İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinde, danışmanlık sözleşmesiyle sağlanan finansal yeniden yapılandırma hizmetlerinin ödenmeyen ücretlerinin tahsili amacıyla başlatılan itirazın iptali davası.
Özet: Bu itirazın iptali davası, davacı danışmanlık şirketinin, davalı şirketlere yönelik finansal yeniden yapılandırma danışmanlık hizmetleri karşılığında 21.314.773,64 TLlik alacağının ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine yapılan itirazın kaldırılması talebiyle açılmış olup, davacı, sözleşme gereği tüm hizmetleri eksiksiz ifa ettiğini, cari hesap mutabakatı ve elektronik yazışmalarla alacağın sabit olduğunu iddia ederken; davalılar ise davanın açılışında dava değerinin belirtilmemesi nedeniyle usul eksikliği bulunduğunu, davacının alacağını ispatlayamadığını ve yalnızca fatura düzenlemenin borç doğurmadığını savunmaktadır.

T.C.
İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/576 EsasKARAR NO : 2026/358DAVA:İtirazın İptaliDAVA TARİHİ:08/08/2025KARAR TARİHİ:15/05/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle;müvekkili şirket ile davalılar ve ... ... A.Ş. ... A.Ş. ve ... A.Ş. (Davalılar ile birlikte "...") arasında 17.08.2023 tarihinde imzalanan Danışmanlık Sözleşmesi çerçevesinde müvekkilinin ... şirketlerinin mali yükümlülüklerinin yeniden yapılandırılması sürecinde kapsamlı stratejik danışmanlık hizmeti sunmakla görevlendirildiğini, taraflar arasında imzalanan Sözleşme kapsamında müvekkili tarafından sunulan hizmetlerin; (i) mevcut finansal borçların ve yükümlülüklerin detaylı analizini yapmak, (ii) alternatif yeniden yapılandırma senaryoları geliştirmek, (iii) finansal modelleme ve stratejik önceliklendirme çalışmaları yürütmek, (iv) bankalar ve finansal kuruluşlarla müzakerelere doğrudan katılmak ve süreci yönetmek, (v) nihai anlaşmaların oluşturulması ve imzalanması süreçlerine teknik destek vermek gibi faaliyetleri kapsadığını, müvekkili şirketin sözleşme gereği sunması gereken hizmetleri sunmuş olmasına ve taraflar arasında cari hesap mutabakatı bulunmasına rağmen, davalılar tarafından müvekkili şirket tarafından düzenlenen faturalarla ilgili hiçbir ödeme yapılmadığını, sözleşme çerçevesinde müvekkili şirketin, Ağustos 2023-Şubat 2025 döneminde toplam 19 ay boyunca kesintisiz hizmet sunduğunu ve Ocak 2024’ten başlayarak Şubat 2025’e kadar vermiş olduğu bu hizmetin karşılığı olan 21.314.773,64 TL tutarında aylık danışmanlık ücretine hak kazandığını fakat bu ücreti davalılardan tahsil edemediğini, davalılara müvekkili şirket tarafından ihtarname gönderildiğini ancak davalıların borçlarını ödememekte hiçbir haklı sebepleri olmamasına rağmen direttiklerini, müvekkili şirketin sözleşmeyi eksiksiz olarak ifa ettiği, davalıların yetkilileri tarafından gönderilen e-postalardan da açıkça ortaya konulduğunu, müvekkili şirket tarafından sözleşme konusu hizmetin ifasına ve başarısına ilişkin delillerin yalnızca sözleşme ve fatura ile sınırlı kalmamakta; sürece dahil olan şirket yöneticileri tarafından gönderilen yazışmalarla da doğrudan teyit edilmekte olduğunu, davalılar tarafından hiçbir ödeme yapılmayacağının anlaşılması üzerine, müvekkili şirketin, menfaatini korumak adına ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu ve talebin kabul edildiğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesi, 19.06.2025 tarihli, ... D. İş, ... K. sayılı kararıyla müvekkili şirketin talebini kabul ederek, alacağının 27.135.646,80 TL'si tahsilinin ifasının temini bakımından davalıların menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verdiğini, ihtiyati haciz kararı verilmesi üzerine, müvekkili şirket tarafından ihtiyati haczin yerine getirilmesi amacıyla icra dairesine başvurulduğunu, ayrıca haczi tamamlayan merasim olarak davalılara ödeme emri gönderildiğini, ancak davalılar tarafından ödeme emrine itiraz edildiği için takibin durduğunu, davalıların takibi durdurması üzerine zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak tarafların uzlaşamadığını, müvekkil şirket'in davalılardan alacaklı olduğunun sabit olduğunu, bu nedenle davanın kabulünün gerektiğini, müvekkili tarafından, danışmanlık sözleşmesi kapsamında ...’na sunulan hizmetlerin fiilen ve kesintisiz biçimde yerine getirildiğini ve grup şirketlerinin finansal yeniden yapılandırma süreçlerine doğrudan katkı sağladığının somut delillerle sabit olduğunu beyanlarla, davanın kabulüne, borçluların icra takibine yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, borçluların takip konusu alacağı takip dosyasında belirtilen faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... E. Sayılı dosyası ile ... A.Ş. ve ... A.Ş. aleyhine icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibine karşı taraflarından itiraz edilmesi akabinde davacı tarafındanu haksız itirazın iptali davasının ikame edildiğini,dava dilekçesinde dava değeri belirtilmemiş olup dava dilekçesinde bulunması gerekli zorunlu unsurlarda eksiklik bulunduğunu, dava dilekçesinde dava değerinin belirtilmemesi halinde eksikliğin giderilmesi aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, davada ispat yükünün davacı tarafta olup takip dayanağından dolayı alacaklı olduğunu ispat etmesi gerektiğini, davacının, davasını ispat edemediğini, faturanın düzenlenip karşı tarafa gönderilmesi ve karşı tarafın bu faturanın içeriğine itiraz etmemiş olması alacak hakkı doğurmayıp karşı tarafı borç altına sokmak için yeterli olmayacağını, davacının dava dilekçesi ekinde hiçbir dayanak sunmaksızın müvekkili şirketlerden alacağı olduğunu iddia etmekle birlikte dava dilekçesi ekinde ibraz edilen deliller fatura konusu mal/hizmetlerin sağlandığına ilişkin olmadığını, davacı tarafın, 17.08.2023 tarihli Danışmanlık Sözleşmesi uyarınca hizmet sunduğunu iddia etmekte ise de, davacı taraf 17.08.2023 tarihli Danışmanlık Sözleşmesinin 2.7. Maddesi ve diğer maddeleri uyarınca müvekkili şirketlere sunmak yükümlülüğü altında olduğu hizmetin müvekkili şirketler nezdinde fiilen yerine getirildiğine ilişkin somut herhangi bir delili dosyaya sunmadığını, dosyaya somut olarak sunulmuş herhangi bir rapor, toplantı tutanağı veya faaliyet planı mevcut olmadığını, dolayısıyla davacı tarafın hizmet ifa ettiğini kanıtlayamadığını ve hizmet ifa edilmediğinden davacının ücrete hak kazanmasının da mümkün olmadığını, davacı tarafça dosyaya sunulan e-mail yazışmalarının tek başına delil olarak kabul edilemeyeceğini, davacı tarafça dosyaya çok sayıda e-mail yazışması sunulduğunu, ancak e-mailin kaynağı araştırılmadan söz konusu delillere dayanılmasının kanunen mümkün olmadığını, davacının davasının büyük bir bölümünü müvekkili şirket çalışanlarıyla gerçekleştirdiği e-posta trafiğine dayandırmışsa da söz konusu e-posta trafiğinin hukuka uygun yollarla elde edildiğine yönelik herhangi bir gösterge bulunmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde dayandığı 11.02.2025 tarihli “mutabakat” belgesinin, yalnızca muhasebe kayıtlarının uyumunu göstermeye yönelik olup, hizmetin ifa edildiğine veya borcun varlığına dair kesin delil teşkil etmeyeceğini, bu yönüyle belgenin, hizmetin sözleşme kapsamında ifa edildiğini ortaya koymaya elverişli olmadığını, üvekkili ... A.Ş. yönünden de ayrıca alacağın varlığı hiçbir surette kabul edilmemek kaydıyla, davacı tarafça ileri sürülen danışmanlık hizmetinin ... A.Ş'ye hiçbir surette ifa edilmediğini, dosya kapsamında, söz konusu hizmetin ... A.Ş.’ye sunulduğunu gösterir nitelikte herhangi bir mutabakat belgesi, fatura, rapor veya sair delil mevcut olmadığını, dava dilekçesi ekinde ibraz edilen deliller incelendiğinde dayanılan delillerde fatura konusu mal/hizmetlerin sağlandığına ilişkin hiçbir somut delil sunulmadığını açık olduğunu, davacı tarafın talep ettiği faizin fahiş olduğunu, davacı tarafın dayandığı ihtiyati haciz kararının kesinleşmediğini, müvekkilleri adına, anılan karara karşı süresi içinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, dosyanın halen Bölge Adliye Mahkemesi incelemesi aşamasında olduğunu, huzurdaki davada icra inkar tazminatına hükmedilmesi için gerekli şartların oluşmadığını, davacı tarafın, davalıların kötü niyetli olarak itiraz ettiği iddiasında bulunmuş ise de, bu iddianın somut bir temele dayanmadığını beyanlarla dava dilekçesinde bulunması gereken zorunlu unsurlarda eksiklik olması sebebiyle davanın açılmamış sayılmasına, davacının, 17.08.2023 tarihli danışmanlık sözleşmesine dayalı olarak açmış olduğu işbu davanın ve haksız tüm taleplerinin tümden esastan reddine, şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE:Dosya kapsamındaki dava dilekçesi ve ekleri, celp edilen dosya örnekleri, beyan dilekçeleri ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.Davacı vekilince dava dilekçesi ekinde; taraflar arasında 17.08.2023 tarihinde imzalanan Danışmanlık Sözleşmes, faturalar, taraflar arasındaki 11.02.2025 tarihli cari hesap mutabakat mektubu, davalılara keşide edilen .... Noterliği'nin 28.04.2025 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, e-postalar sunulduğu görülmüştür. Davacı vekilince 13/08/2025 tarihli beyan dilekçesi eki ile .... Noterliğinin 28.04.2025 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliğ şerhinin bir suretinin sunulduğu görülmüştür. İstanbul Sosyal Güvenlik İl ... ... tarafından ... T.C. Kimlik numaralı ...'ün sigorta dökümlerinin gönderildiği anlaşılmıştır. Yine aynı ... tarafından ...ve AŞ. ile ... AŞ. ünvanlı işyerlerine ait sigortalı çalışan listesi gönderilmiştir. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden ... Anonim Şirketi İle ... Anonim Şirketi 'nin tüm sicil dosyası celp edilmiştir..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D. sayılı dosyasının celp edilerek yapılan incelenmesinde; ... A.Ş. Tarafından ... Anonim Şirketi İle ... Anonim Şirketi aleyhlerine" Dava dilekçesi ve ekleri ile faturalar, mutabakat metni ve tüm dosya kapsamının yapılan incelemesinde, taraflar arasında danışmanlık sözleşmesi ve bu kapsamda 11/02/2025 tarihli cari hesap mutabakat anlaşmasının yapıldığı tarafların mutabakat metninde 19.766.852,48-TL Asıl alacak üzerinden mutabık kaldıkları taraflar arasında yapılan sözleşmenin 5.8. Maddesi uyarınca faiz işletebileceğinin kararlaştırıldığı bu nedenle mahkememizce mutabakat metninde belirtilen ve bu alacağa işlemiş faiz yönünden ihtiyati haciz talebinin kabul edildiği mutabakat metninde yer almayan 05/02/2025 tarihli 1.547.921,16-TL lik fatura ve bu faturaya işlediği iddia edilen faiz toplamı olan 1.820.694,55- TL lik kısım yönünden ise alacağın tam ve kesin olmaması ile yargılamayı gerektirmesi nedeniyle bu kısma ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne kısmen reddine..." denmek suretiyle 27.135.646,80-TL alacak üzerinden ihtiyati haciz kararı verildiği görülmüştür.Mahkememizin 05/03/2026 tarihli ön inceleme duruşmasında dosyanın uyuşmazlık konusuna ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılmak üzere bilirkişi heyetine tevdii edildiği, dosyanın bilirkişi heyetinde bulunduğu sırada davacı vekilince 29/04/2026 tarihinde sunulan talep evrakı ile; işbu itirazın iptali davasına konu borcun, fer’ileri ile birlikte icra dosyasına borçlu ... A.Ş. tarafından ödenerek dosyanın infaz edilmiş olması nedeniyle davanın konusuz kaldığının tespitine ve esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yasa gereği icra inkâr tazminatına ilişkin karar verilmesine yer olmadığına, HMK m.331 uyarınca, davanın açıldığı tarih itibarıyla davacı tarafın tamamen haklı olduğu ve davanın açılmasına davalıların haksız itirazı ile sebebiyet verildiği sabit olduğundan, yargılama giderleri ile avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca nispi vekâlet ücretinin tamamının davalılar üzerinde bırakılmasına, bilirkişi atamasının yeni yapılmış ve raporun hazırlanmamış olması sebebiyle bilirkişi ücreti olarak dosyaya sunulmuş delil avansı da dahil olmak üzere, dosyaya davacı tarafından ödenmiş masraf avans tutarlarının davacıya iade edilmesine, karar ve ilam harcı ile tüm yargılama giderlerinin davalılardan tahsiline,davalı borçlular tarafından icra dosyasına ödeme yapılarak itirazlarından rücu edilmiş ve