Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, işçi-işveren arasındaki menfi tespit istinaf davasında teminat senedinin kötüye kullanılması iddialarını yeterince araştırmayan ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur.
Özet: Bu hukuki evrak, bir işçinin eski işvereni aleyhine açtığı menfi tespit davasına ilişkin istinaf incelemesini sunmaktadır. İşçi, işten çıkarıldıktan ve işçilik alacakları davasını kazandıktan sonra, işverenin işe başlarken teminat olarak alınan senetleri kendi aleyhine icra takibi başlatmak ve maaşına haciz koydurmak için kullandığını ileri sürerek icra takibinin iptalini ve ödemelerinin iadesini talep etmektedir. İlk derece mahkemesi davayı reddederken, Bölge Adliye Mahkemesi daha önceki bir kararında, davacının işçi olup olmadığı, şirket kayıtları, WhatsApp yazışmaları ve diğer belgelerdeki imzalar gibi kritik hususlarda yeterli araştırma yapılmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin kararını bozmuştu. Mevcut metin, bu kapsamda yeniden verilen ilk derece mahkemesi kararının istinaf sürecini ve dava konusu temel iddiaları detaylandırmaktadır.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ:11/05/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ:17/12/2025DAVANIN KONUSU:Menfi TespitGEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:11/05/2026İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin davalının sahibi olduğu şirkette pazarlama elemanı olarak Haziran 2012'den Eylül 2016'ya kadar çalıştığını, davalının 2016 Ağustos ayında müvekkilini işçilik haklarını vermeden işten çıkardığını, bunun üzerine davacının Denizli 2. İş Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı kararı ile tazminat davası açtığını ve davayı kazandığını, davalının davacı işe başlarken ileride doğabilecek zararlarını karşılayabilmek üzere davacıdan 50.000 TL ve 156.000 TL değerinde iki adet senedi teminat olarak aldığını, davacı işten ayrılınca senetlerin iadesi konusunda davacı ile anlaşıldığını, ancak davacının hizmet akdinden doğan alacaklarını alabilmek için dava açınca davalının senetleri davacıya iade etmediğini, senetlerin iadesi için davalıya ihtar çekildiğini, müvekkilinin İş Mahkemesi'nden verilen karara ilişkin alacaklarının tahsili için icra takibi başlattığını, ancak davalının ödeme emrini alınca davacının işçilik alacaklarını ödememek için davacının işe girerken verdiği iki adet senetten 50.000 TL'lik olanı ... isimli kişiye ciro ettiğini ve alacağı 27.000 TL gösterdiğini ve icra takibi başlattığını, daha sonra davalının müvekkilinin alacaklı olduğu icra takip dosyasındaki borcu kapatıp infaz ettiğini, davalının alacaklı olduğu dosyadan haciz koyarak yatırdığı parayı geri aldığını, dava tarihi ile müvekkilinin toplam borcunun 49.000 TL olduğunu, ayda ortalama 600 TL maaşından kesildiğini, müvekkilinin icra dosyasına dava tarihi itibariyle 15.214,51 TL ödeme yaptığını, müvekkilinin asgari ücretle çalışan işçi olduğunu, toplam 206.000 TL borçlanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu beyan ederek, Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibin iptalini, maaş haczinin tedbiren kaldırılmasına, icra dosyasına yapmış oldukları ödemeler için davanın istirdat davası olarak kabulüne, dava tarihi itibariyle 49.000 TL harç bedelli menfi tespit davasının kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, dava konusu senedin ticari iş ve ilişkiden kaynaklı bir durum olduğunu, bu sebeple davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu beyan ederek, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 28/09/2021 TARİH ... ESAS - ... KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"... davaya konu senet üzerindeki imzanın davacıya ait olduğu, bu hususta taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, davacı tarafından senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu ya da teminat olarak verildiğine ilişkin ispata elverişli yazılı bir delil sunulmadığı, ispat yükü kendisine ait olan davacı tarafından yemin deliline de açıkça dayanılmadığından yemin delilinin de hatırlatılamadığı, bu haliyle ispat yükü üzerinde olan davacının iddiasını ispat edemediği, takibe konu senet nedeniyle borçlu olmadığını iddia eden davacının bu iddiasını ispat edememesi nedeniyle istirdat talebinde de bulunamayacağı, dolayısıyla davacının davasının tüm talepleri yönünden reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. DAİREMİZİN 07/03/2025 TARİH ... ESAS - ... KARAR SAYILI İLAMI