Haksız eylemden kaynaklanan otoyol hasarı sonrası sigorta tarafından ödenen asıl alacağa rağmen feri alacakların ödenmemesi üzerine açılan itirazın iptali davası.
Özet: Köprü ve otoyol işleten davacı şirket tarafından açılan itirazın iptali davasında, davalının aracıyla kusurlu olarak altyapıya verdiği haksız fiil kaynaklı hasarın ana borcu sigorta şirketi tarafından icra takibine yapılan itiraz sonrası ödenmiş olmasına rağmen, davacı, ödenmeyen geçmiş gün faizi, icra masrafları ve vekalet ücreti gibi feri alacakların tahsili amacıyla 10.084,60 TLlik takibin devamını talep ederken; davalı, takibin belgesiz ve haksız açıldığını, alacağın likit olmadığını savunarak davanın reddini ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemektedir.

T.C.

İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/654 Esas
KARAR NO :2026/393
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:18/09/2025
KARAR TARİHİ:08/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının davacı müvekkili tarafından işletilen 3.köprü ve bağlantı otoyollarından kusurlu şekilde geçmek suretiyle hasara neden olması sebebiyle zararının ödettirilmesi için davalı aleyhinde başlatılan icra takibine itirazı sonrasında sigorta şirketi aracılığıyla asıl alacağı ödemek suretiyle borcu kabul ettiğini ancak fer'ilerini ödemeyi reddettiğini, müvekkili şirket ile ... arasında yapılan anlaşma gereğince ...'nun bakım ve işletme sorumluluğunun ... A.Ş.nin üzerine olduğunu, davalı ... ... ... Ltd.Şti.nin mülkiyetinde bulunan ... plakalı araç ile 23/11/2023 tarihinde müvekkilin işlettiği ... istikametinde kusurlu bir şekilde otokorkuluklara, levhalara, malzemelere vb.unsurlara ağır bir fiziksel hasar verdiğini, kaza tutanağı ve fotoğraflarla bunun belgelendiğini, bu durumun haksız fiil sorumluluğunu doğurduğunu, dilekçe ekinde sunulan hasar föyü ve faturalar ile de onarım ve işçilik bedelinin bu durumu ispat ettiğini, müvekkili şirketin bu fiilden doğan zararının ödenmesi için davalı aleyhinde ....İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyası üzerinden takip yapıldığını, takip tarihinden bir süre sonra sigorta şirketi tarafından 31/10/2024 tarihinde 5.984,34 TL ve 19/11/2024 tarihinde 598,43 TL olmak üzere toplam 6.582,77 TL olan asıl alacağın ödendiğini ancak fer'ilerinin ödenmediğini, davalının fer'i borçlarını ödemeyi reddetmiş olması üzerine geçmiş gün faizi, takip sonrası işlemiş faiz, icra masrafları ve vekalet ücretini ödemediği için işbu davayı açmak zorunda kaldıklarını, dilekçesine alıntı yapmış olduğu Yargıtay içtihadına göre, borca itiraz eden borçlunun takipten sonra ödemede borca karşılık ödemede bulunmasının alacaklının haklı olduğunu kabul etmiş sayılacağını, ancak TBK'nun 100.maddesi gereğince takipten sonra yapılan kısmi ödemelerin öncelikle işlemiş ve işleyecek temerrüt faizleri, icra masraflarına mahsup edilmesinin gerekeceğinin ifade edildiğini, fer'i alacaklardan dolayı dava açan alacaklının dava açmakta hukuki yararının bulunduğunun vurgulandığını, bu çerçevede müvekkilin ekli listede tam listesi verilmekle başta H1-W4 tipi otokorkuluk rayı, H1-W4 dikme, sovtaj ve listede görülen benzeri malzemelerin değişimini yapmak zorunda kaldığını, dilekçe ekinde sunulan hasar föyü ve faturalar ile de onarım ve işçilik bedelinin bu alacaklarının ispat ettiğini iddia ederek fazlaya ilişkin istem ve dava haklarını saklı tutarak davalının .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın dosya masrafları, vekalet ücreti, geçmiş gün faizi ve takip sonrası işlemiş faiz vs. toplamı olan 10.084,60 TL yönünden iptali ile takibin devamına karar verilmesini etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin takibe süresinde itiraz etmek suretiyle takibi durdurduğunu, takibin durdurulmasından sonra davacının dava dışı ... Sigorta A.Ş.'ne başvurmasıyla onarıma ilişkin bedelin sigorta şirketi tarafından davacı şirkete haricen ödendiğini, davacının takibe başvurmadan önce zararını sigorta şirketine başvurmak suretiyle karşılama imkanı varken müvekkili şirket aleyhine doğrudan icra takibi yaptığını, davacı tarafından müvekkiline gönderilen ödeme emri incelendiğinde, takip konusu alacağın 23/11/2023 tarihinde ... İstikametinde ... plakalı aracın kaza yapmasıyla meydana gelen zarara istinaden zarar görüp değişimi yapılan otokorkuluk, malzeme ve işçilik bedelleri ile uğranılan sair tüm zararların tazmini olduğunu yazılı olduğunu görüleceğini, davacının takip talebine takip dayanağı olarak herhangi bir fatura ya da belgeyi eklemediği gibi, ödeme emri ile de müvekkiline bahsi geçen belgelerin gönderilmediğini, davacının huzurdaki davada ne kadar fatura bedeline istinaden takip başlattığını belirtmiş ise de, takibin dayanağı belgeleri sunmamış olması nedeniyle bu yüzden davanın reddini talep ettiklerini, dilekçesine alıntı yapmış olduğu Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun kararlarında da itirazın iptali davalarında alacaklının takipte dayandığı belgeler dışında başkaca belgelere dayanamayacağının ifade edildiğini, davacının müvekkiline herhangi bir bildirimde bulunmaksızın doğrudan takipte bulunmuş olması onun haksız ve kötü niyetli olduğunu gösterdiğinden, İİK'nun 67.maddesi uyarınca davacının kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin gerektiğini, alacağın likit olmaması ve yargılamayı gerektirmesi nedeniyle de davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmemesini, davacının bu yöndeki talebinin de reddini talep etmiştir.
DELİLLER:
.... İcra Dairesine müzekkere yazılarak, 2024/... esas sayılı dosyasında, dava tarihi olan 18/09/2025 tarihi itibarıyla, kapak hesabının yapılarak, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... Sigorta A.Şye müzekkere yazılarak,Mahkememiz davalısı ... ... ... LİMİTED ŞİRKETİ(VKN:...)'ne ait ... plakalı araç ile, 23/11/2023 tarihinde davacı ... ŞİRKETİ(VKN:...)'nin işlettiği ... istikametinde, mahkememiz davalısının otokorkuluklara, levhalara, malzemelere vb. unsurlara hasar verdiği bildirilmiş olmakla, bu hasara ilişkin varsa hasar dosyasının çıkartılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce 04/05/2026 tarihinde İcra Hukuk Alanında uzman bilirkişi vasıtasıyla bilirkişi raporu aldırılmış ve rapor dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava, davalıya ait aracın karıştığı tek taraflı kaza sonucu davacının işlettiği otobandaki bariyerlere verilen zararın tazmini için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Takip alacağı haksız fiile dayanmaktadır. Davalının maliki olduğu ... plakalı aracın, tek taraflı olarak karıştığı trafik kazasında davacının sorumluluğundaki bariyerler zarar görmüştür. Takip talebi ve ödeme emrinin incelenmesinde takip sebebinin açık bir şekilde belirtildiği anlaşılmakla, davalının takipte öne sürülmeyen belgelere dayanılamayacağı itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Takip alacaklısının takip sebebini tereddüde yer vermeden belirtmesinden sonra açılan itirazın iptali davasında takip sebebine ilişkin delillerini ve ispat araçlarını sunmasında yasaya aykırı bir yön yoktur.
Takip dosyasının incelenmesinde, takipten sonra fakat dava açılmadan önce dava dışı sigorta şirketi tarafından davacıya ödeme yapıldığı görülmüştür. Bu şekilde davadan önce yapılan ödemelerin tenzilinde TBK md. 100’ göre hesaplama yapılması gerekir. TBK md. 100 uyarınca kısmi yapılan ödemelerin öncelikle fer’ilerden düşülmesi gerekir, aksine tarafların anlaşması mümkün değildir. Bu hususta alanında uzman bilirkişinin, ödeme tarihlerine göre asıl alacak ve tüm fer’ileri gözeterek yaptığı hesaplamada, takipte dava tarihi itibariyle toplam 12.176,54 TL alacağın bulunduğu tespit edilmiştir.
Davalının kusuru konusunda mahkememizce yapılan değerlendirmede, davacı şirket tarafından tutulan ve kolluk ekipleri tarafından tutulan tutanakta davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu tespit edilmiş, kazanın tek taraflı olması ve kolluk ekiplerinin tespitleri gözetilerek davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı aracın maliki olarak işleten sıfatını haiz olması sebebiyle meydana gelen zarardan sorumludur. Zararın miktarı hususunda yapılan değerlendirmede, davacının sunduğu belgeler ile onarım faturaları ve yapılan işlerin kalem kalem net bir şekilde belli olması, ödeme yapan sigorta şirketinin eksper raporu ve ödenen miktar da gözetilerek talep edilen alacağın kadri maruf olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, davacının uğradığı zarar sebebiyle davalıdan alacaklı olduğu, TBK md. 100 uyarınca yapılan hesaplama sonucu ve taleple bağlılık ilkesi gereği davacının dava tarihi itibariyle davalıdan 6.582,77 TL asıl alacak ve 3.501,83 TL asıl alacağın fer’ileri kadar alacaklı olduğunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Alacağın haksız fiile dayanması ve onarım sonucu ortaya çıkan masrafların likit olmaması sebebiyle icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın kabulüne, .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin 6.582,77 TL asıl alacak ve 3.501,83 TL asıl alacağın fer’ileri olmak üzere, asıl alacağa 18/09/2025 dava tarihinden ticari avans faizi işletilmesi suretiyle devamına,
2-İcra inkâr tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın Davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin/nisbi harcı, 8.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 155,80 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 9.386,60 TL yargılama giderinin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden 10.084,60-TL vekalet ücretinin Davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine,
6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08.06.2026
Katip ...
Hakim ...