Kayyım işlemlerinin iptali ve TMSF tarafından satılan taşınmazın tapu iptali talepli davada yargı yolu uyuşmazlığı nedeniyle usulden ret kararının temyiz incelemesi sonucu onanması.
Özet: Bir davacı tarafından, iyi niyetle inşa ettiği taşınmaz üzerindeki yapıların varlığına dayanarak, mülkiyetinde bulunmayan bir taşınmazın üçüncü kişiye satışının iptali ile kendisine devri yönündeki başvurusunun reddine dair Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) işleminin iptali talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi tarafından, uyuşmazlığın idari yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle davanın yargı yolu yokluğundan usulden reddedilmesi üzerine, yüksek mahkeme, bölge adliye mahkemesinin kararıyla tarafların iddia ve savunmalarının, dayandıkları belgelerin, uygulanacak hukuk kurallarının ve yargılama usullerinin uygun bulunarak, temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı kanaatiyle istinaf kararını onamıştır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1845 E., 2025/413 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 19. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : 2024/447 E., 2024/520 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; idare mahkemesinde açtıkları davada adli yargının görevine girdiği gerekçesiyle davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verildiğini ve kesinleştiğini, mahkemece olumsuz görev uyuşmazlığı çıkarılarak dosyanın doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesini, olmadığı takdirde davanın esasının incelenerek, 309 parselde kain taşınmazın üzerinde müvekkili tarafından iyi niyetle ve sehven-zuhulen inşa edilen bina ve müştemilatın bulunması nedeniyle de taşınmazın üçüncü kişi ... Dağlı'ya yapılan satışın iptal edilerek taşınmazın müvekkiline satış ve devrinin yapılması talebiyle 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında yapmış oldukları başvurunun reddine dair 30.09.2021 tarihli ve E-81514179-100-20999 sayılı yasal usuli ve esaslara aykırı davalı idare işlemi ile işbu işlemin dayanağı niteliğindeki ve söz konusu taşınmazın satışına izin verilmesi yönündeki 12.03.2020 tarihli ve 2020/114 sayılı davalı TMSF Fon Kurulu işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı; davaya cevap vermemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu uyuşmazlığın idari yargıda görülüp çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın yargı yolu dava şartı yokluğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-b, 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; 1.Ticaret Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun bulunması halinde görevli yargı yerinin belirlenebilmesi adına dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine tevdi edilmesi gerektiğini, 2.Kararın mevzuata, usul ve hukuka aykırı olarak verildiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, kayyım işlemlerinin iptali istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.