İLE:"... Dosya kapsamında, davacının davalının çalışanı olduğunun iddia edilmesine rağmen bu hususta araştırma yapılmadığı, davalının dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şirketi'nin yetkilisi olup olmadığının araştırılmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılması gereken; dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şirketi'nin ticari sicil kayıtlarının getirtilerek, senedin tanzim ve ödeme tarihinde bu şirketin yetkilisinin kim olduğunun tespit edilmesi, ... San. ve Tic. Ltd. Şirketi'nin ticari defter ve kayıtlarının incelenerek, dava konusu senedin bu şirketin ticari defter ve kayıtlarında yer alıp almadığı, yer alıyor ise hangi hukuki ilişkiye yönelik kayıt yapıldığı, teminat senedi olarak defterlerde yer alıp almadığı araştırılıp, yine dava dilekçesi ekinde yer alan WhatsApp kayıtları hususunda davalının isticvap edilerek söz konusu mesajı kendisinin atıp atmadığı, attı ise mesaj içeriğinin açıklattırılması, yine dava dilekçesi ekinde yer alan 24/09/2016 tarihli belgede imzası yer alan ...'in kimin çalışanı olduğu, görevinin ne olduğu, davalı veya dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şirketi adına bu belgeyi vermeye, imzalamaya yetkili olup olmadığı araştırılarak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yukarıda yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına" karar verilmiştir. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI SONRASINDA YAPILAN YARGILAMA NETİCESİNDE İLK DERECE MAHKEMESİNİN 17/12/2025 TARİH ... ESAS - ... KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"... davaya konu senet üzerindeki imzanın davacıya ait olduğu, bu hususta taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, davacı tarafından senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu ya da teminat olarak verildiğine ilişkin ispata elverişli yazılı bir delil sunulmadığı, delil olarak dayanılan belgede imzası bulunan ...'in böyle bir belge imzalamaya yetkili olmadığı, yine şirket kayıtlarında davaya konu senede ilişkin bir kayıt bulunmadığı, ispat yükü kendisine ait olan davacı tarafından yemin deliline de açıkça dayanılmadığından yemin delilinin de hatırlatılamadığı, bu haliyle ispat yükü üzerinde olan davacının iddiasını ispat edemediği, takibe konu senet nedeniyle borçlu olmadığını iddia eden davacının bu iddiasını ispat edememesi nedeniyle istirdat talebinde de bulunamayacağı, dolayısıyla davacının davasının tüm talepleri yönünden reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının şirket yetkilisi olduğunu, duruşmadaki ifadesinde; "üzerinden uzun zaman geçtiği için çok net hatırlamadığını, borcu yoksa davacı için teminat senedini alabilir şeklinde ifadede bulundum" dediğini, davacı tarafın teminat senedini alma hususunda bir girişimde bulunmadığını beyan etmiş ise de, her iki senedin iadesi için noterden ihtarname çekildiğini, hiçbir sonuç alınamadığını, müvekkilinin senetleri WhatsApp mesajı ve sözlü olarak istediğini, davalı tarafın kendi kardeşi ve şirket müdürü olan ...'den alması gerektiği cevabına rağmen senetlerin verilmediğini, ...'in her ne kadar kabul edilmese de şirketin muhasebecisi olduğunu, ... tarafından "...'ın şirkete hiçbir cari ve borcu kalmamıştır. 50.000 TL ve 156.000 TL'lik teminat senetlerini ... şirketi tarafından teslim edilecektir" şeklinde 24/09/2016 tarihli ibraname verildiğini, davalının senetlerin teminat senedi olduğu beyanlarının, davanın kabulü anlamında olduğunu ve açıkça ikrar edilmesi nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, takipten sonra açılan takibe dayalı senedin teminat senedi olduğu iddiasına dayanan menfi tespit istemine ilişkindir.Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, ispat külfetinin davacı üzerinde olmasına, davacının delil olarak dayandığı mesajların davalı tarafından atılıp atılmadığının tespit edilememesine, soruşturma dosyasının Dairemizce istenilerek incelenmesinde; davalının soruşturma aşamasındaki 20/03/2019 tarihli ifadesinde davacının iddiasını doğrular bir veri bulunmamasına, 24/09/2016 tarihli belgenin davalı tarafından imzalanmamasına, yine davalının yetkilisi olduğu şirketi temsile yetkili olmayan ... tarafından imzalanmış olmasına, dava dışı şirket kayıtlarında senede ilişkin bir veri bulunmamasına, davacının iddiasını kesin deliller ile ispatlayamamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin temyiz kesinlik sınırının altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi. ...