İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, elektrik dağıtım şirketinin haksız eylemden kaynaklanan zararlar nedeniyle mükerrer kaçak elektrik kullanımını alışkanlık haline getiren tüketici aleyhine açtığı itirazın iptali davası.
Özet: Bir elektrik dağıtım şirketi, tüketim noktasında perakende satış sözleşmesi olmaksızın tekrarlanan denetimlerde kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilen davalı aleyhine, bu haksız kullanım sonucu oluşan 16.838,89 TL tutarındaki kaçak elektrik bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamı ile icra inkâr tazminatı ödenmesi talebiyle dava açmış olup, davalı tarafça herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamıştır.

T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/494 Esas
KARAR NO : 2026/391
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 11/07/2025
KARAR TARİHİ : 08/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı/borçluların kullanımında bulunan, "..." adresinde bulunan tüketim noktasında 19.04.2023 tarihinde müvekkili şirketin saha ekiplerince kontrol gerçekleştirilmiş olduğunu, işbu kontrol neticesinde; ilgili kullanım yeri ile ilgili perakende satış sözleşmesi olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek kaçak elektrik enerjisi kullanıldığının tespit edildiğini, tespit edilen durumu açıklayan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Kaçak Elektrik Enerjisi Tüketim Halleri" başlıklı 42/1-a. maddesinde "Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi" kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edildiğini, zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği H/... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı tanzim edildiğini, izaha çalışılan sebeplerle davalı/borçlu aleyhine Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında H/... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlenmiş olduğunu, daha önce yapılan kontroller neticesinde davalı/borçlu aleyhine 26.09.2022 tarihinde H/..., 11.10.2022 tarihinde H/... ve 26.10.2022 tarihinde H/... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanaklarının tanzim edildiğini, borçluların kaçak elektrik kullanımını alışkanlık haline getirdiğini ve mükerrer kaçak elektrik kullanıcısı olduğunu, mükerrer kullanıma ilişkin tutanak ve faturaların müvekkili şirketten celbini talep ettiğini, davalı borçlu adına tanzim edilen işbu faturalar neticesinde davalı borçlu aleyhine izah ettiği kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek 16.838,89-TL'nin tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü 2023/... sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderilmiş olduğunu, davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takip durduğunu, davalı/borçlu tarafça haksız ve hukuka aykırı bir şekilde yapılan işbu itirazın iptalini talep etme zaruretinin hasıl olduğunu, fatura hesaplaması, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri kapsamında yapılmış olup kaçak elektrik tarifesinden tahakkuk ettirildiğini, tespit ve tahakkukta hata bulunmadığını, şirketince uygulanması zorunlu olan, onaylı ulusal tarife bileşenleri hakkında müvekkili kurumun herhangi bir tasarrufunun söz konusu olmadığını, konu hakkında tasarruf sahibi olan Kurumun EPDK olduğunu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği m. 42 ve devamı maddeleri uyarınca davalının kaçak elektrik kullandığının sabit olup kaçak elektrik kullanım tespiti ve tahakkuku mevzuata uygun olduğunu, Kurum işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığını, taraflar arasındaki ilişkinin davalının ticarethane vasfındaki mahallinde kaçak elektrik kullanımından doğması sebebiyle taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6502 sayılı Kanun kapsamında olmadığından davanın "haksız fiil" hükümlerine göre Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğini, buna ilişkin ticari dava şartı teşkil eden karekodlu arabuluculuk son tutanağı işbu dilekçe ekinde sunulduğunu, kaçak elektrik kullanım hususunun tutanaklar; fotoğrafla ve tespit tutanakları ile sabit olduğundan bahisle davalı/borçlu tarafından ileri sürülen borca itirazın yerinde olmadığını, bu nedenle borçlunun itirazının iptalini ve hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye hükmedilmesini talep etme zaruretinin doğduğunu, davalı/borçlunun .... İcra Müdürlüğünün 2023/... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalılara usulüne uygun tebligat çıkartılmış, ancak süresi içinde davaya herhangi bir cevap dilekçesi sunmamışlardır.
DELİLLER:
.... İcra Dairesine müzekkere yazılarak, 2023/... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... A.Şne müzekkere yazılarak, Mahkememizce verilen ara karar uyarınca davalılar ... (TC:...) ve ... ... ŞİRKETİ (VN:...)'nin kurumunuza abonelik başvurusunda bulunup bulunmadığının bildirilmesi, bulunmuşlar ise buna ilişkin evrak suretlerinin (adres, başvuru sonucu, açılış ve kapanış tarihlerini gösterir) mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememiz davalısı ... hakkında tacir araştırması yapılmış ve ilgili yazı cevapları dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce 07/03/2026 tarihinde Elektrik Mühendisi vasıtasıyla bilirkişi raporu aldırılmış ve rapor dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava, kaçak elektrik kullanımına dayalı olarak başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde, takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Takip alacağı sözleşmesiz kaçak elektrik kullanımına dayanmaktadır. Davalıya usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunulmadığı, aşamalarda beyanda bulunulmadığı ve davalının yargılamaya katılmadığı görülmüştür.
Kaçak kullanım bulunup bulunmadığı hususunda yapılan araştırma sonucu davalının abonelik sözleşmesinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Buna rağmen davalının elektrik kullanmasının kaçak kullanıma sebebiyet vermesi nedeniyle alanında uzman bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada davacının 8.313,19 TL asıl alacak, 90,09 TL işlemiş faiz ve 16,22 TL KDV alacağı talep edebileceği tespit edilmiştir. Davacı şirket hesabı ile bilirkişi hesabı arasındaki fark mükerrer kaçak kullanım olup olmadığına dayanmaktadır. Mükerrer kullanıma ilişkin davacı tarafından sunulan tutanakların incelenmesinde, tutanakların davalı adına değil farklı kişiler adına düzenlendiği, davalıya karşı düzenlenen bir tutanak ve fatura bulunmadığı görülmüştür. Aynı adreste farklı kişilere kaçak kullanım sebebiyle işlem yapılmasının davalının mükerrer kaçak elektrik kullandığı, davalının kendisinden önce aynı adreste faaliyet gösteren kişilerin haksız eylemlerinden sorumlu olacağı anlamına gelmeyeceğinden bilirkişinin hesabının usul ve yasaya uygun olduğu, davacının itirazının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Tutanakta sözleşme numarası yazdığı gerekçesiyle sözleşmesiz kullanımın bulunmadığı yönündeki bilirkişi tespitinin, fatura düzenlenebilmesi için sözleşme numarası verilmesinin zorunluluk teşkil etmesi ve tutanakta yazan numaranın geçerli bir abonelik sözleşmesini ispatlamayacağı nedeniyle yerinde olmadığı anlaşılmış ve bilirkişinin bu yöndeki görüşüne itibar edilmemiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, davanın kısmen kabulüne ve alacağın likit olması sebebiyle %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine, .... İcra Müdürlüğü’nün 2023/... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 8.419,50 TL’lik kısmının iptaline, takibin 8.313,19 TL asıl alacak, 90,09 TL işlemiş faiz ve 16,22 TL KDV olmak üzere toplam 8.419,50 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilerek devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-1.683,90 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın Davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin/nisbi harcı, 8.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 1.825,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 11.055,80 TL yargılama giderinin kabul red oranı (%50,00) dikkate alınarak; 5.527,94 TLnin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne (13/2) göre vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden 8.419,50-TL vekalet ücretinin Davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine,
6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul ve red oranları dikkate alınarak, 2.349,98 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 2.350,02 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08.06.2026
Katip ...
¸
Hakim ...
¸