfi tespit davası red kararının istinaf incelemesine ilişkin kararı.
Özet: Davacının, davalı tarafından 10.550 USD bedelli faturaya dayanılarak başlatılan icra takibine karşı, Polonyaya ihraç edilen malların kabul edilmemesi üzerine davalıyla varılan komisyon sözleşmesindeki 300 USD/kg indirimin haksız yere 7500 USDye çıkarıldığı iddiasıyla menfi tespit davası açarak borçlu olmadığını ileri sürmesi ve tedbir kararı talep etmesine karşılık, davalının görev ve süre itirazları ile malın kalitesizliğini ve davacının operasyon eksikliklerini iddia etmesi üzerine, ilk derece mahkemesi davacının ispat yükünü yerine getiremediği ve hukuki ilişkiyi çürütecek delil sunamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş, davacı ise bu kararı haksız indirim talebi ve zorunlu iskonto argümanlarıyla istinaf etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: 2022/2051 KARAR NO: 2026/699T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: 01/11/2022NUMARASI: 2021/414 Esas - 2022/662 KararDAVA: Menfi Tespit (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/04/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasının 66.743,97 TL tutarında alacak varsayarak ilamsız icra takibi yaptığı, takibin konusu olarak davalı kendi adına düzenlediği 22/10/2018 gün ... numaralı 10.550 USD bedelli faturaya dayanıldığı, takibe davacı çalışanlarının ihmali ile itiraz edilemediği ve takibin kesinleştiği, davacının Turgutlu'da ... işletmesi olduğu, Polonya'daki bir müşterisine 19000 kg ... ihraç ettiği, gemi nakliyesindeki gecikmeler ve fiyatların düşmesi sonucu Polonya'ya ulaşan mal, alıcı tarafından kabul edilmediğini, Polonya'da komisyon işleri yapan davalı, bu malı daha düşük bir fiyata satabileceğini davacıya bildirdiğini, komisyon için aradaki kg'da 300 USD üzerinden mail yolu ile anlaşmaya varıldığı, mal satılmış olduğu fakat davalının 7500 USD talep ettiğini, davalının bu talebi kabul etmediğini, davalı.... İcra Müdürlüğü davaya konu takibi yaptığını, davalı tarafından yürütülen icra işlemlerine karşı dava sonuna kadar tedbir kararı verilmesini, .... İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin haksız ve borcu bulunmadığından bahisle takibin iptale karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayda davacı tarafın tüketici sıfatıyla hareket ediyor almasından kaynaklı olarak görevli mahkemede açılmadığını, davanın süresi içerisinde açılmadığını, davacı şirket yetkililerinin davalı arasında gerçekleşen ticari ilişki sonucu davacı şirkete ait ürünlerin Polonya'ya teslim edilmesi koşuluyla anlaşıldığı, aralarında yapılan anlaşma uyarınca davalı tüm sorumluluklarını yerine getirdiği, üzerine düşen tüm yükümlülükleri eksiksiz bir şekilde yerine getirdiği, ancak bu aşamadan sonra davacı şirketten kaynaklı bir dizi problem yaşandığı, ürünlerin belirtilen kalitede gönderilemediği, 2017 yılında yapılan işlerden kaynaklı olarak davacı tarafın eksik operasyon ve organizasyonundan kaynaklı olarak davalıyı zarara uğrattığını, davalının zararı verilen tedbir kararından kaynaklı olarak halen daha giderilemediğini, davanın görev yönünden, davacı tarafından arabuluculuk süresine başvurulmadan dava açılmış olduğundan davanın kanuni süre içerisinde açılmamış olmasından dolayı usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda,"Fatura düzenlenebilmesi için taraflar arasında bir akdi ilişkinin bulunması gereklidir. Bunun yanı sıra fatura tacirler arasında ifaya yönelik bir ispat aracı kabul edilmekte ve faturada yer alması olağan sayılan malın cinsi veya yapılan işin adedi, türü ve bedeli gibi fatura mündericatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine karine teşkil etmektedir. Ancak bu karinenin aksi elbetteki her türlü delil ile ispatlanabilir. Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlıkta; davacı yanca ... ihracatı nedeniyle davalı alacaklı tarafça 10.550 USD bedelli faturaya istinaden takip başlatıldığı ve iş bu takipten kaynaklı menfi tespit davası açıldığı, ispat yükü kendisinde olan davacı yanca hukuki ilişkinin geçersiz olduğunu dava değeri itibariyle her türlü kesin delille ispat edebileceği taraflar ticari defter ve kayıtların irdelenmesinde usulüne uygun ticari defter ve kayıt sunulmadığı, taraflarca açıkça yemin deliline dayanılmadığı ve ispata ilişkin yazılı bilgi ve belgenin de sunulmadığı anlaşılmakla ispat yükü kendisinde olan davacı iddiasını ispat edemediği ve bu nedenlerle davanın reddine, ..." karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle ; davaya konu ihtilâf, davalının ithal ettiği mal için ödediği bedelde, malda bozulma iddiası sonrası varılan indirim bedelinin ilave harcamalar beyanı ile davalıca arttırılması üzerine ödenememesinden kaynaklandığını, malın Türkiye'den çıkarken analiz raporu ile çıktığını, nakliye normalden geç davalıya ulaşınca davalı, malda bozulma iddiası ile bedelde indirim talep etiğini, davalı gerekli analizleri yaptırmamış olmasına rağmen iade güçlükleri davacıyı indirime icbar ettiğini ve ton başı 300 USD indirim olarak anlaşıldığını, belirlenen indirim 300x20 = 6000 USD olacak iken davalı önce çıkardığı bir hesapla 7500 USD talep edildiğini, daha sonra bu rakamı 8500 USD bedel olarak değiştirdiğini, karşılıklı yazışmalarla anlaşmazlık sürdüğünü ve bunun üzerine davacıya 10.500 USD bedelli bir fatura tebliğ edildiğini, faturaya noter aracılığı ile itiraz edildiğini ve akabinde kabul edilmemesi üzerine davalı .... İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyası ile 10.500 USD değerli icra takibi başlattığını, davacı, borcun 6000 USD olduğu iddiası ile menfi tespit davası açtığını ve anlaşmazlık esas itibariyle borcun fahiş talebine karşı çıktığını, mahkemenin davayı borcun kısmi kabulü yerine bütünün reddi kabul ederek inceleme konusu yapmasının yerinde olmadığını, işlemin defter kayıtları ile incelemeye başlanması taraflarca defter ibrazının sağlanamaması üzerinden davanın karara bağlanma yoluna gidilmesinin de yerinde olmadığını, kararın, 6000 USD veya 8500 USD üzerinden takibin devamı yolunda karar verilmesi gerektiğini, Bunun için defter incelenmesine ihtiyacın olmadığını, karşılıklı yazışmalar anlaşmazlık üzerinde karara yeterli olacağını, davalının ek masrafları belgeleyememesinin anlaşmazlığa sebep olduğunu, dosyada da yapılan anlaşma dışı ödemelerle ilgili belgeler taraflarına verilmediği gibi dosyada da sunulu olmadığını, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE: Dava, İİK 72 . Maddesi uyarınca alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine konu fatura nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti(menfi tespit) davasıdır.İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davanın ispatlanmış olup olmadığı, davacının takip konusu fatura nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı noktalarındadır.Davalı alacaklı tarafından davacı hakkında, .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyası ile "10.550,00 USD Fatura Tarih: 11.01.2018 açıklama 22.10.2018 tarihli fatura alacağı'' nedeniyle 10.550,00 USD asıl alacak, 936,39 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.486,39 USD alacağın tahsili istemiyle 26.06.2019 tarihinde ilamsız takip başlatılmıştır.Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir. Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih, 2017/19-915 Esas ve 2018/1338 Karar Sayılı İlamı). Başka bir ifadeyle dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gereklidir. Zira fatura, sözleşmenin infaz aşamasına ilişkin vesikalardan olup sözleşmesel ilişkinin ve edimin ifasının ispatında başkaca delillerle desteklenmediği sürece delil niteliğini haiz olmaz. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın 2. fıkra hükmüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi leline delil olarak kullanılamaz. Maddede sayılan şartların birlikte bulunması halinde ticari defterler kesin delillerdendir ve aksi ancak senet veya diğer kesin deliller ile ispatlanabilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. maddesinde, bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. Zira, davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtlar aleyhine delil teşkil eder. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davalı tarafın defter ve belgelerini incelemek için ibraz etmediği, davacı şirket tutulması ibrazı zorunlu olan 2019 yılı yevmiye defterini tarafımıza ibraz etmediği, ibraz edilen 2019 yılı kebir ve envanter defterinin açılış tasdikleri yasal süresinde yaptırıldığı, kanuna göre eksiksiz usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olduğu görülmüş olup, davacının ibraz edilen 2019 yılı ticari defterinin incelenmesinde davalı ...'ye ait herhangi bir kayda rastlanılmadığı, öte yandan davalı tarafından davaya konu fatura 22.10.2018 tarihinde tanzim edilmiş olup (22.10.2018 tarih ... nolu ve 10.550,00 USD bedelli fatura ) davacı tarafından 2018 yılı ticari defter ve belgeler ibraz edilmediğinden konu hakkında tespit inceleme değerlendirme yapılamadığı, davacı tarafından davalı tarafa yapılan ödeme belgesi de ibraz edilmediği gibi ticari defterlerde de davalı tarafa ödemeye ilişkin muhasebe kaydı tespit edilemediğini, dava dosyası ve tarafımıza ibraz edilen bilgi ve belgelere göre davacının iddiasının ispata muhtaç olduğu tespit edilmiştir.Somut olayda, taraflar arasında ... satışına ilişkin ticari ilişki bulunduğu sabit olup, davacı tarafından davalıya düzenlenen 10.11.2017 tarihli fatura ile, kilosu 1.400 USD olmak üzere 20 kg üzümün toplam 28.000,00 USD'ye satılarak, davalı tarafından fatura bedeli 17.11.2017 tarihinde ödendiği dosyada bulunan dekonttan anlaşılmaktadır. Üzümler Polonya'da bulunan davalıya gönderilmiş olup dosyada bulunan ve tarafların kabulünde olan mail yazışmalarında, davalı tarafından davacıya gönderilen 15.12.2017 tarihli mailde, üzümlerde fermaltosyon ve şekerlenme başlangıcı görüldüğü, bu ürünü kullanmalarının mümkün olmadığı belirtilmiştir. Yine davalı tarafından gönderilen 19.01.2018 tarihli mailde, 28.000,00 USD ürün bedeli, navlun bedeli 1.100,00 USD, liman/gümrük masrafları tutarı 850,00 USD, gıda sertifikaları tutarı 550,00 USD toplam 30.500,00 USD toplam yapılan masraflardan Arascı şirketi üzümü alış tutarı 1.100,00 USDX20 ton= 22.000,00 USD arasındaki fark olan 8500,00 USD 'yi nasıl iade edecekleri sorulmuş, 22.01.2018 tarihli yazışmada, üzümü ... şirketine teslim edebilmeleri için 8.500,00 doların gönderilmesinin beklenildiği belirtilerek, davacı da aynı tarihte ton bedeli 1.100,00 USD olarak ... şirketine malı satabileceklerini, geriye kalan miktarın ödeneceğini belirtilerek, 24.01.2018 tarihli mailde, aradaki fark 300 USDx20 ton= 6.000,00 USD, navlun bedeli 1.100,00 USD, diğer masraflar 400,00 USD toplam 7500,00 USD ödeneceği belirtilmiş, davalı tarafından gönderilen 02.02.2018 tarihli mailde, ödemeyi taahhüt ettiğiniz 7500,00 USD'yi ödemenizi bekliyoruz yazıldığı görülerek artık davalının üzümleri başkasına satmış olmasından dolayı, yaptığı masraflar ve ödediği üzüm bedelinden, ... şirketine yaptığı satış bedelinin mahsubundan sonra 7500,00 USD alacağı olduğunun kabulü gerekir.Her ne kadar davalı bu yazışmalardan sonra 22.10.2018 tarihinde, 6.000,00 USD fiyat farkı, navlun bedeli 1.100,00 USD, liman/gümrük masrafları tutarı 850,00 USD, gıda sertifikaları tutarı 550,00 USD, 1.400,00 USD ..., 650.000 USD Antrepo- Antrepo işçileri olmak üzere 10.550,00 USD masraf çıkartarak, takip konusu 22.10.2018 tarihli 10.550,00 USD tutarlı faturayı düzenleyerek davacıya karşı takip yapmışsa da, söz konusu masraflara ilişkin taraflar arasına anlaşma olmadığı gibi, davalı tarafından da söz konusu masrafların kanıtlamamış olması karşısında Mahkemece tarafların kabulünde olan 7.500,00 USD dışında kalan 3.050,00 USD yönünden davanın kabulü ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken, Mahkemece davanın reddine karar verilmesi isabetsiz görülmüştür.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 117. maddesine göre, muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüte düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüte düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır.Davalı tarafından .... Noterliği 10.04.2019 tarihli ihtarnamesi ile davacıya takip konusu faturanın 3 iş günü içinde ödenmesi ihtar edilmiş olup, dosya içinde söz konusu ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiğine ilişkin tebligat parçası bulunmamakla birlikte, davacının söz konusu ihtarnameye cevap olarak Turgutlu .... Noterliği 16.04.2019 tarihli ihtarnamesi ile cevap verdiğinden bu tarihte temerrüte düştüğünün kabulü gerekir. 16.04.2019 tarihi ile takip tarihi 26.06.2019 arasında resen yapılan hesaplamada 102,00 USD işlemiş faiz talep edebileceği görülerek 834,39 USD işlemiş faiz talebi yerinde değildir.Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin istikrarlı bir şekilde kabul ettiği üzere, yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden, karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücreti ile nispi karar ve ilam harcının hesaplanması gerekmiştir.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14.12.2022 Tarih ve 2021/8284 E.- 2022/9092 K. sayılı; 19.09.2011 Tarih ve 2010/966 E. - 2011/10441 K. Sayılı kararları).HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın KISMEN KABULÜ ile.... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasında davacının davalıya 3.050,00 USD asıl alacak, 834,39 USD işlemiş faiz yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 3- Şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,4- Alınması gerekli 1.542,00 TL harçtan peşin alınan 1.140,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 402,00 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 1.140,00 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan 484,00 TL tebligat, posta gideri, 900,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.384,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre hesaplanan 464,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen tutar yönünden takdir edilen 22.571,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen tutar yönünden takdir edilen 44.173,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,9-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,10-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 221,00 TL, posta ve tebligat gideri 66,00 TL olmak üzere toplam 287,00 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.09/04/2026