ödenen tutarların davacı alacaklıya ödenmiş olmasına muvafakat etmiş oldukları sabit olduğundan, ihtiyati haczin haklılığının ortaya konduğu, davanın açıldığı tarihte, itirazları ile davanın açılmasına neden olan davalı borçlular, davanın açıldığı tarihte davacı alacaklının haklılığını icra dosyasına ödeme yapmak suretiyle kabul etmiş olduklarından, ihtiyati haczin haklılığının da ortaya konmuş olduğu ve açıklanan nedenlerle 24.06.2025 tarihli ve ... mektup numaralı teminat mektubunun davacıya iade edilmesi ile davanın konusuz kaldığının tespiti ile esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönünde karar verilmesini talep etmiştir. .... İcra Müdürlüğünün 2025/... E. sayılı dosyasının celp edilerek yapılan incelenmesinde; ... Tarafından ... ... Şirketi aleyhine 29.124.522,72.-TL toplam alacak üzerinden icra takibi yapıldığı, davalıların itirazı ile takibin durduğu, .... İcra Müdürlüğünün 2025/... E. sayılı dosyasından mahkememize göndermiş olduğu 30/04/2026 tarihli derkenarı ile; icra dosyasında borçlu tarafça dosya borcunun tamamının 24.04.2026 tarihinde ferileriyle birlikte ödenmiş olup, dosyanın 28.04.2026 tarihi itibarıyla infazen kapatıldığının bildirildiği görülmüştür. Dava, taraflar arasında münakit sözleşme uyarınca danışmanlık ücreti alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibinde vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamında mevcut tüm deliller, tarafların iddia ve beyanları ile tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde, mahkememiz işbu itirazın iptali davasına dayanak .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... E. sayılı dosya borcunun fer’ileri ile birlikte icra dosyasına borçlu ... A.Ş. tarafından ödenerek dosyanın infaz edilmiş olduğu hususunun gerek icra derkenarı gerek ise davacı vekilince sunulan 29/04/2026 tarihli beyan ile sabit olup, davanın konusunun kalmadığı anlaşılmakla; dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, esas hakkında karar verilmediğinden icra inkar tazminatı hakkında da karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinde; "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." şeklinde hüküm tesis edildiği görülmüştür. Yargılama giderleri yönünden HMK 331/1 maddesi gereğince yapılan değerlendirmede, davacının davanın açıldığı tarih itibariyle dava açmakta haklı olduğu, zira davalı tarafça takip konusu borcun ödendiği anlaşılmakla yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalıların sorumlu olduğuna karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HUAK 18/A-(13) ve (14). Fıkrası hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No: 2025/... sayılı dosyasından arabulucu olarak atanan ... ekte sunulan 4.700,00.-TL tarife bedeli üzerinden kesilen Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmişse de; davalı taraf davanın açılmasına sebebiyet vermiş olmakla başlangıçtaki haklılık durumu dikkate alınarak davalılar aleyhine yükletilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;1-DAVA KONUSUZ KALDIĞINDAN KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Esas hakkında karar verilmediğinden icra inkar tazminatı hakkında karar verilmesine yer olmadığına,3-Karar kesinleştiğinde yatırılan teminatın iadesi ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına,4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00.-TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 351.751,43.-TL'den mahsup edilerek fazla yatırılan 351.019,43.-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından bu dava sebebi ile yapılan 11.242,50.TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 1.347.245,23.-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,7-Davalılar tarafından bu dava sebebiyle yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,9-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 4.700,00.-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.15/05/2026Başkan ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdır Üye ...e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdır