Bursa Bölge Adliye Mahkemesinden, kesinleşen mahkeme ilamıyla limited şirket ortaklığından çıkarılan ortağın pay devri ve güncel ortaklık durumunun tescilini talep eden tespit davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: İstinaf Mahkemesi, limited şirket ortaklığından kesinleşmiş mahkeme kararıyla çıkarılan bir ortağın paylarının devri ve güncel ortaklık durumunun tespiti ile tescili istemiyle açılan davada, davalı şirketin sicil müdürlüğünün tescil davetine ve mahkeme talebine rağmen Türk Ticaret Kanununun 33. maddesi uyarınca kaçınma sebebini bildirmemesi üzerine ilk derece mahkemesinin, bu durumun davanın esastan incelenmesine engel teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin kararını, davacının bu kararın hatalı olduğuna yönelik istinaf itirazları doğrultusunda yeniden değerlendirmektedir.

T.C. BURSA BAM ...... HUKUK DAİRESİ

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
..... HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : .....
KARAR NO :.....
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ..... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/05/2021
NUMARASI : .....
DAVACI : ...
...
VEKİLİ : Av. ...
.....
DAVALI : ...
...
DAVANIN KONUSU : Tespit
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 25.03.2024
KARAR YAZIM TARİHİ :25.03.2024
Yukarıda bilgileri yazılı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun incelenmesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA:Davacı vekili, davalı şirket ortaklarından Buket Karakuş’un müvekkili kuruma başvurarak ..... 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.12.2019 tarihinde kesinleşen, 22.10.2019 tarih .....K. Sayılı kararı ile kendisinin ayrılma payı ve kar payı almaksızın ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiğini belirterek gerekli işlemlerin yapılmasını talep ettiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından, 05.02.2020 tarihinde, hem davalı şirkete hem de şirket müdürüne yazının tebliğinden itibaren 30 gün içinde hisse devrinin ve müdür seçiminin tescilinin yaptırılmasını aksi halde yaptırılmama nedenlerinin açık ve anlaşılır şekilde yazılı olarak bildirilmesi için tescil davetinde bulunulduğunu, ancak süresi içerisinde herhangi bir bildirimde bulunulmadığını ileri sürerek davalı şirketin güncel ortaklık durumunun tespiti ile ...nce tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARAR ÖZETİ :İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, TTK m.33; süresi içinde kaçınma sebepleri bildirildiği takdirde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesi, dosya üzerinde inceleme yaparak tescili gerekli olan bir hususun bulunduğu sonucuna varırsa, bunun tescilini sicil müdürüne emreder, aksi takdirde tescil istemini reddeder hükmünü içerdiği, kanun burada şirketin kaçınma sebebini bildirmesini öngörürken, mevcut durumun şirket için neyi ifade ettiğinin tespit edilebilmesi ve mahkemeye talep ve kaçınma sebebi arasında değerlendirme yaparak bir karar verme olanağının sağlanmasını gözettiği, yasanın açık hükmü uyarınca davacının dava konusu ettiği hususa ilişkin kaçınma sebebinin bildirilmiş olması mahkemenin karar vermesi için bir zorunluluk olduğu, davadan önce davalı tarafça sicil müdürlüğüne cevap verilmediği gibi eldeki davada da mahkemece hüküm kurulmasını sağlayacak bir biçimde cevap veya kaçınma sebebi de davalı tarafça dosyaya bildirilmediği, yasa koyucu mahkemenin karar verebilmesi için kaçınma sebebinin bildirilmesini zorunlu kılarken şirketin iradesinin ne olduğunun belirlenmesini amaçladığı, bu aşamadan sonra kaçınma sebebinin haklı olup olmamasına göre ilgili hususun tesciline yahut istemin reddine karar verilmesini düzenlediği, TTK m. 33 uyarınca, davacının davalı şirkete yapmış olduğu bildirime cevap vermemesi nedeniyle sicil müdürünün teklifi üzerine mahallin en büyük mülki amiri tarafından idari para cezası uygulanabileceği gibi yasal şartlar oluştuğu takdirde geçici 7.madde uyarınca öngörülen yaptırımların uygulanması davacının değerlendirme ve yetkisi kapsamında olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili tarafından süresi içerisinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; TTK m. 33’de "süresi içinde tescil isteminde bulunmayan veya kaçınma sebeplerini bildirmeyen kişi" hakkında ikinci fıkra uyarınca ceza verilmesi, üçüncü fıkranın uygulanmasına engel oluşturmayacağı düzenlendiği gibi yine benzer düzenlemenin Ticaret Sicili Yönetmeliğinde açıkça düzenlediğini, mahkemenin değerlendirmesinin doğru olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, TTK'nın 33/3. Maddesi hükmü uyarınca limited şirket ortaklığından kesinleşen mahkeme ilamı ile çıkan ortağın paylarının devir ve tescili istemine ilişkin olarak davalı şirketin güncel ortaklık durumunun tespitine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda, davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dava konusu ..... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/10/2019 tarihli ve 2.....r sayılı kararla davalı ..... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. ortağı olan davacı ..... .....’un haklı sebeple ortaklıktan çıkmasına izin verilmesine dair karar verilmiş olup, karara karşı kanun yoluna başvurulmaksızın 09/12/2019 tarihinde kesinleşmiştir.
Dosyadaki sicil kayıtlarına göre, ortaklıktan çıkmasına mahkeme ilamıyla izin verilen Buket Karakuş davalı şirkette 200 hisse adedi %1,66 paya sahiptir.
Uyuşmazlık, kesinleşen mahkeme ilamı ile davalı limited şirket ortaklığından çıkmasına izin verilen ortağın paylarının TTK'nın 33/3. Maddesi hükmü uyarınca re'sen tescili ile şirketin güncel ortaklık durumunun tespitine mahkemece karar verilip verilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Davacı sicil müdürlüğü, kesinleşen mahkeme ilamına dayanarak ortaklıktan çıkmasına izin verilen dava dışı şirket ortağı Buket Karakuş’un söz konusu mahkeme kararının sicile tescili için başvuruda bulunması üzerine, davalı şirkete ve yetkilisine ortaklıktan çıkan ortağın hisselerinin devri ile TTK'nın 33. Maddesi uyarınca tescile davet edildiği halde davalı şirket tarafından tescil talebinde bulunulmadığı gibi tescilden kaçınma sebeplerinin de bildirilmediğinden TTK'nın 33. Maddesi hükmü gereği re'sen tescil için işbu davanın açıldığını ileri sürmüş olup; ilk derece mahkemesince ilamında, kaçınma sebebinin bildirilmiş olmasının karar verilebilmesi için bir zorunluluk olduğundan, ancak davalı tarafça ne sicil müdürlüğüne ne de mahkemeye hüküm kurulmasını sağlayacak bir biçimde cevap veya kaçınma sebebi bildirilmediğinden davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda; davalı şirketten çıkmasına karar verilen ortağın paylarının ne olacağı çıkma kararında belirtilmediği, esasen şirket ayrılan ortağın paylarını devretme yetkisini haiz olduğu gibi şirketin esas sermayenin azaltılması yoluna da gidebileceği, bu çerçevede çıkan ortağın paylarının şirketçe iktisap edilip edilmeyeceği veya şirket tarafından üçüncü şahıslara devredilip devredilmeyeceği ya da diğer şirket ortaklarınca devralınıp alınmayacağı hususlarında şirket ortaklar kurulu karar almaya yetkili olduğu, o halde kesinleşen ortaklıktan çıkma kararının tescili istemine ilişkin olmayıp şirketten ayrılan ortağın hisselerinin devri ile tescili istemine yönelik olan işbu re'sen tescil davasının da gerek TTK'nın 33. Maddesi hükmü kapsamında gerekse diğer mevzuata göre yasal dayanağı bulunmadığı, bu bağlamda, şirketin kendi paylarını iktisap etmesi halini düzenleyen TTK'nın 612 maddenin ise, davacı sicil müdürlüğü tarafından ayrılan şirket ortağının hisselerinin devri için re'sen tescil istemiyle açılan bu davanın, davalı şirketin kendi talebi gibi kabulü ile olaya uygulanarak ayrılan şirket ortağının paylarının şirketçe iktisabına karar verilmesi de olanaklı değildir (Nitekim Yargıtay 11. HD'nin emsal nitelikteki 08/06/2020 tarihli ve 2019/4301 Esas-2020/2660 Karar sayılı ve yine aynı Daire’nin 08/03/2023 tarihli ve 2021/6694 Esas-2023/1413 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir).
İlk derece mahkemesince yukarıda belirtilen gerekçe doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerekirken somut olaya uygun düşmeyen gerekçeye dayalı karar verilmesi doğru olmadığından; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK 353/1.b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak yukarıda gösterilen gerekçe doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE;
1-6100 sayılı HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince ..... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığının 26.05.2021 tarih ..... K.sayılı kararının KALDIRILMASINA, kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile;
2-Davanın REDDİNE,
3-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 427,60 TL harçtan başlangıçta alınan 54,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
İstinaf Yargılaması ve Harç Yönünden;
1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının yatırana iadesine,
2-Davacı tarafından istinaf yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
3-Karar tebliğ ve harç işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir.
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye*
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır